• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Şapka Giymeyen Kadın Niye Asılır?

Şapka Giymeyen Kadın Niye Asılır?
Ayşe BÖHÜRLER yazdı...

Dersim konusunun serbestçe tartışmaya açılması toplumda derin bir rahatlamaya neden oldu.

Kişiler için travmalarıyla yüzleşmenin (telafisi mümkün olmasa da) iyileştirici etkisi olduğunu biliriz. Aynı etkinin toplum için de geçerli olduğunu bu vesile ile bir kez daha gördük. Madem başladık yüzleşmeye, devam edelim diyenlerdenim. Devletin yalanlarla bekası yerine sağlıklı bir toplumu tercih ediyorsak eğer...

Tarih nedense kadınları yazmaz. Yazdığında da onları fitne fücur işlerin içinde konumlandırır. Ben her zamanki gibi tarihe hesap sorma tercihimi kadınlardan yana kullanıp idamıyla sadece bir dipnot olarak kalan bir kadının hesabının peşindeyim: İstiklal Mahkemeleri kararı ile Şalcı Bacı isimli bohçacı bir kadın "şapka kanunu" gerekçe gösterilerek neden asıldı?

Şalcı Bacı'nı hikâyesini yıllar önce Cihan Aktaş'ın "Tanzimat'tan Günümüze Kılık-Kıyafet ve İktidar" isimli kitabında okumuştum. Cihan Aktaş araştırma yaparken kayıtlarda İskilipli Atıf Hoca ile birlikte idam edilen 25 alimin yanında Şalcı Bacı'nın da ismini fark etmiş ve hikayesinin peşine düşmüştü.

Cihan Aktaş 8.10.2010 tarihli Dünya Bülteni'ndeki makalesinde Şalcı Bacı'nın idamının olası nedenleri hakkında tahminlerde bulunabiliyor sadece: "Atıf Efendi Şapka Kanunu çıkmadan önce başörtüsü konulu bir risale yazıyor ve bu risale 1924'te basılıyor. Şalcı Bacı ise bohçasıyla girdiği evlerde, avlularda şallarını yani başörtülerini sergilerken Şapka Kanunu hakkında ileri geri laflar etmiş olabilir mi, emin olamıyoruz."

Şalcı Bacı hakkında Nimet Arzık'ın da bir hikâyesi olduğunu söyleyen Aktaş'tan devam edelim yine: "İstiklal Mahkemesi istatistiklerine göre, Şapka Kanunu'nun yürürlüğe sokulduğu iki buçuk ay içinde tam 57 kişi idam edilmiş, yüzlerce kişi de çeşitli hapis cezalarına çarptırılmışlardır. Darağacı yolunda şaşkınlık içinde, "Kadın şapka giye ki asıla!" diye soran bir bohçacının idamının, kadınlara şapka giyme yolunun hazırlanmasında fayda sağladığından söz edenler olur. Erzurum'da Vali ve Kumandan Paşa bir araya gelmiş, Şapka Kanunu'nun muhayyilelere dehşet salmak suretiyle kabulü için bir kadını asma gibi bir karara varmışlardır. Asılacak kadın, iki metre boyuyla, "izli" yüzüyle, yılan yılan incelmiş örgüleriyle, siyah puşusuyla ve bütün sabır felsefesiyle, Şalcı Bacı'dır. Ağzı laf yapan bohçacı kadın, bir ihbarın kurbanı olmuştur. Şalcı Bacı'nın idamında rol oynayan Kumandan Paşa, Çetin Altan'ın dedesi Tatar Hasan Paşa'dır. Çetin Altan bu konuyu anlatırken, söz konusu kadının tarihimizde siyasal suçtan asılan ilk kadın olduğunun altını çiziyor. Şalcı Bacı'nın sehpaya çıkmadan önce "Ben bir hatun kişiyim. Şapka ile ne derdim ola ki!" dediğini aktaran Altan, 'Ben o tarihte doğmamıştım. Çok ama çok sonradan öğrendim bunları. Ve inanın ince sızı gibi tatsız bir burukluk kaldı içimde', diyor." (Bir Alim. Bir Kadın. Bir idam/Cihan Aktaş/Dünya Bülteni )

Bu konu vesilesi ile belki de bugün başörtülü kadınlar üzerinde hala devam eden bir başka travma ile yüzleşme imkanı buluruz. Bir rejim uğruna yapılan kıyafet zulmünün açılmamış mezarlarına belki böylece ulaşırız.

GÖKYÜZÜNÜN YARISI

Toplum olarak yüzleşmekten korktuğumuz bir başka konu ise aile içi şiddet. Kadınların % 87'sinin şiddete maruz kaldığı bir toplumda yaşadığımız fikrini bir türlü kabullenemiyoruz.

Dün sabah bir ismini Çin atasözünden alan "Gökyüzünün Yarısı" isimli kitabın tanıtımı ile birlikte Aile İçi Şiddete Son Konferansı'nın yapıldığı Bahçeşehir Üniversitesi'ndeyim. Doğan Kitap'tan çıkan kitabı Vuslat Doğan Sabancı keşfetmiş.

Kitabın yazarları Nicholas D. Kristof ve Sheryl WuDunn isimli iki gazeteci. Elif Şafak önsöz, Emel Armutçu da Türkiye bölümünü yazarak kitaba katkı sağlamış. Aile içi şiddet ve seks ticaretine odaklanan kitabı daha konferans esnasında okumaya başladım ve beni esir aldı. Yeryüzü sokaklarında, arka mahallerinde dolaşmış birisi olarak beni bile dehşet içinde bırakan hikâyeler, bilgiler ve analizler...

Yazarların da dediği gibi "aile içi şiddeti ve seks ticaretini" ötelemeye değil, bitirmeye yönelik çalışmazsak asla yeryüzünde adalet ve insanlıktan söz edemeyiz.

LOCADAN

Aile İçi Şiddete Son Konferansı'nda örgüt şiddetine de tanık olduk. Bakan Fatma Şahin ve diğer bakanlar konuşurken tam önümdeki koltuklardan sesler yükselmeye başladı. Toplam dört kız... Önümdeki sıralarda ikili olarak oturmuşlar. Birisi avukatmış. Diğeri de belli ki deneyimli bir eylem yöneticisi. Önlerinde de iki tane küçücük güzel yüzlü genç kız oturuyor. Arka sıradan komut geldi. Küçük kızlar ayağa fırlayıp pankart kaldırdılar, sözlerini söylediler. Bakan Şahin büyük bir sabır ve sükûnetle onları dinledi; "ben sizi dinledim her zaman da dinlemeye hazırım" diyerek polisin onlara müdahalesine izin vermedi. Sonra da konuşmasına devam etti. Salonun bir anda yükselen tansiyonu Şahin'in anlayışlı tavrı sayesinde düşmüştü. Alkışlar tabii ki Fatma Şahin'e idi.

Ancak gördüğüm başka bir tablo daha vardı ki içimi çok yaraladı. Bu öğrenci kızlar belli ki eleman olmuşlardı, yetiştiriliyorlardı... Polis onları uyarırken yüzlerindeki öyle bir korku ifadesi vardı ki... Belli ki korkularına karşı bilenmek için gözaltına alınmaları gerekiyordu. Bunu bekliyorlardı belki de... Ama belli ki daha böyle bir şeye hazırlanamayacak kadar da küçüktüler.

Keşke eylemleri kendi bağımsız eylemleri olsaydı. Keşke onları engellemek için hiç bir zaman şiddet uygulanmasa... Keşkelerim o kadar çok ki... Keşke hiçbirimiz korkmasaydık.

O korku dolu gözleri hiç unutmayacağım!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim