• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 9 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Tuncay Güney Tayyip Erdoğan'la Görüşmüş!

Tuncay Güney Tayyip Erdoğanla Görüşmüş!

 






Bu sözler,Tuncay Güney’e ait.Konuşma,1998 yılında,gazeteci Kemal Kaplan ile Tuncay Güney arasında geçiyor.Konu ilginç.Güney elindeki “Mesut Yılmaz-Abdullah Çatlı” fotoğraflarının nasıl paraya çevrileceğinin peşinde…

Tuncay Güney,Vakit ve Yeni Şafak gazetelerinde çalıştıktan sonra,kendisiyle birlikte,Strateji dergisini ikinci kez çıkarmak üzere çalışmaya başlayan Kemal Kaplan’dan,fotoğrafları Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan’a satmasını ister.

Kaplan,her ne kadar yapacağı işin gazetecilik faaliyetiyle bağdaşmayacağını düşünse de Güney’in istediğine boyun eğer:

“Kendimi kanıtlamam için fırsat doğmuştu.Neden kendimi kanıtlamam gerektiğini ise bilmiyordum.Ya mesleğim,ya da Tuncay’la birlikte başlayan,adının ne olduğunu bilmediğim yeni kariyerim arasında karar vermem gerekiyordu.Ancak belki de işler sandığım gibi sarpa sarmazdı.Kimsenin haberi olmadan bunu çözebilirdim.Son düşünce,beni daha çok rahatlatıyordu.Buna tutunarak,Tuncay’a,

‘Olur,Recai Kutan’a bu fotoğrafı götürürüm’ dedim.

“-Harika…Korkuyorsun değil mi?

“ –Evet.

“-Çok normal.Fakat korkacak bir şey yok.Öncelikle yasa dışı bir şey değil.İçinde bulunduğumuz dönemin fırsatlarını değerlendiriyoruz sadece.

“Haklı olabilirdi.Belki de haklıydı.Yasa dışı bir şey değildi.Fakat bana son derece yabancı ve ters bir durumdu.

“-Sen önce Recai Kutan’la görüşme fırsatı yakala,sonrası çorap söküşü gibi gelir.

“ -Ya,basına deşifre ederse olayı?

“- Sen deli misin bunlar siyasetçi,siyaset için her şeyi yaparlar,kimsenin ruhu duymaz.Ben Tayyip Erdoğan’la görüştüm,geçen sene.Hem de içinde bulunduğu parti aleyhine bir görüşmeydi.Hiç çıkıp da,basına bir açıklama yaptı mı?

“- Hıı.İlginç,Tayyip Erdoğan’la mı görüştün? Ne görüştün,diye sordum heyecanla.Tuncay hemen kapattı kendini.

“Sonra anlatırım bunları,şimdi işimize bakalım.

“Artık bununla ilgili hiçbir şey öğrenemezdiniz Tuncay’dan.Bir anlık heyecanla gaflete kapılmış,olayın devamını sormuştum.Adamda bir savunma mekanizması devreye giriyor,hemen kendini kapıyordu.Öldürsen anlatmaz…Ben de meraktan çıldırırım…” (Kemal Kaplan,Köstebek – JİTEM-MİT ve MOSSAD Üçgeninde Tuncay Güney ile 240 gün,Stigma yayınları,Mayıs 2010,s. 35,36.) Sonuç olarak Kemal Kaplan Recai Kutan’la fotoğraf işini görüşür.Kutan Kaplan’ı,pazarlık için Nevzat Yalçıntaş’a yönlendirir.Yalçıntaş,Güney’in istediği 150 bin doları çok bulur…

 

Ergenekon soruşturması,2001’deki Emniyet ifadesine dayandırılan Tuncay Güney,bu konuşmadan kısa bir süre sonra,Tayyip Erdoğan’ın arkadaşı Sarıyer Belediye Başkanı Yusuf Tülün ile de görüşür.Konu,bu kez Erdoğan’ın Yargıtay’da bekleyen cezasıdır…

“ERGENEKON DÜĞMESİNE ABD BASTI”

Güney’in Emniyet ifadesinin,Ergenekon tertibi olduğunun en açık işaretlerden biri de yine kitapta yer alıyor.Kemal Kaplan,soruşturmanın ilerleyen aşamalarında,Kanada’da bulunan Tuncay Güney’le Messenger üzerinde konuşmaktadır.5 Mayıs 2009 tarihli bilgisayar kaydına göre Güney şöyle söyler:

“Benim ifadem olmadan,bu içerideki ne Perinçek kimse çıkamaz.Adam gibi ifade versem,kıçımı başımı oynatmazsam çıkarlar.” (s.223.)

Kaplan,Güney’le 17 Nisan 2010 tarihinde bir görüşme daha yapar.Konu,Ergenekon operasyonunun asıl sahibinin kim olduğudur.Bilgisayar kayıtlarına göre görüşme şöyledir:

“Kemal: Kim yapıyor peki ABD mi.?

“Daniel: ABD tek başına değil.

“Kemal: Düğmeye ABD mi bastı?

“Kemal: Kim var ABD’nin yanında?

“Daniel: Bir takım ülkeler de var.

“Daniel: Aslında her şey ortada.” (s233.)

Gerçekten de aslında her şey ortadaydı.Güney’in ilişkileri başta olmak üzere…

TUNCAY GÜNEY’İN ABD BAĞLANTISI KİM?

Kemal Kaplan’ın Tuncay Güney’le 240 günlük anıları içinde,satır aralarında bu ilişkiler de ortaya çıkıyor.Örneğin,bir gece Prive isimli,seçkin eşcinsellerin takıldığı bir gece kulübüne giderler.Tuncay Güney’in masasına üç kişi oturur:

“Üç kişiden birincisi,ABD İstanbul Konsolosluğu’nda,diğeri Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nda görevliydi.Üçün cüsü ise bir diplomattı.Evet yanlış duymadınız bir diplomat.Hem de bir Ortadoğu ülkesinin İstanbul Konsolosluğu’nda.Oldukça iyi Türkçe konuşuyordu.”.(s79.)

Tuncay Güney’in ABD bağlantısı olan “gay” arkadaşı ilerleyen sayfalarda da karşımıza çıkıyor:

“2001 yılındaki ifadesinden sonra,ABD’ye gitmiş olması çok tartışıldı.Fakat Tuncay daha önce de gitmişti.10 yıllık vizeyi ifade vermeden önce 2000 yılında almıştı.İfade verdikten sonra ikinci kez gitmiş oluyordu.ABD İstanbul Konsolosluğu’nda kendi gibi gay arkadaşı olduğunu zaten biliyordum.Vize alması kolaydı”.(s.203.)

TUNCAY GÜNEY’DEN MİT’E DÜZENLİ RAPOR

Güney’in bir de MİT’ten iki kişiye düzenli rapor verdiği bilgisi yer alıyor kitapta:

“Şaidi ve Nurullah isminde Tuncay’ın MİT ajanı olarak tanıttığı iki kişi vardı.Şadi uzun,Nurullah orta boylu,ikisi de yapılı adamlardı.Tuncay girip çıktığı yerlerde,duyduğu-öğrendiği bilgileri bu iki kişiye arada bir dosya yapıp verirdi”.(s.132.)

PERİNÇEK’E KOMPLO İTİRAFI

Tuncay mektubu okudu,Demirkıran’a ‘Harika,süper yazmışsın’ dedi.

Kitaptaki en çarpıcı itiraf ise,Tuncay Güney ve Sami Demirkıran’ın Doğu Perinçek’e kurduğu komplo konusundaydı:

“Demirkan enteresan biriydi.İlginç tavırları ve yaşama bakışı vardı.Uzun yıllar PKK’nın dağ kadrosunda yer almıştı.Televizyonlarda da o dönem boy gösteren Demirkan,İşçi Partisi Genel Başkanı,Doğu Perinçek’e kafayı takmıştı.Sebebi neydi? Perinçek’ten ne alıp veremediği vardı? Bilmiyorum.

“Sami bir gün Doğu Perinçek aleyhine hazırladığı mektubu,bize getirdi.Mektup,PKK’nın sözde sorumlularından biri tarafından yazılmış ve Perinçek’in örgüte verdiği destekten dolayı teşekkürü içeriyordu.Altında bir de PKK’nın mührü vardı.Tuncay mektubu okuduktan sonra,’ Harika,süper yazmışsın’ dedi.

“Demirkıran, ‘ Mektubu Ankara’ya götüreceğim.Nuh Mete Yüksel’e vereceğim.Perinçek görsün bakalım’ dedi. “Sami’nin anlattığına göre,dönemin Ankara DGM başsavcısı olan Nuh Mete Yüksel’le arası çok iyiydi.Perinçek’in mektup sayesinde tutuklanacağından emindi.

“ Tuncay mektubu alıp bir kopya çıkardı.Sami ofisten ayrıldıktan sonra Tuncay’a,neden böyle bir olaya karıştığını,Aydınlık grubuyla aramızın iyi olduğunu,Adnan Akfırat’la sık sık görüşüp hatta onlara haber kaynaklığı bile yaptığımızı hatırlattığımda,bana gülerek şu cevabı verdi. ‘Kemal hocam çok irdeleme…’

“ Nuh Mete Yüksel,Sami Demirkıran’ın verdiği mektuba istinaden,Perinçek’i tutuklatmış,24 Eylül 1998 tarihinde cezaevine giren Doğu Perinçek,on ay cezaevinde yatmıştı”. (s.69-70-71.)

Kemal Kaplan,Perinçek’e kurulan komployla ilgili olarak yıllar sonra şöyle söylüyordu kitabında:

“Ülkemde iftira kampanyaları çok kolay tutar. ‘Çamur at izi kalsın’ değil,’ Çamur at,nasıl olsa yapışır,üzerinde kalır’ anlayışı hakim.(s.71.)

Aydınlık

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim