• BIST 104.697
  • Altın 146,590
  • Dolar 3,4725
  • Euro 4,1668
  • İstanbul 37 °C
  • Ankara 33 °C
  • İzmir 35 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Yürekler Yandı

Yürekler Yandı
Türkiye, Zonguldak'taki grizu faciasında hayatını kaybeden madencilere ağlıyor. Önceki gün işçilerden 13'ü toprağa verilirken, dün de 12'si gözyaşları ve dualarla son yolculuklarına uğurlandı.

 

 

 

 

 

Faciadan geriye ise madencilerin yürek dağlayan hikayeleri kaldı. Yazın nişanlanmaya hazırlanan mühendis Koray Kebapcı'nın, kazadan yarım saat önce ocaktan çıkması gerekiyormuş. Annesi, oğlunun kurtulma ihtimali olduğu halde işçilerini bırakmadığını anlatırken gözyaşlarına boğuluyor: "Onları çok seviyordu. İşi bittiği halde son bir kez daha işçilerini kontrol etmek için ocağı gezmiş."

Kazada ölen Koray Kebapcı, Sadık Kocakaya ve İlker Bebek Kilimli'de, Şahin Ataman Kozlu'da, Tarık Candemir, Volkan Candemir, Erman Çaylıoğlu Çaycuma Çayköy'de; Yunus Ekmekçi, Şahin Tavukçu, Adem Çengel Karabük'ün Yenice ilçesinde; Hüseyin Aslan ve Sabri Özdal da Bartın'da ebedi istirahatgâhlarına defnedildi. Gözyaşlarına boğulan yakınları zaman zaman fenalık geçirirken onları bakanlar Taner Yıldız, Ömer Dinçer ile TBMM Başkanı Köksal Toptan teselli etti. İki işçiye ise halen ulaşılamadı. Yetkililerin işçilere ulaşabilmek için aralıksız çalışmaları sürüyor. Patlamada hayatını kaybeden ve tanınmayacak hale gelen üç işçinin kimliği aileleri tarafından teşhis edilemedi. İşçilerin kimliklerinin belirlenmesi için DNA testine başvurulacak. Dün işçilerin yakınlarından kan örneği alınarak Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Son yolculuklarına uğurlanan işçilerin hikâyeleri yaşanan acıyı katladı. Zonguldak Çayköy'de defnedilen ve aynı vardiyada acı kaderi paylaşan Tarık ve Volkan Candemir kardeşlerin 2008 Eylül ayında madende çalışmaya başladıkları öğrenildi. İşsizlik sebebiyle madende çalışmaya başlayan kardeşlerden Tarık'ın eşi Şengül Candemir, eşinin evden ayrılırken içten içe kendisiyle helalleştiğini söyledi. Baba Nurettin Candemir ise cenaze namazına ambulansla gelebildi.

Çocuk sahibi olmak için para biriktirmiş

Şahin Ataman (37) Kozlu beldesine bağlı Ören köyünde defnedildi. Ataman'ın çocuk sahibi olabilmek için para biriktirdiği öğrenildi. Yaklaşık 5 yıl önce madende çalışmaya başlayan Ataman'ın, para biriktirdikten sonra tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmanın hayalini kurduğu belirtildi.

Maden mühendisi Koray Kebapcı ile işçiler Sadık Kocakaya ve İlker Bebek'in cenazeleri de Kilimli beldesinde toprağa verildi. Bebek'in yakınları, maden işçisinin babası Halil Bebek'in de TTK Karadon Müessese Müdürlüğü'nden emekli olduğunu ve yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitirerek, bir yıl önce dün defnedildiğini söyledi.

Maden mühendisi Kebapcı'nın Türk bayrağına sarılı tabutunun üzerine, futbol oynadığı 1. Amatör Lig takımlarından Karadonspor'un 9 numaralı forması konuldu. Kebapcı'nın amcası Faruk Kebapcı, kazanın yaşandığı saatlerde yeğeninin işçi asansörünü beklediğini belirterek, "O sırada işçi asansörü meşgul olduğu için yeğenim yer üstüne çıkamamış. '' dedi.

Yarım saat önce çıkması gerekiyormuş

Kebapcı'nın annesi de "Allah oğlumu benden daha çok sevdi, yanına aldı. Oğlum kurtulma ihtimali olduğu halde işçilerini bırakıp ocaktan çıkmadı. İşçileri tarafından çok seviliyordu, o da işçilerini seviyordu. Yarım saat önce yukarı çıkması gerekirken, son bir kez daha işçilerini kontrol etmek için ocağı gezmiş." şeklinde konuştu.

Karabüklü işçiler Yunus Ekmekçi, Şahin Tavukçu ve Adem Çengelüç, Yortanpazarı beldesi ve köylerinde gözyaşları arasında toprağa verildi. Madenci Yunus Ekmekçi'nin eşi Gülay Ekmekçi, "Bizi bırakıp nereye gidiyorsun, evine böyle mi geleceksin? Bu yetimlere kim bakacak?" diye feryat etti. Yenice Müftüsü Ramazan Ökten tek tek cenaze namazlarını kıldırdığı madenciler için vatandaşlardan helallik istedi. Ökten, madencilerin şehit olduğunu belirtti.

yenilmez diyordum ama kurtulamadı

Bartınlı işçiler Hüseyin Arslan ve Sabri Özdal da memleketlerinde toprağa verildi. Ulus ilçesi Yeniköy köyünde defnedilen Hüseyin Arslan'ın kızı Dilek Arslan, babasının daha önce maden kazasında yaralandığını belirterek babasını bile bile ocağa sokanlardan hesap soracağını söyledi. Madencinin eşi Fatma Arslan ise "Benim eşim ve arkadaşları ocakta 24 saat mücadele etmişler. Eşim 15 yıl önce madenden emekli oldu, ancak hayat şartlarından dolayı 3 yıldır bu şirkette madende çalışıyordu. Eşim usta ve kurt madenciydi, kendini bir yere atar kurtulur, asla yenilmez diyordum. Ama kurtulamadı." ifadelerini kullandı.

İşçiler sıcaktan korunmak için başlarını havuza sokmuş

Madencilere ilk ulaşan kurtarma ekiplerinin anlattıkları, yaşanan dehşetin boyutunu ortaya koyuyor. Kurtarma ekipleri arasında bulunan ve işçilere ilk ulaşan bir madenci, işçilerin patlamada ortaya çıkan yüksek dereceli ısıdan korunmak için başlarını su kanalına soktuklarını söyledi. Madenci gördüklerini şöyle anlattı: "Biz Gelik kuyusundan kaza yerine ulaşamayacağımızı bildiğimiz için ilk gün çalışmalara Karadon'da eski kuyudan başlamıştık. Ancak içeride yoğun metan gazı olduğu için 1 gün boyunca gazı tahliye işlemleri sürdü. Daha sonra biraz da risk alarak asansörle eski kuyudan 460 metre derinlğe kadar indik. Sonra yeni kuyudan kurtarma kafesiyle olayın meydana geldiği eksi 540 kotuna indik. İlk karşılaştığımız manzara korkunçtu. İçeride inanılmaz bir koku vardı. Cesetler tanınmayacak haldeydi. İki ceset, kuyu ağzındaydı, çok hasarları yoktu. Ancak lağım atılan (dinamit patlatma) yerde bulunan madenci arkadaşlarımız tanınmayacak halde darbe almıştı. Diğer arkadaşlarımızı ise havuzlar dediğimiz yerde bulduk. Madenci kardeşlerimizi patlamayla meydana gelen yakıcı sıcaklıktan korunmak için başlarını su kanallarına sokmuş halde bulduk. Bir arkadaşlarımız ise elleriyle yüzünü korumaya çalışmış. İçeride çok büyük hasar yok. Ancak lağımın atıldığı yer dağılmış durumda."

Üç madencinin kimliği DNA testi ile belirlenecek

Grizu patlamasında hayatını kaybeden ve patlamanın etkisiyle tanınmayacak hale gelen üç işçinin kimliği aileleri tarafından teşhis edilemedi. İşçilerin kimliklerinin belirlenmesi için DNA testine başvurulacak. Bunun için dün işçilerin yakınlarından kan örneği alınarak DNA testi için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Kimlikleri teşhis edilemeyen 3 madencinin Ahmet Karabektaş, Erdem Alkin ve Dursun Kartal ismiyle hastane morguna kaldırıldığı kaydedildi. Ahmet Karabektaş'ın damadı, Erdem Alkin'in oğlu olduğu maden ocaklarından emekli olan Ahmet Alkin'e gösterildi. Ancak, Ahmet Alkin'in gösterilen cesetleri teşhis edemediği belirtildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de çıkarılan 28 kişiden 3'ünün kimliğinin tespit edilememesinden dolayı yer altında ulaşılamayan 2 madencinin de kimler olduğunu belirlemelerine engel olduğunu anlattı. Dinçer, "Teşhis edilemeyen 3 madencinin kimliklerini belirlemek için çalışıyoruz, belirleyemezsek DNA testine başvurulabilecek." dedi.

İki işçiye halen ulaşılamadı

Patlamada hayatını kaybeden işçilerin cenazeleri bir bir kaldırılırken, halen bulunamayan iki işçiyi arama çalışmaları sürüyor. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnan, iki madencinin hâlâ bulunamadığını belirterek arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. 400 kişiden oluşan ekibin arama çalışmalarını dün gece de aralıksız sürdürdüğünü belirten İnan, "Gelik kuyusu tarafından göçük açma çalışmaları devam ediyor. Yeni kuyudan da çalışmalarımız sürüyor. Maalesef iki işçimize ulaşamadık. Çalışmalarımız kalan iki işçimizi bulana kadar devam edecek." diye konuştu.

Emeklilik dosyaları hazır

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), maden kazasında hayatını kaybeden işçilerle ilgili çalışmalarını tamamladı. Emekli olmayı hak edecek kadar prim yatıran 23 işçinin de ailelerine ölüm aylığı bağlanacak. Emeklilik için yeteri kadar prim yatırmamış diğer işçilerin yakınlarına ise ömürleri boyunca, işbaşında vefat etmeleri sebebiyle, emekli aylığının yüzde 70'i düzeyinde olan "sürekli iş göremezlik ölüm geliri'' bağlanacak. Diğer yandan Başbakanlık Acil Durum Fon Yönetimi de kazada hayatını kaybeden işçilerin ailelerine ilk ihtiyaçlarını karşılamaları için 10 bin lira yardım yapacak.

Babamızın oğlu olsa cezasız kalmaz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, grizu faciasında herhangi bir işçinin, özel sektör ya da TTK sorumlusunun kusurunun bulunması durumunda, tahammülsüz olacaklarını belirterek, "Bu konuda, hiçbir kimseye, babamızın oğlu olsa, farklı davranmayız." dedi. Bakan Yıldız, "patlama öncesinde madende metan gazı tespit edilmesine rağmen, neden işçilerin tahliye edilmediğine'' ilişkin soru üzerine, metan gazı seviyesinin yükselmesinin ardından elektrik sisteminin otomatikman kapandığını, havalandırma yapıldığını anlattı. Bu noktada mutlaka tahliye gerekmediğini, gaz seviyesinin düşmesinin beklenmesi ve o zamana kadar bir şey yapılmaması gerektiğini kaydeden Yıldız, "İşte o arada ne yapıldı? Onu şu anda bilmiyoruz. Çakmak mı çakıldı, ark mı, kısa devre mi oluştu, onu bilmiyoruz. Onun için nihai cümleleri, ancak idari, teknik ve adli soruşturmalar bittikten sonra kullanabiliriz.'' diye konuştu.

ABDULLAH KARABACAK, MÜRSEL KARADENİZ, CAHİT KILIÇ, SALİH HAMURCU, HASAN ÖNDER, ALİ CİHAN; ZONGULDAK, KARABÜK, BARTIN

ZAMAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim