• BIST 108.489
  • Altın 151,165
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

YENİ MİT NASIL OLACAK?

YENİ MİT NASIL OLACAK?
Yeni MİT Müsteşarı Fidan, yüksek lisans tezinde Türk istihbarat sisteminin nasıl yeniden yapılandırılması gerektiği madde madde anlatmış.

 

 

 

 

 

Yeni MİT Müsteşarı Hakan Fidan, yüksek lisans tezini 1999 yılında Bilkent Üniversitesi’nde yaptı. Tez danışmanı da Dr. Mustafa Kibaroğlu. İstihbarat teşkilatlarını inceleyen ve MİT’in eksiklerini anlatan Fidan’ın tezi şöyle...

MİT, bilgi toplama, analiz etme, dış istihbarat elde etme ve güvenliği sağlamada görevli bir kurum. ABD ve İngiltere’de olduğunun aksine dış istihbarata ayırdıkları ayrı bir bölüm yok. Elektronik istihbaratın elde edilmesinden MİT ve askeri elektronik istihbarat ekipleri sorumlu. Dış istihbarat ise MİT, Dışişleri bakanlığı ve bir yere kadar ordu tarafından sağlanıyor. Elde edilen tüm verilerin son hali MGK Genel Sekreterliği’nde toplanıyor. Dünyadaki istihbarat, casusluk ve gizli kurumlar için üç ekol var; ABD, Sovyet (totaliter) ve İngiliz (meclis) sistemleri. Bunlar arasında benzerlikler var ama ayrımlar daha keskin.

ABD TİPİ:
ABD’de siyasetteki çoğulculuk -ki bundan kasıt gücün farklı merkezlerde dağılmasıdır- istihbarat servislerinde de gözleniyor. Toplum içinde rekabetin genişlemesini, zekayı geliştirir, analistleri dürüstlüğe yönlendirir, kanun yapıcılara seçeneklerini daha iyi görebilme olanağı sağlar, yoğun bir güce karşı güvenlik güçleri oluşturur ve bu güç gizli bir polis örgütü oluşturur. Sorumluluğu farklı departmanlara yaymak riski azaltır. (ABD eski İçişleri Sekreteri Stewart Baker’dan alıntı.) Amerika’da CIA başkanı ayrıca Başkan’ın baş danışmanı olarak görev alır. Savunma İstihbaratı Bürosu ve Ulusal Savunma Bürosu, Savunma Bakanlığına bağlılar ama birbirlerinden yarı-bağımsız olarak çalışıyorlar. ABD’deki istihbarat servisinde FBI, Hazine Departmanı, Adalet Bakanlığı’na bağlı Narkotik Birimi vardır. Amerikan istihbarat sistemi Almanya, Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkeler tarafından kullanılıyor.

SOVYET TİPİ:
ABD’deki sistemin aksine Sovyetler’de kurumlar aşırı derecede merkezde toplanmış vaziyetteydi. Burada genellikle istihbarat bölümünü Politbüro’un etkili bir üyesi yönetiyor (Politbüro Sovyetler Birliği’ni yöneten komiteydi). Birçok Doğu Avrupa ülkesi halen KGB modelini kullanıyor. Ayrıca Çin ve Küba’nın yanısıra Suriye ile Irak gibi Orta Doğu ülkeleri de mevcut.

İNGİLİZ TİPİ:
Üçüncü model olan İngiliz sisteminde istihbarat servisleri kabinenin oluşturduğu bir alt kurul tarafından koordine edilir ve kabine ile başbakana bağlıdır. Fransa, İtalya, İsrail ve İngiliz milletler topluluğuna üye ülkeler bu sistemi izler.

TÜRK SİSTEMİ:
Türk İstihbarat sistemi İngiliz ve Sovyet sistemi arasında bir yerde. Demokratik meclis rejimi var, hükümetin her hamlesi TBMM tarafından izleniyor. Fakat İngiliz sisteminin aksine MİT doğrudan başbakana bağlı. MIT dış istihbaratı da elinde tutuyor. Meclisin denetimine tabi değil.

‘Türkiye’nin CIA’i yok’

Sağlam bir dış siyaset oluşturabilmek için güçlü dış istihbarata sahip olmak gerekir. ABD ve İngiltere dış istihbarat ve stratejik istihbarata önem veriyor. ABD’de CIA yabancıların istihbaratını toplayıp analiz ederken, Ulusal Güvenlik Teşkilatı ise dışarıdan teknik istihbarat elde eder. İngiltere sistemi de ABD sistemine benziyor. Her iki ülkede de iç ve dış konularda farklı birimler görev alıyor. Türkiye’de yalnızca dış istihbarata adanmış kurum yok. Türkiye’nin bir CIA’i yok. Türkiye’de her alana MİT bakıyor. Bu durum elde edilen bilgilerde boşluğa yol açıyor. Dış istihbartla ilgilenen ayrı teşkilatımız olsaydı rahat biçimde dış politikamızı yapar, uygulardık. İç tehdit ve terör MİT’in iç güvenliğe öncelik vermesine neden oldu. Teşkilatın şekillenmesi ağırlıklı olarak iç güvenlik endişesiyle gerçekleşti. Türkiye’de bütün departmanlar MİT çatısı altında toplandı ancak gelişmiş ülkelerde bu gibi farklı alanlar farklı teşkilatlarda ele alınıyor. MİT İngilizlerin MI6’i ya da ABD’nin FBI’ı gibi hem iç, hem de dış güvenlik istihbaratı topluyor. Dış meselelerde siyasi, ekonomik, teknolojik ve istihbarat alanlarında ne oluyor peki? Bir diplomatın dediği gibi “Türkiye dış istihbarat toplamakta pek başarılı değil.” Türkiye’nin milenyuma girmeden yeni bir stratejik istihbarat konseptine, personeline ve organizasyonuna ihtiyacı var.

Vatan

 

 

 

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim