• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Zaman Yazarı Hüseyin Gülerce "Darbe ama Mursi Hakketti" Korosunda

Zaman Yazarı Hüseyin Gülerce Darbe ama Mursi Hakketti Korosunda
Hüseyin Gülerce Mursi'ye çatarken, Emperyalist gözü dönmüşlüğü unutmuşa benziyor.Yazısını sizler için analiz ettik.ANALIZMEKEZI.COM

AnalizMerkezi.com / ÖZEL

Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Mısır'da yaşanan darbeyi analiz etmeye çalışırken, üst düzey bir ütopizmi tenkid ihtirasına payanda ederek, gözaltında tutulan Muhammed Mursi'ye akıl almaz eleştirilerde bulundu. 

ABD-SUUD-İSRAİL ortak darbesi olarak görülen askeri müdahalenin ne gibi ekonomik ve stratejik hedefler güttüğüne değinmeyen Gülerce, "Mursi herşeyi doğru yapsaydı bile..." gibi, insaflı bir mantığa, tenezzül etmedi.

Yüzde 52'lik oy oranı ile gelen Muhammed Mursi'nin henüz 1.5 senelik icraatlarını eleştiren Gülerce, Anayasa Mahkemesi dahil Hüsnü Mübarek Diktası'ndan kalma Kurumların fesh edilemediğini, medyanın Mursi ve Devrim aleyhindeki yalan ve iftira kampanyalarının sürdüğünü, Mursi'nin kendini eneştiren gazetecilerin gözaltınmasına engel olan bir kanun çıkardığını ve fakat en önemlisi, Mursi'nin batak bir devlet hazinesi almasına rağmen muktedir değil iktidar olduğunu, yazısında işlemeye lüzum görmeyerek, ana akım medyanın "Darbe ama' Mursi de hak etti" tezviratına paralel bir metin ortaya koymaktan ileri gidemedi.  

İşte Gülerce'nin o yazısı:


Hüseyin GÜLERCE

5 Temmuz 2013

Mısır’daki darbenin anlattıkları…



Mısır’daki askerî darbe, hissiyat ile gerçeklik arasındaki acıklı hali ve ders veren farkları anlatıyor.

Müslüman Kardeşler’in iktidar denemesi, kötü bir sonla bitti diyebiliriz. Dileriz, Mısır bir iç savaşın, kardeş kavgasının içine düşmez.

Bir bahar düşünün, tekrar darbe hortlağı ile bitmesi, Arap dünyası için çok kötü oldu. Ne ibretliktir, laik kesim, liberallerle birlikte; Batı’nın hoş görüsü(!) ve himayesi ile darbe destekçiliği yaptı. Darbe için Tahrir Meydanı’nı kullandılar. Bir darbenin, havai fişek gösterileri ile kutlandığını da görmüş olduk… Benim gibi pek çok kişinin aklından geçmiştir sanırım, şu anda Türkiye’de yapılacak -Allah muhafaza- bir darbe için kim bilir ne çok havai fişek stoklayan vardır…

Mısır ile Türkiye arasında paralellik kuran ulusalcılar, kimi laik kesimler sevinçlerini gizlemiyorlar. Taksim Gezi Parkı olaylarından Arap Baharı’na nispet bir “Türk Baharı” için zaten etekleri zil çalmıştı. Şimdi darbe özlemleri, hasrete dönüştü.

İslam coğrafyası, iki asırdır Batı’nın sömürge zihniyetine karşı kendini arıyor. Bu, kendisi olmadan, kendi mana kökleri üzerinde ayağa kalkmadan beyhude bir arayış. Kendini arıyor ama kendinden haberi yok. Batı’yı iyi bilmiyor, İyi analiz edemiyor. Bir de kurt gövdenin içine girmiş. Despot yönetimler, baskı rejimleri halkların ensesinde boza pişiriyor.

Bunun tek bir sonucu oldu. İslam coğrafyasındaki bütün arayışlar, birer tepki hareketi doğurdu. Ne kadar güçlü olursa olsunlar, tepki hareketleri denge gözetemezler ve dengeyi koruyamazlar… Toplumun önemli bir kesiminde endişe, güvensizlik, karamsarlık ve tepki doğururlar. Hâlbuki esas olan müspet harekettir. Dinin özündeki adalet, emaneti ehline verme, istişare, herkesi kucaklama, mülâyemet ile hareket etme, hatta Batı demokrasilerinde olmayan şefkat, merhamet, Allah’ın rızasını gözetme öne çıkarılmalıdır. Müslüman Kardeşler teşkilatına (İhvan’a) ve diğer İslami hareketlere kaynaklık eden kanaat önderleri, sadece tepkiden bahsettiler. Problemi insanda çözmeyi tercih etmediler, edemediler. Mısır’da mesela Müslüman Kardeşler, iyi organize olmuş bir muhalefet hareketiydi ama iktidara hazırlıklı değillerdi. Halk tabanında vardılar ama başka bir yerde yoktular.

Bir yalancı Arap Baharı’ndan sonra kendilerini iktidarda buldular. Yapabilecekleri tek şey vardı, ona da yanaşmadılar. Mursi’nin son dakikada talep ettiği uzlaşmayı, en başta yapabilirlerdi. Laik kesimle, liberallerle, dünya ile diyalog ve uzlaşma yolunu açabilirlerdi. Paylaşmayı başlatabilirlerdi. Herkesi kucaklayarak güzel bir sayfa açabilirlerdi. Ne Mısır’ın dinamiklerini önemsediler, ne Batı’yı kaale aldılar.

İslam coğrafyasında mütedeyyin insanlar, yönetime talip olacaklarsa dini referans almamalıdırlar. Din, siyasete vasıta yapılınca her şeyden evvel dinin özü zarar görüyor. Dine karşı bir saygısızlık oluyor. Ayrıca kendisini samimi Müslüman olarak gören, kabul eden geniş kitleler kendilerini dışlanmış hissediyorlar. Daha da önemlisi, birikmiş tepkilerin sonucunda yönetime gelindiği için hassasiyet gösterilmesi gereken temel meselelerde çoğunlukla farkında olmadan bir ötekileştirme zihniyetine saplanılıyor. Toplumun büyük bir kesiminde itibarsızlaşma, ötekileşme hissiyatı kamçılanıyor. Mütedeyyin insanlar için zemin; demokrasi, hukukun üstünlüğü, paylaşma ve evrensel insani değerlerdir. Ancak böyle bir zeminde, kimseyi ürkütmeden, endişeye sevk etmeden, güven sorunu çıkarmadan bir yönetim sergileyebilirler… 
Zaman

AnalizMerkezi.com / ÖZEL

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
muvahhid
2013-07-07 16:38:52
Rabbim sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın!!!!
ömer bilgili
2013-07-07 13:21:48
altına imza atılacak bir yazıdan tenkit mevzuu çıkarmak için ya saf olmak ya da şeytandan yardım almak lazım :(
translator
2013-07-07 12:52:08
Şaşırmadım nedense..her ne kadar cemaatin genel kanaatini yansıtmasa da Şahin Alpay Gülerce'den daha insafsız. Cemaatin insaf mekanizmasının neden müslümanlar dışındaki diğer unsurlar için çalıştığı ile ilgili akademik düzeyde çalışmalar yapılmalı..Daha fazla konuşup da ümmet-i kemal'i sevindirmeyeyim...
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim