• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Suriye Devriminin Sembolü Yarbay Ömer ve Ailesiyle İlk Röportaj!

Suriye Devriminin Sembolü Yarbay Ömer ve Ailesiyle İlk Röportaj!
Suriye Devrimi'nin küçük mücahidi Yarbay Ömer'in Abdulkadir amcasından İslam alemine mesaj: UYKUNUZA DEVAM EDİN!

Yarbay Ömer…

Suriye özgürlük mücadelesinin en küçük temsilcisi.

Özgür Suriye Halkının en küçük fedaisi ve Savaş Kahramanı.

O, bir hak arama mücadelesi ve özgürlük ile adalet talebi olarak başlayan, masum ve haklı isteklerin dillendirildiği barışçıl gösterilere silahla karşılık verilmesi sonucu patlak veren savaşın mağdur ettiği milyonlarca Suriyeli çocuktan sadece birisi.

Ömer 6 yaşında. 7 yaşında Züheyir isminde bir abisi ve 3 yaşında Hamza isminde bir kardeşi var. Annesi, kardeşi Hamza’nın doğumunda vefat etmiş. Babası muhalifler safında zalim Esed rejimine karşı savaşan bir mücahit. Küçücük yaşına rağmen babası gibi mücahit ruhlu bir çocuk olan Ömer, yapılan gösterilerde hep en önlerde yer aldı. Elinde mikrofon: ‘Defol Beşşar!’, ‘Suriye Halkı rejimin düşmesini istiyor!’, ‘Suriye Halkı Esed’in idam edilmesini istiyor!’ diye haykırdı ve Suriye halkının haykıran sesi oldu. Bu sebeple tüm dünyada ‘Suriye devriminin Sembol İsmi Yarbay Ömer’ lakabıyla anılmaya başlanan Ömer, bu şekilde meşhur oldu. Fakat unutulan bir hakikat vardı ki, o da Ömer nihayetinde bir çocuktu, hem de henüz 4 yaşında olan bir çocuk. Savaş bu minik yürekte olmadık yaralar açmış, amcasının tabiriyle; ‘Onlar çocukluklarını yaşayamadan büyümüşlerdi.’ Suriyeli pek çok çocuk gibi küçücük boylu ama kocaman yürekli mücahitlerdi Ömer ve kardeşleri. Bu hakikati göz önüne alan amcası bir karar aldı ve Ömer’i mikrofonlardan, kameralardan, gösterilerden ve ekranlardan uzak tutmaya karar verdi. ‘Onların artık kameralar önünde bu acıları tekrar tekrar hatırlamalarını istemiyorum. Onlar henüz çocuk ve savaşsız bir ortamda güven içinde çocukluklarını yaşamalılar.’ dedi. Haklıydı, bu kararına saygı duyarak biz de Ömer’in fotoğraflarını ve videolarını paylaşmamak şartıyla, şu an Türkiye’de misafir olarak bulunan aileyi ziyaret ettik.

Aile şu an Türkiye'de. Ömer ve kardeşi Hamza’nın küçüklüklerinden beri karaciğer rahatsızlıklarının bulunması ve bu sebeple tedavi edilmelerinin gerekmesi dolayısıyla tedavi amaçlı Türkiye'ye geldiler. Anne babası yanında olmadığı için Ömer’in bakımını amcası üstlenmiş durumda. Şu an İstanbul’da bir hastanede devlet eli ve Sivil Toplum Kuruluşlarının desteğiyle tedavi edilen Ömer’i ve ailesini  ziyaret ederek,  birinci ağızlardan Suriye Devrimi’nin yaşattığı acıları, savaşın sebep olduğu yıkımları, yaşananların çocuklar üzerindeki etkisini ve Ömer ile Hamza’nın tedavilerinin ne seviyede olduğunu öğrendik.

Bu röportajımızın amacı, hem Ömer ve ailesi hakkında basın yayın organlarında dolaşan yanlış bilgileri tashih etmek hem de Suriyeli tüm masum ve mazlum çocukların sesini Ömer’in şahsında tüm dünyaya tekrar duyurmak. Röportajımızın amacına ulaşması temennisiyle Özgür Suriye Haber Ajansı Kurucusu Sami Neser ile muhabirlerimiz Zehra Karaman ve Büşra Betül Aydın’ın gerçekleştirdiği röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Devrimden önce hayatınız nasıldı, devrimden sonra neler değişti?

Hayatımız tüm Suriyelilerin hayatı gibi normaldi. Herkesin işi vardı, çalışıyordu. İbadet ediliyordu fakat, ‘İşini yap, paranı kazan ama siyaset veya hükümet hakkında konuşma!’ deniliyordu. Yalnız devrim başladığında herkes ayaklandı, hakkını istemeye başladı, bu davaya kendini adayanlar canını, malını her şeyini feda etti. Bazıları ise canını, malını kurtarmak için daha devrimin başlarında Suriye’yi terk etti. ‘’Hain olarak yetişen hain, şerefli olarak yetişen şerefli olduğunu gösterdi.’’

Suriye’de sizi en çok etkileyen görüntüler neydi?

Biz ve çocuklarımız her türlü şeyle karşılaştık ve her gördüğümüzden de ziyadesiyle etkilendik, en fazla da çocuklar... Ben çocuklara, kadınlara yapılan işkenceleri, yıkılan evleri, tamamıyla öldürülen ailelerin durumunu tekrar konuşmak istemem. Bu olayları herkes biliyor çünkü televizyonlara yansıyor. Bombalar düştüğü yeri yerle bir ediyor, bunu da tüm dünya seyrediyor. Bombalar öldürme aracıdır savaşma aracı değil, biz Esed’den, biz onunla nasıl savaşıyorsak onun da bizimle öyle savaşmasını istiyoruz. 'Tanklarınla, askerlerinle gel ! Niye bomba atıyorsun?' Bombalar adres sormaz, rastgele atılıyor. Dolayısıyla çocuklara, kadınlara, evlere düşüyor ve her şeyi yerle bir ediyor.

Günlük 50 tane bomba düşüyor.

İnanın bana bu sayılar hiçbir şey. Kimyasal silah kullandılar biliyorsunuz, atılan o kimyasal silahlar bir dakikada binlerce insanı öldürüyor. Suriye, Ürdün ve Lübnan sınırındaki çocukların yaşadığı durum çok vahim.  Bundan da vahimi çocukların eğitimden mahrum kalmaları.  Üç yıl geçti ve bu süre zarfında hiçbir çocuk okula gidemedi, bir nesil büyüdü böyle. Belki bunun sonuçlarını şimdi görmüyoruz ama 10 – 20 yıl sonra bunun sonuçlarını çok iyi göreceğiz, okuma-yazma bilmeyen bir nesil çıkacak belki de.  Öyle çocuklar var ki, babasını, annesini tanımıyor. Belki de babası yaşadığı binanın altında kaldı, onun hayatta olup olmadığını hatta orda olduğunu dahi bilmiyor. Bu Suriyeliler için çok vahim bir durum buna bir çözüm bulunması lazım. Çözüm ne mi? Çözüm, dünyanın buna kulak vermesi, bu insanlara yardım etmesi, el uzatması ve en önemlisi Esed’e karşı tepkisini koyması.

Niçin Türkiye’ye geldiniz?

Devrimin başında bir çok insan cannı ve malını korumak için Suriye'den kaçtı. Bunlar halklarını bırakıp, mal ve can korkusundan başka ülkelere kaçtılar. Bunlar bir bombadan kaçan insan gibi ülkesinden kaçan insanlar. Bu insanlar Suriye halkını ölüme terk edip onlara göz kulak olmadılar, onlara hiçbir maddi yardımda bulunmadılar, manevi destek de vermediler. Elbet bir gün bunun hesabı sorulacak. Diğer bir takım insanlar ise Suriye’de kalıp bu işkencelerin bitmesi için savaştılar, mücadele ettiler, sahip oldukları her şeyi bu uğurda feda ettiler. Bu insanların Allah katında ecirleri, sevapları çok büyük olacak. Ben Suriye’de vurulup beş ay yataktan kalkamadığım için ve artık orada yapacak bir işim olmadığı için Türkiye’ye geldim. Çocukların yanında olmuş da oldum bu sayede. Onların sağlık durumlarını ve tedavilerini yakından takip ediyorum. Burada şunu da ifade etmek istiyorum, Suriye bizim vatanımız. Ailemiz her şeyimiz orada. Her ne kadar yakılmış, yıkılmış, harap olmuş olsa da biz Suriye’ye dönmek ve orada yaşamak istiyoruz.

Peki şu an çocukların sağlık durumu nasıl?

Şu an tam bir sonuç yok fakat iyi olacaklar inşaallah. Şunu da ifade edeyim, Ömer Suriyeli çocuklardan sadece birisi, O meşhur oldu, tanındı çünkü gösterilere çıkıyordu, elinde mikrofon ‘Defol Beşşar!’ diye haykırıyordu. Fakat onun gibi binlerce, milyonlarca çocuk var Suriye’de. Ömer şanslı, o sadece annesini kaybetti, babası hayatta, kardeşleri  ve diğer akrabaları yaşıyor. Ben (amcası) varım, her türlü ihtiyaçlarıyla ilgileniyorum. Ancak gerek Suriye içinde gerekse diğer ülkelerde annesi, babası, kardeşi, tek bir akrabası olmayan bir çok yetim çocuk var. Onların da gündeme getirilmesi lazım, ben sizlerden bunu talep ediyorum. Buralarda görüyorum yollarda dileniyorlar, onlar Suriyeli hiçbir şeyi olmayan çocuklar. Onları da bulun ve onların da elinden tutun.

Devrime nasıl bakıyorsunuz?

Devrim, artık Suriye'nin meselesi olmaktan çıkıp uluslararası bir mesele haline geldi. Rusya, İran, Amerika işin içine girdi. Artık Rusya ile Amerika Suriye üzerinden savaşıyor, Hizbullah ile İran’ın savaşı da Suriye’nin ta içinde. El-Kaide de etkin durumda. Şu bir gerçek ki bunların hiçbirisi kesinlikle Suriye'nin hayrını istemiyor. Tek istedikleri geride yakılmış, yıkılmış, yıllarca ayağa kalkamayacak harap bir Suriye bırakmak.

Suriye halkı Türkiye’ye nasıl bakıyor?

Tüm halk değil fakat genel olarak Suriye halkı özellikle de Esed’in işkencelerine maruz kalan ve gerçekten devrime gönül veren insanlar, Türkiye’ye geçekten sevgi ve saygıyla bakıyor. Suriye’ye giren yemek olsun, ilaç olsun tüm yardımlar Türkiye yoluyla geliyor. Türkiye olmasa Suriye halkı bu kadar ayakta kalamazdı. Türkiye hem hükümet olarak hem de halk olarak Suriye devriminde önemli bir rol oynadı. Şu anda bizim çocuklarımızın tedavisiyle de direkt devlet ilgileniyor, hiçbir şeye ihtiyacımız yok elhamdülillah.

Devrim Suriyeli çocukları nasıl etkiliyor?

(Acı acı Gülüyor) Kesinlikle çok kötü etkiliyor. Fakat bize destek olan Türkiye gibi devletlerle inşaallah bu yaraları saracağız. Türkiye yaptığı bu yardımların sonuçlarını gelecek yıllarda görecek. Artık bir çok kişi, ‘Suriye Devriminin bir İnsanlık ve Müslümanlık Devrimi olduğunu' söylüyor ben de bu düşünceye katılıyorum. Suriye’den ayrılan insanların Türkiye’ye gelip burada evlenmelerinin gelecekte iki ülke ilişkileri açısından çok önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. Şu an Suriye halkı Türkiye halkından çok fazla fayda görmektedir. Çok yakın değil fakat 5-10 yıl sonra Türkiye halkı da aynı şekilde Suriye halkından fayda görecektir inşallah.

Son olarak İslam alemine ve insanlığa neler söylemek istersiniz?

Müslümanlara uykuya devam etmelerini söylemek istiyorum. Hz. Ömer (r.a.) Irak’ta veya başka bir yerde başına bir şey gelen bir çocuğun hesabını vermekten korkuyordu. ‘Fırat’ta bir kurt kuzuyu kapsa bunun hesabını Rabbim benden sorar.’ diye endişeleniyordu. Ve şu an bizim katledilen çocuklarımızı, kadınlarımızı görüp de ses çıkarmayan, tepki vermeyen, ayağa kalkmayan bu insanlığa UYKUNUZA DEVAM EDİN! demek istiyorum.

UYKUNUZA DEVAM EDİN!

(Kapılarınızı açıp bize vakit ayırdığınız için, Türkiye Halkı adına sizlere teşekkür ediyoruz. Ömer ve kardeşine de acil şifalar diliyor ve bu şerefli devrimin zaferle neticelenmesi için dua ediyoruz.Teşekkür ederiz.)

Özgür Suriye Haber Ajansı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim