• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 4 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Özkök: Karabağlar'daki Hoca Efendi'yi Çok Arıyorum!

Özkök: Karabağlardaki Hoca Efendiyi Çok Arıyorum!
Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, 16 yıl önce İzmir'de görüştüğü Gülen'i yazdı..

 

 

 

 

 

Bundan tam 16 yıl önce İzmir Karabağlar'da görüştüğü Fethullah Gülen'i köşesine taşıyan Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, 'Çevremdeki ona saygılı birçok insan gibi, "cemaat" adına hareket ettiği iddia edilen bazı memurların, bazı köşe yazarlarının yarattığı "yeni derin devlet" imajından çok endişeliyim. O nedenle Karabağlar'da konuştuğum "Hocaefendi"yi çok arıyorum..' diye yazdı.

İşte Özkök'ün '16 yıldır öğrenemediğim 'istihbarat'' başlıklı o yazısı

21 Ocak 1995 günü İzmir'in Karabağlar semtindeki o evde karşılaştığım insanın, 16 yıl sonra Türkiye'nin en tartışılan ismi haline geleceğini aklımdan geçirmiyordum.

SÖZÜ EDİLEN İSTİHBARAT
Ama içimdeki ses bana, "onunla mutlaka konuşmam gerektiğini" söylüyordu."
Bugün geriye baktığımda aklımda kalan en önemli şey, o görüşmede bana sözü edilen bir "istihbarattı".

23 Ocak 1995 günü Hürriyet'te Fethullah Gülen'le 6 gün süren bir mülakat yayınlandı. Mülakatı yapan kişinin adı açıklanmamıştı.
İşte o mülakatı bizzat ben yapmıştım.
Nuriye Akman Hürriyet'te çalışırken, Fethullah Gülen'le bir pazar sohbeti yapmasını istemiştim. Hatta, kendim Gülen'in o günlerde en yakınındaki kişilerden biri olan Alaattin Kaya'yı arayarak, bu isteğimizi bildirmiştim.
Kaya gerçek bir diyalog insanıydı. Bazen "Keşke yeniden devreye girse" diye düşünüyorum.
Beklemediğimiz bir gelişme oldu.

NURİYE AKMAN'LA GÖRÜŞTÜ
Nuriye Akman, Hürriyet'ten ayrıldı ve Gülen de işte o dönemde kendisine randevu verdi.
Bunu öğrenince, apar topar Alaattin Kaya'yı arayarak Hürriyet'i de devreyi soktum ve Sabah'tan bir gün sonrabiz de yayına başladık.
Gülen'le İzmir'in Karabağlar semtinde, iki katlı bir evde görüştüm. Evde son derece terbiyeli genç insanlar vardı. Alçak bir divanın üzerine oturdu ve uzun bir söyleşi yaptık.

PKK'DAN BİLE BÜYÜK TEHLİKE
O gün bana, kendisine ulaşan bir "istihbarattan" söz etmişti.
Konu Türkiye'de Sünni-Alevi gerginliğiydi. Bu kutuplaşmanın "PKK'dan bile büyük bir tehlike olduğunu"belirterek aynen şunu söylemişti:
"Geçenlerde bir yerde birisi bana istihbar ettiği bir şeyi intikal ettirmişti. Müsaade ederseniz bunları tahsisettirmeyeceğim."
"İstihbarat" kelimesini üniversite yıllarımdan beri sevmem. Nedense bu kelimenin arkasında hep, "karanlık bazı ilişkiler" görürüm.
Hiç şüphesiz bunda, gençlik yıllarımızdaki MİT ve CIA paranoyalarının etkisi de vardır. O nedenle gazetelerdeki"istihbarat servisi" kavramının bile değişmesini arzu ederdim.

ARADAN 16 YIL GEÇTİ
Aradan 16 yıl geçti.
Gülen'e iletilen istihbaratın ne olduğunu hâlâ öğrenemedim.
Aynı konuda 1990'lı yılların ikinci yarısında bana da ulaşan bir "istihbarat" vardı ki, tüylerimi diken diken etmişti.
Bu konu, "Devletin gizli anayasası" denilen belgede yer alan bir maddeydi. O belgeyi Türk basınında ilk defa biz yayımlamıştık. Ama o maddeyi sansürlemiştim. Dilim hâlâ onu anlatmaya gitmiyor.
Zaman zaman komplo teorisine esir olan yanım dürter.
Acaba "Gülen'e gelen bilgiyle, bana gelen aynı şeyler miydi?"

YANLIŞ İMAJDAN ŞİKAYETÇİYDİ
Kendisi hakkında oluşan "yanlış imajdan" şikâyetçiydi.
Ama o konuda başkaları kadar kendini de eleştiriyordu.
"Benim şahsi beceriksizliğim olabilir. Diyaloğa açığım dediğim halde pratikte bunu gerçekleştirememiş olabilirim."
Üzerindeki baskılar konusunda da yumuşak bir yorumu vardı:
"Belki de gerçekte bizim endişe ettiğimiz kadar da baskı yoktu, insan olarak biz, böyle sanki birileri bastırıyor,biz de bastırmaya geliyoruz gibi bir şey var."
Geçen gün kendisine en yakın yazarlardan biri olan Hüseyin Gülerce'nin ona atfen çok benzer sözler aktardığını okuduk.
Ama insan sormadan edemiyor.

16 yıldır böyle bir imaj ve diyalogsuzluk sorunu varsa, bunun mutlaka iki tarafı vardır. Çevremdeki ona saygılı birçok insan gibi, "cemaat" adına hareket ettiği iddia edilen bazı memurların, bazı köşe yazarlarının yarattığı "yeni derin devlet" imajından çok endişeliyim. O nedenle Karabağlar'da konuştuğum "Hocaefendi"yi çok arıyorum...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim