• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Yapanlar İçin Değil, Yapılan İş İçin Evet Deriz

Yapanlar İçin Değil, Yapılan İş İçin Evet Deriz
Fethullah Gülen 12 Eylül'de yapılacak referandumda 'evet' demesinin gerekçesini açıkladı.

Fethullah Gülen 12 Eylül'de yapılacak referandumda 'evet' demesinin gerekçesini açıkladı. "Evet" denilmesi çağrısını siyasi mülahazalarla irtibatlandırmanın yanlış olduğunu vurgulayan Gülen, "Milletimize ileriye doğru bir adımı kim attırmışsa, biz o ayağın altına başımızı kaldırım taşı gibi koymaya âmâdeyiz" ifadesini kullandı.

Haftalık sohbetlerinin yayınlandığı herkul.org internet sitesinde "Siyasi gerginliklerin ve bir kısım çalkantıların ardından gelen Ramazan-ı Şerif boyunca iftarlarda "Gelin Gönüllerimizle Konuşalım" mesajı etrafında "renklerin ortak dili" ile bir araya geliniyor. O iftar sofralarından birinde bulunmak ve birkaç cümlecikle de olsa hissiyâtınızı dile getirmek nasip olsaydı, neler söylerdiniz?" sorusunu cevaplandıran Gülen, 12 Eylül'de yapılacak referandumla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"Hiç kimse Anayasa değişiklik paketini ve referandumu Avrupa'ya veya Amerika'ya bağlamamalı; bunlar diyalektik sayılabilecek dedikodudan ibaret yanlış şeylerdir" diyen Gülen, referandumda 'evet' denilmesi gerektiğiyle ilgili sözlerine açıklık getirdi. 'Evet' kararını siyasî mülahazalarla irtibatlandırılmaması gerektiğinin vurgulayan Gülen "Herkese karşı müsavi derecede duruyoruz. Biz yerinde Deniz Bey'i de destekleriz, Devlet Bey'i de destekleriz. Elverir ki, yaptıkları şeyler milletimizin bugünü ve yarını adına, devletler muvazenesinde dümene oturması adına bir şey ifade etsin. Benim milletim devletler muvazenesinde yönlendiren, gözünün içine baktıran bir muvazene unsuru olmayacaksa şayet, ne Avrupa umurumda benim ne Amerika, ne Çin, ne de Maçin. Bu açıdan da, milleti oraya götürebilecek her gayret alkışlanmalı." diye konuştu.

"Referandumda 'evet' denmesini desteklememiz, o işi yapan insanları takdir değil, o işin kendisini takdir meselesidir" diyen Hocaefendi, yapılan güzel işlerin takdir edilmesi gerektiğini dile getirdi. Gülen, "Bunu Rahmetlik Bülent Ecevit yapmış olabilir, bunu Süleyman Demirel Bey yapmış olabilir, bunu İsmet Sezgin Bey yapmış olabilir, bunu Tayyip Erdoğan yapmış olabilir, bunu Turgut Özal yapmış olabilir, bunu Devlet Bey yapmış olabilir, bunu Deniz Bey de yapmış olabilir. Güzelliği milletimiz adına kim yapmış ve milletimize ileriye doğru bir adımı kim attırmışsa, biz o ayağın altına başımızı kaldırım taşı gibi koymaya âmâdeyiz. Bütün dünya biliyor ki, yeryüzünde dikili bir taşımız yok ve bundan başka da hiçbir sevdamız olmadı." dedi.

EVET DEMENİN LUZÜMÜNA İNANDIĞIM İÇİN MEZARDAKİLER BİLE OY KULLANMALI DEDİM

Daha önce konu ile ilgili olarak "Değil sadece kadını erkeğiyle, çoluğu çocuğuyla ve dünyanın dört bir yanına dağılmışıyla hayatta olan insanları, imkan olsa mezardakileri bile kaldırarak o Referandum'da "EVET" oyu kullandırmak lazım." dediğini hatırlatan Gülen sözlerine şu sözlerle açıklık getirdi: "Bazıları bu sözü alay konusu yaptılar; hatta, bu sözdeki mübalağayı ve o mübalağadaki ironik espriyi tersine çeken ve "Ölüleri de yazdırın ve kaçamak olarak onlara da oy kullandırın" şeklinde yorumlayacak kadar işi şirazeden çıkaran kimseler oldu. Oysa ki, o sözdeki üslup çokça kullanılan ve herkesçe maruf bir üsluptur. Mesela; İmam Busîrî, Peygamber Efendimiz için der ki; "Eğer O'nun mucizeleri kendi kadr u kıymetine göre olsaydı, mübarek nâm-ı celili ölüler üzerine okunduğu zaman çürümüş kemikler bile dirilirdi." Ben de bu sözden hareketle belki elli defa şöyle demişimdir: "Allah Rasulü'nün doğumu esnasındaki pek çok mucizeden bahsedilir. Onlar da iş mi ki?!. O yeryüzünü teşrif ettiğinde mezardakiler bile canlanıp ayağa kalkmalı ve ona temennâ durmalıydılar." İşte, referandumun önemine ve "EVET" demenin lüzumuna inandığımdan, o meseleyi de böyle bir üslupla dile getirmiştim."

KEŞKE SİYASİLER GÖNÜL DİLİNİ KULLANMAYA ÇALIŞSA

Keşke siyaset âlemine de gönül dili hâkim olsa diyen Hocaefendi "Keşke CHP'liler deseler ki, 'Türkiye'de şu kriz, şu kriz, şu kriz var; ama biz vifak ve ittifakı sağlayamadığımızdan ve iktidarla uyum yolları aramadığımızdan dolayı, ihtimal Allah bizim yüzümüzden bu krizleri yaşatıyor.' Keşke MHP'liler deseler ki, 'İnsan her yanıyla kötü olmaz ya, herkesin bazı iyi yanları da vardır. Biz en azından bazı meselelerde bir kısım fasl-ı müşterekler bularak, bunlara 'eyvallah' desek ne olurdu. Bazı olumsuz şeyler bizim yüzümüzden de olmuş olabilir; bir dönemde bazı yanlışlıklar yapmış olabiliriz; belki şimdi de bir kısım yanlışlıklar yapıyoruzdur.' Keşke Ak Parti'liler de idarede bulunduklarından dolayı, Hazreti Ömer efendimiz gibi düşünse; "Yağmur yağmıyorsa, benim yüzümden yağmıyor; laleler benim yüzümden bitmiyor, dağınık halimizin öyle sürüp gitmesi ve perişanlığımızın devam etmesi benim yüzümden oluyor.' deseler. Evet, keşke siyaset âleminde de herkes, sürekli atf-ı cürümlerde bulunacağına, nisbeti makul olmayan şeyleri bile insanlara nisbet edeceğine ve hep karşısındakine cevap yetiştirme gayretiyle oturup kalkacağına, biraz da kendi muhasebesini yapsa ve bir kere de gönül dilini kullanmaya çalışsa!" ifadelerini kullandı.

HERKES REFERANDUM KONUSUNDA ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI

Ramazan ayının birlik ruhunu oluşturma ve herkesi gönül dilini kullanmaya çağırma açısından çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Fethullah Gülen; "Ramazan-ı şerifte yumuşayan kalbleri de değerlendirerek herkes Referandum konusunda üzerine düşen vazifeyi yapmalıdır. Hatta Amerika'da oy kullanamayacaklarından dolayı, Türkiye'ye gitmesi mümkün olanlar gitmeli ve oylarını kullanmalılar. Oraya gidince de "Amerika'dan kalktım, bin lira verip buraya geldim; dönerken de o kadar para vereceğim. Bu kadar zahmeti sadece kendi oyum için çekmemeliyim..." demeli; en azından on tane, yirmi tane insanı daha zimmetlemeli, onları da sandığın başına götürmeli ve onlara da bir güzel 'Evet' dedirtmeli." diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

Z

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim