Analiz Merkezi
Son Dakika
14:50   Atanamayan Öğretmenlere Kötü Haber!14:51   BM Gözlemcilerinin Önünde Halka Ateş Açtılar!10:13   Haliç Köprüsü'nde Faciaya Ramak Kala!12:44   TFF Binasına Silahlı Saldırı!14:26   Şam'da Üst Düzey Bakanlara Suikast!18:08   YÖK'ten 'Başörtüsü Tacizi'ne İnceleme!16:55   Burhan Galyun'dan Beklenen İstifa!16:38   Türkiye, İsrail'den İzahat İstedi!
BM Gözlemcilerinin Önünde Halka Ateş Açtılar!
BM Gözlemcilerinin Önünde Halka Ateş Açtılar!
 
Atanamayan Öğretmenlere Kötü Haber!
Atanamayan Öğretmenlere Kötü Haber!
 
Ruşen Çakır Cemaate Seslendi: Susmayacağım! VİDEO
Ruşen Çakır Cemaate Seslendi: Susmayacağım! VİDEO
 
Ahmet Altan: Atatürk Bu CHP'lileri Astırırdı!
Ahmet Altan: Atatürk Bu CHP'lileri Astırırdı!

 
Yeni Anayasa ve Çocuklar

18 Ocak 2012 Çarşamba 15:42
Facebook
Google
Twitter
Yazdır


Yeni Anayasa hakkındaki çalışmalar artık ürünlerini vermeye başladı. Daha evvel genç üniversitelilerin -Dicle, Atatürk ve İstanbul Üniversitelerinin Hukuk Fakülteleri bünyelerinde- oluşturdukları anayasa kozalarından bahsetmiştim. Hafta içinde Bahçelievler Gençlik Meclisi’nin “Genç Gelişim Akademisi” bünyesindeki toplantıda benzeri bir “anayasa kozası”dan haberdar oldum. Gençlerle konuşmak, geleceğin Türkiye’si hakkında yeni fikirler bahşediyor insana. Birlik Vakfı Hukukçular Kulübü’ndeki üniversiteli arkadaşlarla da benzeri çalışmalarını değerlendirmek üzere buluşacağız... 
***
Gençler gibi hatta çocuklar cephesi de var yeni anayasanın... Çocuk Vakfı’ndan aldığım bildiri ve mektuplar bunun en anlamlı örneklerinden. Değerli Mustafa Ruhi Şirin beyefendi ve Prof. Aydın Gülan (İ.Ü Hukuk Fakültesi İdare Hukuku), dikkatlerimizi yarınların nüvesi olan çocuklarımıza çekiyorlar... Onların sayesinde, ilk kez “anayasa ve çocuklar” bağlamında düşünmeye başlıyorsunuz... Çocuk Vakfı’nın girişimini, çocuk meselesini “yan” konulardan olmaktan çıkaracak, ana mevzular içine alacak bir girişim olarak okuyorum.
Çocuk hakları meselesini, “çocuk insan” olarak ve çocuğun dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren başlatıp takip etmek, kuşkusuz değerli bir tavır... Lakin “insan olmak” ve “insan onuru” hakkı, “çocuk insanının” doğduğu andan itibaren değil, ana rahmine düştüğü andan itibaren doğal hukukun öznesi kılar onu... Dolayısıyla doğumundan evvelki süreç ve doğum şartları da, kişilik macerasının ayrılmaz bir parçası, anlam başlangıcı olarak “hukuk güvenliğinden istifade” tanımı içinde değerlendirilmelidir.
Doğum öncesi ana-çocuk sağlığı ve ana-çocuk nafaka hakkı gibi konular başta olmak üzere, bebek ölümlerinin AB ve Dünya sağlık kriterleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve gereken önlemlerin alınması, önemli bir mevzudur.
İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması ve kürtaj konularında kayıt dışı vakaların sessiz muhatapları, mağdurları ve maktulleri olan “çocuk insanlar” hakkında sadece yasal tedbirler değil, toplumsal vicdan, ahlaki, dini-moral değerler dünyasının bakışı, sosyal adalet vizyonu gibi süreçlerin aktif olarak devreye girmesi de önemlidir.
Genetik çalışmalar, hücre bilimi ve teknikler konusunda çalışan döllenme ve hücre laboratuarları, klinikleri ile ilgili yasal mevzuat boşlukları da; “çocuk insan”ın hukuku konusunda üstü şimdilik örtülü ama gün geçtikçe kabaran dosyalar halinde, ötelediğimiz toplumsal sorunlarımızdandır...
Sağlık politikasında alınan kararlar çerçevesinde; 18 yaşına kadar her bireyin herhangi bir sağlık güvenlik mensubu olup olmamasına bakılmaksızın genelleştirilen ücretsiz/genel sağlık hizmeti, sosyal adalet bilinci ve fırsat eşitliği çerçevesinde kazanılmış çok önemli bir haktır. Bu hakkın, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca projelendirilmekte olan “sosyal destek hizmeti” politikasıyla güçlendirilmesi gereklidir. 18 yaş altı grubun, hukuki tabirle çocukların; Kişiye özel eğitim danışmanlığı ve yetenek yönlendirilmesi, teşviki gibi pedagojik etkinliklerle hizmete erişim konusunda fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
İmzalanmış Uluslararası Çocuk Hakları anlaşmaları çerçevesinde; “çocuk muhakemesine” yol açan fiiller her ne olursa olsun, çocuk yargılaması, “doğal yargıç” prensibi gereği çocuk mahkemelerine bırakılmalıdır.
Çocuk sömürüsü konusunda önleyici tedbirleri güncelleşmiş, medya/etik izleme kurulları işlerlik kazanmalıdır. Bu konuda başta RTÜK yetersiz kalmakta ve alınacak herhangi tedbir siyaseten eleştirilip, sansür itirazıyla derhal politik bir savaşım alanı açmakta ve mevcut denetim mekanizmaları akamete uğratılmaktadır. Bu konuda sivil toplum örgütlerini işlerliğe davet eden sesler ise ne yazık ki sorumluluğu direkt olarak üzerlerine almayı göze alamamaktalar. Çocuk Vakfı’nın sayesinde yeni ve sivil anayasa hakkındaki beyin fırtınalarına, çocuklarımızın seslerini de katmak zorunda olduğumuzu hissettim.
 
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarlar
Anket
19 Mayıs'ın Stad'larda Kutlanılması Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Atatürk'ün Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı güne ait bu kutlamalar, aynen sürdürülmelidir.
Nazi Almanyası'ndan kalma bir kutlamadır, bu zamanda demodedir, başka şekilde kutlansın.
Öğrencilere sorulup, sadece isteyenlerle kutlama yapılsın.
Zaman'la kaldırılabilir ama zamanı değildir, otoritelerin ne dediğine iyi bakılsın.
19 Mayıs bir kurtuluş'un değil ihanet'in yıl dönümüdür, kutlama bir yana, unutulsun.
Misafir YazarlarVideogaleri
Fotogaleri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
İmsak
3:41
Güneş
5:33
Öğlen
13:08
İkindi
17:03
Akşam
20:30
Yatsı
22:13
Hava Durumu
Havadurumu
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.Gazeteler Gazeteler
Yazılım: Haber Sitesi Kur