• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 19 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

'Yargı Hep Bağımlı Oldu'

Yargı Hep Bağımlı Oldu
Prof. Dr. Mete Tunçay'dan yine gündemi sarsacak tespitler geldi

 

 

 

 

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda yargının bağımsız olmadığını yineleyen Tunçay sözlerini şöyle sürdürdü: Yargı hiçbir zaman ön planda olmadı. Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre, yargı için ayrı bir kuvvet ve bağımsız dense de Türkyie'nin geçmiş tecrübesinde yargı hiçbir zaman ayrı ve bağımsız bir güç olmadı.

Yargı kime bağımlı oldu?

Öncelikle orduya. 28 Şubat ve 12 Eylül'de yaşananlar da bunu açıkça ortaya koymuştu. Bakın... Cumhuriyet'in kuruluşunda ordu çok önemliydi. Yeniçeri ayaklanmalarından tutun da İkinci Meşrutiyet'te Mahmut Şevket Paşa'ya denk bu önemin bir geçmişi ve geleneği vardı.

CUMHURİYETİ ASKERLER KURDU

İlk askeri diktatörlük modelini Mahmut Şevket Paşa'nın kurduğunu anlatan ünlü tarih profesörünü sözlerini şöyle sürdürüyor: Enver ve Cemal Paşa da diktatörlüğü sürdürdü. Bizim Cumhuriyet de askeri oldu.

MİLLİ MÜCADELEDE DİN İSTİSMARI

Milli Mücadelenin İslam üzerinden yürütüldüğünü söyleyen Profesör Mete Tunçay'ın tespitleri çarpıcı: Milli Mücadele, İslam dini istismar edilerek kuruldu. Din devleti oluyoruz havası yaratıldı. İçki yasaklandı. Atatürk, kanuna aykırı olarak içki içti.

ATATÜRK ORDUYU GÜÇLENDİRMEDİ

Tunçay bilinenin aksine ordunun Atatürk döneminde bilerek güçlendirilmediğini öne sürerek bu tezini şöyle temellendiriyor: Atatürk, orduyu güçlendirmedi. Orduyu, Fevzi Çakmak gibi tutucu birine verdi. Planı, güçlü bir orduya ihtiyaç duymadan,bölgesel paktlarla savaş riskini ötelemekti.

ÜNİFORMAYI HEMEN ÇIKARMADI

Tunçay'ın Atatürk ve Cumhuriyet dönemiyle ilgili deyiş yerindeyse ezber bozan diğer tezleri ise şöyle: Atatürk, mareşal üniformasıyla, Kastamonu'ya gidiyor. Sivil giyinip şapka nutkunu söylüyor. Tekrar üniformayı giyip dönüyor.

MUSTAFA KEMAL TEREDDÜT ETTİ

Milli Mücadele'nin aktörlerinden Kazım Karabekir ve Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele için Mustafa Kemal'den önce Anadolu'ya gittiler ve ona 'gel' dediler. O tereddüt etti. "Mstafa Kemal, Milli Mücadele'ye neden geç katılıyor" sornusuna Tunçay şöyle yanıt veriyor:

HARBİYE NAZIRI OLMAK İSTEDİ

Başka şeylere oynuyor. Mesela İstanbul'Da Sadrazam İzzet PaşaR'nın hükümetine girmek ve Harbiye Nazırı olmak istiyor. "Ben harbiye nazırı olmak istiyorum" diye açıkça söylüyor. İzzet Paşa istemiyor. Bu isteği kabul edilseydi, herhalde o zaman Milli Mücadele diye bir şey olmayacaktı. Zira bu durumda Mustafa Kemal'in Anadolu'ya gidip, oradakilerle anlaşıp, Yunanlılara karşı bir hareket geliştirilmesi beklenemezdi.


HİLAFET KALDIRILMAYABİLİRDİ

Neşe Düzel'in "Bizim cumhuriyetimiz, evrensel ölçülere uygun bir ordu ve yargıyla kurulabilir miydi?" sorusuna Tunçay'ın verdiği yanıt çok net: Hayır. Latin alfabesi, şapka kanunu, halk oylamasıyla yapılamazdı ama başka türlü davranılabilirdi. Artık bugün Arap alfabesine dönmek gibi bir talep ve ihtimal yok. Aslında Hilafet kaldırılmayabilirdi ama artık geçmiş olsun.

EN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK ALFABE

Halbuki Mecit Efendi (son halifeyi kastediyor) halife olarak muhafaza edilseydi, Latin alfabesinin kbulüne bile karşı çıkılmayabilirdi. Ki, Cumhuriyet'in en önemli değişikliği alfabe değişikliğidir.

Sizce niye alfabe değişikliği en önemli devrim?

Çünkü dlnle dil değil ama dinle yazı arasında garip bir ilişki vardır. Müslüman olmakla Arap harflerini kullanka arasında doğrudan bir bağ var ve bizim devrim bu bağı kırdı.

Bunu bilinçli mi yaptı?

Bilinçli yaptı. Tarık Bin Ziyad'ın, geri dönülmesin diye gemilerini yakma hadisesidir bu. Latin alfabesi tamamen dinle ilişki olarak getirildi. Hilafet kaldırılacağı zaman bir kamuoyu yoklaması yapılsaydı cevap muhtemelen "Hilafet kaldırılmasın" çıkardı. Düşünün... Türkiye'nin baş tarihçisi olan Enver Ziya Karal, Galatasaray'da talebeyken, Hilafet kaldırılınca talebelerin yemek boykotu yaptığını anlattı. Türkiye'nin en aydınlanmış kesimi bile hilafetin kaldırılmasına "hayır" diyor.

Aslında bugün insanların korktuğu hilafet değil şeriat. Cumhuriyet'in kuruluşunda oylama yapılsaydı, halk şeriat ister miydi?

Osmanlı din devleti olmamıştı ki Cumhuriyet olsun. Ama Milli Mücadele yıllarında sanki bir din devleti olmaya gidiyoruz gibi bir hava yaratılmıştı Dinci kesim bu yönde teşvik ediliyordu. Milli Mücadele tamamen İslam dininin istismarına dayanan bir şekilde kuruldul. Çünkü yığınları Türk milliyetçiliği adına harekete geçirmek mümkün değildi. İslam kardeşliğine atıf yapma mecburiyeti vardı.

 

 

fikir zamanı

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim