• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

UĞUR, DÜN-DAR AMA BUGÜN GENİŞ!

Fatih Tezcan

UĞUR, DÜN-DAR AMA BUGÜN GENİŞ!

Sosyal paylaşım ortamlarından birisinde geziniyorum…Yeni bir sinek vızıltısının videosunu seyrediyorum…

Uğur Dündar, Star Tv’nin ana haber bülteninde bir sunum yapıyor…

Yaklaşık elli çocuk Cuma namazı kılmış da!Hepsinin üzerinde okul üniforması varmış da…

Ve öğretmenleriyle beraber saf tutan bu öğrenciler İstanbul’da eğitim veren özel bir ilköğretim okulunun öğrencileriymiş…

İşte o görüntüler diyor Uğur DÜN-DAR…

Görüntülerde ‘bu memleketin genlerini taşıyan insanlar’a ters hiçbir unsur yok ama haber öyle bir dille ve sesle sunuluyor ki, bir yabancıya görüntüleri göstermeden sadece müziği ve sesi dinletseniz dahi kesinlikle bir gerilim filminin fragmanı ya da Edirne’den giriş yapan Yunan birliklerinin anlatımı falan zan eder…

Gülüyorum…

Vtr’nin altında “OKULDAN CUMAYA…” yazıyor…Aynen bu okuduğunuz şekilde, yani CUMAYA…

Ünlem ve üç nokta arasında kararsız kalan Dün-dar, tercihini ‘bu başlık burada değil Kemalist saplantıların eşliğinde yapacağınız yorumlarınızda biter’ dercesine üç noktadan yana kullanmış…

Biz ‘Okuldan Cumaya…’ diyoruz ama gerisini siz düşünün ve yorumlayın, Atatürk’ün ülkesinde Atatürk’ün çocukları bakın ne haldeler, hadi boş durmayın, en azından dillerinizi dişlerinizin arasına alıp ‘tı’ deyin ve bunu üç kez tekrarlayın bari” diyor adeta Kemalizm’in yakışıklı militanı…

Çok akıllı…

Ama aklı, Cuma namazına göre düzenlenmeyen okul saatlerini taakkul edecek düzeyde değil…

Çünkü sadece akıl, akl-ı selim değil…

Çok dürüst…

Ama dürüstlüğü, çocukların aynı üniformalarla parklarda çektikleri esrarları, gittikleri barları, seviştikleri kızları haberleştirmesine yetecek düzeyde değil…

Kız anasına damat adayını tanıtmak için kısa tarif olsun diye “çocuğun ailesi çok mutaassıp ve muhafazakâr bir ailedir” falan derler ağız alışkanlığıyla…

Oysa bilirsiniz ‘taassub’ utanılacak bir şeydir! Peki ya bu gibiler için?

Tabi ki hayır zira “taassub, yobazlık, bağnazlık” gibi yakın anlamlı kelimeler bir asırdır Müslümanları tahkir için kullanıldığı için, şu ülkenin aslında en mutaassıb=yobaz=bağnaz kesimi olan Kemalistler(Atatürkçüler değil Kemalistler!) asla utanmazlar ‘Kemal Fanatizmi’ içeren resimlerinden!

 Kamal, (Kemal değil son dönemde Kamal!) vatanı kurtardı(?) ya! Tamamdır…

Türkiye Cumhuriyeti’nin mi yoksa Türk Dini’nin mi kurucusu, tartışılır…

Türkçülük akımının kurucularından Munis Tekinalp’e göre (aslı Mois Cohen adlı yahudi) ‘Türk’ün yeni dini Kemalizm’di…

Mustafa Kemal, Samsun milletvekili Ruşeni Barkın’ın ‘Din Yok Milliyet Var’ adlı kitabına ‘bravo’ derkenarları düşüyordu…

Meraklısı varsa ‘Türk Dini Projesi’ni araştırabilir…

Kur’an’dan Medine’nin hüküm ayetleri çıkarıp, yerine Atatürk suresi, vergi, askerlik, milli mücadele, trafik vb ayetlerini içeren sureler yerleştirmeyi ön gören kafalar kimlermiş bakın bakalım…

Dün-dar’ın hazırladığı bu haberin altına bunları neden mi yazıyoruz?

Çünkü Müslümanlar bu ülkede Kemalizm dönemi olan yaklaşık son bir asırda yanlış bir savunma psikolojisi içinde eksik argümanlar geliştirdiler…

Malcolm X’in mükemmel bir sözü vardır: “Attığın zaman kuklayı değil kuklacıyı vuracaksın!”

Müslümanlar bunu yapmadı veya yapamadılar.

Uğur Dündar kimdir?

Son tahlilde iri bir televizyon kanalının haber sorumlusu…

Neden sadece ona atalım?

Bu gibi kimlikler kendi adlarına bir şey midirler?

Tabi ki hayır…

Bu gibiler gölgesine sığındıkları Mustafa Kemal Atatürk isimli, en iyimser yorumla ‘deist’ yani tanrı-peygamber-kitap inancı olmayan ama bir yaratıcı olabileceğine bazen inanan ve kesinlikle dinsiz bir adamın ideolojisine bağlanan, hayatın, dolayısıyla Cuma günü öğle saatlerinin, Allah’ın kitabında emrettiği şekilde dizayn edilmesini kaldıramayacak düzeyde laiq insanlardır.

Kemalisttirler, Atatürkçü değildirler!

Bu fark çok çok çok önemli ve kritiktir.

Kemalistler, toplumdan Allah’a inanan ama Atatürk’ü de seven insanları biraz daha ‘bilinçlendirerek’ deistleştirmek isterler.

Kemalistler ‘Atatürk’ün devrim ruhunu ve yolunu’ iyi bildiklerinden pragmatistdirler.

Bundan dolayı önderlerinin yaptığını yapar ve genellikle Allah’ı inkâr boyutlarını ön plana çıkarmazlar.

Laf arasında, bu stratejiye karşı nasıl bir tavır alınması konusunda kafası karışık olanlara misal vermem gerekirse, bence, Haksöz Grubu’nun perspektifi ideale yakındır.

Detayı sonraya kalsın…

Benim isteğim ve usülüm, her İslam Düşmanlığı kokan konuda merkeze yani Mustafa Kemal’in fikriyatının arka planına atış yapılması gerekliliğidir.

1-2 senesini veya 50-100 kitap okumaya yetecek kadar vaktini araştırmaya veren birisi dahi Atatürk’ün psikanalizini ve pragmatizmini çözebilir…

Bunu yapamayacak durumda olanlar ise yapanların araştırmalarını ve analizlerini olabildiğince paylaşarak maslahata katkıda bulunabilirler.

Ama, misalden gidecek olursak, şu konuda sadece Uğur Dündar’ı eleştirmek ucuzdan da ucuz, sığdan sığ, korkakça bir tavır olacaktır.

Fakir’in 4 dakikalık bu habere 4 sayfa Anti-Kemalist tavzihi bir misal olabilir…

Başörtüsü ve Kürt meselesi başta olmak üzere tüm konular böyledir…

Mesela, Türkiye’de ne namaz ne başörtüsü ne Kürt sorunu vardır, bu ülkede evvel emirde Kemalizm sorunu vardır!

Uğur Dündar ve benzerlerinin gerilim veren haberleri Kemalist kitleleri selamlayan ama aynı zamanda ayrılıkçı hisleri körükleyen ürünlerdir.

Zaten Kemalizm özünde ayrılıkçılıktır!

Ayırmadan laiq olunur mu?

Yoksa Dündar, okul ve cami, ders ve namaz, üniforma ve takke diye ayırmadan nasıl bu haberi yapacak?

İşte laiklik tam da budur!

Tayyip Erdoğan bir demecinde ‘kişi değil devlet laik olur’ demişti de gülmüştüm…

Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Başkanı Salih Akdemir’in “Laiklik Kur’an ile uyum içindedir” safsatasını okuduğumda da gülmüştüm…

Öyleyse kavga nedendir?

Örneğin, Uğur Dündar’ın haberindeki çocuklar, laik davranmayıp, okul ve camiyi, eğitim ile ibadeti, üniforma ile takkeyi birleştirdikleri için bir haber değeri kazanmışlardır!

Bu haberin arka planındaki düşünce, populist ifadelerde kendine yer bulduğu gibi “Laikliğin yanlış yorumlanması” falan değil bihakkın Laikliktir!

Laiklik, kanser telakki edilen dinin devlet erkinden kovulmasından başka nedir?

Hrıstiyanlık’a karşı çıkışla kavramlaşması normaldir zira o Hrıstiyanlık hakikaten kanserdi.

Ama bu Laikliği, özünün üstü hurafelerle örtülmüş olmasına rağmen bir çırpıda öz normları ortaya çıkarılabilecek İslam’a ve İslam İnsanları’nın hayat biçimlerine taşımak temayülü nereden gelmektedir?

Sorun Kamal’a!

Sorun Dündar’a!

Sorun Kemalistler’e!

Göreceksiniz ki

Sorun Kemalizm’de!

Bu arada Dündar, haberin sonunda “İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Mumammer Yıldız, öğrencilerin velilerinin onayıyla ders saatleri dışında camiye gidebileceklerini, öğretmenlerinin de onlara eşlik edebileceğini söyledi. Biz de sorumlu gazetecilik anlayışımız gereği hiçbir yorum yapmadan aktarıyoruz” diyor…

Bu eyyam bana iki şeyi söyletir…

Birincisi, Uğur Dündar, soyadının gereğini yapmaya başlamıştır.

Yani hala militanca haber yapmakta ama finalde artık kendine gelmektedir…

Kemalizm altında inletilen bu ülkede Dün-dar’dı ama bugün genişleme başlamıştır!

Kendine gelen hem kendine hem memlekete iyi eder…

İkincisi, Kur’an ayetleri kıyamet kopana kadar değerlerini, geçerliliklerini ve yaşanabilirliklerini koruyacaklardır.

Öyle ya…

Alak Suresi 9.ayete bakar mısınız?

Ya da Bakara 6’dan başlayıp tam on ayet okumaya ne dersiniz?

Mustafa Kemal Atatürk, özellikle o kısmını kendi kaleme aldığı Lise II Tarih kitaplarında, “Cemiyetini kurtarmak isteyen Muhammed, Kur’an’ı yazdı” derdi…

Hiç insan elinden çıkmışa benziyor mu okuduğumuz ayetler?

Şu şifrecilik işlerinden hiç haz etmem ama mütebessim bir istisna yapacağım…

Kemalizm’in merkezi Dolmabahçe’nin içki sofraları yani İstanbul’du değil mi?

Gözünü sevdiğim 34 plakası, İstanbul’dan her çıktığımda gördüğüm yerlerde gözüm arar onu…

Tam da Kur’an’ın 34.suresinin hem de 34.ayetine bakar mısınız? :)

 

Fatih Tezcan

Analiz Merkezi GYY - Şam

fatihtezcan@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim