• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK NEREDEN KOŞUYOR?

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK NEREDEN KOŞUYOR?
O şimdi Kemalizmin resmi ideologlarından. En azından kendisini öyle sanıyor. Arap takıntısı var. Ekrana adeta tapınıyor. Tüm yönleriyle sıradışı bir Yaşar Nuri portresi:

 

 

 

 

 

 

Altan Algan / Özgün Duruş gazetesi

Habertürk gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, yayın hayatına başlayan Habertürk’ün “tanrı-yazar” yaratmayacağını ve habere ağırlık vereceğini belirtmişti. Altaylı, gazetenin yayın politikasını “adil, muzip ve huysuz” sözleriyle tanımlamıştı. “Tanrı-yazar” Yaşar Nuri Öztürk bu üçgenin hangi köşesine kuruluyor doğrusu bu henüz anlaşılamadı.

Geçen haftalarda baskın haberler arasında, İlahiyat profesörü, judocu ve CHP'de hayalleri kırılan Yaşar Nuri Öztürk’ün eski kitaplarının bildik temalarını değiştirdiği ama aynı zamanda hem kurum olarak hem de gazete olarak Cumhuriyet teolojisi ile örtüşen yeni kitabı da vardı.

İster istemez geçmişi/ni hatırladım.

O bir Trabzonlu. Babasının soyu 6-7 göbek ötede Malatya'ya uzanıyor. Şecere daha da geriye götürüldüğünde Bağdat'a varıyor. Annesi ise Bayburtlu… Babasının dedesi Mehmet Ali Efendi. Sürmene’de oldukça önemli bir kütüphane bırakmış Yaşar Nuri ise, 1945'te, babasının annesiyle tanıştığı Bayburt'ta dünyaya gelmiş, ama Sürmene'nin Fırdıcak köyünde büyümüş… 1959'da ilk kez Sürmene'den çıkıp Tokat'a, babasının ilk eşinden olan ablasının evine gider Yaşar Nuri. 1968'de Trabzon İmam Hatip'ten okul birincisi olarak mezun olup ilk kez İstanbul'a gelen Yaşar Nuri Öztürk İlahiyat ve Hukuk okudu. Önce adı hareketle özdeş olan bir düşünce çevresinde yer almıştı Yaşar Nuri Öztürk. Buralarla bağı kaldı mı bilmiyorum. Bu yıllarda Seyyid Kutup’tan önemli bir çeviri de yapmıştı. Hareket Yayınları’ndan çıkmıştı bu çeviri. Çok geçmedi, doksanlı yıllarda Neo-Kemalizm’in en önünde koşan bir aydın daha doğrusu teokrat oldu. Teknokratlar gibi teokratik yargılarını ve egosunu tartışılamaz kıldı. Bu süreçte toplumsal değişim de başkalaştı yetmişli yıllardan itibaren (Orta halli toplaşmaların, kentleri paylaşan cemaatlere dönüşmesi; İslamcılığın bildik partilere muhtaç olmaktan kurtulup kendi partilerini kurması; onunla da yetinmeyip, bizzat siyasal iktidara gelip oturması...)

Artık o günümüzün 'tele-vaiz'iydi. Kemalizmle dindarlığı bağdaştırmaya çabalayan 'laik kesimin gurusu'ydu adeta… Anadolu'daki ticari konferanslarında yaşanan izdiham ona, “post-modern bir tarikat lideri” statüsü kazandırmıştı. Hatta bu süreçte eserlerini yeniden tanzim etti.

Nerelerden nerelere varmışız!

O şimdi Kemalizm’in resmi ideologlarından. En azından kendisini öyle sanıyor...

Arap takıntısı var. Ekrana adeta tapınıyor.

Takıntılar, Yaranmalar ve Sürtüşmeler

“Kemalist teolog” sözcüklerinin karşısına sözlüklerde anlam yazmakla yetinilmeyip örnek bir resim eklenseydi bu kesinlikle Yaşar Nuri Öztürk olurdu. Ortaklar çıkardı muhakkak. Ama Yaşar Nuri hem (ekran) kıdemi hem de kitaplarıyla ortaklarını kolaylıkla ekarte etmeyi başarırdı. Server Tanilli “Prof. Yaşar Nuri Öztürk, saygın ve seçkin bir ilahiyatçıdır. Bir özelliği de konusunda derinleşmesinin yanı sıra, “Laik ve demokratik Cumhuriyet”e bağlılığını sürdürmesidir. Bu bakımdan söyledikleri daha da inandırıcı oluyor” diyerek onun bu yönüne daha da dikkat edilmesini sağladı denilebilir.

Son yayını, Ebu Hanife hakkında oldu Yaşar Nuri Öztürk’ün: 'Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü İmam-ı Azam-Ebu Hanife (Esas Fikirleri Gölgelenen Önder)' adını taşıyor bu çalışma. Böylelikle ilahiyat bilgini Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, "İmam-ı Azam Ebu Hanife" ile 67'nci kitabına imza atmış oldu.

Yaşar Nuri Öztürk diyor ki: “Bugünkü İslam dünyasının ve Türkiye'nin kaderi bu teslisin yarattığı savaş mihverinde belirleniyor. Ya Kelime-i Şehadet Düşmanlarının emperyalist teslisi kazanacak yahut da Hazret-i Muhammed-İmam-ı Azam-Mustafa Kemal üçlüsünün antiemperyalist birliği.”

Geç modern zamanların Kemalist teolojisini, jakoben ulusalcılık ve anti-empeyalizm doğrultusunda araçsallaştıran Yaşar Nuri’yi okudukça Çağlar Keyder’in anti-emperyalizmin kimi zaman ulusalcılıkların darlığını ve sığlığını donattığına ilişkin yargılarına bir kere daha hak verdik. Aynı zamanda Ufuk Uras’ın 3M yani Muhammed, Marks ve Mustafa Kemal formülüne yeni bir rakip mi çıkıyor diye de düşündük. Tabii işin bir başka yanı daha var. İstatistiksel bir veri bu: 1998 yılından bu yana Cumhuriyet gazetesini taradık. Toplam 66 haber çıkmış bu gazetede Yaşar Nuri odaklı. Evet dizgi yanlışı yok! Buna atıflar da dahil. Onların çoğu da AKP’li yıllara ait. Garip bir tesadüf. AKP karşıtlığı olmasa bir seçkin bir ilahiyat bilgini olarak Cumhuriyet gazetesinde haber olabilmesi bile mümkün değil Yaşar Nuri Öztürk’ün!

Onun, Yeni Boyut Yayınları’nda çıkan sondan bir önceki kitabı, “Türkiye’yi Kemiren İhanet. Allah ile Aldatmak”, basım üstüne basım yaparak, büyük bir okur kitlesine sesleniyordu. Bu kitap hakkında “Modern Bir Samiri: Yaşar Nuri Öztürk” adlı bir yazı kaleme alan Yılmaz Çakır’ın bir yazı daha yazmasını bekledik. Ama o yazmadı. Dolayısıyla da bu kitap hakkında yazılan yazılar beklediğimiz kıratta olmadı. Rivayetlere göre 2008’in en çok satan on kitabı arasında yer almış bu kitap. Tabii Yayıncılar Birliği’nin listesine göre. Kur’an’dan bile çok satmış!

Zaman, acının ilacı olabilir mi? Belki. Zaman, geçmişi unutturabilir mi? Belki. Peki, zaman bir kimlik ölçüm aracı olabilir mi? Bakın o kesin olur işte...

Hüseyin Hatemi Yeni Şafak’ta, “Üfürükçüler” başlıklı bir yazı yazarak “Allah’la Aldatmakkitabı nedeniyle gündemde olan Prof. Yaşar Nuri Öztürk’ü eleştirmişti. Öztürk’ün kitabını “kafa karışıklığı şaheseri” olarak niteleyen Hatemi şöyle demişti:

İlhan Arsel’e göre ‘Yaşar Nuri Efendi’ Atatürk düşmanlarına hayranlık duyduğunu açıkça söyleyen bir kimsedir. ‘Yaşar Nuri Efendi’ üfürükçü hücumuna maruz kaldığını bilmezlikten gelerek AKP’nin kapatılmasının ‘fetvâ’sını yayımlıyor.”

Okurları Prof. Öztürk’ün Hatemi’ye yanıt vermesini beklemişlerdi! Oysa Öztürk, Hatemi’nin yazısından tam bir gün sonra www.hurriyet.com’da, “Arslan ve eşekler” başlığı altında şunları yazmıştı:

“Al­lah’a gö­tü­rü­cü kı­la­vuz id­di­a­sıy­la or­ta­ya çı­kan ve­ya ge­ti­ri­len ki­şi ve­ya ki­tap­lar, Kuran’dan ra­hat­sız­lık ses­le­ri çı­kar­ma­ya baş­la­dık­la­rın­da ku­la­ğı­nı­za, te­pi­nen ya­ban eşek­le­ri­nin ayak ses­le­ri ve anır­tı­la­rı ge­le­cek­tir. Ben­de­niz bu ses ve anır­tı­la­rın çok de­ği­şik tür­le­ri­ni yıl­lar­dan be­ri din­le­yen­ler­den bi­ri­yim.”

Öztürk’ün “üfürükçülük” nitelemesinin ardından durup dururken “hayvansever” olması şaşırtıcı! Ne diyelim, âlim kendisi, elbet bir bildiği vardır, demiştik o zamanlar.

Başka Bir Irkçılık!

Hoca’nın son kitabını okudunuz mu?

Ben oku(ya)madım..

Peki niye?

Yeni kitabında Arap karşıtlığını savunduğu için. Anakronik bir biçimde Ebu Hanîfe'nin hayalini Mustafa Kemal'in gerçekleştirdiğini iddia ettiğinden okuyamadım. Arapçılığa şiddetle karşı çıkan bir VIII. yüzyıl aliminin, İmam-ı Azam'ın yani Büyük İmam'ın hayatının başka bir ırkçılık için enstrüman olarak kullanılmasından ötürü vicdanım sızladı.

Din adı altında Arap karşıtlığı, Türk şovenciliği, ordu taraftarlığı; Müslüman düşmanlığı… Kavram ve zihniyet otoriter Kemalist söylemin güdümünde olduğuna göre; okuyamamakta ne kadar haklı olduğum ortaya çıkacaktır.

Onun uza(n)dığı ve uzanacağı son nokta işte burası olduğu için okuyamadım. Ayrıca Ergenekon ekibinin zihniyetiyle de akraba olduğu için. Yaşar Nuri Öztürk, bir ilahiyatçı ve Halkın Yükselişi Partisi’nin Genel Başkanı olarak politik bir figürdür ve politik arenada dini dil ile Kemalist politik dili sentezleyerek konuşmaktadır. Bu noktada İlhan Selçuk üzerinde etkili olduğu kesin. Bakın ne diyor İlhan Selçuk Cumhuriyet’te yayımlanan Pencere köşesinde: “Kur’an’ı Kerim'den kimi ayetleri okuduğumuz zaman ortaya çıkan dört dörtlük bir gerçek var:

Atatürk devrimi -öteki adıyla Kemalizm- kaçınılmaz bir gerekti; kaçınılmazlık bugün de sürüyor...

Kur’an’ı Kerim tüm sûreleri ve ayetleriyle okundukça, bu gerek daha çarpıcı biçimde ortaya çıkıyor ve çıkacak...”

Evet tencere-kapak ilişkisi ne güzel yakışıyor bu duruma.

Yine bir ara bilgi: Yaşar Nuri Öztürk’ün kitapları 1998 yılından bu yana Cumhuriyet Kitap ekinde de tanıtılmamış. Söyleşi de yapılmamış. Cumhuriyet bile ciddiye almıyor sanki Kemalist bilgini. Aydın Doğan zaten ümidi kesti. “Hürriyet gazetesinin İslamcı gazetelerden İslam'a daha saygılı" bulduğunu söyleyen Yaşar Nuri’nin yerine Nihat Hatiboğlu’nu istihdam etti. Sevinmeli mi yerinmeli bilinmez ama Aydın Doğan halkla ilişkilerini geliştirdi bu vesileyle.

İslam’ı Değil Kemalizm’i Doğru Okuyor!

 

Kuran’da, “Allah ile aldatılmayın” diye bir hatırlatma vardır. Allah’ın düşünen insanlara bir uyarısıdır bu. Çünkü yığınlar hatta bazen önde olanlar bile aldatıldığının farkında olma imkânından büyük ölçüde yoksundurlar.

Allah ile aldatma ise, geniş bir alanda yürüyen bir teoloji, bir siyaset, kısaca bir ideolojidir; ticarette olduğu kadar, çıplak uyarıcıların ellerinde de tezgâhlarını kurar ve işletir. Biz bunun samiri olduğunu biliyoruz.

Allah ile aldatmanın saltanat devrinin bir parçası da ülkemizde Yaşar Nuri’nin ekranlardaki iktidar dönemidir: Bu teolojik gösterge ideolojisi, yurdumuzda bir anti-Müslüman ve anti-Arap cephesi kurmuştur; bir Arapçılık edebiyatı yapıyor, erken Cumhuriyet döneminin reddi miras takıntılarını Araplar üzerinden devam ettirmeye kaldığı yerden devam ediyor. Emine Çaykara'ya bu konuda anlattıkları, Tempo dergisinin 24-30 Eylül 1998 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Öztürk, "Onun bunun örfünün bize din diye satılmasından" şikâyetçidir: "Türk insanı kendi dilinden Allah'a yakarmaya kalktı mı engel oluyorlar. Allah sanki Arapçadan başka dil bilmiyor. Olay şu: Türkiye, dinin mukaddesleri kullanılmak suretiyle korkunç bir Arap kültür emperyalizmi altına sokulmuştur..."

 Yıllar önce Cemal Reşit Rey Salonları'nda yapılan bir panelde Yaşar Nuri Öztürk, ''peygamber efendimizin ölümünden iki saat sonra İslam dininde tahrifat başlamış ve devam etmiştir, bugün Arap ülkelerindeki İslam uygulamalarının yüzde 100'ü bizdekilerin yüzde 95'i Tanrı buyruklarına uygun değil, yalan yanlış şeylerdir'' demişti. Ne güzel söylemiş Mehmet Akif:

Ne ibret bir bilsen kızarmak bilmeyen çehren,

Bırak tahsili evladım, sen ilkin bir haya öğren!”

Yıl 2009… Değişen bir şey yok Yaşar Nuri Öztürk’te. Partili yani örgütlü hale gelmesinden başka. “Atatürk'le İmam-ı Azam birbirine paralel düşüncelere sahipti diyebilir miyiz” sorusuna şu cevabı vermekte bir sakınca görmüyor: “Paralel” diyemeyiz, aynıdır. İmam-ı Azam ve Atatürk ruh ikizidir. Laikliğin bu anlamda temellerinin atılmasından 1200 sene sonra, Atatürk, aynı düşünce sistemi ile yenilikler getirdi. Yani İmam-ı Azam'ın hasretine cevap veriyor. Onu tanımasa da İmam-ı Azam'a yapılanların hesabını sordu ve hayalini gerçekleştirdi. Türkiye Cumhuriyeti bu hasrete verilen cevabın hem kurumudur hem de delildir. Tabii şunu unutmamak gerekir, askeri ve siyasi tarihten bahsetmiyorum. Atatürk'e dinler tarihi açısından baktığımız zaman bu söylediklerim geçerlidir. İmam-ı Azam'ı Arap oyunları ile öldürmeyi başarmışlarsa da Atatürk aynı zamanda teşkilatçı bir kişiliğe sahip olduğundan kendisine düzenlenen çeşitli komplolara mağlup düşmemiştir.”

Kavramsızlık, anakronizm ve Kemalist şaşkınlık bu!

Kendi mütevazı ifadeleriyle: "Bir imanı destanlaştırmış" Bay Nuri'nin sevgi ve hoşgörüsünün her zaman ve her durumda istisnasını ise laik olmayan, eğrisiyle doğrusuyla İslam'ı yaşamaya çalışan, İslam'ın hayat nizamı olduğuna iman etmiş insanlar oluşturmaktadır.

Bakalım kendine özgü bir Kemalist ilahiyat oluşturan Yaşar Nuri Öztürk’ün teolojik trajedisi bizi daha nelerle karşılaştıracak!
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim