• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

SP, Corrie Ailesini Türkiye'ye Davet Etti

SP, Corrie Ailesini Türkiyeye Davet Etti
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, tarihe “zulme vicdanı ile direnenleydi” olarak geçen Rachel Corrie’nin ailesine mektup gönderdi. Erdoğan, Halepçe katliamını da hatırlattı.

Eşi Vildan Erdoğan ve partisinin kadın kolları ile birlikte Taksim PTT'ye gelen Erol Erdoğan, Corrie ailesine yazdığı mektubu PTT Kargoya verdi. Mektubu PTT'ye teslim ettikten sonra bir basın açıklaması yapan Erdoğan, 16 Mart'ı "zulme meydan okuma" fırsatı olarak saydıklarını belirtti.  

Mektubuna, "Rachel'i tanıyan binlerce Türkiyeli adına…  Dünyadaki milyonlarca seveni adına… Ve tanıdığında ona kayıtsız kalamayacak insanlık ailesinin vicdanlı  milyarlarca üyesi adına, onlardan biri olarak yazıyorum. Bu mektubu yazarken hem evlat sahibi bir aile olarak acınızı paylaşmak hem de onurlu mücadelenize destek olmak istiyorum" diye başlayan Erdoğan, Corrie ailesini Saadet lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş adına Türkiye'ye davet etti. Erdoğan, mektubunda "Sizleri Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş adına ülkemize davet ediyoruz. Rachel dostları olarak sizi ağırlamaktan onur duyarız. Bu vesileyle eşiniz hanımefendiyle sizleri İstanbul'a davet ediyoruz. Rachel'i yetiştiren sizleri tanımak, onun ideallerini, nasıl bir dünya özlediğini sizlerden dinlemek bizi çok memnun edecektir" ifadelerine yer verdi. 

HALEPÇE KATLİAMINI DA HATIRLATTI

Rachel'in ölüm yıldönümü  olan 16 Mart'ın aynı zamanda Halepçe katliamının da yıldönümü  olduğunu hatırlatan Erdoğan, Dönemin Irak diktatörü Saddam, Kuzey bölgesinde yaşayan Irak vatandaşı Kürtlere düzenlediği saldırıda kimyasal bombalarla Halepçe'de onulmaz yaralar açmıştır. 5 bin insanın öldüğü bu saldırıda 7 bin insan da yaralanmış, bununla da kalmayıp, kullanılan kimyasal silahlar yüzünden gelecek nesillerin özürlü doğmasına yol açmıştır" dedi.

Erdoğan, Rachel'in İsrail buldozeri tarafından öldürülmesiyle ilgili olarak şunları dedi: "Amerikalı bir barış eylemcisi olan Rachel Corrie, bu amaçla Filistin'e gelmiş, İsrail'in evini yıkmak istediği bir Filistinli ailenin evinin önünde buldozere karşı elindeki megafonla canlı siper olmuştu. Ancak İsrail buldozeri Rachel'i ezerek öldürmüştü. Rachel öldü, Ahmet Yasin öldü, Muhammed Durre öldü; öldürüldüler. Ama zaman gelecek Kudüs'te, Gazze'de, Filistin'de kimse ölmeyecek, çünkü biz galip geleceğiz, barış galip gelecek, sevgi ve uzlaşı üstün gelecek.  Bu vesileyle Saadet Partisi olarak 16 Mart'ta yaşanan bu katliamları kınıyor; barış, huzur ve adaletin dünyaya hakim kılınması için, var gücümüzle çalışacağımıza buradan bir kez daha söz veriyoruz."

CORRİE AİLESİNE GÖNDERİLEN MEKTUBUN TAM METNİ:

Sayın  Craig Corrie ve Rachel'in tüm ailesine; 

Size bu mektubu Türkiye'den yazıyorum.

Bizler, haksızlığa ve zulme karşı siyasi mücadele veren ve barış dolu bir dünya ümidini çoğaltmayı hedef olarak belirlemiş Saadet Partisi'nin mensuplarıyız. Ben de bu partinin İstanbul İl Başkanlığı görevini yürütmekteyim. 

Size bu mektubu;

Rachel'i tanıyan binlerce Türkiyeli adına…

Dünyadaki milyonlarca seveni adına…

Ve tanıdığında ona kayıtsız kalamayacak insanlık ailesinin vicdanlı milyarlarca üyesi adına, onlardan biri olarak yazıyorum.

Bu mektubu yazarken hem evlat sahibi bir aile olarak acınızı paylaşmak hem de onurlu mücadelenize destek olmak istiyorum.

Bir anne-baba için bu dünyada, evladından öte varlık yoktur. Bu bilinçle acınızı yürekten paylaşıyorum.

Kızınızla ilgili açtığınız haklı davanın, sorumluların cezalandırılmasıyla nihayete ermesi için de dua ediyorum.  

RACHEL, YAŞADIĞI DÖNEMİN EN BÜYÜK AYDINIDIR!

Amerika'nın ve diğer güçlü ülkelerin sözüm ona bilge adamları ve güçlü politikacıları medeniyetlerin savaşmasının kaçınılmaz olduğunu, bunun için "önleyici savaş" gerektiğini anlatırken; çok değil, dört gün sonra Irak'ı işgal edeceği günlerde yiğit kızınız bunun koca bir yalan olduğunu bir başka zulüm bölgesinden tüm dünyaya haykırmıştır.

Demiştir ki, insanların inancı, rengi ve ırkı zulmün nedeni olamaz. Zalim zalimdir, mazlumsa mazlum! Vicdanlı insanların ölçüsü budur, kimlikleri değil!

Onun katilleri bu sese tahammül etmezlerdi, etmediler de.

Ne ironiktir ki, Rachel'in ölüm günü olan 16 Mart'ın önceki bir başka yıldönümünde (1988), Irak diktatörü Saddam kendi vatandaşı olan Kürtleri kimyasal silahla Halepçe'de katlediyordu. Bu katliamla 5.000 insan ölürken 7.000 insan da yaralanmıştı. Halepçe'de hala çocuklar özürlü doğuyor. Bu oranın Hiroşima ve Nagasaki'ye göre 4-5 kat fazla olduğu varsayılıyor.

İnanıyoruz ki, Rachel bunları da biliyordu ve bu nedenle genç yaşında dünyanın en zengin denebilecek şehrinden çıkıp en yoksul ilan edilmiş şehrindeki evleri, kadınları, çocukları savunmaya gelmişti.

İşte, bu yolculuktur Rachel'i döneminin en büyük aydını yapan. 

RACHEL EVRENSEL İNSANDIR!

Evet, Rachel mücadelesiyle dünyada herkesin kendine paylar çıkaracağı bir evrensel insandır.

Bizler, insani değerlerimizle ve medeniyetimizin-İslam Medeniyeti'nin bize verdikleriyle inancımızın rehberliğinde zulme hep düşman olmuş bir geleneğin mensuplarıyız.

Ancak Rachel, kendi değerlerimizi bizleri sarsarak hatırlatmış, gönlümüzde derin bir sevgi ve saygı alanı açmıştır. "Mazlumun kim olduğuna bakmayın, mazlum olması yeter, yetmeli" demiştir!

İslam dünyası bu çığlığı duymuş ve Rachel'in önünde saygıyla eğilmiştir. Rachel, hepimizi de bildiğimiz bir konuda rahatlatmıştır: "Mazlumların hakkını aramak haktır ve ben mazlumun hakkını ararken ayrımsız herkes için ölebilirim."

Rachel, mazlum Filistinli çocuklar, babalar, anneler için tankın önüne dikildi.

Dünya barışı için önemli bir eşiktir bu. Rachel, sevgili kızınız, "dünya barışı" için verdiği mücadelesi ile dünya barışı sağlanana kadar ışık olmaya devam edecektir. 

Sayın Craig Corrie…

Özlediğiniz ama gurur duyduğunuza emin olduğumuz sevgili kızınız Rachel'i ölümünün yedinci yılında saygıyla bir kez daha anıyoruz.

Rachel'in katillerine açtığınız davada yanınızda olduğumuzu, bu konuda elimizden gelecek her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz. 

Sayın Craig Corrie…

Son olarak, sizleri Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş adına ülkemize davet ediyoruz. Rachel dostları olarak sizi ağırlamaktan onur duyarız. Bu vesileyle eşiniz hanımefendiyle sizleri İstanbul'a davet ediyoruz. Rachel'i yetiştiren sizleri tanımak, onun ideallerini, nasıl bir dünya özlediğini sizlerden dinlemek bizi çok memnun edecektir.

Saygılarımla 

15 Mart 2010

İstanbul'dan binlerce Rachel dostu adına Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan 

 

HALEPÇE, KÜRTLERİN HİROŞİMASIDIR!

Saadet Partisi (SP) Diyarbakır İl Başkanı Alaattin Parlak, Halepçe katliamının 'Kürtler'in Hiroşiması' olduğunu söyledi.
Parlak, "Bütün dünya, 2. Dünya Savaşı'nda Hiroşima bombalanırken nasıl izlediyse, Halepçe'de de kimyasal silahlar kullanırken öyle izledi." dedi.

 

SP Diyarbakır İl Teşkilatı, 22 yıl önce Irak'ın Halepçe kentinde yaşanan ve 5 bin kişinin hayatını kaybettiği katliamı protesto etti. Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı'nda bir araya gelerek basın açıklaması yapan SP'liler, Halepçe'de yaşananların bugün Irak'ta meydana gelen olaylardan farkı olmadığını dile getirdi.

SP İl Başkanı Alaattin Parlak, 22 yıl önce insanlığın son yılların en korkunç ve en vahşi katliamına şahit olduğunu söyledi. İran- Irak savaşının 8. yılında Enfal Operasyonu kapsamında gerçekleştirilen Halepçe katliamında 5 binden fazla Kürt'ün hayatını kaybettiğini anlatan Parlak, "16 Mart 1988'de gerçekleştirilen katliam sırasında İran sınırına yakın bölgede bulunan Halepçeliler, Irak ordusunun yaptığı hava bombardımanından sonra sığınaklara çekildilerse de bir süre sonra atılan kimyasal silahlardan kendilerini koruyamadılar." şeklinde konuştu.

Halepçe'ye kimyasal silahlar atanların yargılanıp idam edildiğini ancak onlara bu silahları verenlerin yargılanmadığını dile getiren Parlak, "Dün Saddam'ı kullanarak Kürtlere kimyasal silahlar yağdıranlar bugün Irak'ta 2 milyon insanın ölümüne neden olanlar aynı zihniyet ve aynı devletlerdir. Mazlumun dini, dili, ırkı ve rengi sorulmaz. Zulüm kimden gelirse gelsin ve kime karşı olursa olsun zalime karşı mazlumdan yana olmak zorundayız." ifadelerini kullandı.


 

 

 

 

 

 

 

 

u

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim