• BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 22 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Öteki' kadınların dünyası: Angelika

Öteki kadınların dünyası: Angelika
Yıldız Ramazanoğlu yedi hikayelik harika bir kitaba imza atmış. Yazar; kadın dünyasının kapılarını aralıyor..

 

 

 

 

 

Şu hikâyeler de olmasa nasıl anlarız ince şeyleri nasıl? Gündelik kaygılar, rutin işler, sıradan görünen hayatlar... Peki, her şey göründüğü gibi midir? Asla! Hiçbir şey göründüğü gibi değildir gerçekte. Nice büyüleyici, sarsıcı hikâyelere rastlarız azıcık dikkat kesilsek sıradan gördüğümüz kişilere ve olaylara.

Angelika... ‘Yabancı kadın fotoğrafları sergisi’ olarak tanımlasak mübalağa etmiş olmayız sanırım. Hikâye türünde daha önce Derin Siyah, Kırmızı, Zilha Günü adlarını kitaplara imza atan Yıldız Ramazanoğlu, bu kez tamamen kadın dünyasının kapılarını aralıyor. Kadının sorumlu olduğu onca şeye rağmen, yazar olma mücadelesi harika tespitlerle sunuluyor okura.

“Güçlükle bulduğum işimi kitap yazma sevdasıyla bırakıp eve kapanmanın anlaşılır bir yanı yoktu yakınlarıma göre.” diyerek durumun ne denli vahim olduğunu gözler önüne seriyor Ramazanoğlu. Bir erkek için yazmak saygınlık ifadesi iken, bir kadının yazması hastalığa dalalet edecek derecede tehlikeliydi belki de. 

Hayata dair ‘acı ama gerçek’ dedirten, yerinde ve kıymetli tespitler

Onca iş güç arasında ıskaladığımız güzelliklerin; hacimce küçük, pahaca büyük mefhumların bir hikâyeye ne çok yakıştığını örneklendiriyor yazar bu kitabında. Yoğunluk nedeniyle kardeşlerin dahi kafelerde buluşması, hayatın her zaman beklentilere cevap vermemesi, sosyal çevre baskısına direnme, mazi analizi ve geç gelen itiraflar, aile içi iletişim, dine bakış açısı, algı hataları, şiire ayrılamayan vakitler vb pek çok konuda çıkarımlara rastlamak mümkün Angelika’da.

Takas edilen çocuklar

Kitaba adını veren ‘Angelika’ adlı hikâye hayli ilginç. Kitabı kapatıp uzunca bir süre muhayyilemde yaşadığım, “sahi, böyle olsa ne olurdu?” diye kendimce sorguladığım bir hikâye. Alman ve Türk iki ailenin çocuklarını bir yıllığına değiş tokuş etmeleri ve bu durumun çocukların zihninde bıraktığı izlekler... ‘Anlaşmalı üvey çocuk’ ile yaşanan olaylar ve bu durumun psikolojik sonuçları ne de güzel hikâye ediliyor.

Her şeyi kaydeden kadın

Artist olmak isteyen bir kız çocuğu... Ancak ailesi sokağa çıkmasına dahi müsaade etmiyor. Sonrası tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Artist olma hayallerine rağmen evlenip bir Anadolu kentinde sade bir hayat sürmek zorunda kalıyor kadın. Anılar pencere önünde yetiştirilen çiçekler gibi. Buğulu gözlerle geçmişe gidiliyor. Tam bu noktada anlatıcımızı şaşkınlığa düşüren bir olay oluyor. Artist olma hayali ile yatıp kalkan kız, kayda alıyormuş meğer olup biteni.

At Hikâyesi, Angelika’nın Unutuşu, Alissa Yolu, Müberra’nın Kaydetmesi, Hüküm, Şairle Randevu, Sinemacı Kadınlar... Toplam yedi hikâyeden oluşan kitapta, Türkiye’ye gelin olarak gelen Avrupalı kadının gizli dünyasından, çocukluğu artist olma hayali ile geçen kızın evlilik öncesi ve sonrasındaki hayatına, geçici bir süre için ağabeyinin yabancı bir ülkeye gitmesini ve yabancı bir kızın kendisine kardeş yapılmasını kabullenmek zorunda bırakılan bir kızın dünyasından, yazar olmak için erkeğe oranla bin bir türlü zorluğa katlanmak zorunda olan ve bir türlü anlaşılamayıp kendi kurduğu dünyada ‘bilinmeyen’ rolünü üstlenen kadına; tanınmış, büyük bir şair ile buluşacak olan bir kızın hislerine kadar tamamı ‘kadınlık halleri’ni yansıtan hikâyeler çarpıcı bir şekilde anlatılıyor kitapta.

Samimiyet, gözlem gücü, akıcı anlatım, sade bir dil, derin karakter analizi... Ramazanoğlu’nun hikâyelerinde bu öğeler fazlasıyla mevcut. Bir hikâye kitabında kaç satırın altını çizebilirsiniz en çok? Üç, beş? “Hayır efendim, ben tamamını çizmek isterim!” diyenler ve kadınların sıradan görünen, fakat anlamaya ve anlamlandırmaya değer hayatlarına misafir olmak isteyenler için ideal bir kitap Angelika.

Eyüp Akyüz dunyabizim.com

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bir Direnişçinin Cephe Notları12 Mayıs 2010 Çarşamba 14:22
  • Hazreti Haticenin Bilinmeyen 40 Yılı07 Mayıs 2010 Cuma 11:14
  • Öteki kadınların dünyası: Angelika07 Nisan 2010 Çarşamba 15:35
  • Liberal Kibrin Tahakkümcü Dili20 Şubat 2010 Cumartesi 21:18
  • Avrupa Birliği yerine Türk Birliği!10 Şubat 2010 Çarşamba 23:49
  • Osmanlı donanmasının bilinmeyenleri10 Şubat 2010 Çarşamba 18:42
  • MALCOLM X KİMDİR?19 Ocak 2010 Salı 20:49
  • GENÇLİK NASIL YÖNLENDİRİLİYOR15 Ocak 2010 Cuma 21:50
  • FİLİSTİNİ EN İYİ ANLATAN ÇİZGİ ROMAN19 Aralık 2009 Cumartesi 20:21
  • ULUSÇULUK ÇIKMAZI ÜZERİNE16 Aralık 2009 Çarşamba 20:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim