• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Tarihi zenginlikler yok oldu

Tarihi zenginlikler yok oldu
Tarihsel süreçte önemli medeniyetlere evsahipliği yapan Suriye’de yaşanan iç savaş 3'üncü yılını geride bırakırken, ülkedeki birçok önemli tarihi zenginlik yok oldu

ANKARA (AA) - Tarihsel süreçte önemli medeniyetlere evsahipliği yapan Suriye’de yaşanan iç savaş 3'üncü yılını geride bırakırken, ülkedeki birçok önemli tarihi zenginlik yok oldu.

UNESCO tarafından "Dünya Mirası" listesinde olan 6 tarihi mekanda savaş nedeniyle hasar meydana geldi. İç savaşın başladığı 15 Mart 2011'de bu yana yaklaşık 1000 cami yıkıldı veya zarar gördü

Savaşlar nedeniyle, insan veya ekonomik kayıpların yanı sıra ülkelerin binlerce yıllık birikimle oluşturdukları tarihsel zenginlikler de yok oluyor.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, iç savaşın şiddetlenmesiyle zarar gören tarihi mekanlar arasında en çok camiler bulunuyor.

İç savaşta korunmak için karargah haline getirilen camiler arasında en göze çarpanı, İslam tarihinin en eski ve büyük camilerinden biri olan Halep’teki Emevi Camisi.

Geçen yıl nisan ayında rejim güçlerinin saldırıları sonucu, 8. yüzyılda inşa edilen caminin 13. yüzyılda yeniden yapılan minaresi yerle bir oldu. 

Esed güçlerinin, cami ile çevresindeki tarihi çarşıların bulunduğu bölgeye tank, havan topu ve roketlerle yaptığı saldırılar sonucu caminin doğu duvarı yıkıldı.

Camideki paha biçilemeyen birçok el yazması Kur'an-ı Kerim kaybolurken, cami çeşitli yerlerinden aldığı hasarlarla ibadet edilemez hale geldi.

Halep’te bombalardan nasibini alan bir diğer tarihi cami ise Hz. Zekeriya Camisi oldu.

İçerisinde Hz. Zekeriya'nın türbesinin yanı sıra, Hz. Muhammed'in sakal-ı şerifi ve dişinin de bulunduğu kutsal emanetler ile, İslam tarihi açısından kıymet biçilemeyen çok sayıda el yazması ve Kur'an-ı Kerim’in yer aldığı caminin bin yıllık minaresi, saldırılar sonucu yıkıldı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO)  ''Dünya Mirası'' listesindeki Şam, Bosra, Halep kentleri, Palmira tarihi bölgesi, Halep Kalesi ve ülkenin kuzeyindeki tarihi köyler bulunuyor.

Tarih boyunca bölgede hüküm sürmüş çeşitli medeniyetlerin eserlerini yansıtan bu 6 mekan,  üç yıllık savaş döneminde zarar görerek UNESCO tarafından “Tehlike Altındaki Dünya Mirası” listesine alındı.

Uzmanların yaptıkları uyarılara rağmen, iç savaşın başladığı 2011 Mart'tan bu yana yaklaşık 1000 cami yıkıldı veya zarar gördü.

Camilerin yanı sıra çok sayıda türbe, müze, çarşı ve ev de harabeye dönmüş durumda.

-Halep Kalesi'nin surları zarar gördü-

Rejime ait savaş uçaklarının saldırıları sonucu, Busra el Şam bölgesindeki Dera kentinde bulunan ve Hz. Ömer döneminde yapılan Hz. Ömer Camisi, moloz yığınına döndü.

Humus'un Halidiye bölgesinde, İslam tarihinde önemli bir yeri olan ve “Seyfullah” (Allah'ın kılıcı) namıyla bilinen Halid bin Velid'in ebedi istirahatgahının bulunduğu Halid Bin Velid Camisi'nin kubbesi ve minaresi büyük hasara uğradı. Havan topu ve roketler sonucunda cami içerisindeki Halid Bin Velid türbesi tamamen yıkıldı.

Orta Çağ’ın en önemli kalelerinden biri olarak kabul edilen ve çevresi sık sık çatışmalara sahne olan Halep Kalesi'nin girişi, atılan top mermileri nedeniyle zarar gördü. 

Selahaddin Eyyubi’nin 1188’de Haçlılardan aldığı ve günümüzde “Selahattin Kalesi” olarak bilinen kalenin surları da bölgede açılan ateş sonucu yıkıldı.

Tarihi MÖ 3000'li yıllara kadar uzanan ve birçok medeniyet ve uygarlığa ev sahipliği yaptığı bilinen tarihi Halep Çarşısı'nda 2012 Ekim ayında atılan havan mermisi nedeniyle çıkan yangında, ahşap dükkanlar yanarak kül haline geldi.

- Arkeolojik zenginlik büyük darbe aldı-

Suriye’deki iç savaş bir taraftan da arkeolojik yağmalara neden oluyor. UNESCO, ülkedeki sayısız arkeolojik kazı alanının organize silahlı gruplarca yağmalandığını, çıkarılan tarihi eserlerin ülke dışına kaçırıldığını bildirdi.

Yağmacı grupların sadece Suriyelilerden oluşmadığı belirtiliyor.

Deyr ez Zor, Halep, Dera, Hama, Rakka ve İdlib’deki kazı alanlarından çıkarılan birçok tarihi eser çalınarak ülke dışına çıkarıldı. "Çölün Gelini" denilen Palmira antik kenti de roket, tank ve hafif silahlar nedeniyle hasar gördü.

Ülkede çeşitli yüzyıllarda inşa edilen ve antik Yunan, Roma, Bizans ve erken İslam dönemlerinden eserleri sergileyen birçok müze de yağma ve hava saldırıları nedeniyle zarar gördü.

UNESCO, Rakka Müzesi, Hama Müzesi, Halep’teki Folklor Müzesi ve Maaret Müzesi’ni çeşitli saldırı ve yağmalara maruz kalmış müzeler arasında gösteriyor.

 Ortadoğu’nun en büyük mozaik koleksiyonunun bulunduğu İdlib'teki Alma Arra Müzesi de savaştan etkilenen müzeler arasında. 

-Varil bombaları

Öte yandan, Suriye İnsan Hakları Örgütü'ne (SNHR) göre, iç savaşın başlamasından bu yana muhaliflerin kontrolündeki bölgede yaklaşık 1370'den fazla varil bombası kullandığını belirtiyor. Atıldıkları bölgelerde büyük çukurlar açarak ağır tahribatlar veren varil bombaları 189'u çocuk 947'den fazla insanın ölümüne neden oldu ve 5400 yapıya zarar verdi.

AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan derlediği bilgiye göre, 2011 Mart ortalarında başlayan iç savaşın ilk dönemlerinde muhaliflere karşı hafif silahlar kullanan rejim, muhaliflerin silahlı güçlerini arttırmasını üzerine taktik değiştirerek özellikle ikinci yıl olan 2012'de ağır silah, tank, Scud füzeleri, helikopter ve uçaklarla saldırmaya başladı.

Muhaliflerin de rejimin saldırılarına yerli yapımı toplar, rejim güçlerinden ele geçirdiği tank ve havan toplarıyla karşılık vermesi üzerine, Esed kuvvetleri özellikle 2013'ün yaz döneminden itibaren varil, misket ve vakum bombaları kullanmaya başladı.

Yıkıcı ve öldürücü etkisi yüksek olduğu için rejim tarafından özellikle Halep'ten muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kullanılan varil bombaları, füzelere göre çok daha ucuz.

SNHR'nin varil bombalarıyla ilgili hazırladığı raporda, rejiminin, bazıları 500 kiloya kadar ulaşan varil bombalarının mümkün olduğu kadar fazla zarar ve tahribat vermesini sağlamak için varillerin içine TNT patlayıcının yanı sıra şarapnel etkisi yapması amacıyla kesici ve delici demir parçaları koyduğu belirtiliyor.

Savaşın başlamasından bu yana rejimin attığı varillerin patlaması sonucu ülke genelinde ev, okul, cami ve kiliselerin de aralarında bulunduğu en az 5 bin 400 binanın yıkıldığı bildirilirken, rejimin toplamda kullandığı 1370'den fazla varil bombası sonucu 189'u çocuk 947'den fazla insan öldü. 

Raporda, atıldığı yerde büyük çukurlar oluşturan varil bombaları, ev, okul, cami ve kiliseler olmak üzere en az 5 bin 400 yapıya zarar verdi.

-Kimyasal silahların kullanımı-

Savaş suçu olan kimyasal silah kullanımıyla ilgili en fazla ses getiren olay, geçen yıl 21 Ağustos'ta rejimin Şam'ın Doğu Guta bölgesinde düzenlediği, aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun bulunduğu 1,300 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıydı.

Suriye'ye dış müdahaleyi gündeme getiren olayın ardından BM denetçilerinin hazırladıkları raporda, kimyasal silah kullanıldığı netleşirken, kimin tarafından kullanıldığı ise kesinlik kazanmadı. Raporda, 7 farklı bölgede incelemeler yapıldığı, çevresel, kimyasal ve tıbbi örneklerin, Guta, Han El-Assal, Sarakıb ve Aşrefiye'de kimyasal silah kullanıldığı, Cobar'daki olayda muhtemelen kullanıldığının tespit edildiği, Bahariyah ve Şeyh Maksud'ta meydana geldiği öne sürülen saldırılara ilişkin herhangi bir delil bulunamadığı için kimyasal silah kullanımının teyit edilemediği ifade edilmişti.

Suriye'de kimyasal silahı kullanımı iddiaları ilk olarak 19 Mart 2013'te, Halep'deki Han El-Assal bölgesinde ortaya çıkmıştı.

BM denetçilerinin hazırladığı raporda, Han El-Assal'da, "elde edilen güvenilir delillere" göre, asker ve sivillere karşı kimyasal silah kullanıldığının tespit edildiği, 24 Ağustos'ta Sarakıb'de ve 25 Ağustos'ta Aşrefiye'de asker ve sivillere yönelik görece az miktarda kimyasal silah saldırısı yapıldığının belirlendiği belirtilmişti.

Raporda ayrıca, 22 Ağustos'ta Bahariye ve 13 Nisan'da Şeyh Maksud'da gerçekleştirildiği iddia edilen saldırılara ilişkin ise kan ve çevre örnekleri üzerinde yapılan testlerde kimyasal maddeye rastlanmadığı için bu iki olayda kimyasal silah kullanıldığının teyit edilemediği açıklanmıştı.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim