• BIST 109.330
  • Altın 156,222
  • Dolar 3,8688
  • Euro 4,5564
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Tayyip Erdoğan, Esed'in Meşruiyeti'nin Bittiğini Duyursun!'

Tayyip Erdoğan, Esedin Meşruiyetinin Bittiğini Duyursun!
80 yaşında olmasına rağmen sadece rejime muhalif olduğu için Beşşar Esed tarafından 3 sene hapse atılan Suriye'nin en büyük insan hakları savunucusu Avukat Heysem El Malih, Türkiye Medyası'nda ilk kez Analiz Merkezi Yayın Yönetmeni Fatih Tezcan'a konuştu.
80 yaşında olmasına rağmen sadece rejime muhalif olduğu için Beşşar Esed tarafından 3 sene hapse atılan Suriye'nin en büyük insan hakları savunucusu Avukat Heysem El Malih, Türkiye Medyası'nda ilk kez Analiz Merkezi Yayın Yönetmeni Fatih Tezcan'a konuştu.

Esed Rejimi'nin daha önce 2 kez hapse attığı ve son olarak geçtiğimiz aylarda serbest bırakılmak üzere 80 yaşındayken dahi 3 sene hapiste tuttuğu kadim bir muhalif ve 'Suriye'de Hukukçuların Şeyhi' namıyla aynı zamanda önemli bir kanaat önderi olan Heysem El Malih, yaptığı açıklamalarda, Türkiye'den ve Başbakan Erdoğan'dan beklentilerini sıralarken, NATO müdahalesinden, söz dahi ettirmeyeceklerini vurguladı!


İşte o röportaj:

AnalizMerkezi.com/Özel Röportaj


Röportaj: Fatih Tezcan
Tercüme: Bilal AliRıza

- Öncelikle, bu konuşma için bize vakit ayırdığınızdan dolayı size teşekkür ederiz.

- Biz de size, görüşlerimizi duyurma imkânı sağladığınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Beşşar Esed’in Reform Vaadleri Geçersizdir

-İlk olarak sormak istiyoruz ki,

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in, muhalifleri bastıracağız ve ancak diğer yandan da reformlar yapacağız şeklinde özetlenebilecek sözleri oluyor.
Sizin ve Suriye Halkı’nın, Esed’in bu vaatleri hakkında düşünceleriniz nelerdir?

-Açık olarak söylemem gerekirse, ben Türkiye’den böyle garip bir soru gelmesine üzüldüm ve şaşırdım. Zira genelde 50 senedir, misalen şiddetli olarak 1982’de Hama ve Humus’ta ve son olarak da 6 aydır Suriye’de süregelen zulüm ve sömürü düzenini bildiğini düşünüyoruz.
Daha önce aynı reform, tecdid, iyileştirme konularında verilmiş ve benzer kelimelerle bezenmiş onlarca vaat vardır.
Ancak gerek babası Hafız Esed gerekse oğlu Beşşar Esed, asla medenî çizgilere gelmek istemiş değillerdir.
Onların tek emelleri, ülkenin başında biraz daha kalabilmek için oyalamaktır ve bunun için asla hakla yalan söylemekten geri kalmamışlardır.
Suriye Halkı’nı kaç defa aptal yerine koyduklarını hepimiz biliyoruz.
Gerek askeriyede, gerek ekonomide gerekse maarif’te (eğitim) nasıl mezhepçi olduklarını ve böylelikle nasıl bir tahakküm kurduklarını biliyoruz.
Öyle bir tahakküm ki, halkımızın bütün paraları Esed’in ve yakın çevresinin cebine doldurulurken, halk gittikçe fakirleştirildi ve asla eleştiriye müsaade edilmedi.
Mümkün olsa bütün bunları Suriye’ye giderek sokakta konuşmaya cesareti olanlara da sorabilirsiniz.
Ancak artık bu halk, kandırılmaya, ezilmeye, korkutulmaya, adaletsizliklere, fakirliğe ve mezhep taassubuna katlanacak değildir.

- Sayın Heysem El Malih, bu noktada belirtmek isteriz ki, biz hem eski günlerinde hem bu sıkıntılı günlerinde Suriye’ye giderek orada her kesimden halkın düşüncelerini yerinde almış bulunuyoruz. Hatta daha sonra muhalif siyasî liderlerle de görüşme imkânı bulduk ve kendilerini dinledik. Bizim de genel görüşlerimiz oluşmuştur ancak, size sorduğumuz bu soruları, geniş kitleler adına, hassasiyetle seçiyoruz.

- Ben Suriye hakkındaki çalışmalarınızdan dolayı da, bu konuşmadan dolayı da tekrar teşekkür ederim.
 
‘İlan Edilen’ Değil ‘Seçilen’ Geçiş Konseyi İstiyoruz

- Sayın El Malih, bildiğiniz üzere bir dizi toplantının sonucunda, İstanbul’da ön çalışmaları yapılan ve daha sonra Ankara’da ilan edilen ‘Suriye Ulusal Geçiş Konseyi’ söz konusu. Bu konsey düşünceleriniz nelerdir? Suriye’nin bulunduğu kötü durumdan çıkması için, sizin yol haritanız nedir?

- Biz bu konuda öyle düşünüyoruz ki, bu konsey hakkında iki temel sorun var.

Bunlardan ilki, usûl sorunudur.
Biz ilan edilmiş yani atanmış bir konsey değil, seçilmiş bir konsey istiyoruz.
Konsey’deki isimler seçilirken geniş ve genel bir istişare edilmiş değildir.
Bu çok kritik bir konudur.

İkinci sorun ise, Ankara’da açıklanan konseydeki çoğu ismi Suriye Halkı tanımıyor bile… Ve aralarında güvenilmeyen isimler de var.
Ancak diğer yandan bu konseyin içinde çok değerli ve sevilen isimler de mevcut. Bunu da Suriye Halkı ve biz asla göz ardı etmiyoruz.

Nihayet biz bu konuda, Suriye Halkı’nca muteber bulunan, değerli ve üzerinde şüphe olmayan isimlerin, istişare yoluyla konuşulması ve bir ön seçimden sonra açıklanması gereğini değerlendiriyoruz.

Bu söylediğimiz metot, muhalefetin tek yumruk olması için elzemdir.


Suriye’de Mezheb Değil Esed Ailesi Sorunu Vardır!

- Suriye’deki demografik yapının çeşitliliği biliniyor. Mezhepsel farklılıklar da devrim sürecinde çok konuşulan bir konudur.
Sizce, Esed’den sonra, Suriye’de Sünni, Nusayri, Hrıstiyan ve her kesimden insanların birlikte yaşaması konusunda bir sıkıntı olacak mıdır?

- Bu konunun gündemde olmasının tek nedeni Esed Ailesi’nin Suriye’nin başında olması ve gitmemesidir. Zira, Esedler’den önce de bizi Hrıstiyan yöneticiler de yönetiyordu. Ancak ne o zaman Sünni ve Nusayri halk arasında bir gerilim olmuştur ne de Beşşar Esed’den sonra olacaktır. Bizler, Sünni, Alevi, Hrıstiyan ve her kesimden insanların Suriye gibi köklü bir geçmişe ait ülkede, binlerce senedir nasıl yaşadı ve yaşıyorsa, Esed’den sonra da aynı şekilde, sevgi ve kardeşlik içerisinde yaşayacağını biliyoruz ve gerek Türkiye’ye gerekse dünyaya bunu açıkça ifade ediyoruz. Bütün sorun, Esed’in bu mezhep meselesini sömürerek ve sanki kendisinden sonra bir iç savaş çıkabilirmişçesine yalanlar söyleyerek iktidarını sürdürmek istemesidir. İşte esas bu tahakküm, ülkedeki bütün kesimler üzerinde bir huzursuzluk doğurmaktadır.


Suriye’ye NATO Müdahalesi’nden Söz Dâhi Edilemez!

- Sayın Heysem el Malih, biz biliyoruz ki, sizler askerî bir dış müdahaleye kesinlikle sıcak bakmıyor ve bunu reddediyorsunuz. Ancak sormak isteriz ki, bu duruşunuza rağmen, Batılı güçler Suriye’ye asker indirmek isterlerse tepkiniz ne olacaktır?

Öncelikle söylemem lazım ki bizim dışarıdan askerî müdahale istemememiz noktasında doğru bilgiye sahipsiniz ve bu aynen böyledir.
NATO Müdahalesi’ne kesinlikle karşıyız ve hiçbir şart altında söz konusu dahi edilemez.
Ancak Birleşmiş Milletler’in sadece Suriye halkını Esed’in çetelerinden koruma amaçlı müdahalesini konuşabiliriz.
Yine kesinlikle bilinmelidir ki, bu seçenek de Türkiye’den isteklerimizin gerçekleştirilmemesi noktasında söz konusu olabilir.

Türkiye Acilen Tampon Bölge Oluşturmalıdır!

- Sayın El Malih, bu konu mühimdir ve sizden açmanızı istiyoruz.
Türkiye’den talepleriniz tam ve net olarak nelerdir?

Biz Türkiye Halkı’nın tamamen Suriye Halkı ile bir ve beraber olduğunu biliyoruz.
Biz Türkiye Devleti’nin de tıpkı halkı gibi, Suriye Halkı’nı düşündüğünü, endişelendiğini, üzüldüğünü biliyoruz.
Ancak maalesef bütün bunlar Esed’in yaptığı katliam ve tecavüzleri durdurmaya yetmemiştir ve yetmeyecektir.
Bu meyanda, bizim Türkiye Devleti’nden talebimiz, Suriye Halkı’nı Esed Rejimi’nin zulmü ile baş başa bırakmamasıdır.
Buna her türlü önlem ve tedbir ve müdahale dâhildir.
Suriye Halkı’nın Birleşmiş Milletler’den de, hatta diğer İslam ülkelerinden de önce beklenti ve talepleri, komşu ve Müslüman ülke olan Türkiye’dendir.
Biz Tayyip Erdoğan’ın ilk önlem olarak bir ‘tampon bölge’ oluşturmasını istiyoruz. Bu en azından Suriye’nin kuzeyindeki masum ve sivil halkın korunması için elzemdir, acildir.

Türkiye, Esed’in Meşruiyeti’nin Bittiğini Duyurmalı ve Siyasi İltica Hakkı Vermelidir!


Bir diğer talebimiz, Sayın Tayyip Erdoğan’ın, Esed Rejimi’nin Suriye’deki meşruiyetini tamamen yitirdiğini ifade etmesidir.
Bu olmazsa olmazdır çünkü tüm Türkiye ve dünya görmektedir ki Beşşar Esed, mücrim ve diktatör bir kişidir. Rejimi de, Sünnisi, Alevisi, Hrıstiyanı ve tüm kesimleriyle ile Suriye Halkı’nın kahir ekseriyetinin, acilen kurtulmak istediği bir rejimdir.
Türkiye’nin bu rejimi halen tanıması ve süre vermesi, açıkçası Suriye Halkı’nı çok üzmektedir.
Belki Esed’in akıbeti ile değişik mülahazalar olabilir ancak bizim bu konuda da fikrimiz, Türkiye’nin Beşşar Esed’e ve Ailesi’ne siyasi iltica hakkı teklif etmesidir. Bu şekilde, Esed’in ve ailesinin bir bahanesi de kalmayacaktır.

‘Tayyip Erdoğan, Beşşar Esed’in Elçisini de Kovmalıdır!’

Diğer yandan Türkiye, henüz yeni bir kararla, İsrail elçisini ülkesinden kovdu ve kendi elçisini de İsrail’den çekti.
Beşar Esed ise son 6 ayda Suriye’de 3000’den fazla insanı katletmiş, 10 binden fazlasını yaralamıştır. 4 binden fazla insan da kayıptır ki biz bunların çoğunun işkence ile öldürüldüğünü biliyoruz.
Bizim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan’dan net bir talebimiz de odur ki, Suriye’deki elçisini de çekmeli ve Esed’in Elçisini ülkesinden kovmalıdır.

Son olarak eklemek isterim ki, Türkiye Hükümeti, her türlü ekonomik ambargoyu da Esed’e karşı uygulamalıdır. Bu ambargonun Suriye Halkı’nın zarar görmeyeceği bir şekilde uygulanması mühimdir ve biz biliyoruz ki Türkiye de bu konuda hassas olacaktır.
Biz, Suriye Halkı’nın çok sevdiği ve güvendiği Tayyip Erdoğan’ın, bu sevgi ve güveni boşa çıkarmayacağını biliyoruz.
Tabii ki bunlar büyük meselelerdir ve ben elimden geldiğince size izahatta bulunmaya çalıştım. Ancak Sayın Erdoğan bize randevu verdiği takdirde yüz yüze de bunları ve fazlasını açıklama fırsatı bulabiliriz.

‘Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Görüşmek İstiyorum’

-Son olarak sormak isteriz ki, bildiğiniz üzere, çok yakın günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan, Mısır’a bir ziyaret gerçekleştirecek ve siz de şu sıralar Mısır’da ikamet etmek durumundasınız.
Mısır’da Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşmek ister misiniz?

- Evet, elbette isterim. Bu görüşmenin Suriye’nin geleceği için çok mühim ve elzem bir görüşme olacağını düşünüyorum.

- Sayın Heysem El Malih, bize bu görüşlerinizi alma imkânı verdiğiniz için size teşekkür ediyoruz.

- Biz de size teşekkür ediyor ve çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyoruz.

Röportaj: Fatih Tezcan
Tercüme: Bilal Alirıza

AnalizMerkezi.com/Özel Röportaj


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim