• BIST 107.896
  • Altın 151,380
  • Dolar 3,6601
  • Euro 4,3285
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Taraf'ın BAAS'çısı Ceyda Karan, Kimyasalı Muhaliflere Yıktı!

Tarafın BAASçısı Ceyda Karan, Kimyasalı Muhaliflere Yıktı!
Taraf’ın uzman Baasçısı “sahadan gözlem” adı altında kimyasal katliamı dahi muhaliflere yıktı!

Baas lobisi iyi çalışıyor! Buna şüphe yok. Tüm dünyanın lanetlediği kimyasal katliamı dahi muhaliflere mal ederek, Esed rejimini savunma mevzisinde çatlak oluşturmamaya yeminli bir lobi bu. İlginç olan şu ki, Aydınlık, TKP, odatv gibi tescilli Baas sözcülerinden farklı olarak “tarafsız” gözükerek Baas tezlerini kamuoyunda dillendirenlerin açıktan Basçılık yapanlara nazaran daha etkili olmaları.

Lobinin medya ayağında Fehim Taştekin’le birlikte propaganda savaşını usturuplu bir tarzda sürdüren isimlerden biri olan Ceyda Karan Taraf’ta yayınlanan yazısında gözlem aktarımı adı altında zihin bulandırma çabasının en açık örneklerinden birini ortaya koyuyor. Güya muhalif militanların ifadelerinden yola çıkarak kimyasal saldırının nasıl gelişmiş olabileceğine dair son derece “tarafsız” ve bir o kadar da “masum” bir tez iliştiriyor. Bunu yaparken de muhalifleri doğrudan mahkum etmek yerine Suudileri öne çıkartarak “kullanılma” imajına yükleniyor.  Böylece kendince daha kabul edilebilir bir tez serdetmiş oluyor.


Deli saçması bir yorumu böyle allayıp, pullayıp gündemleştirmek suretiyle kimin nereye varmaya çalıştığını anlamak zor olmasa gerek! Esed’in kimyasal bombaları kadar etkili olmasa da, zihinlerde yol açtığı tahribat itibariyle belki onlardan bile daha kirli ve de zararlı bu tarz şebbiha faaliyetine bir örnek olması açısından söz konusu yazıyı dikkatinize sunuyoruz:


Ceyda Karan

Kimin silahının dumanı tütüyor?

Suriye’nin başkenti Şam’dan 21 Ağustos’ta gelen görüntüler hepimizi şoke etti. Tam bir dehşet! Arkasında her kim/kimler varsa ‘cehennemlik’ dedirtecek cinsten. Batı ve başta ABD yönetimi kimyasal saldırının Suriye tarafından yapıldığını savunuyor. Suriye ve sıkı müttefiki Rusya ise yaşananların Suudi destekli muhaliflerin ‘provokasyonu’ olduğu iddiasında... Hakikat bir gün tüm boyutlarıyla ortaya çıkar mı bilinmez, fakat tüm dünya için Irak’taki yalan istihbaratın algıları etkilediği muhakkak... O vakit kim ne diyor, tarihe not düşelim...

ABD YÖNETİMİ

ABD istihbaratı dört sayfalık raporunu açıklandı. Bunlar Konrge üyeleri ile kilit müttefiklere sunudu, bazıları ‘kaynakların güvenliği’ gerekçesiyle açıklanmayacak. ABD istihbarat toplumunun elinde görüntüler, ses kayıtları, sinyaller, uydu istihbaratı ve sosyal medya, yardım örgütleri gibi açık kaynaklardan çıkardığı sonuçlar var. ‘Suriye ordusunun Şam çevresinde 12 yerde sivillere sinir gazı kullandığına itimadımız yüksek’ diyor rapor. Muhalefetin ise böyle bir kapasitesi olmadığı inancı aktarılıyor. ABD’ye göre 21 Ağustos’ta ölü sayısı 426’sı çocuk 1429. En somut kanıtları, Suriye ordusunun kimyasal silah personelinin saldırı öncesi hazırlığına dair görüntüler. Saldırıdan üç gün önce rejmin kimyasal silah personeli Şam’ın Adra bölgesinde sarin dahil kimyasalları karıştırmakla iştigal etmiş. Gaz maskeli önlemler alınmış. İstihbarat da rejimin saldırı sırasında bölgeyi roket ve topçu ateşine tuttuğunu gösteriyor. Kimyasal saldırı sabaha karşı 2.30’da olurken, dört saat içinde sosyal medyadan binlerce haber yağmış. Amerikalılar bir üst düzey Suriyeli yetkilinin kimyasal silah kullanıldığının BM tarafından araştırılması kaygısını ifade ettiği ses kaydından söz ediyor. Rejimin hedefinin Şam’ın banliyölerini muhaliflerden temizlemek olduğu tezi de ortaya konuluyor...

SURİYE VE RUSYA

Suriye roketlerin muhaliflerin kontrolündeki bölgelerden atıldığını öne sürüyor. İddia edildiğinin aksine Suriye’nin saldırının hiç olmadığına dair resmi açıklaması yok. Resmi basında ‘olayın kurgu olabileceğine dair’ haberler çıktı sadece. Rejim saldırıyı gerçekleştirdiğini hemen yalanladı. Ruslar doğrudan muhalefetin provokasyonu olduğu iddiasında. Moskova’nın BM’ye de elindeki bazı görüntüleri sunduğu söyleniyor. Şam’ın en öne çıkan argümanları 21 Ağustos saldırısının Han el Asel dahil üç noktada daha önce düzenlenen saldırıları incelemek için BM denetçileri ülkeye ayak basmışken yapılmasının abesliği üzerine. Şam’ın denetçilere 4 gün boyunca izin vermediğini ekleyelim. Ordunun merkeze en yakını 5 kilometre ötedeki bir bölgeyi kimyasal silahla vurmasının ‘akıl dışı olacağı’, saldırı günü rüzgarın güneyden şehir merkezine doğru estiği gibi argümanlar da var. Ayrıca bölgeye operasyon başlatan ordunun muhaliflerin tünellerinde sarin gazı bulduğu, bazı askerlerin de etkilendiği söyleniyor.

SAHADAN BİR İDDİA...

Suriye lehine son bir iddia sahadaki bir Amerikalı gazeteciden geldi. Voice of Russia, Amerikan AP ajansının yanı sıra BBC, PBC ve Salon.com’a da çalışan muhabiri Dale Gavlak’ın haberine yer verdi. Liveleak ve infowar gibi sitelerde de yayınlanan, aslı ABD’nin Minnesota eyaleti merkezli MinnPress’te çıkan habere göre, Gavlak, isyancılarla ve yerel halkla konuşmuş. İsyancılar kimyasal silah saldırısının kaza olduğunu, buna kendilerine Suudiler tarafından verilen mühimmatı kullanmayı bilmemelerinin neden olduğunu anlatmışlar. Bir militanın babası olduğunu söyleyen Ebu Abdülmümin, “Oğlum iki hafta önce kendisinden taşıması istenen silahların ne olduğuna dair fikrimi sordu” demiş. Oğlu 12 militanla birlikte silahın saklandığı yeraltında bir depoda ölmüş. Muhalifler mühimmatları, ‘uzun gaz tüpleri’, ‘tüpler’ diye tarif ediyor. Haberde ismi ‘K’ olarak verilen bir kadın savaşçının “Bu silahların nasıl kullanıldığını bize göstermediler” sözleri aktarılmış. Silahların yerel tümenin Suudi kökenli lideri olan ‘Abu Ayeşa’ adıyla bilinen kişi aracılığıyla alındığı öne sürülüyor. Oldukça tartışmalı olan bu haberde ortaya atılan bir başka iddiaya göre, yerel halktan pek çok kişi için bu saldırı, Suudi istihbaratının da başı olan Prens Bandar bin Sultan’ın işi. NOT: İlgilenenler iddialarla ilgili Brown Moses’ın bloğuna bakabilir.


İLGİLİ HABERLER:

Fatih Tezcan Ceyda Karan'ı Rezil Etti: Siz Militansınız!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim