• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

TERÖRİST DEĞİL ŞEREFLİ BİR SUBAY'MIŞ

TERÖRİST DEĞİL ŞEREFLİ BİR SUBAYMIŞ
''Amirallere suikast girişimi'' iddialarına ilişkin 9'u tutuklu 19 sanık hakkında açılan davada savunma yapan Deniz Teğmen Sezgin Demirel, ''Ben şerefli Türk ordusunun neferiyim, terörist değilim'' dedi.

 

 

 

 

 

 

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunması sorulan Demirel, Türk subayları olarak baba parasıyla eğitim almadıklarını, evlerine bir somun ekmek götüremeyen ancak vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen kişilerin vergileriyle okuduklarını söyledi.

Demirel, ''Bunun vebali omuzlarımızda vardır. Bu ölümden bile ağırdır. Vatan haini teröristlerle aynı kefeye konmak ruhumuzu yakmakta, nefes aldığımız her anı zorlaştırmaktadır. Ben şerefli Türk ordusunun neferiyim, terörist değilim'' dedi.

Mahkeme Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu, Demirel'in sözleri üzerine ''Burada yargılanan TSK değildir. Ona hepimizin saygısı var. Hakkınızda iddialar var. Onunla ilgili yargılanıyorsunuz'' dedi.

Yeniden söz alan Demirel, tahliyesini talep etti.

''Sizce hakkınızda kapsamlı bilgilere nasıl ulaşıldı?'' sorusuna karşılık Demirel, bu derece bilgi alınmasının, çok büyük ve uzun süreli istihbari çalışma yapıldığını gösterdiğini söyledi.

Demirel, bir soru üzerine, arkadaşlarına ait evlerde bulunan, arkadaşlarının isimlerinin yazılı olduğu ev anahtarlarının yeni göründüğünü, mahkemenin Gölcük'teki komutanlıktan isteyerek bunları inceleyebileceğini kaydetti.

Sezgin Demirel, ayrıca personelle ilgili kişisel bilgilere ulaşma imkanı olmadığını da dile getirdi.

-TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI-

Davanın tutuksuz sanıklarından Fatih Göktaş, olaylarla ilgili hiçbir bilgisi olmadığını, hayatında uyuşturucu görmediğini ve suçlamaları reddettiğini belirterek, ''Harp Okulunda bir öğrencinin ulaşabildiği tek doküman ders kitaplarıdır'' dedi.

Göktaş, iddianamede yer alan belgelerde kendisiyle ilgili, ''Harp Okulundan sorumlu'' ibaresinin yazılı olduğunu hatırlatarak, belgelerdeki yazılarla ilgili bir fikri olmadığını ve hayatı boyunca hiçbir toplantıya katılmadığını söyledi.

Tutuksuz sanık Burak Amaç da hakkındaki suçlamaları reddederek, ''Hiçbir zaman bir grup veya örgütte bulunmadım. Hayatımda hiç görmediğim Ali Tatar ile birlikte suçlanmam da akıl dışıdır'' dedi.

Belgelerde geçen 12 evin adresini bilmediğini ve davada adı geçen teğmenlerle hiçbir diyaloğu bulunmadığını savunan Amaç, diyalogdan yoksun insanların örgüt kurmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu ifade etti.

Amaç, mahkeme heyetine, Harp Okulunda mezun olanların okuduğu mezuniyet yeminini de okuyarak, tahliyesini talep etti.

Tutuksuz sanıklardan Burak Özkan da beraatini istedi.

Duruşmada söz alan tutuksuz sanıklardan Yiğithan Aksu ise Deniz Kuvvetleri'nde gizli-saklı yapılanmaya müsamaha edilmediğini aktardı.

Mezun olduktan sonra daha rahat bir ortamda yaşamak için ev tuttuklarını ve yatılı hayattan uzaklaşmak istediklerini anlatan Aksu, ''Sabah pijamalı kahvaltı yapmanın rahatlığı ve huzuru, asker olan şahıslardan başka kimse tarafından anlaşılamaz'' dedi.

''Hangi terörist kendi evine akrabasını, arkadaşını, komutanını çağırarak zaman geçirir?'' diye soran Aksu, suçlamaları reddetti.

Aksu, bir soru üzerine, Harp Okulunda personel bilgisine, ancak çalmak amacıyla ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.

Tutuksuz sanıklardan Oğuz Dağlık da Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde okulu baskına uğrayan öğretmen bir babanın oğlu olduğunu belirterek, herhangi bir parti veya örgüte üye olmasının söz konusu olmadığını savundu. Dağlık, beraatini talep etti.

Tutuksuz sanıklardan Koray Kemiksiz ise ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve ''birçok kişiye ait olan bilgileri kaydetmek'' suçlamasıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

''Eğer terör örgütü üyesi olmak gibi bir niyetim olsa devletimin öğretmenine, polisine, askerine kurşun sıkar, sonra konvoyla birlikte davul-zurna eşliğinde dağdan iner, sınır kapısına girerdim. En çok zoruma giden şey, onlar barış elçisi, bizler ise terörist oluyoruz'' diyen Kemiksiz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Flash bellek içindeki belgelerin, ben ve arkadaşlarım bu evlere taşınmadan önce hazırlandığını düşünüyorum. Herhangi bir suç unsuruna rastlanmaması, arama sırasında Cumhuriyet Savcısının bulunmaması, bu durumu açıklar niteliktedir. Bu olayda amaç sadece yıpratmak ve insanları birbirine düşürmektir. Adı sanı belli olmayan terör örgütüne üye olmadım, 'Tolga' kod adını da kullanmadım. Bunların TSK'yı yıpratma çalışması olduğunu düşünüyorum.''

Avukat Erol Memiş'in, ''Evde yapılan aramada senden elde edilenlerin bir kısmı mermilerdi. Sana geri verildi mi bu mermiler?'' sorusuna Kemiksiz, ''Aramalar sırasında silahıma el konulmuştu, şarjörüm ve içindeki 9 mermiye. 'Silahımın emniyette emniyetli şekilde duramayacağı, bu nedenle adli emniyete teslim edileceği' belirtildi. Silahımı ve şarjörümü boş olarak daha sonra teslim aldım. 9 adet mermiyi ise geri alamadım'' yanıtını verdi.

-''SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM''-

Tutuksuz sanık Deniz Kurmay Kıdemli Albay Mehmet Orhan Yücel de aristokrat ve halkı küçümseyen bir şahıs olduğu yönünde linç kampanyası başlatıldığını ileri sürdü.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında, SAT ve SAS komutanlıklarında 6 yıl patlayıcı madde imhası konusunda uzman, 2000-2002 yılları arasında Bangladeş Askeri Ataşesi olarak görev yaptığını anlatan Yücel, ''Anadolu'nun bağrından geliyorum, aristokrat bir kişi değilim. Şeref ve onuru için yaşayan bir Türk subayı olarak iddianamedeki suçlamaları kabul etmiyorum. İddianame ve eklerini incelediğimde ciddi delillerin olmadığını gördüm'' dedi.

Sinan Efe Noyan'ın arama yapılan eviyle hiçbir ilgisi olmadığını, Tayfun Duman ve Levent Bektaş ile görevi nedeniyle tanıştığını ifade eden Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Neden başka bir albay değil de benim ismim bu iddianameye konuldu diye sorarsanız, ben birçok önemli göreve katılan, Kardak harekatında tek bir kurşun kullanmadan karşı tarafa geri adım attırmış ve birçok uluslararası harekatta fiilen görev almış bir grubun başında bulundum. Yapılanların, TSK'ya karşı bir psikolojik harekat olduğu kanaatindeyim. Ben bu davanın diğer davalarla birleştirilmesi maksadıyla burada bulunuyorum. Delillerin hiçbirisi yasal ve doğru değildir. Duruşmalardan vareste tutulmamı talep ediyorum.''

Avukat İrfan Sütlüoğlu'nun buzdolabının arkasında bulunan patlayıcı maddelere ilişkin sorusu üzerine Yücel, ''Bu patlayıcı maddeler 4 yıl boyunca artı 64-eksi 64 derecede bozulmaz. 175 derecedeki sıcaklıkta patlayabilir. Emniyetli bir dolabın içinde uzun yıllar saklanabilir. Bu patlayıcı madde TNT'den daha tehlikelidir, ancak kriminal raporda belirtildiği gibi değildir. Patlaması için 12-13 metre uzaklıktan G-3 tüfeğiyle ateş edilmesi yeterlidir'' diye konuştu.

Avukat Erol Memiş'in, ''(Ben bu davanın diğer davalarla birleştirilmesi için buradayım) cümlesini sarf ettiniz mi savunmanızda?'' sorusuna Yücel, ''Bana sorulan sorulara baktığınızda, çürükler raporu bana soruluyor, patlayıcı madde bana soruluyor'' yanıtını verdi.

Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç'ın, ''Deniz Harp Okulunda patlayıcılarla ilgili bir bilgi veriliyor mu?'' sorusu üzerine Yücel, ''Askeri kültür anlamında eğitim verilir. Patlayıcı maddeyle ilgili bilgi verilmez. Teğmenler, bir yıllık eğitimin ardından patlayıcı madde eğitim kursuna katılabilir'' dedi.

''(Ele geçirilen patlayıcı 175 derecenin üzerindeki sıcaklıkta patlayabilir) dediniz. Patlayıcı maddenin buzdolabının civarında bulunması tehlikeli midir?'' sorusuna da Yücel, ''Maddenin patlayabilmesi için 175 derece sıcaklıkta 15 saniye beklemesi gerekir. Kitapların verdiği bilgi bu yöndedir'' yanıtını verdi.

Duruşma, 17 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AA
 

 

 

 

 

 

 

 

z

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim