• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

ÖZKÖK VARKEN MOSSAD'A GEREK YOK!

ÖZKÖK VARKEN MOSSADA GEREK YOK!
ANALİZ MERKEZİ-Daha önce MOSSAD bağlantılı gazeteci isimlerinin kendisine verildiğini ve bunlarla yalnız görüşeceğini açıklayan İHH Başkanı Bülent Yıldırım ile yemek yiyen Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök, bugünkü köşe yazısını adeta 'MOSSAD bağlantılı bir

 

 

 

 

(Renklendirme ve vurgulama Analiz Merkezi tarafından yapılmıştır.)

 

***** 

Biz Türk-İsrail ilişkilerine güvendik

ÖNCEKİ gün, Kariye Müzesi’nin hemen karşısındaki restoranda bir öğle yemeği yedim.

Beni yemeğe davet eden kişi, Mavi Marmara gemisini Gazze’ye götüren İHH Derneği’nin Başkanı Bülent Yıldırım’dı.


Yanında, onun basınla ilişkilerini yürüten Taha Ün adında genç bir yardımcısı vardı.

Belki size garip gelecek ama sıcak bir sohbet yaptık.

İnsanlar, üzerlerindeki ideolojik bagajları atınca ve bir samimiyet ortamı oluşunca, geriye çok insani şeyler kalıyor.

Yemekten ayrılırken, ideolojilerden ve fanatizmden nefretim biraz daha kabardı.

Bir kere daha anladım ki, hepimiz, ait olduğumuz “cemaatler” tarafından esir alınmış vaziyetteyiz.

Ve ne yazık ki, bundan kurtulmamız da çok zor.

* * *

Önce görüştüğüm kişiler hakkında onlardan öğrendiğim bazı bilgileri vereyim.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, “Ben eski bir solcuyum” diyor. Erzurum’un solcu bir ilçesinden geliyormuş. Sonradan İslami bir harekete yönelmiş.

Yardımcısı Taha Ün ise daha sempatik bir görünüme sahip. O, imam hatip mezunuymuş. Bana 28 Şubat’ta Denizli’de yaşadığı bir olayı anlattı, Yılmaz Erdoğan’a veya Sinan Çetin’e anlatsa eminim olağanüstü bir film senaryosu çıkar.

İHH yöneticileri bir süredir, bazı gazetecilerle baş başa görüşmeler yapıyorlarmış.

Hissettiğim şey şu.

Kendilerini bir yandan “amaçlarına ulaşmış” hissediyorlar.

Ama bir yandan da üzerlerine gelecek olan tsunaminin farkındalar.

Ben bu gemi olayına başından beri karşıyım.

Gazze’ye gerçekten yardım etmek isteyen insanlar için, meşru yolların açık olduğunu biliyorum.

Zaten Türk Kızılayı da bunu açıkladı.

O geminin amacı, yardım değil, siyasi bir eylemdi.

Bu konudaki görüşüm değişmiş değil.

Ancak her olayda olduğu gibi, burada da işin iki tarafı olduğuna inanıyorum.

O nedenle, birinci ağızdan dinlemek ve sormak istedim.

* * *

Önce onlar bana sordular:

“Bu işin geleceğini nasıl görüyorsunuz?”

Cevabım şu oldu:

“Bu konuda çok umutlu olmayın. Yapılacak soruşturmalar, büyük bir ihtimalle, İsrail’in ölçüsüz kuvvet kullandığı sonucunu verecek. Ama sizin yaptığınızın da provokasyon olduğu sonucuna varacaklar. Ama sizin açınızdan daha kötü bir ihtimal de var. Dünyanın önde gelen bazı kuruluşları ve ülkeleri, sizi terörist örgüt ilan edebilirler.”

Tahmin ediyorum onlar da böyle bir ihtimali düşündükleri için kendilerini anlatmak istiyorlar.

O nedenle 25 Haziran günü İsrail’in Kanal 10 televizyonuna konuşmuş.

“Yahudi internet sitelerini izliyoruz, orada büyük bir tartışma başladı. Biz İsrail halkına karşı değiliz” diyor.

Bu arada Türkiye’deki Yahudi cemaati ile temas kurmak istiyorlarmış ama galiba bunu başaramamışlar. Bence görüşmelerinde yarar var.

Kendilerine, “Hamas yönetimi üzerinde de baskıda bulunmaları gerektiğini” söyledim.

Çünkü Hamas, İsrail devletinin varlığını hâlâ kabul etmiyor. Bu da İsrail’in eline uyguladığı insanlık dışı yöntemler konusunda biraz da olsa koz veriyor.

Bana sanki kendilerini İsrail halkına anlatma konusunda daha ileri gitmek istedikleri izlenimi verdiler.

Ancak anladığım kadarı ile “komşu cemaatin eleştirilerinden” çekiniyorlar.

Komşudan kasıt Gülen cemaati. Onların, “Bakın biz size İsrail otoritesinden izin alın dememiş miydik” demelerinden endişe ediyorlar.

Ben de kendilerine, “Tanıdığım Fethullah Hoca, Yahudi cemaati ile iyi ilişkileri hep savunmuştur. Buna bir şey demez” dedim.

* * *

Benim gözümde İHH, sadece İslam ideolojisi ile hareket eden bir örgüt.

Bunu söylediğimde Bülent Yıldırım çok ilginç bir örnek verdi.

“Biz Sayın Vuslat Doğan Sabancı’nın Sudan’a gidip, kırbaç cezasına çarptırılan o kadın gazeteciye sahip çıkmasını çok taktir ettik.”

Baskıcı İslam yönetiminin bu kararı hakkında söylediği söz bana ilginç geldi.

Konuşmamızın bir başka ilginç yanı ise şuydu.

Ben “İsrail’in bu konulardaki sicilini çok iyi biliyorsunuz. Bunu yapacakları belliydi. Böyle bir şey mi istediniz. Bakın sonunda 9 insan hayatını kaybetti” dedim.

Tahminim şuydu:

Ya bu çatışmayı propaganda haline getirmek istemişlerdi?

Ya da güvendikleri başka bir şey vardı.

Beni çok şaşırtan bir cevap verdi:

“Laf aramızda, biz Türk-İsrail ilişkilerine güvendik. Biz Türk’üz bize bir şey yapmazlar diye düşündük.”

Eğer samimiyse, söylediği çok insani bir şeydi.

Düşündüm, belki İsrail tarafı da, “Türkler işi bu noktaya getirmezler” diye düşündü ve olaylar bir anda, gemideki fanatik insanların denetimine geçti.

* * *

Ben yıllardır açık açık şunu yazıyorum.

Türkiye ile İsrail ilişkilerinin iyi olması, iki ülkenin de menfaatinedir.

Bu ilişkilerin bir biçimde mutlaka düzeltilmesi gerekir.

İHH’ye tavsiyem şudur.

Eğer yarın bir gün terörist örgüt damgası yemek istemiyorlarsa, önlerinde fırsat var.

Türk-İsrail ilişkilerine onlar bu darbeyi vurdular.

Düzeltmek de onlara düşer.

Önce bu tür eylemleri durdurmalıdırlar.

Sonra Türk Yahudileri ile görüşüp onları dinlemeli, onlara anlatmalıdırlar.

İsrail’e seslenmelidirler.

Gazze’deki Hamas yönetiminin artık terörden vazgeçmesi, İsrail’in varlığını kabul etmesi ve Gazze’deki Filistin halkı üzerinde kurduğu diktatörlükten vazgeçmesini istemelidirler.

Eğer insanlığa, barışa ve Müslümanlığa hizmet etmek istiyorlarsa, önce “terörist” suçlamasını savacak samimi girişimler yapmalıdırlar.

Bunu yapabilirlerse, ben de o 9 canın boşuna verilmediğine inanacağım.

Yoksa gözümdeki imajları aynı kalacaktır.

Ertuğrul Özkök - Hürriyet

İŞTE MOSSAD'IN GAZETESİ!

Fatih Tezcan / AnalizMerkezi.com

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim