• BIST 108.489
  • Altın 151,105
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Öteki Gurbetçiler ..

Öteki Gurbetçiler ..
Gurbetçiler denince akla hep Almanya'ya giden vatandaşlarımız gelir. Oysa dünyanın her yerinde birçok vatandaşımız yaşıyor ve biz onların ne durumda olduklarını hiç bilmiyoruz.

 

 

 

 

 

Gurbette bayramlar acıdır

“Gurbetçiler” denilince başta Almanya’da yaşayan Türkler ve Kürtler olmak üzere Avrupa’daki vatandaşlarımız akla gelir hiç şüphesiz... Gurbet yollarına düşme nedenleri, oralarda yaşadıkları uyum sorunu ve benzeri sıkıntılar konuşulur ve yazılır hep... Hikayelere, romanlara ve filmlere konu olmuşlardır. Kısacası gündemdedirler.

Sayıca Avrupa’daki vatandaşlarımız kadar olmasa da dünyanın başka coğrafyalarında yaşayan işçilerimiz, yani gurbetçilerimiz vardır fakat onlar sanki kapsama alanı dışındadırlar. Varlıkları pek kimsenin aklına gelmez. Oysa onlar arasında da en etkili senaryolara taş çıkartacak yaşam hikayesine sahip olanlar vardır. Onlar da insandır. Bizim vatandaşlarımızdır.

Avrupa’daki gurbetçiler kadar ve hatta onlardan daha çok ülkeleriyle ilgilidirler. Çünkü gurbette Avrupa’dakilerin sahip olduğu haklara sahip değildirler. Hatta neredeyse hiçbir hakları yoktur. Türkiye’den başka ülkeleri ve Türk vatandaşlığından başka vatandaşlıkları da yoktur.

“Allah’a küfrettiği için idam edilecek” veya “Uyuşturucuyla yakalandığı için kafası kesilecek” gibi aykırı haberlerin dışında medyanın da gündemine girmezler. Bazıları, “Varlığımızın hatırlanması için vukuat mı işlememiz gerekir” diye açıkça sitem ediyor.

Türkiye’nin dünyaya açıldığı ve her alanda aktif bir dış politika izlediği yeni dönemde onlar da artık hatırlanmak istemekteler. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla gelen vizyon değişiminin onların da beklentilerini yükseltmiş. Kimi “Devletimizden ve hükümetimizden memnunuz” dese de kimi büyükelçilik veya konsolosluklardan artık resmi rutin işlemlerin ötesinde hizmet beklemekte.

“Öteki gurbetçiler” olarak adlandırabileceğimiz gurbetçilerimize dikkat çekebilmek ve bir ölçüde de taleplerine tercüman olabilmek için Suudi Arabistan’ın Medine kentinde yaşayan işçilerimizle konuştuk.

Suudi Arabistan’da yaklaşık 100 bin civarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaşıyor. Kimi tamirci, kimi berber, kimi esnaf, kimi inşaat işçisi... Konya’dan, Yozgat’tan, İzmir’den, İstanbul’dan, Adana’dan, Samsun’dan, Hatay’dan, Diyarbakır’dan, Batman’dan; kısacası Türkiye’nin her bir yanından insanımız var.

Medine’de yaşayanla Mekke’de, Cidde’de ve Riyad’da yaşayan gurbetçilerimizin dertleri ve beklentileri ufak tefek farklar olsa da aynı. Bu nedenle Medine’de yaşayan işçilerimizin anlattıkları genelde Suudi Arabistan’ın tümünde yaşayan gurbetçilerimiz hakkında belli bir fikir veriyor bize...

Niçin geldiklerini, ne umduklarını ve ne bulduklarını, geleceğe yönelik planlarını sorduk. Az sorduk, çok dinledik. Duyduklarımızı da HaBertaraf sayfalarında sizlerle paylaşıyoruz.

AİLE VİZESİ İSTİYORLAR

İlk durağımız Mescid-i Nebevi’ye yakın Es-Suhman “varşaları”... Yani tamirhaneler. Ebu’l-Velid tamirhanesinin önünde oturan üçlüye selam verip plastik sandalyeye ilişiyorum. Düzceli Bilal Şair tamirci, Konyalı Abdülkadir Çakı oto boyacısı ve yine Konyalı Mustafa Yeşiler kaportacı.


Fotoğraftakiler (Soldan Sağa): Adulkadir Çakı - Bilal Şair - Mustafa Yeşiler

İlk önce en genç olanları, 1983 doğumlu Bilal başlıyor anlatmaya... 1996’da gelmiş Medine’ye. “Babam buradaydı; 30 yıl önce gelmiş. Babam burada olduğu için geldim. 14 yaşındaydım geldiğimde.” diyor.

“Gençliğimi burada harcadım. Hiç memnun değilim. Çünkü kefil sıkıntı yapıyor. Çok para istiyor. Özgürlüğün yok, istediğin gibi iş yeri açıp çalışamıyorsun.”

Suudi Arabistan’da işçilerin mutlaka Suudi Arabistanlı bir kefili var. Bu şirket de olabiliyor, şahıs da. İş yerleri, tamirhaneler kefilin adına açılıyor. Yabancının kendi adına iş yeri açma hakkı yok. Hatta çok katı bir şekilde uygulanmasa da işçinin kefilinin işinden başka bir yerde çalışması yasak.

Avrupa’daki gurbetçilerimizden farklı olarak buradaki vatandaşlarımızın ailelerini kanuni olarak oturum hakkı alma sorunu var. Çünkü işçiye vize verildiği zaman otomatik olarak ailesini yanında getirme hakkı olmuyor. Normal işçilerin ailesine vize alma imkanı neredeyse yok. Ancak doktor, mühendis ve benzeri meslek gruplarına aile vizesi veriliyor. İşçilerden bir kısmı aile vizesi işini farklı yollardan parayla halletse de birçoğu aile vizesi sorunu yaşıyor. Ya ailesini Türkiye’de bırakmak zorunda kalıyor veya umre vizesiyle getiriyor ve kaçak olarak kalıyorlar. Tabii kaçak olunca da ne çocuklarını okula gönderebiliyor, ne de izine gidip gelebiliyorlar.

Düzceli Bilal de bu sorunu yaşayanlardan... Türkiye’den evlenmiş ve ailesi yanında. Umre vizesiyle gelmişler ve öylece kalmışlar.

“Niyetim çocuklarımı okul yaşına geldiklerinde Türkiye’ye göndermek. Oturumları olmadığı için Suudi Arabistan okullarına gönderemiyoruz. Medine Türk Okulu’na eskiden alıyorlardı, şimdi oraya da almıyorlar. Türkiye’ye kayınvalidemin yanına göndereceğim. Orada okusunlar.”

Anne-baba Medine’de, çocuklar kayınvalidenin yanında Türkiye’de. “Çocuklarının başlarında anne-baba olmadan büyümelerinin getireceği olumsuzlukları hiç düşündün mü?” diye soruyorum. Sorumu bir başka soruyla cevaplıyor: “Başka çarem mi var?”

“Niçin geri dönmüyorsun?” diye sorduğumda ise çok ilginç bir cevapla karşılaşıyorum: “Buraya alıştık. Türkiye’ye dönmeye korkuyoruz; alışamayız diye..”

Buralarda çalışan işçilerin birçoğu öyle çok fazla paralar kazanamıyor. Bazıları uzun yıllar eşinden ve çocuklarından ayrı bekar odalarında adeta sefalet yaşıyor. “Bu insanlar bu yaşama niçin katlanıyorlar?” diye düşünüyorum. “Burada kazandıklarına yakın parayı orada da kazanma imkanları varken ailelerinin yanına, ülkelerine niçin dönmüyorlar?” Bu soruların cevabı anladığım kadarıyla Düzceli Bilal’in “Korkuyoruz” sözünde gizli..

Dışarıdan bakanlar için ne kadar sefalet olarak görülse de insanlar o yaşama alışıyorlar. 20 yıl, 30 yıl yaşadıkları bir hayat düzenini ve çevreyi bırakıp Türkiye’ye döndüklerinde Vietnam Sendromu gibi bir travma hali yaşıyorlar. Kesin dönüş yapıp Türkiye’ye gittikten sonra alışamayıp yeni bir işçi vizesiyle soluğu Suudi Arabistan’da alan çok işçi var.

İşin en kötüsü, Suudi Arabistan’da da geleceğe yönelik bir plan yapabilecek durumda değiller. Suudi Arabistan ne kadar uzun süre kalırsa kalsın kesinlikle vatandaşlık vermiyor. Kendi adlarına mülk edinme hakları yok. İki yılda bir oturumlarını yenilemek zorundalar ve herşeyleri kefillerinin iki dudağı arasında. Kefil çıkış verirse, gitmeye mecbursunuz. Bu şartlarda geleceğe yönelik herhangi bir planlama yapamamaları da gayet normal.

“Eskiden işler daha iyiydi diyor” Düzceli Bilal... “Hayat pahalılaştı, dükkan kiraları arttı, işçi ücretleri ise hâlâ aynı.”

Erdoğan’dan özellikle bir isteği var. “Suudi Arabistan ile ilişkiler üst düzeyde. Başbakan rica etsin; en azından Türk işçilere aile vizesi kolaylaştırılsın” diyor ve ekliyor: “Benim durumumda çok kişi var. Aile vizesi olursa çocuklarımızdan ayrılmayız. Çocuklarımızı burada Suudi Arabistan okullarında veya Türk Okulu’nda okutabiliriz. En büyük sıkıntı aile vizesi. Normalde 3 bin riyale alınabilecek aile vizesi illegal yollardan 18 bin riyale, 20 bin riyale alınıyor. Parasını dolandırıcılara kaptırıp vize alamayanlar da var.”

EN ACISI BAYRAMLAR

Konyalı oto boyacısı Abdülkadir Çalı... 1957 doğumlu... Üç oğlu var, hepsi de evli ve Türkiye’de. Torunları var.

“1979 yılında bir Murat 124 parası kazanmak için geldim” diyor. “Geliş o geliş...” Bir daha da dönememiş. Geldiğine pişman mı? “Hayır” diyor; “Kesinlikle pişman değilim. Bilakis Medine’de olduğumuz için kendimizi şanslı sayıyoruz.”

“Dönmeyi hiç mi düşünmüyorsunuz?” diye soruyorum. “Cennetu’l-Baki’de kalmak istiyorum” diyor. Yani Medine’de ölmek ve Mescidi Nebevi’nin yanıbaşındaki Baki Mezarlığı’na gömülmek istiyor.

“Ben bu memlekete hiç gurbet demedim, Medine olduğu için. Kefil sıkıntısı çekmedim. Buradaki bolluk ve bereket Türkiye’de yok. Burada çalıştığımla Türkiye’de emekli oldum. Allah’a şükür bir evim ve bir arabam var. Sadece çocuklarımı ve torunlarımı özlüyorum.”

Konyalı kaportacı Mustafa Yeşiler... 1957 doğumlu... 1981’de gelmiş çalışmak için. “Türkiye’de iş yoktu” diyor. Bir arkadaşı aracılığıyla gelmiş, Medine’yi sevmiş ve bir daha da gidememiş. Arada bir izine gidip geliyormuş.

O arkadaşı Abdülkadir gibi düşünmüyor. “Yakında döneceğim” diyor. “Bu kadar gurbet yeter.”

Türk ustaların azaldığını ve Türk ustalara rağbet olduğunu söylüyor. “Türk düşmanlığıyla karşılaştınız mı?” diye soruyorum. Cevap “Kesinlikle hayır” oluyor. “Her zaman Türk olmanın üstünlüğünü gördük. Bu da bize Osmanlı’nın hatırası.”

“Günleriniz nasıl geçiyor?” diyorum. “Çalışıyoruz. Akşamları kahvehaneye gidiyoruz. Cuma günleri Cuma namazına Mescid-i Nebevi’ye gidiyoruz. Hayat böyle devam edip gidiyor.”

“Ya bayramlar?” Gurbette bayramların çok zordur. Hele bir de aileniz ve çocuklarınız yanınızda değilse. “Bayramlarda vatanımızı özlüyoruz” diyor Mustafa Yeşiler... “Ailemizle telefonlar görüşüp bayramlaşıyoruz. Bayramlar acılı geçiyor. Gurbetin acısını hissediyorsunuz. Bayram’da Türkiye’de olmak istiyor insan. Ama özgür değilsin ki, otobüse atlayıp gidesin.”

Türkiye’ye genelde otobüsle gidip geliyorlar. Medine’den Hatay’a gidip-gelen otobüsler var. Medine-Hatay yaklaşık 24 saat. Uçakta her istediklerinde yer bulamıyorlarmış. “Keşke Medine’den Konya’ya hızlı tren olsa” diyor. “İnşaallah o da olur” diyoruz hep birlikte...

 



İsmail YAŞA / Medine / habertaraf.com
 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim