• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

"Uludere'ye Akıtılan Gözyaşı, PKK'ya Verilen Cansuyudur!"

Uludereye Akıtılan Gözyaşı, PKKya Verilen Cansuyudur!
Yeni Akit yazarlarının Uludere hakkındaki yazıları 'bu kadar da olmaz!' dedirtti. İşte Yeni Akit'in Uludere yorumları...


 Hasan Karakaya

Uludere'ye akıtılan gözyaşı, PKK'ya verilen cansuyudur!


Bilirsiniz, eskiler; "Haddinden fazla şiddet, gayedeki hikmeti yok eder" demişler... Gerçekten öyle değil midir?..

İnsan, "en sevdiği yemek" bile olsa, her gün yiyemez!..

Bıkar, gına gelir, kusar!..

"Gündem" de öyledir!..

Bir konuyu hemen her gün gündemde tutmaya kalkarsanız, gün gelir, bıkkınlık verir; insanlara "Yetti be!" dedirtirsiniz!..

Başkaları da aynı şeyi düşünüyor mu bilmem, ama ben gazetelerde, hemen her gün "Uludere olayı"nı okumaktan, televizyonlarda; "Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmeye mi çalışıyor?" tartışmalarını izlemekten bıktım, usandım!..

"Yetti be!" deyip, fırlatıyorum gazeteleri!.. "Gına geldi" deyip, değiştiriyorum kanalı!.. Yoksa, kusacağım!..

Gel de değiştirme!..

Kurbağa gibi "patlak gözlü" bir adam, zaten "sinir bozucu" sesiyle, "sinir bir konu"yu konuşuyor ekranda!..

Adam, tam bir "Herbokolog!"

"Siyaset" de biliyor, "futbol" da!..

"Terör" konusunda da uzman, "90-60-90" konusunda da!

Dedim ya; her boktan anlıyor!..

Tek kelimeyle "Herbokolog!"

...

NİYE HEP ULUDERE?

"Kerizi bol bir ülkede krizin bitmeyeceğini" bilen biri olarak; "Fenerbahçe krizi"nden sonra, sırada hangi krizin beklediğini merak ediyordum ki; "patlak gözlü" yine ekranda!..

3 gün önce "futbol uzmanı"ydı, şimdi de "terör uzmanı" olmuş, iyi mi?..

Amerikan gazetesi Wall Street Journal, bir süredir rafta duran "Uludere olayı"nı yazmış ve "Uludere olayı, ABD insansız hava aracı Predator tarafından verilen istihbarat üzerine gerçekleşti, ancak operasyonu Türk ordusu yaptı" demiş ya; ekranlar, aynı "Herbokolog"lar tarafından dolduruldu ve başladılar "ideolojik kusmuk"larını boca etmeye;

"İşte ABD gazetesi açıkladı; istihbaratı Amerika vermiş!.. Ama hükümet becerememiş, gitmiş vatandaşlarımızı bombalayıp, 34 kişiyi katletmiş!.. 34 kişinin katili bu hükümettir!.. Ve ayıca, istihbaratını ABD'den alan bir ülkenin bağımsızlığından da söz edilemez!"

Bu kafa var ya; "tın tın kafa"dır, "nato mermer, nato kafa"dır!.. Bu kafanın, ne "denge"lerden haberi vardır, ne de kapalı kapılar ardındaki "hesap-kitap"lardan!..

Evet; Uludere'de, "çok büyük bir yanlışlık" yapılmış ve maalesef "34 insanımızın ölümüne" yol açılmıştır!..

Tekrar ediyorum;

Burada bir "yanlışlık" yapıldığını hiç kimse inkar etmiyor!.. Bu operasyon; herkesin yüreğini dağladı... Ama, kendimize şunu da sormalı değil miyiz;

"Türkiye, terörle mücadele ettiği son 30 yılda 10 binden fazla insanını kaybetmedi mi?"

Aynı Türkiye;

¥ 2010 yılında 94 şehit verdi, çatışmalarda 240 kişi yaralandı... Yine aynı yıl, 23 vatandaşımızı da terörist saldırıda kaybettik.

¥ 2011 yılındaki terörist saldırılarda ise 114 asker-polis şehit oldu, 232'si yaralandı... Aynı yıl, terör olaylarında 18 vatandaşımızı da kaybettik!..

Yani, son 2 yılda toplam 249 şehit vermişiz... 472 kişi de yaralanmış...

Ben, işte bunu anlamakta zorlanıyorum: Hadi diyelim ki; Uludere'de "TSK'nın yanlışlıkla öldürdüğü 34 kişi"yi hemen her gün konuşuyoruz da, "PKK'nın katlettiği 249 kişi"yi niye hiç konuşmuyoruz?..

Yoksa, PKK'yı üzmek mi istemiyoruz?..

WSJ, YAHUDİ GAZETESİ!

Sabah-akşam "Uludere"yi konuşanlar, Uludere ile yatıp, Uludere ile kalkanlar, her şeyden önce "amacın tersine dönmeye başladığını" farketmiyorlar mı acaba?..

İlk günlerdeki "acıma" duygularının ve "gözyaşları"nın yerini; sırf bu "Herbokolog"lar yüzünden "öfke"ye bıraktığını görüyorlar mı?

Tamam, milletçe ağladık.

Ama, bu "ısrar" niye?..

Bu "ısrar"ın, bu defa da Wall Street Journal tarafından, tam da bugünlerde dile getirilmesinin ardında bir "hesap" bulunduğunu anlamamak için, herhalde "geri zekâlı" olmak lâzım!..

Bu haberin, "Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı'nın ABD ziyaretlerine denk getirilmesi" hiç kimseyi, niye düşündürmüyor?..

ABD'de, "Türkiye'nin terörle mücadelede başarısız olmasını" ve dolayısıyla "PKK'nın yaşaması"nı isteyen bir "lobi" var!.. Bu lobi, "İsrail lobisi"dir!..

İşte bu lobinin sahip olduğu gazetelerden biri de Wall Street Journal'dir, iyi mi?.. Böyle bir gazete, "terörle mücadele" eden Türkiye'nin hayrına haber yapar mı hiç?..

PKK'NIN EKMEĞİNE YAĞ!

Lütfen, şu ayrıntıyı da gözden kaçırmayın: "Uludere'de 34 kişinin ölmesi"nden bu yana, "insansız hava araçları" tartışılmaya başlandı...

Oysa, kısa adı İHA olan bu araçlar, "PKK'nın eylem yeteneği"ni hayli azaltmıştı!..

Ama, "Uludere olayı"ndan sonra, PKK eylemleri artmaya başladı!..

Bir önemli ayrıntı daha:

"3 şehit" verdiğimiz Hatay'ın Dörtyol ilçesi Amanoslar kırsalında "insansız hava aracı" uçurulmuyor!.. Bu da, PKK'ya rahat hareket etme imkânı veriyor.

Demek oluyor ki;

İHA'ların artması ile PKK'nın hareket kabiliyeti iyice azalacak ve belki yok olup gidecek!..

Bu da demek oluyor ki;

Üzerinden "5 ay" geçmesine rağmen, "Uludere olayı"nı her fırsatta gündeme getirenler, aslında "PKK'nın ekmeğine yağ sürüyor" ve "teröre oksijen" oluyorlar!..

Uzun lâfın kısası;

Uludere'ye hemen her gün ve hemen her fırsatta "ağıt" yakanlar, "PKK'nın ekmeğine yağ" sürmektedir...

Açık ve net söylüyorum;

Uludere için akıtılan "gözyaşı",

PKK için "cansuyu"dur!..

Ben bunu bilir, bunu söylerim!..

...


 Ali Karahasanoğlu

Terörist olmak varmış bu Türkiye'de!


PKK'nın silahlı eylemlerini “sigorta” olarak gören BDP'li Gültan Kışanak konuşuyor: “Türk halkı, Roboski (Uludere) katliamına isyan etmeli.”

Uludere olayı yaşanalı 4.5 ay olmuş.

Kışanak Uludere'yi gündemine alıyor da..

Daha bir gün önce, üç subayımız, bir erimizin şehid edilmesine hiç değinmiyor..

Diyemiyor ki, “Kürt halkı, askerlere karşı terörist saldırı düzenleyenlere isyan etmeli!”

BDP'nin diğer ismi Hasip Kaplan konuşuyor: “Başbakan'ın (Uludere ile ilgili) susması, suçu kabul etmektir.”

Kimse Kaplan'ın yüzüne, şamar gibi şu soruyu patlatmıyor: “Üç subay ve bir erimiz şehid edilmesine karşı suskunluğunuz, kınamada bulunmamanız, suçu kabul etmek olmuyor mu?”

Tek taraflı maç yapanlar sadece BDP'liler değil!..

Alın size, üç subayın ve bir erimizin şehid edilmesinden 16 saat sonra baskıya giren (son dakikada gelişen bir olay olmadığını hatırlatmak için saati veriyorum) Milliyet gazetesindeki köşesinde Derya Sazak'ın yazdıkları: “Uludere gerçeği.”

Gerçekten, Uludere'de yaşananların gerçeğini anlatıyor olsa, canım kurban..

4.5 aydır söylenenlerin tekrarı..

Bir başka kalem: Sedat Ergin.. Onun da köşesinde, şehid olan subaylarımız yok.

Onun yazısının başlığı da, “Uludere faciası ve erdemli devlet olmak.”

“Muhafazakar” diye takdim edilen Taha Akyol ne yazmış?

Diğerlerinden pek bir farkı yok: “Uludere faciasında kötü yönetim.”

Bu da solak Yalçın Doğan: “Uludere'de patlayan mayınlar.”

Ve son örneğimiz, “Hiçbirimizin yatacak yeri yok” itirafını yapan M. Ali Birand'ın, o sözünü yine haklı çıkartacak yazısı: “Uludere katliamında neden susuluyor?”

Ne demek istiyorum?

Şunu demek istiyorum: “Uludere'de devletin ‘hatasını' 5 ay tartışabiliyoruz da.. Amanos dağlarında PKK'nın ‘kastını' niye iki dakika tartışamıyoruz?”

Boşverin, “Ama biri devlet. Diğeri terör örgütü” mavallarını..

Terör örgütüne, terör örgütü gibi muamele ediyor musunuz?

“Yanından bile geçmememiz lazım. Sonuçta teör örgütü bu! Selam vermememiz lazım. Selam verenlere bile, ‘Merhaba' demememiz lazım!” diyebiliyor musunuz?

Utanmaz, arlanmazlar...

Köşeye sıkışınca, “Ama zaten onlar terör örgütü” dediğiniz katillerin yuvalarına gidip, röportajlar yayınlayan siz değil misiniz?

Terör örgütünün paçavralarının, Uludere'deki 34 çocuğun tabutlarının üzerine örtülmesine tek kelime ile itiraz etmeyenler, sizler değil misiniz?

Terör örgütünün elebaşısı için “Muhatap almak lazım” diyenler, sizler değil misiniz?

“Terör örgütü”nün elebaşısını, “önder kabul ettiğini” ilan edenlerin sözlerine kulak vermek gerektiğini söyleyenler, sizler değil misiniz?

Bu nasıl terör örgütlüğü!

!!!

Ne güzel bir iş bu?

Devlet hata bile etse; aylarca, yıllarca tartışacağız..

Ama terör örgütü, kasten/taammüden, an be an askerlerimizin kanına girse bile, onları iki dakika dahi konuşmayacağız!

İnsanın “terörist olacağı geliyor” hani!

Adam puşiyi sarıp, molotof atıyor.. Telefon konuşmalarından evindeki belgelere kadar onlarca delil onu işaret ediyor..

“Çok dikkat etmek gerekir. Ya molotof atan o değilse” diyerek, bin bir dereden su getirerek, üniversiteli militanı temize çıkartmaya çalışıyorlar..

Sıra devlete gelince.. “34 çocuk öldü ya.. Bu işin lamı cimi yok kardeşim. Sınırı kaçak olarak geçseler de.. Teröristlerden alışveriş yaptıklarını itiraf etseler de.. Devlet kılı kırk yaracaktı.. 100 askerin şehid edilmesine razı olacak, ama o çocukların yürüyüşüne engel olmayacaktı.. Devlet suçlu.. Devlet suçlu.. Suçlu işte kardeşim!” deyip, kestirip atıyorlar.

Puşili her halükarda masum.. Subaya kurşun sıkanlar bile, Deniz Gezmiş'i ile, İbrahim Kaypakkaya'sı ile masum...

Devlet ise, her halükarda suçlu!

Ne biçim adalet bu?

Şuna bile varım..

“Devlet suçlu. Ama bu suçta hükümetin kastı değil, olsa olsa kusuru olabilir” deseler, buna bile “Eyvallah” diyeceğim..

Ama hayır!..

Yetinmiyorlar.. “Devlet suçlu.. Başbakan suçlu..” diye devam ediyorlar..

Dertlerinin direkt “Başbakan” olduğunu itiraf ediyorlar..

Terörün kaynağına inecek, bölge insanı ile devleti barıştıracak “Başbakan”ı hedef tahtasına koyuyorlar..

İşte o zaman ben de, “Sizin derdiniz ‘Uludere'deki çocuklar' olamaz” diyorum..

Sizin derdiniz, “Başbakan'ı indirmek..”

“Ülkeyi tekrar darbecilere teslim etmek!”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Miraz
2012-05-22 21:52:19
Serdar Köse 34 Roboskili'nin katırlarla taşıdığı o bomba/mühimmatlara ne oldu peki ? Yukarıda Allah var ve O Allah'a şükürler olsun ki ; O Kürtlerinde Allah'ı. Zulme sessiz kalanlara da ateş dokunacak unutma. Yaşasın zalimler için Cehennem...
serdar köse
2012-05-21 10:17:39
bu iki cesur yazarın elleri öpülür.. helal olsun duruşlarına, tavırlarına.. birileri hala masumculuk oynasınlar.. şu soruyu gündeme almayan herkes suçludur.. PKK saldırılarındaki birinci etken neydi? cevap; katırlarla bomba ve mühimmat taşınıp karakol baskmak.. hala birileri masum köylüler masalı anlatsınlar bakalım.. eğer orda saldırı olmasaydı bugün 30-40 şehitimize ağıt yakılacktı
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim