• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 22 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

ŞAM SEFERİ-1

Fatih Tezcan

ŞAM SEFERİ - 1

KONVOYLAR KALKARSA VİZELER KALKAR!

Türkiye-Suriye arasında vize kaldırıldı ve biz İttihad-ı İslam\'ı farzlar üstü farz görenler buna çok sevindik!

Bu karar bana Ocak\'ta yaptığımız Şam Seferi\'nin önemini bir kez daha gösterdi...

Hani şu Golan\'a gidemedik diye küsüp yazısını yazmadığım sefer...

Sevgili Adem Özköse\'nin dizi filmler yoluyla Arap halklara ihrac ettiğimiz ahlaksızlığa değindiğini görmesem kimbilir belki hala yazmayacaktım...(1)

Ona yazının sonunda değineceğim...

Ama ne kadar ilgi çekici değil mi...

Ocak ayında binlerce aracın uğurlamasıyla Türkiye\'den bir konvoy dolusu insan gidiyor Suriye\'ye, millet meclisinin önünde ve çeşitli yerlerde ortak eylemler yapılarak Türkiye-Suriye arasındaki dostluk ve birlik vurgulanıyor ve Eylül ayında vize kalkıyor...

Budur işte budur!

Elhamdülillah!

Darısı maddi-manevi-lojistik-psikolojik-ekonomik-kültürel-sosyal-askeri tüm sınırların başına!...

AH UKDE KALAN O TAŞLAR...

Evet, Ocak ayında, Siyonist Terör Örgütü İsrail\'in Filistin-Gazze operasyonlarını protesto amacıyla İstanbul\'dan Şam\'a ve Golan Tepeleri\'ne (Arapların tamamı Colan diyorlar) gitmek üzere büyük bir konvoy düzenlenmişti.

Ben Levent\'teki İsrail konsolosluğu/hücre evi önündeki gösteriler sırasında rahatsızlandığım için konvoyun sınıra kadar olan serüvenine iştirak edememiş, sevgili eşimin üst düzey bakım, tedavi ve duaları vesilesiyle ayağa kalkar gibi olmuş ve uçakla geçtiğim Hatay-Reyhanlı\'da konvoya katılarak Şam\'a geçmiştim.

...

Bu sefer sırasında o kadar çok güzel şey yaşamıştıkki...

Yaza yaza bitiremem diyordum o 2 günü...

Öyle olmadı...

Hiç bir şey yazmadım!

Çünkü İsrail dedikleri işgal edilmiş Filistin topraklarının Suriye tarafındaki uç noktasına yani Golan Tepeleri\'ne kadar gitme planımız Şam\'da suya düşmüştü...

Gidemedik...Hem Suriye hem BM izin vermedi...

Bizim gelmemizi engelleyen de tepelerde bir mizansen hazırlayan Siyonist örgüt İsrail\'di...

Sonra benim tüm aldığım notları kenara koydum ben...

"Ben O sınırda İsrailli taşlayamadım ya birşey yazmıyorum!" gibi bir ruhaleti sanırım bu...

Bak şimdi de Şam\'a gidiyorum...

Hem de bir günlüğüne değil ucu açık bir süreliğine...

Ankara\'da da aynısını yaşamıştım...

İstanbul\'dan Nureddin Şirin ağabeyle birlikte İsrail Terör Örgütü\'nün konsolosluğu önünde eylem yapmaya gitmiştik ama gözüme kestirdiğim o yangında cam kırma çekicini o elçiliğin camlarına geçirememiştim de nasıl içim acımıştı...

Sonraki on iki ay içinde Ankara\'ya tam on iki ziyaret yaptım.

Türk Tarih Kurumu\'nda 3000\'e yakın kitap künyesi, 1000 küsür kitap tarayarak yüzlercesinin fotokopisini aldım.

Tamamı Tek Parti dönemi araştırmaları...

Yanısıra Ankara\'da birbirinden muhterem otuza yakın kardeşle bir çalışma grubu oluşturduk, grup rehberliği görevine layık gördüler sağolsunlar da çok güzel okumalar ve çalışmalar yaptık...

Tevhidi bir inşa sürecinin adım adım nasıl sinelerde ve suretlerde yeşerdiğini görmekten daha büyük bir hayr ve haz olabilir mi!

Örneğin sohbete sadece bir kaç defa gelen bir kardeşimiz vardı...

Kendisi psikolog babası ilahiyat fakültesinde öğretim görevlisiydi yanlış hatırlamıyorsam...

Grup psikologumuz da oldu artık diyordum hatta...

Başı örtülü olmayan tek kardeşimizdi o...

Bir ramazan sabahında haber aldım ki Almanya\'da örtünmüş...

O sabahın Feyzinde gözümden gelen sevinç yaşıdır orucumu bozmaya yeltenen...

Elhamdülillah...

İsrail\'e taş mı yoksa kalbe iman başa örtü göze yaş mı?

"Aman sen taş atma!" dediğinizi duyar gibiyim :)

HAMİDİYE YANGINI

O ziyaret sırasında önce Emevi Camii\'nde namaz kılmıştık.

Hamidiye Çarşısı bizim ayak bastığımız saat yandı!

Fotoğrafları hala bendedir...

İlginç bir olaydı, araştırma imkanı bulamadım...

Gidince soracağım Suriye Polisi\'ne...

Şaşırmıştım ama yani...

Türklerin İttihad-ı İslam üzere bir gövde gösterisi yapacağı ve İsrail\'i protesto edeceği ziyaretin Emevi Camii saatinde hemen karşısındaki tarihi çarşının yanması Kabbalist bir Mossad işi değilse üzüntü verici bir talihsizlikti...

Allahualem...

ŞEFAAT YA SELAHADDİN!

Türbe ziyaret etmem ama orada Selahaddin Eyyübi\'nin türbesini ziyaret ettim.

İyi de olmuş...

"Şefaat ya Selahaddin!" dedi bizim konvoyla gelen uzun sakallı Osmanlı amblemi takmış bir abi...

"Selahaddin\'in sana şefaat etti zaten abi istemene gerek yok!" dedim...

Türbenin içinde hem de...

"Senin burada olman onun sana şefaatidir!" dediğim zaman...

Sustu o ağabey...Sustu kalabalık...Sustu türbe...

Gülümsedi belki de Selahaddin bir kez daha...

Ha onu da anlattım...

20 sene tebessüm etmemişti bu hazret...

"Allah\'ın evi esirken bana gülmek yaraşmaz!" diyordu!

20 sene kendi evinde, sarayında yatmamıştı Selçuklu\'nun Hükümdarı...

"Allah\'ın evi esirken bana ev gerekmez! diyordu!

Allah rahmet etsin...

Türbe ziyareti bir işe yaramıştı...

Gözlerimiz biraz daha yaşarmış yumruklarımız biraz daha sıkılmıştı sanki çıkışta...

YARIN:SURİYE MECLİSİNDE EYLEM - HAMAS MAHALLESİNDE KIVANÇ TATLITUĞ KUŞATMASI!

(1)http://www.analizmerkezi.com/Haber/Islam-Dunyasi/29092009/TURKLER-MUSLUMAN-MI-.php

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim