• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 13 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Süleyman Soylu: 20-30 Mart Arası Sokağa Bile Çıkamayacaklar! -VİDEO-

Süleyman Soylu: 20-30 Mart Arası Sokağa Bile Çıkamayacaklar! -VİDEO-
24 TV’de Melik Yiğitel ve Orhan Miroğlu'nun moderatörlüğünde ‘Doğrusu Ne?’ programına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu konuk oldu. Soylu, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Daha önce “17 Aralık ile başlayan süreçte Türkiye’yi bir korku tüneline sokmaya çalıştılar. Herkesi montajla korkutmaya çalışıyorlar ve bu bir darbe girişimidir” diyen Süleyman Soylu bu yaşananların tam göbeğinde cemaatin olduğunu söyledi. Cemaatin bir distribütör olduğunu, 17 Aralık’ın bir başarı olamayacağını ve hainliğin başarı olamayacağını söyledi. 

TÜM BUNLARDAN ÜRKTÜĞÜM İÇİN AK PARTİ’YE GELDİM
 
Bu tür operasyonların ilk olmadığını söyleyen Soylu, bunlardan korktuğu ve duyduğu endişeden dolayı AK Parti’ye geldiğini söyledi. Soylu, şunları söyledi:
 
Bunu ilk kez bugün görüyor değiliz. Bunu yıllardan beri, hem de benzer şekillerle ve benzer sebeplerden dolayı görüyoruz. Ben zaten bu korkudan dolayı AK Parti’ye geldim. Korktuğum için, endişe duyduğum için AK Parti’ye geldim. 
 
CEMAAT DİSTRİBÜTÖRLÜK YAPIYOR VE BU KARMAŞANIN TAM GÖBEĞİNDE YER ALIYOR
 
Türkiye’nin çok önemli bir döneme girdiğini, önemli demokratik adımlar attığını ve özgürlüklerin genişlediğini söyleyen Soylu, “bu yaşanan karmaşanın tam göbeğinde cemaat taşeronu var” dedi. Soylu, şunları söyledi:
Türkiye belki de kendi tarihinin fırsatı açısından en önemli döneme giriyor. İnsan kaynağınız var, Türkiye bir taraftan en önemli meselelerinden biri olan ihtilaflarını çözmeye başladı. Ve ciddi bir şekilde çözüyor.
 
1- Kürtler ile olan ihtilafını çözüyor
 
2- Aleviler ile olan ihtilafı ile yüzleşti ve onları çözmeye çalışıyor. 
 
3- Kadını ile olan ihtilafı çözüyor. Türkiye’nin kadınıyla ihtilafı vardı. Meclise başörtülünün girmesi sadece inanç açısından değerlendirilmemeli. Kadının üzerinde ayrı bir ihtilaf vardı Türkiye’de.
 
Cemaat yaşanan bu karmaşanın tam göbeğinde, sağında veya solunda değil. Cemaat şuandistribütörlük yapıyor. Türkiye kendi kendine hareket etme kabiliyeti, kendi menfaatlerine göre, insanlık mefaatlerine göre düşünme kabiliyetini ortaya koyan bir Türkiye’ye uzun yıllar sonra ilk kez ulaşıyoruz. Bir dağın ötesindeki elmasa ulaşmak gibi ilke kez ulaşıyoruz. Ve buna bir liderin kararlığıyla, ortaya koymuş doğru politikalarla ve vicdanı olan bütün dünyaya anlatma kabiliyetiyle ulaşıyoruz. Bunu topyekûn ortadan kaldırmaya yönelik bir hamle var.
 
“CEMAATLE NİÇİN BİRLİKTE OLDUNUZ?”
 
Cemaate karşı tavır alınmasıyla “cemaatle niçin birlikte oldunuz” sorusuna cevap veren Soylu, “Türkiye’de giderilmesi gereken bütün eksikliklere sahip çıktıklarını” söyledi. Soylu, şunları aktardı:
 
“Bu olur mu?” olmuş. Adnan Menderes’in en yakın arkadaşı, çocukluk arkadaşı Ethem Menderes yapmış. Bize şimdi tarihimizi unutturmaya, yakın dönemde yaşadığımız tecrübelerimizi hafızamızdan silmeye çalışıyorlar..
Şimdi AK Parti’ye “siz bunlarla niçin birlikte oldunuz” diye soruyorlar. Onlarla olmayan var mı? Hepimiz birlikte olduk. Neden? Duygularımızı okşadılar. Çok profesyonel bir yapıyla çok iyi dizayn edilmiş, çok iyi mühendislik ortaya konulmuş. Bu memlekette ne eksiklik görmüşsek, Kürtlere yönelik ne eksiklik görmüşsek, dindarlara yönelik eksiklik görmüşsek, entellektüelizme yönelik eksiklik görmüşsek, ortak dilimiz olan Türkçe’ye yönelik eksiklik görmüşsek hepsine çok anlamlı şekilde sahip çıktılar ve bugüne kadar götürdüler. 
 
CEMAAT NE İSTİYOR?
 
Askeri vesayete karşı çıkma sebeplerinin, paralel yapı için de aynı olduğunu belirten Soylu, “eski derin devletten memnunmuşuz gibi yeni bir derin devletle karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
 
12 Eylül 2010 referandumu neden yaptık? Askeri vesayet Türkiye’nin belli bir noktada gitmesini istemiyor muydu? İstemez mi canım, neden istemesin? Ama diyor ki; “benim kurallarımda ve benim koşullarımla olacak.” Şimdi 12 Eylül 2010 referandumunda dedik ki; senin kurallarını biz cari olarak tutmak istemiyoruz. Senin kurallarının neye göre hizmet ettiğini, hangi anlayışa göre yönetildiğini bilmiyoruz. Oysa çoğulcu açık toplumlarda, demokratik toplumlarda bütün refleksleri millet gösterir. Ve siyaset devlete milletin temsilci olarak hükmeder. Onun için 12 Eylül 2010 referandumu dahil, Türkiye’nin 1960 ve 2010 arasındaki sürecin tasfiye etti. Bunu bu millet yaptı.  Şimdi eski derin devletten memnunmuşuz gibi yeni bir derin devlet ve derin anlayışla karşı karşıya kalıyoruz. 
 
17 ARALIK BİR BAŞARI DEĞİL, İHANETİN VE HAİNLİĞİN BAŞARISI OLAMAZ
 
Soylu, Türkiye’ye bedel ödettirmeye çalışanların yaptığı operasyonun başarı değil, ihanetin ve hainliğin başarısı olamayacağını söyledi.
 
Soylu, “Türkiye Doğu ile Batı arasında dengeyi oluşturabilecek yegane ülkelerden biridir. Esas hazırlık Türkiye’ye bedelin ödettirmeye hazırlığıdır. Türkiye’yi yönetilemez hale getirmek, kurumlarını etkisiz kılmak istiyorlar. Siyaset bu kurumların bir tanesidir. Hukuk, bürokrasi bu kurumlarından bir tanesidir. 17 Aralık bir başarı değil. Çünkü ihanetin başarısı olamaz.” dedi. 
 
İTİBARSIZLAŞTIRMA GİRİŞİMLERİNİN BENZERLİĞİ!
 
Soylu, Türkiye’yi yönetilemez hale getirmek ve demokrasini işlemez hale getirmek için daha önce de uygulandığını söyledi. Erbakan, Demirel, Hasan Polatkan’a karşı yapılan itibarsızlaştırma girişimlerinin benzerliğine vurgu yaptı.
 
- Demirel’in hanımına saldırı
 
Bu Türkiye’de denenmiş bir iş. Menderes’e ne yapmışlarsa, ne ortaya koymuşlarsa aynısını yapıyorlar. Sedat Simavi denen adam Demirel’in rahmetli hanımıyla ilgili Günaydın Gazetesi’nde Ankara’daki ayakkabıcı ile ilişkisini, bir Başbakan’ın hanımına yapılan saldırıyı ben ‘bir ülkenin bağımsızlığına saldırı’ olarak görürüm. 
 
- Erbakan yolsuzluk ile itibarsızlaştırılmaya çalışıldı
 
Bu ülkenin bir önceki Başbakan’ı; Erbakan’a yine aynı saldırı oldu. Erbakan’ı bir yolsuzluk meselesiyle ilgili kötürüm bırakmaya çalıştılar. Erbakan’a “partisinin parasını zimmetine geçirmiş” suçlaması yaptılar. Ve oradan mahkemelerde “itibarsızlaştırmaya” çalıştılar. 
 
- Hasan Polatkan’ın evinde 4 milyon lira
 
Hasan Polatkan bu coğrafyacılarından en iyi maliyetçilerinden biriydi. Türkiye’nin at nalı üretecek çivisi bile yoktu. Bütün bu yatırımların tamamını sıfır bütçeyle 22 barajından tutun, yoluna kadar, fabrikalarına kadar, tarımına kadar yaptı. Ne dediler biliyor musunuz? 4 milyon lira evinde para bulundu.
 
Yöntem farklı yöntem değil, aynı yöntem. Bu operasyon Türkiye üzerinde yıllardan beri, Türkiye’yi yönetilemez hale getirmek ve Türkiye’yi demokrasiyle demokrasi varmış arasında arafta tutmak ve Türkiye’nin kendi reflekslerini tasfiye etmek amacıyla ortaya konulmuştur.
 
CHP ULUSLARASI BİR OPERASYONUN MAYMUNCUĞU HALİNE GELDİ
 
17 Aralık’tan sonra AK Parti’nin oylarında bir düşüş gözükmediğini söyleyen Soylu, CHP’ye de yüklendi. Cemaatin doğrultusunda gösterilen adayların olduğunu söyleyen Soylu, kazanamayacaklarını bilmelerine rağmen cemaatin hamlesini beklediklerini söyledi. Soylu şunları söyledi:
 
17 Aralık’tan sonra yaptığımız bütün araştırmalar sonucunda AK Parti’de oy düşüşü görünmüyor. Ama yarattıkları tedirginlik şu; diyelim ki CHP’nin Ankara adayı ve İstanbul adayı direk cemaat tarafından gösterildi. “Evet geridesiniz, kaybediyorsunuz ama merak etmeyin, bekleyin. Şu ayın şu tarihinde öyle bir şey ortaya koyacağız ki kazanacaksınız.” Bundan büyük bir alçaklık yoktur.“Tam bağımsızlık diye, biz Atatürk’ün partisiyiz” diyen CHP bugün uluslararası bir organizasyonunun maymuncuğu haline geldi. Dün Silivri ile ilgili, Türkiye’deki yargılamalarla ilgili cemaat ve hükümeti suçlayan ondan sonra cemaatle kol kola Türkiye’nin geleceğini ve bağımsızlığını tasfiye etmeye çalışan bir anlayışla hareket ediyorlar. 
 
20’Sİ İLE 30’U ARASINDA SOKAĞA ÇIKAMAYACAKLAR
 
Paralel yapının “20 Mart ile 30 Mart arasında büyük olaylar çıkaracak” imalarına yönelik Süleyman Soylu, bu tarihte operasyonu yapanların halkın yüzüne bakamayacaklarını, sokağa çıkamayacaklarını söyledi.
 
Cemaatten bazı kişiler sokakta bizim aleyhimizde kara propaganda yapıyor ama bizi görünce mahcup oluyor. Cemaatin alt tabanındaki kişilerde de bir vicdan sorgulaması söz konusu. Onlar da vicdanen “biz ne yapıyoruz?” diye soruyorlar.
 
“20’si ile 30’u arası Türkiye’de büyük olaylar olacak” diyorlar. Ben buradan söyleyeyim: Bu tarihte sokağa çıkamayacaklar. Türkiye’yi nasıl bir tablo ile karşı karşıya bıraktıkları, ayan beyan gösterilecek. Türkiye’ye hangi tezgah kurdukları, Türkiye’yi kimin kucağına ittikleri konusunda sokağa çıkamayacaklar. 
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim