• BIST 89.834
  • Altın 145,466
  • Dolar 3,6225
  • Euro 3,9067
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 21 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

RAMAZAN'I GELENEKLERLE HEBA ETMEK!

RAMAZANI GELENEKLERLE HEBA ETMEK!
“İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.” (Bakara, 159)

“Ey müminler, sizden önceki ümmetlere olduğu gibi, günahlardan arınasınız diye, sayılı günler olarak oruç tutmak size de farz kılındı.” (Bakara–183) “

Evet, ayette belirtildiği üzere Ramazan ayı içerisinde oruç tutmak inananlara faz kılınmıştır. Tabi ki Allah bizleri Rabb olması sebebiyle terbiye edecek. Bu ayda belirli saatler arasında aç kalarak aç kalan fakirlerin ne hissettiklerini anlamaya çalışacağız. Sadece konuşmak ile uygulama arasındaki farkların ne anlama geldiğinin de farkına varacağız.

Bu ayı hakkıyla idrak etmek istiyorsak ilk yapmamız gereken, Ramazan ayının neden bu kadar değerli kılındığı bilgisine ulaşmak olmalıdır.”Ramazan ayı ki, o ayda Kur’an, insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu birbirinden ayırt edici olarak indirildi. İçinizden kim bu aya yetişirse onu oruçla geçirsin. Kim hasta ya da yolcu olursa tutmadığı günler sayısınca sonraki günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu sayılı günleri tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdi diye kendisini tekbir etmenizi (ululuğunu dile getirmenizi) ister, ola ki, O’na şükredersiniz.’’ (Bakara–185)

Yaşadığımız toplumumuza şöyle bir bakarsak toplumumuz normal zamanda yapmadığı ibadetleri Ramazan ayında yaptığını görürüz. Oruç tutmak çok zor olmasına rağmen orucunu tutmaya çalışır, normalde namaz kılmayanlar bu ayda namazlarının tamamını kılmaya çalışırlar. Fakat her ne hikmet ise toplumumuzda öylesine derin bir dini kamuoyu! vardır ki bir türlü bu ayda Kur’an’ı kendi dillerinde okumaları gerektiğini düşünemezler. Bu ayda indirilen Kur’an kendi ifadesi ile ‘’ insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu birbirinden ayırt edici olarak indirilmiştir.(Bakara–185) Peki kendi dillerinde Kur’an’ı okumayan, bu ayda sürekli anlamadıkları bir dilde hatim! İndiren bu kişiler nasıl doğru yolu bulacaklar ve nasıl Kur’an’ın belirlediği doğru ile yanlışı birbirinde ayırt edeceklerdir ki? İşte burada müthiş bir çelişki ile karşı karşıya kalıyoruz. Zaten bu çelişkili durumumuz daha Ramazan ayı girmeden kutlamaya başladığımız mübarek gün ve gecelerden itibaren başlıyor.

“İşte bu Kur’an ile değerli olan bu Ramazan ayında; Kuran ile arınmak ve arıtmak; nefsimizi, hayatımızı, yakın çevremizi, dost ve düşmanlarımızı Kur’an’ın mesajlarıyla tanıştırmak zorundayız. Kur’an’ın anlaşılmasının ve yaşanmasının önündeki iç ve dış engelleri ortadan kaldırmak, insanları yeniden ve daha doğru usullerle Kur’an ile buluşturmak gerekiyor. İnsanların Kur’an’ı anlayamayacağını, onu anlamak için “onlarca ilim öğrenmek, binlerce sayfalık bir külliyatı su gibi içmek ve a’dan z’ye herşeyi harfi harfine bilmek gerekir” diyenlere inat Kur’an’la tanıştırmalı, buluşturmalıyız. Yine ve yeniden… Bıkmadan, usanmadan. Samimi bir niyetle ve anlamak maksadıyla tekrar tekrar okudukça daha iyi, daha çok anlayacağız. Çünkü bunu bize Rabbimiz söylüyor. O Kur’an “apaçık” ve “anlaşılır” derken, onu “kolaylaştırdığını” söylerken, “anlamak için” gönderdiğini bildirirken, üzerinde “düşünmemizi” isterken ve hayatımızda vahyin şahitliği yapma sorumluluğunu yüklerken, Kur’an’ı “anlaşılmaz ya da anlaşılması çok zor” görenler, Allah’ın ayetleriyle düştüğü çelişkiyi kabul etmek yerine “ama” diyerek başladıkları cümleleri sıraladıklarında neyi/neden koruduklarını düşünmektedirler?’’ (TOKAD)

Bu tarz bir yanılgı içerisinde olan yada bunu bir şekilde saklama gerekçesi olanlar, hidayet yolunu gizleyenler için Rabbimiz çok kötü bir sonu müjdelemektedir. Umulur ki bu duruma düşmekten korkulur.

“İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.” (Bakara, 159)

Ramazan ayımızı inşallah birde bu anlatılanları düşünerek ve bu bilinçle idrak etmeye çalışalım. Umulur ki Rabbimiz geçmişte işlediğimiz günahlarımızı affeder bizleri hidayet yolunda sabit kılar.

Hikmet Ertürk | İslam ve Hayat

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim