• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN İKİ SANCISI

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İKİ SANCISI
Gazeteci-Yazar Ahmet Taşgetiren, Türkiye Cumhuriyeti'nin 86 yıldır çözüm bekleyen iki sancısını açıkladı. Taşgetiren, Nur İlim ve Kültür Vakfı'nın konferansında önemli açıklamalar yaptı.

 

 

 

 

 

Ahmet Taşgetiren, ‘Cumhuriyet toplumun manevi değerleriyle kavga etmeden bir sistem kursaydı; bugün farklı bir Türkiye olurdu’ dedi. Taşgetiren, ‘Halkı istedikleri çizgide tutmak için baskı yaptılar. Dini kabul ettiler ama sınırlı yaşanmasını istediler’ diye konuştu.  Gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren, Nur İlim ve Kültür Vakfı’nın, Nesil Yayınları Av. Bekir Berk Toplantı Salonu’nda düzenlediği seminerde Türkiye’nin sancılı konularını ve çıkış yollarını anlattı.

TÜRKİYE’NİN İKİ SANCILI ALANI VAR

Osmanlı Devleti’nin prensip olarak İslam’ı üstün değer olarak gördüğünü ve Cumhuriyet dönemine gelince İslam’ın bu özelliğinin devre dışı bırakıldığını belirten Taşgetiren, Türkiye’nin iki sancılı alanından birincisinin din-toplum ve devlet, ikincisinin ise etnisite olduğunu açıkladı.

 

SİSTEM İLE HALK ARASINDA ÇATIŞMA VAR

 

Cumhuriyet dönemi ilk kadrolarının dinin toplum üzerindeki etkisini çok iyi bildiğini belirten Taşgetiren, ‘Bu yüzden onlar; din olsun ama halk bizim istediğimiz ölçüde dini yaşasınlar, düşüncesini savunmuşlardır.’ diyerek şu açıklamayı yaptı:

‘Toplumun dini sınırlı olarak yaşamasını istediler. Bu düşünceyi kabul ettirmeleri için dini istedikleri gibi yorumlayacak din adamlarını aradılar. Dini hassasiyeti olan bir toplumu yeniden şekillendirmek istediler. Ama bunu halk kabul etmedi. O yüzden sistem ile halk arasında hala bir çatışma var.’

TOPLUMU SOPA İLE TERBİYE ETMEK İSTEDİLER

Taşgetiren, ‘Tek parti döneminde toplum sopa ile terbiye edilmek istenmiştir’ diyerek şunları belirtti:

‘Ben bu çalışmayı sera toplumu ifadesiyle açıklıyorum. Sistemin sahipleri toplumu dönüştürmek istedi. Kendi ideolojilerini kabul ettirip kriterlerine uygun yeni nesiller istediler. Ama toplum bunu kabul etmedi. Toplum özgürlük problemi yaşadığını söylerken sitem toplumu dönüştüremedim, diyordu. Bu durum 1950’li yıllarda çok partili hayata geçene kadar devam etmiştir. Ama sıkıntı bitmemiştir. Bu seferde sistem tepkisini darbeler yaparak göstermiştir. Hala da sıkıntı devam ediyor’

SİSTEM DARBELERLE KENDİNİ KORUDU

Cumhuriyetin ilk yıllarında din-devlet ve toplum ilişkisinin iyi tanzim edilmemesinden kaynaklanan sorunların günümüze kadar yansıdığını belirten Taşgetiren, sistemin darbelerle kendini koruduğunu ve toplum üzerinde etkili olmak için mücadele verdiğini kaydetti. Özel yetkilendirilen kurumların Meclis iradesini bile gölgede bıraktığını söyleyen Taşgetiren, en yakın örnek olarak Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü konusunda verdiği karara değindi. Mahkemenin kanunları esastan görüşme yetkisi olmazken Ali Cengiz oyunu ile konuyu başka yerlere bağlayıp kanunu iptal ettiğini anlattı.

LOZAN’DA İSLAM TEZİ SAVUNULDU

Türkiye’nin ikinci sorunu olarak gördüğü etnisiteyi de açıklayan Ahmet Taşgetiren, süreci anlatmaya Lozan Anlaşması’ndan başladı. Lozan’da azınlıklar konusunun tartışıldığını, itilaf devletlerinin özellikle Kürtleri de azanlık grubuna dâhil etmek istediğini vurgulayan Taşgetiren, İnönü’nün başkanlığındaki heyetin bu oyuna gelmediğini söyleyerek şunları anlattı:

‘Ogün Türk heyeti Müslümanlar içinde azınlık yoktur, demiştir. Tek millet tezi savunulmuştur. İslam tezi savunulmuşlardır. Böylelikle sadece gayri müslimler azınlık olarak görülmüştür. Ama anlaşma yapıldıktan sonra Cumhuriyet bu tezi ülke içinde sürdürmemiştir. Doğu’da baskıları artmıştır. Dini konulara ise sınırlama getirilmiştir.’

KÜRTLERİ VE TÜRKLERİ İSLAMDAN UZAKLAŞTIRMAK İSTEDİLER

Taşgetiren,  Türkiye’de yaşanan çıkmazı anlatmak için Şeyh Said’in torunu olan 11. Dönem DP’den ve 19. Dönem DYP’den Erzurum Milletvekilliği yapmış olan Kürt kökenli siyasetçi Abdülmelik Fırat’ın bir sözünü hatırlattı: ‘Kemalist proje Türkleri dinden uzaklaştırmak için kurulmuştur. PKK projesi de Kürtleri İslam’dan uzaklaştırmak için kurulmuştur. İkisi de birbirinden ayrı gibi görünse de bu noktada birbirini destekler hale gelmiştir.’

Seminer sonunda Ahmet Taşgetiren'e, Nur İlim ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Fırıncı tarafından hediyesi takdim edildi

MoralHaber

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim