• BIST 108.352
  • Altın 143,327
  • Dolar 3,5324
  • Euro 4,1408
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 28 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Sermaye akımları giriş yönünde

Sermaye akımları giriş yönünde
TCMB Başkanı Başçı, “Seçimlerle ilgili belirsizlik geride kaldıktan sonra önemli ölçüde fiyatlamaların da değiştiğini görüyoruz. O yüzden de bu defa sermaye akımları giriş yönünde” dedi

LONDRA (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, “Seçimlerle ilgili belirsizlik geride kaldıktan sonra önemli ölçüde fiyatlamaların da değiştiğini görüyoruz. O yüzden de bu defa sermaye akımları giriş yönünde... Son bir iki hafta hareketlenme gördük” dedi.  

Londra’da uluslararası finans kuruluşlarının ekonomistleri ve analistlerine sunum yapan Başçı, basına kapalı toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, yılda bir kez Londra’ya gelerek gelişmeleri yerinde uluslararası yatırımcı kuruluşlarda çalışanlarla tartışıp paylaştıklarını anlattı.

Başçı, toplantıda Türkiye’nin makro ekonomik görünümünü özetleyip, şu ana kadar gerçekleşen ve bundan sonra da gerçekleşmesi olası olan risk faktörleri ile ilgili Merkez Bankası’nın ne yaptığını, gerekirse bundan sonra neler yapabileceğini dair bilgi verdiklerini dile getirdi.

Son Para Politikası Kurulu özetinde TL zorunlu karşılıklara faiz ödenmesiyle ilgili yapılan değerlendirmenin banka bilançolarını desteklemek amacıyla mı yapıldığını, döviz cinsinden zorunlu karşılıklarda bir çözülme beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine Başçı, şunları kaydetti:

"Teknik bir konu. Bununla ilgili temel olarak verdiğimiz mesaj şu; Eğer Para Politikası Kurulu burada bankacılık sektörüne makro ihtiyati boyutta herhangi bir destek verme ihtiyacı görürse o zaman bunun yapabilir. O zaman burada atacağımız adımın ölçülü olacağını ve ilerde adımlar atmak gerekirse ilave adımların atılabileceği konusunda genel bir perspektif çizdik. Çok spesifik bir ifadede bulunmadık ama zaten özetlerde de bununla ilgili bir yönlendirme var. Atılacak adımın ölçülü ve sınırlı tutulması konusunda, gerekmesi halinde adım atılması konusunda mutabıkız. Bu bizim bir avantajımız Türkiye olarak...  Dolayısıyla eğer burada makro ihtiyati boyutta sektöre veya aşağı yönlü bizim ummadığımız kadar büyük bir şok gelirse kullanabileceğimiz epey bir bir politika aracı var. Sadece Merkez Bankası’nın değil, diğer kamu otoritelerinin de ellerinde var. Üç politika boyutunda da oldukça sıkı olduğumuzu, hem faiz oranlarının kendisi konusunda oldukça sıkı bir konumda bulunduğumuzu, hem makro ihtiyati boyutta oldukça sıkı bir  durumda olduğumuzu ve Merkez Bankası’nın bilançosunun kompozisyonu ve rezerv politikası, likidite politikası boyutunda da oldukça sıkı olduğumuzu söyledim. Burada şu anki durum itibariyle bizim büyüme beklentilerimizin piyasanın büyüme beklentilerinin daha üzerinde olduğunu ve ilk çeyrekte gelecek olan verilerin aslında daha bizim Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz büyümeye daha yakın bir büyümeye işaret ettiğini ama bundan sonra olabilecek olan risk faktörlerine karşı da hazırlıklı olduğumuzu ifade ettik."

Günlük döviz satım ihalelerinde takvimin mart ayına kadar belli olması sebebiyle bundan sonra bir değişiklik beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine Başçı, günlük 50 milyon seviyesinden dönüldüğünü, 50 milyon ile devam edildiğini ve orada herhangi bir ilave takvim ilanına ihtiyaç olmadığını belirterek, "O gelişmelere göre orada belki ufak, aşağı yukarı ayarlamalar olabilir ama mayıs ayından itibaren bizim kuvvetli döviz dönüşleri başlıyor biliyorsunuz. Eximbank üzerinden ihracatçılarımıza verdiğimiz kredilerin geri dönüşleri temelde mayıs ayında yoğun yoğun bir şekilde başlayacak. 2 milyar doların üzerinde dönüşler olacak. Dolayısıyla şu an itibariyle orada bir değişiklik ihtiyacı görmedik” diye konuştu.

- Enflasyon

Enflasyon verilerine ilişkin sorulara Başçı, “Orada üç politika boyutunda da şu anda oldukça sıkı durumdayız. Bu sıkılığın önümüzdeki dönemde Haziran ayına kadar yükselecek enflasyon ve daha sonra düşecek olan enflasyona ilişkin yukarı yönlü risklere yeterli olduğunu düşünüyoruz. İlave adım ilerde atmak gerekirse elbette ilave atmaktan çekinmeyiz kaçınmayız ama şu anda orada yeterince sıkı olduğumuzu düşünüyoruz”  yanıtını verdi.

Ekonomistlerle yapılan toplantıda Türkiye’nin büyümesine ilişkin soruların geldiğini, genel olarak daha çok sorulan sorunun büyümeye yönelik aşağı yönlü bir risk söz konusu olursa ne yapılacağına ilişkin olduğunu belirten Başçı, "Orada da büyümeye ilişkin olarak makro ihtiyati boyutta kullanabileceğimiz epey bir manevra alanının olduğunu söylüyoruz. Yaptığımız iletişim genelde bu yönde...” dedi.

Gazetecilerin TL’nin son aylardaki değer kaybına ilişkin sorularına cevap veren Başçı, “Orada sunumda çok detaylı bir şekilde bilgi verdiğimiz için, aldığımız kararların Türk Lirası üzerindeki etkilerine de baktık, hem de kredi büyümesi üzerindeki etkilerine de baktık. O yüzden çok fazla onlarla ilgili soru gelmedi. Şu an çok da istikrarlı seyrediyoruz” dedi.

Erdem Başçı, döviz kurundaki oynaklığın enflasyona yansımasının ne ölçüde olacağına ilişkin soruya da “Şu ana kadar bizim gördüğümüz enflasyonun yarısına yakını, döviz kuru geçişkenliğinden kaynaklandı. Dolayısıyla orada TL’nin istikrar kazanması riskleri de sınırlayacaktır” yanıtını verdi.

TL zorunlu karşılıklara faiz uygulanması konusunda Merkez Bankası’nın bir takvim belirleyip belirlemediğinin sorulması üzerine MB Başkanı Başçı, şunları kaydetti:

“Biraz orada veri ve gelişmelere bağlı kabiliyetimiz var. Bu kararı her toplantıda kurul üyeleriyle görüşebiliriz. İlk adımın ölçülü ve sınırlı olacağına dair bir sinyal de verdik ama zamanlama konusunda herhangi bir sinyal vermedik. Orada biraz gelişmeler yakından izlememizde fayda var. İhtiyaç olursa bunu yapmaktan çekinmeyiz. Bir ihtiyacı görmemiz lazım. Fiyat ayarlamalarının gerçekleştiğini görüyoruz. Gerek mevduat tarafında gerek krediler tarafında bankalarımız gereken ayarlamaları çok da gecikmeden aslında yaptı. Dolayısıyla o olumlu sonuç da verdi. Yerleşiklerden gelebilecek döviz talebi azaldı. Zaten orada görünen artışın önemli bir kısmının Türkiye’deki yerleşiklerin Türk Lirası’nda uzun pozisyon almaları, Türk Lirası’na yatırım yapmaları. Bunu Swap'larla yapmalarının bir yan etkisi olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla o kadar büyük aslında dövize geçiş yok. Olan da normal karşılanmalı çünkü firmalarımızın kendi pozisyonlarını aslında dengelemek için yaptıkları bir şey. Orada da daha dengeli bir durum izlemeye başladık. Özellikle Ocak ayındaki bizim karardan sonra oradaki değişmeler daha dengeli.”

Türkiye ekonomisinin yabancı ekonomistler tarafından dışarıdan nasıl görüldüğünün ve analiz edildiğinin sorulması üzerine Başçı, “Onlar tabii bir değerlendirme yapmıyor, daha çok bize soru soruyor ve anlamaya çalışıyorlar. Şu an itibariyle bizim görüş farkımız. Büyüme konusunda biz biraz daha iyimser taraftayız. Veriler de bizi teyid ediyor. İlk çeyrek verileri daha olumlu yönde. Onun dışında enflasyon konusunda gereken tedbiri aldığımızı düşünüyoruz. Sorulardan biri de ‘İlave tedbir almak gerekirse alır mısınız?', Almaktan kaçınmayız, şu ana kadar aldığımız tedbirlerin yerinde ve yeterli olduğunu diye düşünüyorum” diye konuştu.

 

-"Türkiye adım adım dengeli büyüme yoluna giriyor"

Başçı, devamla şunları kaydetti:

”Her ülke tabii kendi şartlarına ve kendi makro ekonomik hedefleri doğrultusunda gereken kararları alıyor. Türkiye’nin şu anda iki tane ön planda olan problemi var; bunlardan biri enflasyon, ikincisi de dış denge. Hem enflasyon açısından, hem dış denge açısından biz tüketici kredilerinin ve bireysel kredilerin genelde büyüme hızlarından yavaşlamayı olumlu karşılıyoruz.  Buna mukabil de firmaların elde ettikleri kredilerin, özellikle KOBİ ve ihracatçı kredilerinin daha nispeten yüksek büyüme hızlarında devam etmesini de olumlu karşılıyoruz. Orada bu bir dengelenmenin işaretidir. Dolayısıyla Türkiye adım adım dengeli büyüme yoluna giriyor ve dış dengeyi azaltarak büyümeyi gösterebilirsek bu yıl, gerçekten bu çok büyük bir başarı olacak. Ama aynı zamandan tüketici kredilerinin büyüme hızına ilişkin yavaşlama enflasyonda yukarı yönlü riskleri de sınırlamış olacak” dedi.

Aralık ve Ocak aylarında piyasalardaki volatilenin azalarak, yeniden güven algısında artış kaydedilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Başçı, “Burada iki faktör var aslında bir tanesi ABD merkez bankası’nın politikaları konusunda netlik ortaya çıkıyor. Özellikle 10 yıl vadeli ABD faizleri belli bir seviyede, belli bir aralıkta denge buldu. Dolayısı ile orada gelişmekte olan yan etkiler de azaldı.  Orada büyük ölçüde bu fiyatlandı diye düşünüyor herkes. Yatırımcılar da aşağı yukarı aynı görüşte. Özellikle cari açık veren, çok konuşulan beş ülkede de sermaye girişleri aslında  başladı. Türkiye’de bunlara dahil. İkicisi ise yurtiçi faktörler, yuriçi de seçimlerle ilgili belirsizlik vardı. Seçimlerle ilgili belirsizlik geride kaldıktan sonra önemli ölçüde fiyatlamaların da değiştiğini görüyoruz orada. Dolayısıyla iki tane bu önemli risk faktöründe azalma var. O yüzden de bu defa sermaye akımları giriş yönünde... Son bir iki hafta hareketlenme gördük” dedi.

-“PMI verileri ılımlı büyümeye işaret ediyor”

Son dönemde kaydedilen PMI verilerinin büyüme üzerindeki etkilerine de değinen Başçı, şöyle devam etti:

“PMI verilerimiz şu anda 50’nin üzerinde. 50’nin üzerinde olması ılımlı büyümenin devam edeceğine işaret ediyor. Fakat alt kalemlere baktığınızda bunun ihracat kanalından geldiğini görüyoruz. Yani ihracat talebine  ilişkin öncü göstergeler daha yüksek. Bu da daha ziyade Avrupa’dan gelen, AB’nden gelen talep ve toparlanma ile bağlantılı. Biz olumlu olarak görüyoruz.Çünkü Avro Bölgesi borç krizi döneminde net ihracat yine büyümeye olumlu katkı yapmıştı. Fakat orada büyümenin kendisi çok fazla yavaşlamış ve yüzde 2’li rakamlara kadar gelmişti. Bu sene büyümenin biz bundan daha yüksek olabileceğini bekliyoruz. Çünkü Avro Bölgesi’ndeki toplarlanma o döneme göre çok daha iyi durumda. Bizim ihracat talebimizi ve toplam net ihracatımızın büyümeye katkısının bu sene daha yüksek olabileceğini görebiliriz. Bu da büyüme için iyi bir haber...” 

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ekonomik etkilerinin sorulması üzerine ise Başçı, “Bu tür soruları biz cevap vermemeyi tercih ediyoruz" karşılığını verdi.

Erdem Başçı, "Çünkü siyasi konulara girdiğimiz zaman orada bazı Merkez Bankası’nın görev alanının dışına taşma söz konusu olabilir. Onun yerine yıllardan beri, eski başkanımız döneminde de biz aynı şeyi yapardık, bunun ekonomik herhangi bir etkisi olursa biz ona karşı kanunumuzun bize verdiği görev çerçevesinde ne gibi tebbirler alabiliriz. Bu tedbirleri vaktinde zamanında almaya gayret ederiz. İletişim yapmaya çalışırız. O çerçevede değerlendiririm ben” dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim