• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

"Tampon Bölge Türkiye'nin Hakkı!"

"Tampon Bölge Türkiye'nin Hakkı!"
Birleşmiş Milletler ‘Koruma Sorumluluğu’ R2P kuralına göre Türkiye, savaştan kaçarak kendisine sığınan 2 milyon mültecinin hakkını savunmak için gerekli müdahale yetkisine sahip.

 

Suriye’deki terörden kaçmaya çalışan mültecilerin can güvenliği için “Güvenli Bölge” uygulamasını gündeme getiren Ankara, bu talebini 2005 BM Dünya Zirvesi’nde alınan “Koruma Sorumluluğu-R2P” kararına dayandıracak.

Türkiye, Suriye halkının haklarını, R2P’nin, “Yurttaşlarını, etnik temizlik, savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlardan koruyamayan devletlerde yaşanan krize, uluslararası toplum anında ve etkili müdahalede bulunabilir; silahlı müdahale yapabilir” maddesiyle arayacak.

R2P formülü

Esad Rejimi’nin başlatıp, DAEŞ ve PYD ile devam eden terör ortamından bu yana milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, kucak açtığı mültecilerin “koruma sorumluğunu” da almaktan çekinmiyor.

Ankara, bu sorumluluğunu dünyaya BM’nin “Koruma Sorumluluğu-R2P” bildirisi ile duyurmaya hazırlanıyor.  Güvenli Bölge konusunda STAR’a konuşan yetkililer, “Egemenlik sadece hak değil, aynı zamanda sorumluluktur” diyerek, Türkiye’nin egemen bir ülke olarak sınır kapısını açtığı Suriyeli mültecilerin sorumluluğunu da taşıdığını vurguladı.

Ankara’dan dünyaya mesaj

Türkiye’nin, “Güvenlikli Bölge” uygulamasını, hem sığınmacıları Türkiye’ye zorunlu göçe mecbur bırakmayacağı, hem de kendilerine gönderilen yardımların güvenle teslim edileceği gerekçelerinden dolayı gündeme getirdiğini vurgulayan yetkili, “Türkiye, bu talebini ise, BM Dünya Zirvesi kararlarından R2P ile hukuksal zemine oturtuyor” dedi.

Ankara, dünyaya, “Güvenlik anlayışının artık devletlerarası gerginlik ve çatışmalarla sınırlı değil. Günümüzde, Suriye gibi devletlerde yaşanan insan hakları ihlalleri, zorunlu nüfus hareketleri ve yoksulluk da uluslararası güvenliği tehdit etmektedir” diyerek seslenecek.

11 Eylül sonrası ABD, Irak’a karşı gerçekleştirdiği askeri harekatı da R2P’ye dayandırmıştı. BM’nin R2P kararı ise, Afrika Birliği’nin 2000 yılında yayınlanan kuruluş bildirgesinin, şu maddesine dayanıyor: “Ağır insan hakları ihlalaleri yaşanan ülkelerin komşuları, duruma seyirci kalmamalıdır:”

R2P NEDİR?

Türkçeye “Koruma Sorumluluğu” olarak çevrilen R2P, 2005 yılındaki BM Dünya Zirvesi kararlarından biri olan “Responsibility to Protect” şartının kısaltılmış hali. R2P, BM bildirgesinde ise şu 3 sütun üzerinde yükseliyor:

1- Devletin birinci sorumluluğu yurttaşlarını etnik temizlik, savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlardan korumaktır.

2- Koruma sorumluluğunu yerine getirmekte başarısız olan devletlere karşı koruma sorumluluğu bulunmaktadır.

3- Halkını bu dört suçtan biri ya da bir kaçına karşı koruyamayan ya da korumayan devletlerde yaşanan krize BM Şartı’nın çizdiği sınırlar içinde uluslararası toplum anında ve etkili müdahalede bulunabilir. Soykırım ve kitlesel kıyım durumunun sürekli hale gelmesi durumunda silahlı müdahale yapılabilir.

Suriye sınırına askeri sevkiyat

Gaziantep’in Karkamış ilçesinde sınır hattına önceki gün zırhlı araçların konuşlandırılmasının ardından, dün de Kilis’e askeri araç sevkiyatı yapıldı. IŞİD üyeleri de Karkamış’ın karşısındaki Cerablus’ta hendek kazıyor. 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan çıkan 32 tank, zırhlı personel taşıyıcılar ve askeri personeli taşıyan otobüsler güvenlik önlemi altında Kilis’e hareket etti. Tank ve diğer askeri araçlar, Suriye sınırındaki Elbeyli ilçesinde belirlenen noktalara konuşlandırılacak. Kilis’in Elbeyli ilçesi Suriye sınırında. Sınırın karşı tarafında stratejik öneme sahip Savran kasabası bulunuyor. IŞİD 1 Haziran’da Halep merkezine 40 kilometre uzaklıkta bulunan Savran kasabasını ele geçirmişti. Önceki gün de Karkamış Sınır Kapısı çevresine ve sınır hattındaki bazı noktalara zırhlı araçlar konuşlandırılmıştı. Karkamış’ın karşı tarafı da IŞİD’in kontrolündeki Cerablus kenti. Kentte sessizlik hâkim. Sınıra yakın bölgedeki binalarda kalan IŞİD üyeleri hendek kazıyor. Sınır hattını zaman zaman yaya olarak da kontrol eden ekipler, Suriye tarafındaki gelişmeleri yakından takip ediyor.

HAKKARİ’DE 2 ŞEHİT

Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Derecik beldesi Yeşilova köyü civarında, Yeşilova Hudut Sınır Tabur Komutanlığına bağlı birliklerin rutin faaliyeti sırasında adı açıklanmayan bir asker, Hacıbey Çayı’na inerek yüzünü yıkamak istedi. Dengesini kaybederek çaya düşen asker ile onu kurtarmak için suya giren arkadaşı, akıntıya kapıldı. Diğer askerler tarafından çaydan çıkarılan 2 asker, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

PKK saldırdı F-16’lar vurdu

PKK, 7. Hudut Alay Komutanlığı Dağlıca Üs Bölgesine önceki akşam ve dün sabah makineli tüfek ve havan ile iki kez silahlı saldırıda bulundu. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Terörist ateşlerine, Üs Bölgesinde bulunan unsurlarımız tarafından derhal ateşle karşılık verilmesi üzerine, terörist ateşleri kesilmiştir. Söz konusu silahlı saldırılarda, herhangi zayiat ve hasar meydana gelmemiştir” denildi. Ardından da  Türk Hava Kuvvetlerine bağlı 4 F-16 sava uçağı da, terör örgütü militanlarının Dağlıca karakoluna ateş açtığı havan mevzilerini bombalayarak etkisiz hale getirdi.

Örgütün Kandil yalanı

Dağlıca Karakolunu tehdit eden terörist unsurlara yönelik bu hava saldırısı,terör örgütüne yakın sitelerde “Türk uçakları Kandil’i bombaladı”şeklinde kara propagandaya dönüştürüldü. Dağlıca’ya yapılan saldırıya verilen karşılığın terör ögütü tarafından “Suriye” ile ilişkilendirilmesi, aslında saldırının da bir anlamda amacını da deşifre etti. 

Patriotlar Suriye’ye çevrildi

Kahramanmaraş’ta 2.5 yıldır aktif olan Patriot hava savunma sistemi, Suriye’den gelecek olası tehditlere karşı 24 saat izleme yapıyor.

Hedefimiz güvenli bölge

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Suriye, Doğu Türkistan, İŞİD ve PYD’ye ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Kalın gündeme ilşkin değerlendirmede, “Suriye konusunda uçuşa yasak bölge oluşturulması tavrımız aynen devam etmektedir. Bu konuyu uluslararası kurum kuruluş ve müttefiklerimiz ile istişare yapmaya devam etmekteyiz. BM, AB ve NATO ile istişare yapılıp görüşlerimiz aktarılmıştır. Sınırda yaşananların sadece Türkiye’nin meselesi olmadığı söylenmiştir. Hiç bir zaman tanpon bölge demedik. Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge dedik. Ne kadar haklı olduğumuz da her geçen gün anlaşılıyor” dedi

PYD ile temas yok

PYD ile hiç bir şekilde görüşülmediğini belirten Kalın şöyle konuştu: “Yöneticilerinin tutarsız açıklamaları hiçbir şey ifade etmektedir. Kamplara bakıldığında herşey görülmekte. Türkiye’yi itham altında bırakan kampanyaları şiddetle kınıyoruz. Bu kampanyayı yürütenler ateşle oynadığını bilmeleri gerekir.

Daily Telegraph’tan Suriye kehaneti

İngiltere’nin yüksek tirajlı gazetesi Daily Telegraph, Cuma gününe işarete ederek Türkiye,  Suriye’ye askeri müdahale başlatacak diye yazdı. Gazetenin Ortadoğu muhabiri Richard Spencer imzalı haber, “Türkiye, IŞİD ve Kürtleri durdurmak için Suriye işgaline hazırlanıyor” başlığıyla yayınlandı.  “Türk basınının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın angajman kurallarında değişikliğe onay verdiğini, bununla hem Esad rejimi, hem de IŞİD’in vurulabileceğini bildirdiğini” yazan Spencer, “Türkiye’nin amacının mülteciler için ve IŞİD’e karşı bir tampon bölge oluşturmak olduğunu” ve Erdoğan’ın bu hamleyle güneyde bir Kürt devleti oluşmasını önlemeyi amaçladığını belirtiyor.

Kürtlerden değil PYD’den rahatsızız

Türkiye, güney sınırındaki gelişmeleri yakından takip ederek her türlü olumsuz senaryoya karşı hazırlığını sürdürürken, diğer yandan atılacak adımlar konusunda da dikkatli olmaya özen gösteriyor. Hem PYD, hem de DEAŞ’ın “ESAD projesi” olduğuna dikkat çekerek, adımları buna göre atmak gerektiğini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay,”Suriye’de hiç kimse kendi bayrağını taşımıyor. O yüzden kiminle savaştığınızı kestiremezsiniz” dedi. Aktay, “Esas olan, PYD’nin arkasındaki gücün kim olduğu. Bu belirsizlik Türkiye’nin  daha dikkatli ve hassas yaklaşmasının sebebi. Yoksa bir Kürt rahatsızlığı değil. Öyle olsa biz Irak Kürdistan’ına da karşı olurduk. Türkiye, Irak’ta Kürt bölgesinin gelişimine katkı sağladı” açıklamasında bulundu.  Akay, PYD’nin bölgede kendisine tabi olmayan Kürtleri de etnik temizlik yaparak bölgeden gönderip, “arındırılmış alan” oluşturduğuna dikkat çekti.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim