• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Savcılar Ahmet Kaya İçin Görev Başına!'

Savcılar Ahmet Kaya İçin Görev Başına!
Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya'nın savcılara çağrısı

 





 

Ahmet Kaya o gün ödülünü alırken “Kasetimde Kürt asıllı olduğum için Kürtçe bir şarkı söyleyeceğim ve Kürtçe bir klip yapacağım” demişti... Ve bu söz üzerine salonda bir linç atmosferi doğmuştu. Ahmet Kaya’ya yönelik saldırı nedeniyle şimdiye kadar ne soruşturma ne de bir dava açıldı.

GÜLTEN KAYA SAVCILARI GÖREVE ÇAĞIRDI

Son günlerde basında Ahmet Kaya'ya yönelik linç girişimiyle ilgili soruşturmanın açılacağı yazılıyor. Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya'ya dava açılması konusunda savcıları göreve çağırdı ve şöyle dedi: ‘’Ahmet Kaya aleyhine yazılmış gazete kupürlerine dayanarak iddianame hazırlayıp dava açan savcılar alenen işlenen bu nefret suçu ile ilgili ne yaptı peki? Birer yurttaş olarak o savcılardan beklentimiz açıkça ortada.'' 

'HERKESİN DAVASI OLMALIDIR'

Gülten Kaya şöyle konuştu: "Bir süredir yurt dışındaydım, dolayısıyla Türkiye'deki gelişmelerden çok sağlıklı haberdar olamadım ama şunu söyleyebilirim; bir soruşturmanın söz konusu olup olmadığını bilmiyorum. Benim kişisel bir başvurum yok ve bana konuyla ilgili yansımış herhangi bir bilgi de yok. Bunu tayin edecek olan ben değilim. Şöyle ki; Ahmet Kaya'ya yaşatılanlar konusunda adalet duygusu incinen, inancı sarsılan herkesin davası olmalıdır bu. Çünkü bu aynı zamanda bir vicdan konusudur. Öte yandan, bu ülkede o yıllarda en çok satan, en büyük gazete Hürriyet'in sekiz sütuna attığı 'Vay Şerefsiz' başlığını okumamış bir Savcı olabilir mi sizce? İşte bu nedenle bu ülkede nefret suçlarının bir karşılığı yok. Olsaydı, daha yakın yıllarda Agos gazetesi önünde Hrant Dinki linç etmeye giden, hatta bir kamerayla görüntüleri de kaydedilen o ırkçı güruha dava açılırdı.

'EŞİM LİNÇ EDİLDİ, KAMU DAVASI BİLE AÇILMADI'

1999 yılında, bir kaç medya mensubunun yazdığı subjektif yazılar, bazı TV kanallarının kurmaca ve kötü niyetli yorumları ve hukukta delil sayılmayacak montaj fotograflar nedeniyle eşimin DGM'de yargılanmaya başladığı gün ben bu ülkede adalet duygumun zedelendiğini söylemiştim. Bu subjektivizm üzerinden, yani Ahmet Kaya aleyhine yazılmış gazete kupürlerine dayanarak iddianame hazırlayıp dava açan savcılar, toplumun bu kadar gözüne sokularak ve alenen işlenen bu nefret suçu ile ilgili ne yaptı peki? Bir hatırlasın herkes. Birer yurttaş olarak o savcılardan beklentimiz açıkça ortada değil mi? O yıllarda bütün bir ülke toptan susmuştu ve özellikle merkez medya kurguladığı linci rahatça yürürlüğe sokmuştu. Toplumun bu kadar gözüne sokularak işlenen bu suçlar sırasında biz dava açmayı aklımızdan bile geçiremezdik, zira o sıralarda tek kaygımız eşimin can güvenliğini sağlamaktı. Ama, görüldüğü üzere, kamu davası niteliğinde bir dava dahi açılmadı."

'KÜRTÇE HALEN YASAKKEN AHMET KAYA'YI TÜRKİYE'YE GETİRMEK, ONU İNCİTİR'

Fırat Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Gülten Kaya, Başbakan Erdoğan'ın Ahmet Kaya'nın cenazesi için, 'Türkiye'ye getirmek istiyoruz' sözlerini de değerlendirdi. Gülten Kaya'nın bu konudaki değerlendirmesi de, şöyle:

"Bu konuyu Sayın Kültür Bakanı ile konuştum ve yaklaşımımı kendilerine iletip, kısmen de olsa kamuoyu ile paylaştım. Şunu söyleyebilirim: Sayın Başbakan'ın iyi niyetine bir kez daha teşekkür ediyorum ama Ahmet Kaya ile ilgili yerine getirilmesi gereken en son sorumluluk onun buraya getirilmesidir.

Buradaki önceliğim, Ahmet Kaya'nın kendi cümlesidir. Hep şunu söylemiştir: 'Ben, tam demokratik ve gerçekten bağımsız bir ülkenin dürüst bir yurttaşı olarak yaşamak istiyorum.' Ben, onu böyle düşlediği ülkesine emanet etmek isterim. Bizde, uzak ya da yakın tarihle ve ayıplarımızla yüzleşme geleneği yok ne yazık ki... Olmadı sayıyoruz, yapanın yanına kar bırakıyoruz her şeyi. Böylelikle ülkemize kötülük ediyoruz. Oysa, yüzleşeceğiz ki bu ayıplar bir daha asla kimseye karşı işlenmesin.

AHMET KAYA'YI İNCİTİR

Bir hatırlayalım Ahmet Kaya'nın linç edilme sebebini; Kürtçe bir şarkı söyleme isteğiydi. Peki nerede o Kürtçe şarkılar? Yayınlanıyor mu? Hayır. Daha bu bile yokken Ahmet Kaya'yı buraya getirmek onu incitmez mi?

Sayın Başbakan'ın Ahmet Kaya ilgili duygularının istismar edilmesinden de rahatsız oluyorum. Ahmet Kaya gerçek bir demokratik duruş sergileyerek, bu ülkede şiir okuyan insanların tutuklanmasına itiraz etmişti ve kasttetiği o yıllarda İstanbul Belediye Başkanı olan sayın Başbakandı. Vefa duygusu son derece insanidir ve bizim bunu sahiden öğrenmemiz gerekiyor. Son olarak; bu ülkedeki ırkçı dil ve davranış ne kadar zamanda oluşturulduysa, umuyorum ki dönüştürülmesi o kadar zaman almaz ve sürgünlerde kaybettiklerimiz ülkeleri adına huzur duyarlar."










E

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim