TAKVA : FITRATIN OMUZLARINDAKİ BİLİNÇ HIRKASI 4 Eylül 2011 Pazar 20:30
Iste bu kitab, kendisinde hic bir suphe yoktur, takva sahipleri icin bir hidayet rehberidir" (Bakara:2:2)
Iradeyi mefluc eden ve insanlari fil disi magaralarinda tespih cekmeye mahkum eden yanlis takva algisindan, vahyin ifade ettigi gibi halife olan insani hayatin icine ceken ve yasadigi cagin oznesi kilan bir takva tasavvuruna ihtiyacimiz var. (Bilgin Erdogan)
Hidayete acilan mukaddes kapi... Hayat isimli dikenli yolun aziz yolculari icin elzem olan manevi azik... Fitratin omuzlarindaki bilinc hirkasi... Seytani taarruza muptela insan ruhu icin manevi kalkan... Toshiko Izutsu'nun tarifiyle sorumluluk bilinci ve mesuliyet duygusunun en zirve hali... Granit iradeli bir adamin manevi cilasi... Ibadetlerin tatli meyvesi ve kullugun neticesi... Takva, sevginin zirvesi... Allah katindaki yegane ustunluk gerekcesi...
Vahyin en temel kavramlarindan biri kuskusuz "takva"dir. Kur'anda yuzden fazla yerde takva ve muttakilerden bahsedilir. Kur'an soyle der: " Iste bu kitab, kendisinde hic bir suphe yoktur, takva sahipleri icin bir hidayet rehberidir" (Bakara:2:2) Demek ki, Ilahi kelamdan istifade edebilmek ve onun uzerimizde bir hidayet rehberi olmasi icin takva kazanilmasi gereken elzem bir manevi degerdir. Kullugun temelinde takva vardir. Bilindigi gibi iman edenler icin Ramazan adanma , Kurban ise adama mevsimidir. Mustafa Islamoglu'nun veciz ifadesiyle adamak ve adanmak , harcamak ve harcanmanin ziddidir. Bu iki temel ibadette alti cizilen temel kavram yine takvadir. Zira Rabbimiz Kur'anda soyle der " Siz ey iman edenler ! Oruc sizden oncekilere farz kilidigi gibi sizede farz kilindi . Umulur ki takvaya erersiniz"(Bakara:2:183) Dolayisiyla vahyin dilinde Ramazanda tutulan orucun temel gayesinin takva oldugu anlasilir. Yine vahyin dilinde kurbaninda temel gayesinin takva oldugu asikardir. " Iste bunun icindir ki kesilen kurbanlarin ne etleri ne de kanlari Allaha ulasir. Allaha ulasan O'na karsi olan takvanizdir" (Hac:22;27) Oyleyse nedir takva ? Takva kelimesi, Arapcada ve-ka-ye kokunden gelir. Bu linguistik kokten gelen kavramlarda korunma, sakinma, guc , engel olma gibi anlamlar vardir. Vikaye, kavi, kuvvet,takviye, takiyye itteka gibi kavramlar hep bu koke nispet edilir. Kavi; guclu , kuvvet;guc, takviye;destek,takiyye bir dusuncenin veya inancin icte korunmasi,itteka;iki sey arasinda engel, vikaye; korunma ve sakinmada titizlik anlamlarina gelir.Dolayisiyla takva, insani takviye ederek guclendiren bir degerdir. Bunun icindir ki Japon asilli unlu Arap dil bilimci Toshiko Izutsu uzun linguistik tahlillerden sonra takvayi sorumluluk bilinci olarak tanimlamis ve muassir mufessirlerin bir kismi tefsirlerinde takvayi Allaha karsi sorumluluk bilinci olarak tercume etmislerdir.
Ebu Hureyre'ye takva nedir diye sorulunca soyle cevap cevap verir: Sen hic dikenli yolda yurudun mu? Muhatap: yurudum der. Ebu Hureyre nasil yurudugunu sorunca muhatap dikenlere basmayarak dikkatle yurudugunu ifade eder. Bunun uzerine Ebu Hureyre " Iste takva, dikenli yoldayken dikenlere basmamaktir" der. Dolayisiyla takva ehli insan, dikenli yolda yuruyen ve yoluna devam ederken dikenlere dikkat eden kimsedir. Onun icin takva bir koseye cekilerek oylece korunmak degil yola cikmak ve yolda devam edebilmektir. Boyle bir takva algisidir ki ancak sorumluluk bilinci anlamina gelir. Yola cikmadan kendini korudugunu zanneden kisi bastan kaybetmistir. Molla Sadrettin Razi, uc meretebeli takva tanimi yapar. Birincisi; sirkten uzak durmak suretiyle takva, ikincisi; buyuk ve kucuk gunahlardan uzak durmak suretiyle takva, ucuncusu; kendi ozunu hakikatten cevirip mesgul eden seylerden yuz cevirme suretiyle yapilan takva. Dolayisiyla takva oncelikli olarak insanin akidesini, sirkten,hurafeden, bid'atten ve batil olan seylerin cumlesinden korumasidir. Nafile namazlarini kildigi halde Allaha yapmasi gerekeni baska seylere yapan ve Rabbinden istemesi gerekeni baska seylerden isteyen kimse muttaki degildir. Zira takva, oncelikle akideyi korumaktir.
Kur'an'da takva cesitli baglamlarda gecer. Sayet baglam , Allahin zatiyla ilgiliyse Allahi sevmek ve onun rizasini kaybetmekten korkmak , eger baglam evren ve tabiatla ilgiliyse Allah bilinciyle yasamak, eger baglam savas sartlari ve mucadele ile ilgiliyse Allahi kalkan edinmek ve sayet baglam Rabbin emir ve yasaklariyla ilgiliyse Allah'in gazabini ve ofkesini cekmekten sakinmak olarak anlasilir.(Eliacik,Yasayan Kur'an) Birinci baglamiyla ele alininca takva, Allahi sevmek ve onun rizasini kaybetmekten korkmaktir. Bu anlamda takva sevginin zirvesidir. Kisinin kendisini sevdigine karsi mes'ul hissetmesidir. Sayet insan Rabbini seviyorsa takvali olur yani onu cok sever ve rizasini kaybetmekten korkar. Iste boylesi bir bilinc halinin adidir takva.
Takva ayetleri Kur'anda, evren ve tabiatla ilgili geciyorsa sayet Allah bilinciyle yasamak ve hareket etmek anlaminda kullanilir.Insan-insan veya insan-tabiat iliskisinde sorumluluk bilinciyle hareket etmek takvadir. Bu baglamda takva gayri muslimlerdede gorulebilir.Zira Suara suresinde 106. ayette Allah kafirlere hitaben "...Takvali davranmayacakmisiniz?..." cagrisinda bulunur. Bu anlamdaki sorumluluk bilinci hidayete vesiledir. Allah resulu(sav) doneminde iman etmeden once mes'uliyet bilinciyle hareket eden kimselerin daha sonra Islamla sereflendiginin ornekleri vardir.
Fetih sirasinda musluman olan Hakim bin Hizan Allah resuluna sorar: Ey Allah'in resulu ! Ben daha once Allah icin ibadete kapanir, adak verir ve kole azad ederdim. Bunun icin bana ecir var mi? Allah resulu (sav) soyle der : Sen iste bu iyiliklerin sayesinde iman ettin. (Buhari,Zekat) Sorumluluk ahlakinin hidayete vesile olduguna bir baska delil unlu Arap sair Ferezdak'in dedesi Sa'sa bin Naciye olayidir. Bu zat cahiliye doneminde diri diri gomulen 360 kiz cocugunun kurtulmasina vesile olmustur. Her bir cocuk icin iki tane 10 aylik gebe deve infak etmistir. Allah resulu (sav) ise bu zatla ilgili olarak iste Islami bulman bu amellerin sayesinde oldu der.(Taberani, Fethul Bari) Tum bunlar gosteriyor ki bu anlamdaki takva hidayete vesiledir. (Islamoglu, Kurani Hayat, Sayi 19) Mucahade ayetlerinde ise takva Allahi kalkan etmek baglaminda kullanilir. Allahin korumasina siginmak ve sadece ondan korkmak seklinde degerlendirilir. "Ey iman edenler! Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak müslümanlar olarak ölün!" (Al-i İmran: 102) Bu ayet, Ibni Kesirde ashabin dusmana asla arka donmeyecegi ve ayakta can verecegi seklinde tefsir edilmistir.Hatta bu ayet indikten sonra ashabin endiselendigi ve sonra Tegabun suresindeki " Allahtan ancak gucunuzun yettigi kadar korkun" (Tegabun 16) ayeti nazil oldugu rivayet edilir.Dolayisiyla iman eden ve Allah'in ipine sarilan insanlarin o yolda dik durmasi ve Allahi kalkan edinmeleri gerekir. Emir ve yasak ayetlerinde ise takva kavrami, Allah'in gazabindan korunmak ve rahmetini celbetmek olarak kullanilir. " Ey iman edenler! Allah’a takvali olun (karşı gelmekten sakının) ve hep doğru söz söyleyin ki Allah da işlerinizi ve hallerinizi düzeltsin, günahlarınızı affetsin. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, pek büyük bir mutluluk ve başarıya nail olur" ayetinde kavli sedid yani dost dogru soz emredilmekte ve Allahin rahmetini celbetmenin yollari ifade edilmektedir. Takva , vahyin dilinde elbiseye benzetilir. "Ey Adem oğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek ve süs olacak giysi indirdik; fakat takva elbisesi hepsinden hayırlıdır. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Gerek ki, düşünüp ibret alırlar" (Araf 7: 26) Ayetteki "... ve libasu et takva zalike hayrun..." yani takva elbisesi hepsinden hayirlidir ifadesiyle takvanin vahyin dilinde libasa benzetildigini goruyoruz. Demek ki vahye gore elbise ile takva arasinda iliski vardir. Soyle ki a) Elbise ve takva ikiside fitri birer ihtiyactir. Insan dogarken hem ciplak dogar hemde sorumluluk bilinciyle dogmaz. Ancak fitratin geregi olarak hem ortunmek hem de sorumluluk almak insani insan yapan bir tutumdur. b) Elbise ve takva ikiside insandaki haya duygusunun bir neticesidir. Insan haya eder ortunur ve yine insan haya eder ve insanlik adina sorumluluk alir. Insanligindan haya etmeyen kimselerdir ancak sorumsuzca yasayan. c) Elbise vucudu harici etkilerden korur ve yine sorumluluk bilinci anlamina gelen takva insanin fitratini ve ahlakini harici etkilerden korur. d) Elbise insan bedenindeki guzellik ve takva insan ruhundaki guzelliktir. e) Elbise insanlari digerlerinden ayirir ve takva elmas yurekli insanlari, komur yurekli kimselerden tefrik eder. f) Insanin sosyallesmesinin bir sonucu olarak elbise zaruridir ve yine ancak sorumluluk bilinciyle insa olmus bir insan yasadigi toplumun oznesi olur. g) Elbise ile insan itibar kazanir ve takva ile kisi onur ve haysiyet kazanir. Dolayisiyla Allah katinda sorumluluk bilinci tasimayan kisinin durumu toplum icinde uryan olan adamin durumuna benzer. Takva kuskusuz Allah indinde yegane ustunluk gerekcesidir.Mekke fethedildigi gun Allah resulu (sav) Bilal Habesi'ye Kabe'nin damina cikip ezan okumasini emretti. Buna sahid olan bazi kimseler cahiliyeden kalma bazi ozellikler serdedip durumu yadirgadilar. Hatta bazilari "Allah resulu bu siyah kargadan baskasini bulamadi mi ?" seklinde cumleler sarfettiler. Bunun uzerine Hucurat suresinde su ayet nazil oldu "Ey insanlar! Bakın, Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki birbirinizi tanıyabilesiniz. Şüphesiz, Allah katında en üstün olanınız, O'na karşı derin bir sorumluluk bilincine sahip olanınızdır. Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır." (Hucurat: 49:13) Dolayisiyla bu ayet cahiliyeden kalma yanlis tasavvurlari temizleyerek, Allah katinda ustunlugun ancak takva ile oldugunun altini cizdi. Takva, omur denilen dikenli yolda sorumluluk bilinci ile yurumektir. Bu dikenli yol sirat-i mustakimdir. Bu yolda kendisine nimet verilen basta resuller ve sonra alimler yurumuslerdir. Bu kimselerin yollarina dikenler serilmis ancak Allah'in halis kullari bu yuksek suur hali ile yollarina devam etmislerdir. Bu diken Adem'in onunde yasak agactir. Adem(as)in tevbesi ise onun takvasinin bir neticesidir. Bu diken kimileyin suursuz, muannid kalabaliklardir tipki Nuh (as) misalinde oldugu gibi... Bu diken bazen Firavundur Musa'nin karsisina cikan... Ve onun kutlu direnisi takvasidir.Bu diken Zuleyhadir bazen Yusuf misalindeki gibi... Bu diken Ebu Leheb olur kimileyin ve Resul'un yoluna devam etmesi yine onun takvasinin bir neticesidir. Bu diken kimileyin taassup ve cehalet yada kufur ve tugyan olur her hak erinin onune cikan... Takva yani sorumluluk bilincine sahip ulema iskencelere ugramis ama asla taviz vermemislerdir. Ebu Hanife, haksizlik ve adaletsizlik adina fetva verilmeye zorlanmis ama asla bunu yuzunden kan gelene kadar iskence edilse dahi kabul etmemistir.Ahmed Ibni Hanbel, iskence gormus, terzil ve tahkir edilmis lakin Kur'an mahluktur yanlisina asla razi olmamistir. Imam Malik, yine talak konusunda farkli fetva vermeye zorlanmis ama asla ilmin izzetinden taviz verenlerden olmamistir. Imam Safii yine istenilen fetvayi vermedigi icin bir muddet daglarda yasamaya zorlanmistir. Islam hukukcusu Serahsi, Kral Hakan tarafindan zindana atilmis ve yillarca orada mahzur birakilmisti.Cagimiza gelecek olursak yine her cografyada asrimizin din mazlumlarinin sorumluluk bilinciyle hareket ettikleri icin odedikleri bedellere sahid olabiliriz. Seyyid Kutub, sorumluluk bilinciyle kaleme aldigi eserlerinden dolayi donemin Misir hukumeti tarafindan idama mahkum edilmis , Ali Seriati yine sorumluluk bilinciyle hareket edip gencleri Iranda uyanisa cagirdigi icin suikasta kurban gitmis, Said Nursi yeni Turkiye Cumhuriyeti hukumeti dogrultsunda fikir beyan etmedigi ve kalemini egip bukmedigi icin donemin hukumeti tarafindan surgune ve iskenceye ugratlmistir. Bunlar takva ehli alimlerin cektikleri ciledir.Ancak herseye ragmen yollarina devam etmislerdir. Takva, yasak agaca yaklasmama hassasiyeti...Takva, Nuh'un gemisine binme ve sefine-i Kur'anla hakikat deryasinda yol alma... Takva, Ibrahimin libasini giyme ve Nemrud'un atesine serin ol diyebilme cesareti... Takva, Musa'nin hirkasini giyerek cagin Firavunlarina meydan okuyabilme bilinci...Takva, Yusuf'un gomlegini giyerek Zuleyhalara hayir diyebilme yigitligi... Takva, Yahya olup hakki tutup kaldirmak zalim Herotlara karsi...Takva, Muhammedi ahlakla insa olma ve Ebu Leheb'in diken serdigi yolda yuruyebilme ahlaki...Takva, ashab-i kehfin sigindigi magara... Takva bilincin zirvesi... Gazzeye kalkan gemidir kimileyin takva ve sehid Furkan yigitligi... Dindaslarina veya insanliga sahip cikma adina hic duymadigi ve bilmedigi cografyalara hicret etme erdemi...Takva, sokak cocuklarina uzanan eldir kimileyin... Takva, zalim bir isgal gucune ekonomik destek veren sirket ve kuruluslari protesto etmektir bazen...Takva, ac ve susuz kalmis insanligin imdadina kosma hassasiyeti...Takva, muhtaclari dusunen bir kulun, bogazina lokmalarin takilmasina neden olan metafizik gerilimi... Takva , durun kalabaliklar burasi cikmaz sokak diyerek fucura ve gaflete oluk oluk akan insanligin onune set olabilme hali... Takva, sorumluluk bilincinin zirvesi ve hakiki insan olma erdemi...Iradeyi mefluc eden ve insanlari fil disi magaralarinda tespih cekmeye mahkum eden yanlis takva tasavvurundan, halife olan insani hayatin icine ceken ve yasadigi cagin oznesi kilan bir takva tasavvuruna ihtiyacimiz var. Bilgin ErdoganKöşe Yazısı Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.