• BIST 108.197
  • Altın 153,753
  • Dolar 3,8399
  • Euro 4,5165
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Seçimlerin Boykot Edilmesi ABD'ye Yarıyor

Seçimlerin Boykot Edilmesi ABDye Yarıyor
Beklenildiği gibi kuzey partilerinden 4’ü Sudan’da yapılacak başkanlık seçimlerini boykot edeceklerini bildirdi ve onların destekçilerinden 4 aday başkanlık seçimlerinden çekildi. Bu 4 kişiden önce de SPLM partisi adayı Yasir Arman –Beşi

 

 

 

 

 

 

Öncelikle kuzey muhalefet partileriyle SPLM Partisinin konumlarını birbirinden ayrı tutmamız gerekmektedir. Zira SPLM, kuzey muhalefet partilerini kandırma yoluna gitti ve iktidardaki Kongre Partisine karşı olayları kızıştırmada muhalefeti kullandıktan sonra onlardan ayrı bir tavır sergiledi. Hükümetin adayı Yasir Arman’ın çekilmesi diğer muhalefet parti adaylarının çekilmesinden farklı bir bağlamda değerlendirilmelidir.

SPLM Partisinin adayının çekilmesinin Beşir’in partisiyle anlaşmalı olarak ve Beşir ile onun partisini 8 ay sonra yapılması kararlaştırılan güneyin kuzeyden ayrılması referandumuna engel olmaması için razı etmek maksadıyla yapıldığı açıktır. Zira SPLM partisi, bir açıdan seçim komisyonunda anlaşmazlıklar olduğu gerekçesiyle seçimleri boykot edeceğini açıklayarak muhalefetin istekleriyle uyum içinde olduğunu göstermek istiyor. Aynı zamanda da 2011 Ocak ayında yapılması kararlaştırılan referandumun yapılmasını reddetmekle tehdit eden Başkan Beşir’i tahrik etmekten çekiniyor. Güneyin başkanlık seçimlerinde Güney Hareketi Başkanı Salva Kiir’e rakip bir aday gösterilmesini reddeden Ulusal Kongre Partisine benzer bir jest yapmaya çalışıyor. İşte bu nedenle Beşir’e yeniden devlet başkanlığı yolunun açılması için adayını çekmeye karar verdi. Çünkü parti kuzeyden ayrılmayı ve güney devletine hâkim olmayı ümit ettiği bir zamanda güneydeki referandumun sorunsuz bir şekilde yapılmasını sağlayacak en güçlü kişinin Beşir olduğunu biliyor.

Boykotun Avantajları ve Dezavantajları

Başka bir ifadeyle kuzey partilerinin boykotunun – aslında bunlar zayıf ve kendi aralarında parçalanmış olan partilerdir zira Turabi’nin partisi ve diğer partiler boykotu reddetmektedir- olumlu ve olumsuz etkileri vardır.

Olumlu yön bu boykotun, muhalefetin ilk turda Beşir’in şansını azaltmak ve nihai sonucu ikinci tura ertelemek için birden çok aday gösterme planında başarısız olmasından sonra Başkan Beşir’in işine yarayacak ve büyük oranda ilk turda başkanlık seçimlerini kazanma şansını artıracak olmasıdır. Yasir Arman ve Sadık el-Mehdi’nin çekilmesinden sonra Beşir’in karşısında güçlü bir aday kalmadı.

Olumlu yönlerden bir diğeri de, bu senaryonun Hartum hükümetine, Ulusal Kongre Partisiyle SPLM partisinin birlikte hükümet kurmalarının yolunu açmada ve hiçbir rekabet olmaksızın ortaklıklarının yani 2005 Nifaşa Barış Anlaşmasının özellikle de en önemli adımlarından biri olan ve 9 Ocak 2011’de yapılacak referandumla alakalı adımın devam etmesinde fayda sağlayacak olmasıdır.

Bu durumda güney referandumunda Sudan’ın bütün olarak kalması sonucu çıkarsa kuzey ve güney partileri arasında hükümette ortaklık olacak ya da güneyliler ayrılıktan yana oy verirlerse yönetim kuzey ve güney Sudan devletleri arasında paylaştırılacaktır.

En olumlu nokta ise, bir açıdan kuzey muhalefeti arasında diğer açıdan da kuzey muhalefetiyle SPLM arasındaki şiddetli anlaşmazlıkların iktidardaki Ulusal Kongre Partisine yaramış ve genel olarak muhalefet cephesini zayıflatmış olmasıdır.

Muhalefetin seçimleri boykot etmesinin en olumsuz yanlarından biri, -Batı’yla birlikte- seçim sonuçlarını sorgulamaya ve Başkan Beşir’le iktidar partisinin kazanmasını seçimlere hile karıştırılması şeklinde göstermeye çalışmasıdır. Bu nedenle muhalefet partileri, herkesin bu seçimleri ve Beşir’in seçimleri kazanmasını, Sudan’ın Uluslar arası Ceza Mahkemesinin Beşir’i yargılama isteğine karşı çıkması ve mahkemeye rağmen ona daha fazla meşruiyet verilmesi olarak gördüğü bir zamanda Beşir’in meşruiyetini sorgulamaya devam ediyor.

Diğer olumsuzluklardan biri, Beşir’e düşman olan uluslar arası güçlerin -muhalefetin dediği gibi- Beşir’in seçimleri hileyle kazandığı iddiasıyla muhalefetin bu boykotunu yönetimi zayıflatmaya çalışmak için kullanacak olmasıdır. Bu güçler daha sonra Sudan’ın ambargo altına alınması ve parçalanması çalışmasının devam etmesini destekleyeceklerdir.

Devam Eden Parçalama Planı

Kuzeydeki muhalefetin sorunu; demokratik dönüşüm çalışmasının başlaması, partilere özgür bir şekilde siyasi faaliyette bulunma izninin verilmesi ve seçime gitme kararının alınmasından bu yana seçimlere tek bir açıdan yaklaşmış olmasıdır ki o da yönetime ortak olma ve en çok sandalyeyi elde etme anlamında dar bir siyasi kazançtan başka bir şey değildir.

Diğer bir ifadeyle muhalefet, Hartum’u zayıf düşürmek, birleşik Sudan bağlamında laik bir sistemi dayatmak ya da en azından güneyle yolları ayırmak için çalışan SPLM’nin planlarına karşı kuzeydeki güçlerin yardımına ihtiyaç duyan yeni bir durum olduğunu anlamadı.

Kuzey partileri bunun gerçekle yüzleşme anı, Sudan’ın tarihi İslam medeniyeti yapısını koruma, Beşir ile onun partisinin Sudan’da İslam şeriatını zorunlu tutma planını destekleme ve şeriatla hükmeden İslami devlet planının uygulanmasına çalışma olduğunu idrak edemediler, Sudan gerçeğine 80’li yılların aklıyla yaklaştılar. Yani sadece yönetimde sandalye elde etmek ya da yönetime gelmek için rekabet ettiler, Batı’nın ülkenin birliğine karşı yönettiği ve SPLM’nin maşa rolünü oynadığı parçalama planlarının neler olduğunu idrak edemediler.

Herkes Sadık el-Mehdi liderliğindeki Ümmet Partisi’nin bu gerçeği ve Beşir ile Birlik Partisinin ittifak kurarak –özellikle bu iki dini parti İslam şeriatının uygulanmasını ve Sudan’ın birliğini destekliyor- Sudan’ı parçalama planlarından kurtarmanın zorunlu olduğunu anladığını umut ediyordu. Bu nedenle el-Mehdi önceden iktidardaki Kongre Partisiyle “ulusal uzlaşma” girişiminde bulundu. Ama Mehdi bu girişime, Sudan’ın ulusal güvenliğiyle alakalı hedefler ve Batı ile SPLM’nin Sudan’ı parçalama planlarıyla savaşmanın gerekliliği üzerinde yoğunlaşma yerine partisel rekabet ve seçimlerde partisinin kaç sandalye alacağı açısından yaklaştı.

Kuzey partileri, SPLM Partisinin planlarından ve hareketin 1983’de kararlaştırılan manifestosuna göre bütün Sudan’ın laikleştirilmesi ya da güneyin ayrılması şeklinde açıklanan politikalarını kavrayamamıştır. Aynı şekilde SPLM’nin –SPLM bu partileri çoğu defa tek başına bırakmış olsa da- seçim anlaşmazlıkları bahanesiyle ve iktidar partisinin adayını düşürmek için kullandığı bir kukla haline gelmişlerdir.

Nifaşa Anlaşmasının imzalanmasından önce SPLM, Beşir’in hükümetini düşürmek için muhalefet partileriyle anlaştı. Sonra da Beşir’le ittifak kurup Barış Anlaşması imzalayarak onları şaşırttı. Çünkü bu anlaşma onun ayrılma planlarına hizmet ediyordu. 2005’te aynı şey oldu ve SPLM muhalefet partilerini bir nevi sattı. Daha önceden bahsettiğimiz hedefler için seçimleri boykot etme kararı almasıyla güney partisi muhalefet partilerini üçüncü defa satmış oldu.

Buna rağmen kuzeyliler hareketin planlarının farkına varamadılar ya da Batı’nın ülkeleri için yaptığı planların ne kadar tehlikeli olduğunu anlamadılar, tek dertleri iktidar sandalyeleri oldu.

Beşir’in SPLM’nin seçimlere katılmaması durumunda güneyde yapılacak referandumu iptal etme tehdidi, hareketi geri adım atmaya ve Beşir karşısında gösterdiği adayını çekmekle yetinmeye sevk etti. Çünkü Barış Anlaşması öncelikle kapsamlı seçimleri ve sonrasında referandumu şart koşuyor. Seçimler yapılmazsa referandum da olmaz. Hareket bunun farkına vardı ve kuzey partilerini bir kenara bırakıp çıkarının peşine düştü.

Bu nedenle Sudan sokaklarında hareketin partileri sattığı, Ulusal Kongre Partisine baskı yapmak için onları kullandığı şeklinde söylentiler yayıldı ve bazı kişiler hareketi Ulusal Kongre Partisiyle anlaşma yapmakla itham etti. Hareket ise onurunu koruma adına bunu yalanladı.

Belki de bu nedenle İletişim ve Enformasyon Bakanı Kemal Abid, SPLM’nin Ulusal Kongre Partisiyle anlaşma yaptığı için Yasir Arman’ı adaylıktan çektiğini yalanladı, hareketin Darfur’daki seçimleri boykot etmesinin önemsiz olduğunu dile getirdi ve kuzeydeki partileri çoğulculuğun güçlendirilmesi için seçimlere katılmaya çağırdı.

Abid, hareketin seçimlerden çekilmesinin Ulusal Kongre için sürpriz olmadığı açıklamasında bulundu ve şöyle dedi: “Hareketin başkanlık seçimlerindeki adayını çekmesi bizim için sürpriz olmadı. Bu bizimle hareket arasındaki bir anlaşma sonucunda da olmamıştır. Ama biz bunun son zamanlarsa kuzey partilerini yanıltmaya ve 2005 yılında yaptığı gibi onların hükümetle ittifak kurmalarını engellemeye çalışan SPLM’ye ait bir üslup olduğunu anlıyoruz. SPLM referandum ve yönetime ortak olma konusunda isteklidir ama kuzeydeki güçlerin yönetime ortak olmasını istememektedir.”

“Biz bu durumu kuzey partilerine açıkladık ama onlar bize cevap vermediler. Biz SPLM’nin seçimlerin şeffaflığını itiraf edecek ilk parti olacağını biliyoruz. O kendi kararıyla adayını çekti ve böylece Beşir’e oy verecek güneyli seçmenlerin üzerindeki yükü kaldırmış oldu.”

Abid, Adalet ve Eşitlik Hareketiyle SPLM’nin Darfur’daki seçimleri boykot etmesinin fayda sağlamayacağını şu şekilde ifade etti: Ne SPLM ne Adalet ve Eşitlik Hareketinin Darfur’da varlığı vardır. Darfur’da seçimler yapılacak, bu iki gücün seçimlerden çekilmesinin seçimlerin gidişatı üzerinde hiçbir etkisi olmaz.”

Sudan başkanının müsteşarı da, Juba partilerinin başkanlık ve meclis seçimlerini boykot etme kararını önemsiz addetti, bunun bu partilerin seçim rekabetine giremeyeceklerinin peşinen ilanı olduğunu söyledi ve boykotun seçim tarihini etkilemeyeceğini vurguladı.

Müsteşar muhalefet partilerinin toplu hareket etmediklerini, Halk Kongresi’nin adayını çekmeyi reddettiğini, bağımsızların da seçimlerden çekilmediğini bu nedenle seçimlerin hiçbir erteleme olmaksızın vaktinde yapılacağını söyledi.

Kuzey muhalefeti seçimlerden çekilmekle hata yaptı ve kendi eliyle Sudan’daki varlığına son verdi. Çünkü kendi dar siyasi ihtiyaçlarından önce Sudan’ın ulusal güvenlik ihtiyaçlarını ve stratejik gerçeği yanlış okudu.
 

 

isra haber

 

 

 

 

 

 

 

Z

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim