• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

-ÖZEL ANALİZ- HDP'den Çok Tehlikeli Çağrı: Halkımız Kendi Güvenliğini Sağlamalı!

-ÖZEL ANALİZ- HDP'den Çok Tehlikeli Çağrı: Halkımız Kendi Güvenliğini Sağlamalı!
Suruç'ta 30 vatandaşımızın katledildiği saldırı sonrası HDP'nin yaptığı skandal açıklamaları ve çağrıları analiz ediyoruz.









AnalizMerkezi.com  - ÖZEL ANALİZ

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Suruç'taki patlamayla ilgili yazılı açıklama yaptı.

''Suruç katliamını lanetliyoruz'' başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

''Bugün Suruç'ta meydana gelen insanlık dışı, alçakça saldırıyı lanetliyor, saldırıda yaşamını yitiren bütün arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet, halkımız ve yakınlarına başsağlığı ve sabır dileklerimizi iletiyoruz. Yaralanan arkadaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz.

"DAYANIŞMADAN VAZGEÇİN" MESAJIDIR

Bugün Suruç’ta bir kez daha, insanlık onurunu yitirmiş barbarlık ve tecavüz ordusunun neler yapabileceğine tanıklık ettik. Özellikle de Rojava Devrimi'nin hemen yıl dönümü sonrasında ve Kobani ile dayanışmak için yola çıkmış Türkiyeli devrimcilerin hedef alınması, Kobani etrafındaki enternasyonal dayanışmanın kırılması çabasıdır. Bu, halklarımıza, Kobani etrafındaki devrimci dayanışma ruhuyla kenetlenen yiğit insanlara “Bu dayanışmadan vazgeçin”mesajıdır.
 

IŞİD'İN BAŞINI OKŞAYANLAR SUÇ ORTAĞIDIR


IŞİD ve benzeri tecavüz ordularının destek aldığı bütün ülkeler ve rejimleri bu barbarlığın ortağıdırlar. IŞİD'e karşı sus pus olanlar, sesini bile yükseltmeye cesaret edemeyenler, HDP'ye bile her gün tehdit savurup IŞİD'in başını okşayan Ankara'daki yöneticiler bu barbarlığın suç ortağıdırlar.

DAHA FAZLA DAYANIŞMA İÇİNDE OLMA ZAMANI
 

Bizler HDP olarak, bütün Türkiye toplumunun şunu net olarak bilmesini istiyoruz: Bizler, demokrasi, adalet ve barış ilkelerimizi hayata geçirme konusunda kararlıyız. Bu ilkeleri her koşul altında savunmaya devam edeceğiz. Bu ilkeleri hayata geçirmek için IŞİD ve benzeri zihniyetlere karşı daha fazla yan yana durmak, daha fazla dayanışma içinde olma zamanıdır. Bu tecavüz ordusunu kaypak Hükümet politikaları değil, halkların dayanışması durduracaktır. Biz herkesi, Edirne’den Hakkari’ye kadar bütün yurttaşlarımız ve kardeşlerimizi IŞİD ve türevlerine karşı, Türkiye'de IŞİD zihniyetini savunan ve temsil edenlere karşı, IŞİD'e sessiz kalarak ya da doğrudan destek sunarak büyütenlere karşı barış bloğunda bir araya gelmeye çağırıyoruz.

GÜVENLİK AÇIĞINDAN ŞU ANKİ HÜKÜMET SORUMLUDUR


Geçiçi hükümet, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği tedbirlerini almak için, her türlü sorumluluğunu yerine getirmekle mükelleftir. PYD'ye karşı, orduyu ve on binlerce askeri sınıra yığarak sözde güvenlik tedbiri alan hükümet, Suruç'ta elini kolunu sallayarak bomba patlatanların siyasi olarak hesabını vermek zorundadır. Her türlü istihbarat ve güvenlik açığından şu andaki hükümet sorumludur.

HALKIMIZ KENDİ GÜVENLİĞİNİ ALMAK ZORUNDA
 

Ancak, halkımız, siyasi kurumlarımız, sivil toplum örgütleri, belediyeler, meslek örgütleri gibi bütün toplumsal yapılar kendi güvenlik tedbirlerini de geliştirmelidir. Parti binalarımıza giriş çıkışlar, toplu eylem ve etkinliklerin yapıldığı yerler mutlaka özel olarak güvenliği sağlanan yerler haline getirilmelidir. IŞİD tecavüzcülerinin kurumlarımıza, halkımıza bu kadar rahatça ve pervasızca saldırmasının önüne geçecek tedbirler geliştirilmelidir. Yarın yapılacak MYK toplantımızda bu konu özel olarak ele alınacaktır.

SİYASİ PARTİLERLE ORTAKLAŞMAYA HAZIRIZ


Ayrıca önümüzdeki dönem siyasi sürece dair kapsamlı değerlendirme ve planlamalar yapılacaktır. Suruç katliamı karşısında Türkiye'de demokrasi, adalet ve barış ilkeleri etrafında dayanışma ruhuyla bir arada durmak isteyen ve bu tür saldırılara karşı birlikte neler yapabileceğimizi tartışmak isteyen bütün siyasi parti hareket ve gruplarla ortaklaşmaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Bir kez daha, yaşamını yitiren bütün yoldaşlarımıza, kardeşlerimize Allah'tan rahmet, halklarımıza ve ailelerine başsağlığı diliyoruz.''

Analiz Merkezi:

Şanlıurfa Suruç'ta 30 kişinin ölümüne ve 104 kişinin yaralanmasına sebep olan insanlık dışı saldırı sonrası, HDP yazılı bir açıklama yaparak, Kürt Halkı'na silahlanma çağrısı yaptı. Tel tel dökülen bir acziyetin ve ihanetin işaretidir.

Neden?

1- PKK'nın Kandil sorumlularından Cemil Bayık, bayram günü yaptığı açıklamada
 "Halkımız silahlansın, tüneller kazsın" demiş, HDP ve örgütün 'özsavunma gücü' dediği, yasadışı silahlanma faaliyetine dair çağrı yapmıştır.

Hemen ertesi gün, Suruç'ta ESP'ye mensup 300 kişilik grubun arasına giren 18 yaşlarında bir DAEŞ sempatizanının kendisini patlatması sonucu -an itibariyle- 30 kişi hayatını kaybetti, 104 yaralı var.

İnsanlık dışı saldırının birkaç saat sonrasında Demirtaş'tan
 "halkımız silahlanmalı" şeklinde bir ifade geliyorsa, burada HDP'ye yönelik ilk soru işareti oluşur.

Zira özsavunma gücü, öncelikle ve elbette 'PKK yanlısı Kürtler'in kendilerini korumasına çağrıdır. Oysa bunun tek başına hiçbir işe yaramadığı, Kobani Katliamı'nda yani DAEŞ Kobani'de gece vakti 200 kişiyi öldürürken ortaya çıkmıştı. Zira güvenlik, ele veya eve silah alınmasıyla değil, öncelikle haber yani istihbarat alınmasıyla başlar. Özsavunma gücü, her anlamda bölgede PKK Diktatörülüğü'nü güçlendirecek, farklı fikir ve fraksiyondaki Kürtler'le çatışma ortamı doğuracak, ülkede kaos oluşturacak bir kakafoniden ibarettir.  

2- HDP ve PKK'nın amacı, Türk ordusu ve Emniyeti'ne karşı, Ekim-2013'te F.Gülen'in İsrail sorumlusu Müftügil'in tapelerinde ortaya çıktığı üzere, 'Türkiye'yi kan gölüne çevirerek Erdoğan'ı devirmek, Öcalan'ı bitirmek ve Barzani'yi desteksiz bırakmak' ise, 30 kişinin öldüğü saldırının 24 saat öncesi ve 24 saat sonrasında
 'halkımız silahlansın' açıklaması yapmak, elbette tutarlı ve kurnazca ama bir o kadar da senaryo sahiplerini ve katliam faillerini deşifre edicidir. 

3- Diğer yandan, 80 HDP'li milletvekilinden ve 1000'lerce yetkilisinden hiçbirisi patlamanın olduğu Suruç'ta yoktu. Oysa ESP'nin basın açıklaması, Kobani'ye destek açıklamasıydı. 

HDP'liler, neden Kobani'ye destek için basın açıklamasında yoktu?

ESP'liler basın açıklamasını müteakip Kobani'ye geçeceklerdi.

İstanbul'da Ramazan ayında Taksim'de LGBT yürüyüşünde boy gösteren HDP'li milletvekilleri, ESP'nin Suruç'taki basın açıklamasında ve sonrasında Kobani'ye uğurlamada neden yoktular?

HDP yazılı basın açıklamasında bu sorulara cevap vermek yerine, 'halkımız silahlansın' gibi yeni 6-8 Ekim Provokasyonları'na yol açabilecek, Kandil'e paralel çağrılar yapması, katliamın faillerinin kimliği ve bunlara verilen destek noktasında soru işaretlerini artırabilir.


4- HDP'nin olaydan hemen sonra "Her türlü istihbarat ve güvenlik açığından şu andaki hükümet sorumludur." açıklaması tam bir basiretsizliktir. Zira bu tip populist çıkışlar, eylemi gerçekleştirenlerin ve daha önemlisi emri veren Üst Akıl'ın işine gelen, işini kolaylaştıran kısacası 'işbirliği şüphesi' doğuran açıklamalardır.

5- Diyarbakır'da seçimden 2 gün önce patlama olduğunda neden hiçbir HDP'li milletvekilinin yara almadığını sorgulayan Türkiye daha bunun cevabını alamamışken, ve üstelik şimdi Suruç'ta da hiçbir HDP'li milletvekilinin olmaması dikkatleri çekmişken, Demirtaş'a düşen AK Parti'yi suçlayıcı ifadeler yerine, eylemi gerçekleştirdiği ön görülen DAEŞ'i kınamak ve mümkünse, DAEŞ'i yöneten ülkelerden biri olduğunu kendi ordu mensubunun söylediği ABD'de, Fethullah Gülen örgütünün girişimleriyle Erdoğan, Öcalan ve Barzani'ye karşı 2013 sonbaharında ne kararlar aldıklarını kamuoyuna açıklamaktır.

6- Ankara'nın 'DAEŞ/IŞİD'in başını okşadığını' iddia eden HDP basın açıklaması, bu çok tehlikeli yalanıyla, Ekim 2013'te ABD'de kendisine salon tahsis eden güçlere yönelik çok ciddi bir 'perdeleme' de icra etmektedir.

Zira IŞİD/DAEŞ, Türkiye Cumhuriyeti Ordusu ve Emniyeti için açık bir tehditken ve Türkiye bu doğrultuda Cerablus merkezli bir güvenli bölge kurma faaliyeti üzerinde çalışırken, hiçbir HDP'l,in katılmadığı Ezilenlerin Sosyalist Platformu basın açıklamasında 30 kişinin ölümü sonrası HDP 'Türkiye-IŞİD' gibi akıllara zarar, belgesiz ve temelsiz bir hezeyanı dile getiriyorsa, burada Ak APrti ve Recep Tayyip Erdoğan'ı El Kaide-IŞİD ile ilişkilendirmeye çalışan Gülenist Strateji ile uyumu ve ayrıca, FETÖ'nün Üst Aklı olan Emperyalizm'le eşgüdümü net bir şekilde ortaya çıkar.

'AK Parti-IŞİD' denklemini ortaya atan gönüllü veya farkındalıksız her hezeyan, esasen IŞİD'i projelendiren, yöneten ve yönlendiren Emperyalist Üst Akıl'ın salon tahsis edeceği ve taşeron örgütleriyle çalışma imkanı vereceği (!) bir çizgiyi ve misyonu, kabullenmiş ve üstlenmiş demektir.


Fatih Tezcan - AnalizMerkezi.com 

 


YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AnalizMerkezi’ne aittir. Aktif link ile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AnalizMerkezi.com tarafından üretilen, analiz edilen veya manşetlendirilen haberlerin aktif link ile kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.


 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim