• BIST 97.713
  • Altın 144,103
  • Dolar 3,5652
  • Euro 3,9996
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Zelyut'a Tokat Gibi Bir Cevap

Zelyuta Tokat Gibi Bir Cevap
Güneş gazetesi yazarı Rıza Zelyut'un iki gün önce yayımlanan 'Bediüzzaman değil Belaüzzaman' başlıklı hakaret dolu yazısına Timetürk yazarı Hüseyin Yılmaz'dan akıl dolu bir cevap geldi.

 

 

 

 

 

Rıza Zelyut, bir asırdır memleketi yangın yerine çeviren Ankara menşeli ırkçı zihniyetin mahalle belâlısı; hani karşılaşmamak, hani selâm vermek mecburiyetinde kalmamak için faziletli insanlarda bir kaç sokak öteden geçme hissi uyandıranlardan. Bugüne kadar hiç karşılaşmamış bahtiyarlardanım, bu satırların sebeb-i vücudu tahkirât ve iftiranâmesinin doğurduğu mecburiyetle olmasa kalemime de malzeme teşkil etmeyecekti; mecbur kaldım, bağışlayınız...

 

Zelyut, Güneş Gazetesi nam mevkutede neşredilen yazısında bin küsür yılın kutup yıldızı mesabesindeki Bediüzzaman Said-i Nursî’ye zekâvetinin pırıltılı(!) bir eseri olarak “Belâüzzaman” demiş... Kelime’nin ruhumda doğurduğu inşirâh ve sevinci anlatamam; Risâle-i Nurlara talebe olma gayretime, Bediüzzaman’a duyduğum hayranlığa bin kere şükrettim. Zirâ temel vasfı Süfyan şâkirdliği olan biri, Üstad’ımı “Belâüzzaman” ilân ediyordu.

 

Ehl-i Cennet ile Ehl-i Cehennem aynı zaman çerçevesinde farklı zamanları yaşarlar; Cehennem ve Cennet kadar farklı iki ayrı zamanı... Mazlumlar ve ehl-i Cennet için Zebânîler de mübarek melekler iken, zâlimler ve ehl-i Cehennem için azab ve belânın ta kendisidirler. Üstâd’ım “Belaüzzaman”mış, Zelyut’a göre... Ne saâdet...

 

Temel iftirası, Bediüzzaman’ın hayatının bir devrinde Kürtçülük yapmış olduğu!.. Yalan!.. Fütursuzca bir yalan... Bediüzzaman, hayatındaki hiçbir fiili sahiplenmemek gibi bir zavallığının içinde asla olmamıştır: Ya doğruluğuna inanmış, hayatı pahasına tavrını müdafaa etmiştir; yahut hatalı olduğunu farketmiş, kâmil bir nedâmetle pişmanlığını dile getirmiştir. Ömrünü İttihad-ı İslâm’ın yeniden ihyası için çetin bir mücâdele ile geçirmiş, yirmi sekiz yıllık bir sürgün ve hapishâne haytı ateşini bağrında serinleterek dostları için bir bahar iklimine çevirmiş, ırkçılığın her türlüsüne “zehr-i katil” nazarıyla bakmış ve ders vermiş bir insana, ırkçı diyebilmek için iz’andan mahrum olmak kifayet etmez, ona şiddetli düşman olmayı da iktiza eder. Zelyut öyledir...

 

Zelyut, Bediüzzaman’ı M. Kemâl’a düşman ilân etmek için bir yalan ve iftira ile önce Kürt Teali Cemiyeti’ne dâhil ederek Kürtçülük noktasından düşmanlığını ilân ediyor. Bak Rıza, hemfikiriz: Bediüzzaman,  1922-23 yıllarında Ankara’da yaşadığı beş ay kadar bir zaman zarfında hakikî düşünce ve mahiyetine nüfuz ettiği M. Kemâl’e bir daha asla dost olmamış, asla müsamaha ve sempatiyle bakmamıştır; bunu da idamla yargılandığı mahkemelerde haykırdığı gibi, birçok eserinde de yazılı kayıt altına almış bir kahramandır. Doğru...

 

Ayrıldığımız nokta, Bediüzzaman’ın M. Kemâl’e duymadığı sempatinin kaynağına bir iftira ile, Türk amme efkârını iğfal etmek için Kürtçülük iftira ve isnadını koymandır. Emin ol, Bediüzzaman asla ve asla ırkçılık yapacak kadar akıl ve iz’an fukarası değildir: Eserleri, hayatı ve dâvâsı ortada ve cihânın takdirine mazhar olmuş. Ömrün vefa ederse Nurculuğun sadece Türkiye’ye değil, İslâm ve insanlık âlemine de bir bahar iklimi taşıdığını göreceksin. Ama sen düpedüz ırkçısın.. O ırkçılık sâikasıyla güya mensubu bulunduğun Alevilerin Dersim kolunun 1938’de uğradıkları şeni’ katliamı bile sahiplendin. Şimdi de bu zavallı, mazlum ve mağdur kitleye Dersim çalışmanı müjdeliyorsun!..

 

Eğer senasında acze düştüğün ve arkalarında dehşetli zulümlerden başka bir miras bırakmamış olan muktedirler, Türk ırkçılığı yapmayıp Bediüzzaman Said-i Nursî’nin mahza hakikat olan İslâmî ve insânî düşüncelerine kulak verselerdi, bu gün üzerinde yaşama çilesi çektiğimiz bu güzel toprakların üzerinde bin yıl birlikte yaşadığımız kardeşlerimizle gırtlak gırtlağa boğuşmaz, bu ahmakça mücâdeleye bir tiriliyon dolar parayı sarfedip açlık ve sefalete düçâr olmaz, sizce dost, bence düşmanlıkları kat’i olan Batılı hasımlarımızın kirli ekmeklerine bal-kaymak sürmezdik. Yazıklar olsun!..

 

İnsanlığın her sınıfından milyonlarca insanın rahle-i tedrisine oturduğu Üstâdım Bediüzzaman Said-i Nursî’nin Kur’an’ın en parlak tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı’ndan tek satır okumadığınıza, okudu iseniz bile tek kelime anlamadığınıza dünyanın şahitliğinde mübarezeye girerim. Adına enstitüler kurulan, akademik çalışmalara konu olan, her branştan profesörlerin medar-ı dikkat ve hayranlıklarını celbeden muzzam bir hakikatı karalamaya çalışırken bu fiilin kendi idraksizliğinin eseri olduğu hiç mi aklına gelmedi, bu kadarını da mı tartmaktan acizsin?..

 

Eminim ki, önüne bir matematik problemi gelse, çözemediğin zaman bunun bir ehlinin olduğunu düşünebilirsin... Peki, ömrünü muhalefetiyle geçirdiğin, tedrisinde bulunmadığın, beşeriyetin beşte birisinin saâdet kaynağı olmuş İslâmî hakikatlerin bu şâhikasına tırmanama acziyetinin senden kaynaklandığını niçin düşünmedin? Everest’e tırmanamayan her dağcı Everest’i inkâr etseydi Everest bugün sadece bir kaç yüz kişinin kabulü olurdu, hâlbuki bütün dünya Everest’in küremizin en yüksek zirvesi olduğundan hemfikir. Fâzilet ehli için de Risâle-i Nur ve Bediüzzaman öyle. Hadi hoşuna gidecekse, “Belaüzzaman” öyle, diye düzeltmiş olayım.

 

Uzatmanın âlemi yok... Ellinci vefat sene-i devriyesi münasebetiyle yazdığım makalenin âhiriyle noktalayalım:

 

Rahmet-i İlâhî daha şümullu, daha parlak olanına kapı aralamadığı müddetçe ümmetin kutup yıldızı Nursî, deniz feneri Kur’an’ın parlak tefsiri Risâle-i Nur’dur. Dâvâ da, hakikat de ortada...  Bediüzzaman’ı bir kaç kelime ile, bir kaç makale ile ifâde etmenin imkânı yok, beyhude gayret. Güneşi bilmek isteyenlerin yapacağı doğru iş, izbe dehlizlerinden çıkıp gözlerini Güneşe açmaktır. Bediüzzaman’ı anlamak, Risâle-i Nurları okumakla kabil...

 

Bugün, Bediüzzaman’ın ellinci vefat sene-i devriyesi, ruhu şâd olsun... Dâvâsına hizmet edemediğim, liyâkat kesbedemediğim için şefaat niyâzında bulunmaya yüzüm yok; zelil ve mahcubum...

 

 

 

 

 

timeturk

 

 

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim