• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 28 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Zorla 'Silah Taşıyoruz' Dedirtmek İstediler

Zorla Silah Taşıyoruz Dedirtmek İstediler
Gazze gemisine İskenderun’dan katılan IHH gönüllüsü Mustafa Sancaktutan ve mürettebattan Bayram Kalyon ve Uğur Akın IHH’da basın toplantısı düzenledi. Sancakturan İsrail askerlerinin silah taşıdıklarına ikna etmeye çalıştıklarını söyledi.

 

 

 

 

 

Silah taşıdığımıza ikna etmeye çalıştılar

İsrail’in sorgudan geçirdiği yolcular yavaş yavaş gelmeye başladı. Son olarak Gazze gemisindeki IHH gönüllüsü Mustafa Sancaktutan ile mürettebattan Bayram Kalyon ve Uğur Akın Türkiye’ye geldi. Üç kişi daha sonra IHH Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Korkmaz’ın da katıldığı bir basın toplantısı ile yaşadıklarını anlattı.

Daha önce IHH tarafından yapılan konvoya da katıldığını ifade eden vakıf gönüllüsü Mustafa Sancaktutan, İsrail askerlerinin silah taşıdığına dair kendilerini ikna etmeye çalıştıklarını söyledi. Sancaktutan, İbranice yapılan sorgulandığını ve Türkçe bilen bir tercümanın çeviri yaptığını, savunmasında ise gemi ve çimento taşıdıklarını, bütün malzemelerin x-ray cihazından geçtiğini çocuk parkları ve oyuncakların olduğunu söylediğini ifade etti.

Askerlerin kendilerine çok sert davrandığını ifade eden Sancaktutan olay anını ve sonrasını şöyle anlattı; “ İskenderun’dan gemi ve çimento alarak yola çıktık. İskenderun’dan ayrıldık ve Kıbrıs açıklarında diğer gemiler ile buluştuk. Tahminen 80 mil civarlarından itibaren İsrail hücum botları tarafından kontrollü bir şekilde yol aldık. Sabah 04.00 saatleri itibari ile en önde Mavi Marmara ortada Gazze 1, sağımızda Yunan gemisi Dimitrus, solda Defne, arkamızda da Amerikan bandıralı yatımız vardı. İlk önce İsrail hücum botları, savaş gemileri ve helikopterler dolaştı. Zodyakların her birinde 20 asker vardı. Bizi hiç hedef almadan Mavi Marmara’ya gitti. Ben geminin burnunda idim ve oradan olanları seğrettim. İlk önce zodyaklar gemiye yanaştı ve helikopterlerden komando askerler indi. Sonra gemide patlamalar oldu. İlk hedefleri canlı yayın cihazları oldu. Geminin içinde ne oldu bilmiyoruz ama şiddetli patlamalar oluyordu. Sadece ‘Her şeyimizi kestiler, telsizlerimiz vardı.’diye bir anons uyduk. Daha sonra gülden Sönmez bayanların olduğu kısma ve kaptan köşküne saldırdıklarını söyledi. Kaptan köşkünün camlarını kırmışlar. Sonra Bülent abinin anonsunu duyduk. Bülent abi de ‘Açık suya çıkıyoruz, müdahale etmiyoruz.’ dedi. Biz 75 mile kadar açık suya çıktık. Mavi Marmara yola devam etti. Sonra motorları durdurmamızı söylediler. Önce defneye çıktılar. Zaten defne yük gemisi olduğu için alçak zemine sahip. Bu yüzden denizden her şekilde girilebiliyor. Gemiye çıktıktan sonra tüm personeli güverteye götürdüler ve 9 saat beklettiler.Daha sonra Ashod limanına indirildik.”

“Askerler bize çok sert davrandı

Yaşadıklarını samimi bir şekilde açıkça anlatan Mustafa Sancaktutan, İsrail askerlerinin kendilerine çok sert davrandığını söyledi. Gemide bulunan herkesin tüm eşyalarına el konulduğunu ifade eden IHH Gönüllüsü, İsrail’in bir korku devleti olduğunu, silahları bile olmamasına rağmen kendilerinden korktuğunu söyledi.

Kameraların karşısında iyi muamele gördüklerini ancak sonrasında kötü muamele ile karşılaştıklarını vurgulayan Sancaktutan kaşılaştıkları muameleleri şu cümleler ile anlattı; “Ben tır şöförüyüm ve mesleğim gereği birçok ülkeye gittim. Ama bunlar gibisini görmedim. Kameraların önünde bize iyi davranıyorlar, sonrasında aşağılıyorlardı. Bize ‘Siz buraya Filistin’e yardıma geldiniz ama kendi halinize bakın.’dediler. Gemide tuvalete gidince kapıyı açıyorlar. 36 saattir hiç yemek vermediler. Havaalanında havalandırması kötü olan bir nezarethaneleri var, bizi orada tuttular. Su bile vermediler.”

IHH yönetim Kurulu Üyesi olan Ömer Faruk Korkmaz ise, İsrail’in medya ambargosu uyguladığını belirterek, olayın aydınlanması noktasında medyaya büyük iş düştüğünü söyledi.

Diğer taraftan Ankara’ya uçakla getirilen 20 yaralının dışında Türkiye’ye gönderilen kişi sayısı 9’a ulaştı.

timeturk

 

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim