• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 27 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Saadet Camiasında Kim Kime Saldırıyor?

Saadet Camiasında Kim Kime Saldırıyor?
Geçmişte “Hak geldi, batıl zayi oldu” derken, elbetteki kapitalist çevrelerin dünya düzeni kastediliyordu. Kapitalistin gecesi-gündüzü menfaat, hakkı bilmez, hukuktan anlamaz.

 

 

 

 

 

Geçmişte “Hak geldi, batıl zayi oldu” derken, elbetteki kapitalist çevrelerin dünya düzeni kastediliyordu. Kapitalistin gecesi-gündüzü menfaat, hakkı bilmez, hukuktan anlamaz.

Ama bu sloganın peşinde yıllardır siyaset yapan camiada hak hukuk katliamı olmaya başlayınca “yok birbirimizden farkımız” mı diyeceğiz, ne diyeceğiz?
Geçenki yazımla ilgili çokça telefon aldım, ayrıca birçok internet sitelerinde değişik şeyler söylendi, yorumlar yazıldı.
Malumdur ki; bizi de bu yazı sebebiyle fitne çıkarmakla suçlayanlar yok değil. O tip görüş bildirenleri, ilahi adalete havale ediyorum.
Şunu da söyleyeyim, yazdıklarımın hepsi kelime kelime bana aittir, ne Vakit gazetesini, ne de bir başkasını bağlamaz...
Diyorum ki; Müslüman basiretlidir, bir delikten iki defa sokulmaz...
1968’den beri bu işlerin içerisindeyiz, suçlayanlar kısa şortla gezerken, bizler MNP’nın afişlerini asıyorduk. Cop yiyorduk, kovalanıyorduk...
Hocanın peşinde “Mücahit Erbakan” sloganlarını söylüyorduk.
Şimdi ne oldu?
Haydi bizler dış destekliyiz, ya diğerleri?
Şeref Malkoç da mı dış destekli?
Veya Adapazarı’nda fiili saldırıya maruz kalan Lütfü Esengül de mi?
Veya Milli Gazete de mi?
O gazeteye memur maaşımdan 750 TL ödedim. Gazete yıllardır “Mücahit Erbakan” diye bağırıyor. Şimdi ne oldu, ne değişti?
Numan Kurtulmuş Genel Başkan oldu diye mi bütün bunlar?..
Hani hak, hani hukuk, hani doğruluk?
Hele de geçmişte beraber çalıştığımız Sayın İsmail Müftüoğlu’nun, yılların hukukçusu olarak Kurtulmuş’a “Çeyrek Genel Başkan” diye hitap etmesi, beni de eleştirmesi neyin nesi?.. Müftüoğlu bu camianın hem sevilen, hem de aklı başında bir büyüğüdür.
“Çeyrek” ne demek?
Buçuk dese bari!
Salonda kalan delegenin çoğunluk oylarını alan Kurtulmuş, Genel Başkan seçilmiştir. Bu seçilme tüzük hükümlerine göre meşru ise, gerisini kurcalamanın alemi var mı?
O zaman delegeler bekleyip diğer listeyi seçselerdi, diğer liste seçilse Numan Bey yine Genel Başkan değil miydi?..
Hem bu Kurtulmuş, madem o kadar fitneci idi; karşı listeye neden konuldu?
Sayın Müftüoğlu, sen de biliyorsun ki olay sadece birkaç yaşlı ağabeyin GİK listesine konulmamasından kaynaklanıyor. O kişiler demek istiyor ki, “Biz yoksak parti de yok..”
Mülkiyet esası güdüyorlar.
Geçmişte o kimselerle senin de ciddi problemlerin olduğunu biliyorum.
Numan Kurtulmuş’un nesi var?
Gerçekten fitne çıkardığını, çizgiden saptığını bilsek hepimiz ona yükleneceğiz.
Kaldı ki olay Erbakan, Numan işi olmaktan da çoktan çıkmıştır.
Erbakan Hocamız Genel Başkan olmayacağına göre, geriye başka hesaplar kalıyor.
Hocamız Genel Başkan olsa, o zaman elbette ki teşkilat onun çevresinde kenetlenir. Yan çizenleri fitne çıkarmakla suçlarız.
Bağıranlar, saldıranlar “Mücahit Erbakan” diyorlar.
Aksini kimseler söylemiyor.
Ne var ki; bu haksız saldırıların cevabını hocamın çıkıp vermesi lazım. Demeli ki; saldırıyı yapanları kınıyorum, herkes yerine otursun.
Ama görüyoruz ki açıklama Mehmet Karaman’dan geliyor.
Oldu mu?
Saldıranlar “Mücahit Mehmet Karaman” demiyor, “Erbakan” diyor...
Geçmişte çokça yanlışlıklar yapıldığı için parti bölündü, şimdi de aynı kişiler daha büyük yanlışlıkların altına imza atıyor. Ve de camiada silinmeyecek lekeler oluşturuyorlar.
Bazıları diyor ki, yanlışları söylemede şimdiye kadar neredeydin?
Buradaydım... Yazdıklarım 2006 yılında yayınlanan “İmam Başbakan” adlı kitabımda var, merak eden olursa okusun. Yani susmadım...
Devamını şu anda yazmak istemiyorum.
Zorlanırsa yazarım...
Maksat, onu bunu suçlamaktan ziyade yapılanların yanlış olduğunu vurgulamaktır. Geçmişte yapılan yanlışlıkların tekrarlanmamasını istiyoruz, yoksa ne başkan olmak, ne şu olmak, bu olmak gibi bir gailemiz yoktur.
Ve diyoruz ki kaba kuvvet bu camianın şiarından değildir, bitmişler ancak zora-kuvvete başvurur. Saldıranlar şayet bu işi oruçlu ağızları ile yapmışlarsa bu mübarek günde onlara düşen görev, saldırıya uğrayanlardan helallik istemeleridir.
Müslüman’a yakışan da budur...
Değilse, bu işin ne kitapta, ne mihrapta yeri var, kul sormazsa Allah sorar...

VAKİT

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Y

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim