• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Şiddet Biterse Örgütle Görüşmeler Başlayabilir!'

Şiddet Biterse Örgütle Görüşmeler Başlayabilir!
Üst düzey bir istihbarat yetkilisi Taraf’a konuştu: PKK ile müzakere süreci yadırganmıyor. Şiddet biterse örgütle görüşmeler başlayabilir.

Devlet mahallesi olarak da anılan Ankara Kızılay Kumrular Caddesi’nde, salı günü meydana gelen saldırının ardından şiddetin azalması durumunda devletin PKK ile görüşmelerinin başlayabileceği sinyalleri veriliyor.

Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir istihbarat yetkilisi, Taraf’a yaptığı değerlendirmede, “Şiddet sarmalı varken müzakere olmaz. Belki çok el altından yürütülür ama bu asla, örgüte bir dizi tavizler verilmesi şeklinde olmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül’ün çağrısı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün önceki gün yaptığı açıklamada, PKK’ya seslenerek, “Silahı bırakın, eve dönün” yolundaki çağrısının önemsenmesi gerektiğinin altını çizen aynı yetkiliye göre, Kumrular’da sivilleri hedef alan saldırıyı PKK nasıl izah edecek ve mutlaka bu saldırı örgüt içinde kargaşa yaratmış olabilir. Gül, dün gazetelere yansıyan açıklamasında da PKK’yı kastederek, utançtan kurtulmak için Kumrular saldırısını üstlenmediklerini söylemişti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da dün Sabah’ta yer alan habere göre, “Artık terör örgütü büyük çaplı eylem koymayacak, eline silah alıp masum insanları öldüremeyecek duruma indirgenecek. Bunun için ya silahı bırakacak ya da silahtan arındırılacak” demişti.

İstihbarat yetkilisi, Yazıcı ve Gül’ün sözlerinin, şiddet azaldığında yeniden PKK ile görüşmelere başlanması için bir alt yapı niteliği taşıyabileceğine işaret ederek şu görüşleri dile getirdi: “Ancak PKK, sivilleri de hedef alan saldırılarını maalesef sürdürecek. PKK ile görüşmelerin kesildiğini biliyoruz. Şiddet sarmalı varken görüşmeler olmaz. Belki çok daha el altından yürütülür ama örgüte, özerklik vs gibi bazı tavizler verme şeklinde olmaz. MİT ve PKK arasında Oslo’da yapılan görüşmeler açığa çıktıktan sonra ortaya çıkan toplumsal tepki ılımlıydı. PKK ile müzakere süreci yadırganmıyor, siyasi riskler alınıyor. Şimdiye kadar yapılan görüşmelerde belirli bir noktaya gelinmişti.”

İmralı’yı devre dışı bırakmak

Kızılay Kumrular Caddesi’nde 3 sivilin ölümü 34’ünün de yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıyı, Türkiye’nin çeşitli illerinde polis meslek okullarına yönelik saldırılar izlerken önceki gün Siirt’te de bir arabadaki altı kadın, roketatarlı saldırının hedefi olmuş 4’ü ölmüştü. Kumrular Caddesi, civarında, Başbakanlık ile bazı bakanlıklar ve bazı kurumların lojmanlarının bulunması nedeniyle devletin yerleşik olduğu mahalle olarak da biliniyor.

Üst düzey istihbarat yetkilisine göre, PKK ile görüşmeler belli bir noktaya gelmişken şiddetin tırmandırılması İmralı’yı devre dışı bırakmak amacını da taşıyabilir. Aynı yetkili şöyle devam etti: “Görüşmeler yerine silaha dayalı sürecin devam etmesini isteyenlerin işi olabilir bu saldırılar. İmralı’nın etkili olduğu dönem içinde barış adına sonuçlar alındığı görüldü. Bu saldırılar, bu etkinliği mümkün olduğunca zayıflatmak amacı taşıyor olabilir.”

Bu eylem olmamalıydı

“Bu süreç içinde Kızılay, Kumrular eylemi olmamalıydı” diyen aynı kaynağa göre, bu eylem ile mesajın üreticisi şunu söyledi: “İnsanların en yoğun olduğu ve devlet mahallesi olarak da anılan bu yerde ben istediğimi yaparım. Beni küçümseme. Bu eylemi ana mekanizma üstlenmek istemez. Ama bu eylem, PKK içinde kargaşa yaratmış olabilir.” Aynı kaynak bu mesajı vermek isteyenlerin arkasında İsrail’in olabileceğini de savundu.

***

Apo, Fidan’a güveniyor...

Öte yandan “Öcalan’ın İmralı Günleri” kitabının yazarı Cengiz Kapmaz, PKK-MİT-Öcalan görüşmesinin perde arkasını anlattı. MİT Müsteşarı’nın üstlendiği barış misyonunun birilerini ürküttüğünü belirten Kapmaz, “Hakan Fidan olmazsa Abdullah Öcalan bunu süreci bozma nedeni sayar. Çünkü aralarında karşılıklı dostane ilişki oluşmuş” dedi.

Görüşmeler kurumsallaştı

Devlet ve Öcalan arasındaki görüşmelerin kurumsallaştığını belirten Kapmaz şunları söyledi: “Bu görüşmelerin koordinatörü MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dır. Görüşmeler 2010 yılından itibaren kurumsallaşmaya başladı. Öcalan ile 12 kez görüşüldü. İyi biliyorum ki Öcalan’la heyet arasında çok dostane ilişkiler vardı. Birbirlerini anlıyorlardı ve empati kurabiliyorlardı. İkinci tez ise şudur. Devlet görüşmeleri yaptırmayarak örgütü perspektifsiz bırakmak istemiş de olabilir. Çünkü PKK açısından Öcalan çok önemli bir siyasi fenomendir.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim