• BIST 105.101
  • Altın 147,354
  • Dolar 3,4874
  • Euro 4,1874
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 31 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

TÜRKÜM, DOĞRUYUM VE DEVLETİM SUÇLU!

TÜRKÜM, DOĞRUYUM VE DEVLETİM SUÇLU!
Bütün bu “dostluk”, “kardeşlik” ve “birarada yaşamak” sözleri arasında, kimvurduya giden, gargaraya gelen bir gerçek var. En temel sorunun cevabı unutulup gidiyor.Soru şu: Kürtler dağa niye çıktı?

 

 

 

 

 

Cevap belli: Türkiye devletinin politikaları yüzünden.

Herhalde dağda yaşamaya ve temiz hava almaya meraklı oldukları, doğayla kucak kucağa kültürfizik hareketleri yaparken havadan bombalanarak öldürülmeyi sevdikleri için değil.

Devletin onyıllarca uyguladığı inkâr, aşağılama, baskı ve şiddet politikaları olmasaydı, ne savaş ne de barış olacaktı, ne “dostluk” ve “kardeşlik” ne de Habur kapısından girişler gündeme gelecekti. Kuzu kuzu yaşayıp gidiyor, kendi işimize bakıyor olacaktık, abes işlerle iştigal etmeyecektik. Bazılarımız elbet bu devletle mücadele ediyor olacaktı yine, ama bu mücadelede “Kürt” ve “Türk” kelimeleri yer almayacaktı.

Kısacası, “Suçlu kim” sorusunun cevabı “Türkiye devleti”.

Bu temel soru ve sorunun basit cevabı unutulunca, “show” yaptı diye DTP’yi suçlamak, silah bırakmıyor diye PKK’yle uğraşmak, Ahmet Türk veya Emine Ayna’nın söylediği her lafta kusur bulmak kolay. İkide bir Kürtler arasındaki milliyetçi eğilimlerden şikâyetçi olmak kolay. Şehit ailelerinin acısına ağlamak kolay. Her türlü silahlı siyasetin yanlışlığını ve tüm milliyetçiliklerin kötülüğünü anlatmak kolay.

Kolay da, önce şunu unutmayalım: Türklerin 25 yıldır, Kürtlerin 80 yıldır birbirleriyle yaşadıkları tüm sorunların sebebi Türkiye devleti. Üstelik, Ermeni sorununda olduğu gibi “eski” bir devlet değil; bildiğimiz, tanıdığımız, bugün de ensemizde boza pişiren, mevcut devlet.

Şehitlerin de, ülkenin koca bir bölümünün savaş alanına dönüp yoksul kalmasının da, savaşa akıtılıp sağlık ve eğitim hizmetlerinden esirgenen devasa kaynakların da suçlusu ve sorumlusu bu devlet.

Kürt örgüt ve kurumlarına yönelttikleri her eleştiri ve suçlamadan önce, Türk yazar, gazeteci ve siyasetçileri bu gerçeği akıllarından kısaca geçirirse, Açılım’ın başarı olasılığı yükselir. Okullarda her sabah hep bir ağızdan “Türküm, doğruyum, çalışkanım, savaşın suçlusu da devlettir” dense, Açılım’ın başarısı garanti olur.

Kürtlere ise bunu hatırlatmaya gerek yok. Çocuklarının niye dağa çıktığı konusunda en ufak bir yanılgıya düştüklerini sanmam.

Kürtler dağa çıkanların niye çıktığını bildiği gibi, bugün neyi başarmış olduklarını da biliyor.

Herkesin daha kolay kabulleneceği bir örnek vereyim.

Filistin Kurtuluş Örgütü, İsrail devletine karşı ilk askerî eylemini 1965 yılının ocak ayında gerçekleştirdi. Başarısız bir girişimdi. Beyt Şemeş şehrinde bir su kanalına yerleştirilen bomba keşfedilerek etkisizleştirildi. Bombayı yerleştiren Mahmud Hicazi yakalandı.

Bunu izleyen 45 yılda FKÖ, İsrail içinde ve dışında pek çok kanlı eylem gerçekleştirdi. Üstelik ölenler ve öldürülenler sadece İsrailli değildi.

Ve bütün bunların sonucunda, Filistin halkının özgürlük mücadelesinin bir arpa boyu yol gitmiş olduğu da kuşkulu. Öyle değil mi?

Bir açıdan öyle. Özgürlük 1965’te ne kadar uzaktıysa, bugün de o kadar uzak. Tüm Filistin topraklarını kapsayan laik ve demokratik Filistin devleti bir yana dursun, “mini” devlet bile görünürde yok. Ölüm, yoksulluk ve dışlanma Filistinlilerin kaderi olmayı sürdürüyor.

Ama bir önemli fark var. İsrail’in kurulduğu 1948’den 1965’e kadar, “Filistin sorunu” diye bir şey yoktu. Dünya habersiz, İsrailliler mutlu, bölge sütlimandı. Bugün, Filistin sorunu çözülmeden bölgede barış ve istikrar olamayacağını Benyamin Netanyahu’dan sağır sultana kadar herkes biliyor.

İşte, bunu başardı FKÖ.

Etnik temelde siyaset yapmak kötüdür, peki. Silah kullanmak her koşulda yanlıştır, peki. Şiddetin her türlüsüne karşı olmak gerekir, iyi.

İyi ama, başka ne seçeneği vardı Filistinlilerin? İsrail devletine güzel güzel laf anlatıp çok ikna edici bir şekilde konuştukları takdirde meseleyi halledeceklerini düşünen var mı?

Peki, Kürtlerin başka ne seçeneği vardı? Başka ne seçenek bırakmıştı Türkiye devleti onlara?

Kendilerine bırakılan tek seçeneği kullandılar, dağa çıktılar. Ve başardılar. Şimdi seviniyorlar.

Sevinmelerini yanlış bulanlar, suçlunun kim olduğunu düşünüversin. Olmaz mı?

İslamiGündem

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim