• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Yerli otomobil markası konusunda ısrarcıyım

Yerli otomobil markası konusunda ısrarcıyım
Başbakan Erdoğan, "Yerli otomobil markası geliştirmemiz konusunda bir teklifim, hatta ısrarım var" dedi

KOCAELİ (AA) -  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ford Otosan Yeniköy Fabrikası'nın açılış törenindeki konuşmasında, FordOtosan'ın Türkiye ile Avrupa'da da kendi alanında önemli bir pazar payına sahip olmasının gurur verici olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin en fazla ihracat yapan ilk 3 şirketi arasında yer alan FordOtosan'ın istihdamı ve Ar-Ge faaliyetleriyle de takdire şayan bir performansa sahip olduğunu dile getirdi.

Soma'daki maden faciasında ebediyete uğurlanan tüm vatandaşlara Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Buraya gelmeden önce de Soma'dan gelen bir grup madenci kardeşimizle Ankara'da görüşmelerim oldu. O görüşmenin arkasından da Almanya Şansölyesi Bayan Merkel'le bir görüşmem oldu. Kendilerine 'Kocaeli'deFord Otosan'ın ilave tesislerini açılışını yapmaya gidiyorum' dedim. O da 'Benden de bu açılış için oradaki tüm katılımcılara selamlarımı iletin' dedi. Ben de Şansölyenin selamlarını bu vesileyle sizlere iletiyorum" diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin 2023 hedeflerine yaptığı katkıyla da övgüye layık olan Ford Otosan'ın, gelecek dönemde daha büyük atılımlarla "Hep daha ileri" sloganına uygun başarılar ortaya koyacağına inandığını belirterek, şöyle dedi:

"16 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan bu fabrikanın, yıllık 110 bin araç kapasitesiyle Ford'un yeni hafif ticari aracının dünyadaki tek üretim merkezi olması da önemlidir. Dünyanın onlarca farklı ülkesinde Türkiye'de üretilen Ford hafif ticari araçlarının kullanılacağını bilmek, bizleri gerçekten son derece memnun ediyor. FordOtosan, üretimle birlikte güçlü mühendislik merkeziyle de bu alanda Türkiye'ye önemli katkılar sağlıyor. Bir kez daha bu yatırımda katkısı olan, emeği geçen herkesi kutluyorum."

"En kısa zamanda sektörden müjdeli haberler bekliyorum"

Başbakan Erdoğan, yerli otomobil markası geliştirilmesi konusunda bir teklifi hatta ısrarı olduğunu hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Az önce, ta merhum Vehbi Koç'tan gelen bu sürecin geçmişini izledik. Yerli otomobil markası konusunda ortaya tabii bazı itirazlar konuluyor, eksiklerden bahsediliyor. Fakat artık bunları birer birer ortadan kaldırmak suretiyle bu işin altyapısını kuruyoruz. Çünkü biz Türkiye'nin teknolojiyi sadece kullanan, üreten değil, aynı zamanda tasarlayan ülkeler arasına girmesini istiyoruz ve biz Türk zekasına, işgücüne artık inanıyoruz, tasarımcısına inanıyoruz, bu noktadaki mühendislerimize inanıyoruz ve bu işi başarma noktasında dünya ile yapacağımız işbirliğiyle bu işin kesinlikle bu ülkede adımının atılacağına ve netice alabileceğimize inanıyoruz. Bu doğrultuda, özel sektör kuruluşlarımızın Ar-Ge faaliyetlerin destekliyor, teşvik ediyoruz. Ayrıca bilhassa otomotiv sektörüne yönelik önemli çalışmalar içindeyiz. Örneğin, Türk Standartları Enstitümüz tarafından Bursa'da bir otomotiv test merkezi kuruluyor. 2 yıl içinde faaliyete geçecek test merkeziyle bu alanda faaliyet gösteren firmalarımıza önemli bir kolaylık sağlanmış olacak. 

Ar-Ge faaliyetlerine verdiğimiz destekleri biliyorsunuz. Şu anda bir çalışmamız daha var. Bu çalışmamız da aslında yatırım bazında... 1 milyar doları aşan yatırım olduğunda bizim vergideki kesintimiz çok daha yükseklere doğru tırmanacak. Şu anda arkadaşlarım onun çalışmasını yapıyor, müjdesini de yakında vereceğiz. Geri kalmış bölgelerimiz başta olmak üzere, yatırımlara sağladığımız teşvikler, genişleyerek sürüyor."

Türkiye'nin yarım asrı aşkın bir süredir kendi otomobil markasını hayata geçirmenin hayalini kurduğunu belirten Erdoğan, "Bugün bu hayali gerçekleştirmeye hiç olmadığı kadar yakınız. Çünkü bugünkü Türkiye, 1960'ların, 1980'lerin Türkiyesi değil" dedi.

Erdoğan, geçen 12 yılda Türkiye'nin her alanda 3 kat büyüdüğünü, ufkunun tüm dünyayı içine alacak şekilde genişlediğini vurgulayarak, tören katılımcılarına şöyle seslendi:

"Öyle ki dünyanın hangi köşesine giderseniz gidin, mutlaka orada Türkiye'den bir iz, bir işaret bulursunuz. İşadamlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, sanatçılarımızla, bilim adamlarımızla, öğrencilerimizle Türkiye olarak her yerde varız her yerde aktifiz. Sanayi alanındaki üretimimiz ve ihracatımız da bu gelişmeye uygun olarak iftihar verici bir yükseliş içinde. Tüm bu güzel gelişmeleri kendi otomobil markamızı oluşturarak taçlandırmak istiyoruz. Biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz ama sektörden de cesur adımlar atmalarını bekliyoruz.

Nasıl yeni bir modelin geliştirilmesi ve üretimi tamamen Ford Otosan'ın bu fabrikasında yapılabiliyorsa, aynı şeyin kendimize ait bir marka için de gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum. Elbette ülkemizde geliştirilen ve üretilen her araç bizim için gurur kaynağıdır. Az önce Sayın Bill Ford'un orada da ifade ettim; baktım, tebessüm etti. Demek ki o da inanıyor, Türkiye'de böyle bir şey yapılabilir. Bu adımı birlikte atmak mümkün. Kendi otomobil markamızı kurma cesaretini de zaten bu birikimden alıyoruz. Hiç şüphesiz otomotivdeki mevcut üretimimiz ile kendi markamız birbirini tamamlayan, destekleyen mahiyette olacak. İnşallah en kısa zamanda bu konuda sektörden, bilhassa burada bulunan arkadaşlarımızdan müjdeli haberler bekliyorum."

"Türkiye'nin tekerinin önüne taş koymak isteyenler, hep kaybetmiştir"

Başbakan Erdoğan, dünyanın son 6 yıldır ciddi bir küresel ekonomik krizle mücadele ettiğine değinirken, kendisinin, krizin etkileri ortaya çıktığında "Kriz, ülkemizi teğet geçecek" dediğini hatırlattı.

Erdoğan, "Birileri, benim bu sözümle kendilerince dalga geçtiler, kriz tellallığı yaparak ülkemizdeki güven ve istikrar ortamını bozmaya çalıştılar ama hamdolsun tam da benim dediğim gibi Türkiye, küresel ekonomik krizin etkisinden en hızlı kurtulan, dengelerini yeniden sağlayarak rekor büyüme oranlarını devam ettiren bir ülke oldu" dedi.

Erdoğan, 2011 seçimlerinin hemen ertesinde 2023 hedeflerini ilan ettiklerinde, buna da inanmayanlar olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"Bugün önüne çıkartılan onca engele, yapılan onca tahrike, kışkırtmaya rağmen Türkiye, 2023 hedefleri yolunda adım adım ilerliyor. Ülkemizin, cumhurbaşkanlığı seçimleri başta olmak üzere önündeki kritik dönemeçleri de başarıyla geçerek, hedeflerini yakalayacağından, 2023'e ulaşacağından şüpheniz bulunmasın. Türkiye'nin tekerinin önüne taş koymak isteyenler hep kaybetmiştir, bundan sonra da kaybedecektir. Buna karşılık Türkiye'nin bu kutlu yürüyüşünde yanında olanlar hep kazandı, kazanmaya devam edecektir. Türkiye güçlendikçe, dostlarını da güçlendiren, onlara her alanda yeni ufuklar açan, yeni kapılar açan bir ülkedir. Milletimiz, kendisine yapılan her hizmetin, kendisi için dökülen her damla terin değerini bilen, karşılığını ziyadesiyle veren, alicenap bir millettir. Biz bugüne kadar asla millete rağmen bir iş yapmaya tevessül etmedik. Tam tersine milletimizle birlikte yola çıktık, milletimizle birlikte bugünlere geldik ve yine milletimizle birlikte geleceğe yürüyoruz. Özellikle demokrasinin ve hukuk devletinin sınırları içinde, milletimizden aldığımız güç ve yetkiyle ülkemizin geleceğini inşa ediyoruz."

"Türkiye'nin itibarına yönelik saldırılar"

Başbakan Erdoğan, "Şu anda Soma'da yaşanan elim kazanın ardından sokakların bir kez daha hareketlendirilmeye, tahriklerin bir kez daha devreye sokulmaya çalışıldığını görüyoruz. İçeride ve dışarıda Türkiye'nin imajına, itibarına yönelik çok ağır saldırıların yapıldığına tekrar şahit oluyoruz. Türkiye'de demokrasinin güçlenmesinden, ekonominin istikrarla büyümesinden, Türkiye'nin bölgede ve dünyada söz sahibi olmasından rahatsız olanlar, bu yürüyüşü durdurmak ya da yavaşlatmak için çeşitli kampanyalar yürütüyor. Burada şunu açık açık bir kez daha ifade etmek isterim; tüm bu saldırılar benim şahsımdan öte bu güzel ülkeme, Türkiye'ye yönelik saldırılardır. Bu saldırılar, hükümetimizden önce Türkiye'nin itibarına, imajına yönelik saldırılardır. Yine bu saldırılar, belli bir kesime yönelik değil, 77 milyona, 77 milyonun ekmeğine, emeğine, Türkiye'nin ekonomisine kast eden saldırılardır. Mısır'da ve Ukrayna'da ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında, Türkiye'nin neyle karşı karşıya bırakılmak istendiği daha net görülecektir. Bizim artık enerjimizi bu tür tahriklere, tuzak ve kumpaslara değil, 2023 hedeflerimize yoğunlaştırmamız gerekiyor" diye konuştu.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim