• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Türkler Vesayetten Kurtuldu, Kürtler de PKK’dan Kurtulmalı!

Türkler Vesayetten Kurtuldu, Kürtler de PKK’dan Kurtulmalı!
Türkiye’nin askeri vesayetten kurtulduğunu vurgulayan Kürt aydınlar, artık Kürtlerin de PKK vesayetinden kurtulması gerektiği görüşünde. Bunu başarabilmenin yolu da daha cesur davranmak.

KÜRT AYDINLAR, KÜRT SORUNU YERİNE PKK’NIN KONUŞULMASINDAN RAHATSIZ

Yolu Diyarbakır’a Mardin’e, Şırnak’a düşenler mutlaka tanışmışlardır ama eminim ilk kez tanışacak olanlar da bu söyleşi nedeniyle onları tanıyacak.

Defalarca gittiğim Diyarbakır’da tanıdım Tahsin Sever’i ve yaptığımız sohbetleri kadroyu genişleterek bu kez buraya taşımaya karar verdik. Kürt sorununa ilişkin herkes bir şeyler söylüyor, kimi Apo’yu kahraman ilan ediyor, kimi KCK operasyonlarının “Kürt siyasetçilerinin demokratik zeminde siyaset yapmalarının önünü tıkadığını” dile getiriyor. Hepimiz birşeyler söyledik bu konuda. Ama asıl konuşması gerekenleri, Kürtleri, pek de dinlemedik. Ben bu söyleşide şunu fark ettim ki, konuşmak isteyenler seslerini duyuracak mecra bulamamışlar aslında.

Asıl sorun değil PKK konuşuluyor

Cumhurbaşkanı “güzel şeyler olacak” Aysel Tuğluk da “ortalık kana bulanacak” dedi. Bir tarafta güzel şeyler olmaya devam ediyor, diğer tarafta ise çözümü sabote etmek için birileri ellerinden geleni yapıyor. Siz bütün bu olanları nasıl algılıyorsunuz?

TAHSİN SEVER: Osmanlı’da gecikmeli olarak çıkan Kürt sorunu Cumhuriyetle birlikte kronikleşmiştir. Hükümetler gelmiş, gitmiş, cumhurbaşkanları başbakanlar değişmiş, ancak Kürtlere karşı devletin politikası bir türlü değişmemiş ve bu bakış açısı da devletin resmi politikası haline gelmiş.

Nedir bu devlet politikası, nasıl tanıımlıyorsunuz bunu?

TAHSİN SEVER: Hani kimileri diyor ya “PKK ortaya çıktı Kürt davası, kamuoyuna mal oldu”, aslında tam tersi. Türkiye, değişen dünya koşullarını göz önüne alarak politikalarını gözden geçirmek ve değiştirmek zorunda kaldı. Çünkü Türkiye de globalleşen dünyaya entegre olmak istiyordu. Sorun doğru bi şekilde gündeme oturmamaktadır. Niye oturmuyor? Çünkü Kürt sorunu diye daha çok PKK’yı tartışıyoruz. Gündem ağırlıklı olarak PKK ve estirdiği eylemler. PKK’nın ilk silahlı eylemini yaptığı 1984 yılından bugüne kadar Kürt Sorunu nedir, ne değildir tartışmak yerine PKK’nın yaptığı eylemler konuşuluyor tartışılıyor. Kürt halkından öte PKK, PKK’dan öte Abdullah Öcalan gündemin ana başlığı haline getirildi. Sonuçta örgütler de o örgütlerin liderleri de birer araçtır. Ne için, kendi halklarının özgürlüğünü sağlamak için.

Araç derken, PKK’yı Kürt sorununda nereye koyuyorsunuz?

Bu sorun artık silahla çözülmez

PKK eğer Kürt milli hareketi olsaydı, kendisini bir özne olarak koymazdı, bu işin bir aracı olduğunu bilirdi. Ama PKK bugün özne durumunda ve yarattığı gündemlerle Kürt sorunun üzerini örtmektedir. Bir örgütün sorunu bir milletin sorunuyla özdeşleştirilemez. Bazı aydınlarımız da aynı soruları sormaya başladı. PKK sorunu mu Kürt sorunu mu? PKK sorunu mu vardı, bir milletin bir halkın sorunu var. Kürt sorunu nu PKK’yla çözebilir misiniz, bir milletin sorununu kendisine endeksli silahlı eylemlerle çözülmez. Onunla çözmeye kalkışırsanız o zaman PKK’yı konuşursunuz. Otuz yıldır aynı hata yapılıyor. Haksızlığa uğramış bir toplumun sorunlarını konuşmak yerine PKK ‘yi tartışmak haksızlıktır.

Şiddet Kürt siyasetini ezdi

Peki, PKK’nin Kürt halkının tek temsilcisi görünmesinin sebebi, Kürt halkının buna razı olmuş görüntüsü değil midir? PKK kendisini konuşturuyor, gündem oluyor ve sorunlarının üzerine kapatıyor ama Kürt halkı da çıkıp buna itiraz etmiyor?

TAHSİN SEVER: 12 Eylül ile öyle bir atmosfer yaratılmıştır ki, siyasi olan olmayan herkes öyle bir şiddete tabi tutulmuştur ki, insanlar sağlıklı bir şekilde düşünemez hale gelmiştir. Doğrudur yanlıştır ama yaşananlardan sonra herkesin kafasında “şu sisteme, şu statüye, şu baskıya, şu zulme kurşun sıkacak bir yapı lazım” fikri oluşmuştur. Tam da o süreçte, PKK silahlı mücadeleye başladığında, birçok kişi hiç muhasebe yapmadan, ya destek vererek ya eline silah alarak bir şekilde tepkisini ancak böyle gösterebilmiştir. Nihayetinde şiddet atmosferi tüm Kürt siyasi yapıların ezilmesiyle sonuçlanmış, geride bir tek yapı bırakmıştır: PKK. Dünyada sizin müttefikinizin kalmadığı bir dönemde, sosyalizm yıkılırken, biz de sosyalizmi rehber alan silahlı bir mücadele başlatıyoruz. Ve derin devlet bir şekilde silahlı mücadelenin oluşmasına ve desteklenmesine icazet vermiştir.

Kürt aydınlar en az Türk aydınlar kadar cesur davranmalı

Demokrat Kürtler PKK’ya mağlup mu oldu?

TAHSİN SEVER: Sonuçta, biz Kürt Sorununu sağlıklı bir şekilde tartışamadık. Nasıl çözüleceğine dair fikir üretemedik. Çünkü, Kürt halkı iki silahlı gücün arasında ezildi. Bu toplum, bir taraftan askeri vesayet altına alınmak istenirken, diğer taraftan PKK kendi vesayetine almaya çalıştı. Silahların konuştuğu bir dönemde bizim konuşmamız, sesimizi yükseltemiz, çözüm üretmemiz pek mümkün olmadı.

MEHMET BEHLÜL YAVUZ: Bölgede yaşayanlar olarak bugüne kadar bizim sesimiz pek çıkmadı. Yaklaşık onbeş senedir zaman zaman 5000 imzalı bildiriler yayınladık, medyaya gönderdik sesimizi duyurmaya çalıştık. Tek satırını görme şansımız olmadı gönderdiğimiz mecralarda. Olli Rehn ile Diyarbakır’daki bir görüşmemizde olanların yanlışlığını dile getirdiğimizde dedi ki “sen kimsin”? Dedim ki “Ben Behlül’üm”. Dedi ki “kaç oyun var”? Ben de “hiç oyum yok” dedim. O da “seçilmişleri muhatap alırız” diye cevap verdi. Ben de “Bana diyorsunuz ki dağa çık, insanları katlet, ondan sonra senin de oyun olsun, öyle mi?” Dedim.

Peki PKK eşittir Kürt sorunu olmaktan nasıl çıkabilir?

MEHMET CELAL BAYKARA: Şu anda devlet, Kürtlerin durumunu iyileştirme noktasında duruyor. Biz Kürtler de kendi vesayetimizi kırmak için cesurca davranmalıyız. Türk halkı askeri vesayetten kurtuldu. Kürtler olarak bizler de kendi vesayetimizden kurtulmamız gerekiyor. Kürt aydınları olarak sesimizi bu mealde daha net ve daha iyi bir şekilde çıkartmamız lazım. Biz Kürt aydınları da Türk aydınları kadar cesur olmalıyız kendi vesayetimizden kurtulmak konusunda. Türk aydınları yıllardır mücadele ediyorlar, askeri vesayetten kurtulmak için ve başarılı da oldular. Biz de başarılı olabiliriz.

Gözümüzün önünde insanlar öldürüldü

PKK’nin mücadeleye başlamasında bilinçsiz bir destek var yani? Aynı zamanda karanlık bir süreç bu.

TAHSİN SEVER: Doksanlı yıllara geri mi döneceğiz tartışmaları yaşanıyor şimdilerde. O yıllarda PKK’nın silahlı mücadelesinin üzerinden Kürtler baskı, zülum ve katliamla karşı karşıya bırakıldılar 90-96 yıllarında. O dönemde faili meçhule kurban gidenlerin çoğunun PKK’yla organik bir bağı olmamasına rağmen gözümüzün önünde insanlar öldürüldü. Kürt halkına “bu örgütün üyesi ol ya da olma, bu şiddet girdabından mutlaka geçeceksin” mesajı verildi.


star

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim