• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Öteki Gurbetçiler -2-

Öteki Gurbetçiler -2-
Kürt açılımı hakkında ne düşünüyorlar?

 

 

 

 

 

“Bunlar bizi kovana kadar kalacağız burada” diyor Mersinli berber Mustafa Karaca... 1972 doğumlu. 1993’te gelmiş Medine’ye. “Orada da işim iyiydi ama Medine’den iş teklifi geldi, Medine olduğu için geldim. Maddi açıdan Türkiye’de de kazanırım burada kazandığımı fakat işim gereği her ne kadar tam olarak yararlanamasam da Mescid-i Nebevi’den, manevi olarak aradığımı buldum.”

Ailesi yanında. Biri ilkokula giden üç kızı var. Geleceğe yönelik herhangi bir planı yok. “Hiçbir şey düşünmedim; bunlar bizi kovana kadar burada kalacağız diyoruz ama Allah bilir” diyor. Ya çocuklar? “Lise sona kadar burada okuyabilirler. Sonrasına Allah kerim. Üniversiteyi kazanırlarsa Türkiye’ye gönderebilirim.”

“Türkiye’yi özlemiyor musun?” diye soruyorum. “Özlüyorum elbette. Fakat iki yılda bir ancak izine gidebiliyorum. Zaten çok fazla birikimimiz olmuyor, her yıl izine gidersek elde hiçbir şey kalmıyor.”

İşçilerimizin yaşadıkları sorunlardan konuşuyoruz. “İnsanlar burada kalmak isyorlar ama kefili gönderince gitmek mecburiyetinde kalıyor. Bütün düzeni alt üst oluyor”  diyor. Kendisi de bir zamanlar kefil sorunu yaşamış. “Önceki kefilim beni 7 ay rezil etti. Nakli kefalet (bir kefilden başka bir kefile geçme) izni vermedi. Beni oyaladı. Şimdiki kefilimden memnunum.”

Mersinli Mustafa, hükümetin icraatlarını ve yaptığı açılımları destekliyor. Erdoğan’ın hayranı. “Başbakanımızı çok seviyorum” diyor.

Arapların Türklere bakışını soruyorum. Cevabı, “Türklerin yaptığı işi severler” oluyor ve ekliyor: “Eskiden Türkiye için olumsuz bazı şeyler söylüyorlardı ama Erdoğan’dan sonra şimdi hep iyi şeyler söylüyorlar.

Mersinli Mustafa’nın hükümetten isteği, Medine’deki Diyanet Hastanesi’nin sadece hac mevsiminde değil sürekli açık kalması. Diyanet’in hacılara hizmet veren hastanesi hacıların Medine’de olduğu günlerde açık ve sadece hacılara değil, burada yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da ücretsiz hizmet veriyor. Medine’de yaşayan vatandaşlarımız bu hizmetten oldukça memnun. Bu hizmetin yıl boyu sürmesini istiyorlar.

Medine’de Türkiye’den umreci eksik olmuyor. “Bina öylece kapalı kalacağına bir kaç doktorla hizmete devam edebilir. Gerekirse muayene ücreti ödeyelim” diyorlar. “Çünkü dil sorunu yaşıyoruz” diyor Mersinli Mustafa. “Eşimi buradaki herhangi bir özel hastanede doktora götürüyorum. Beni içeri almıyorlar. Eşimin de Arapçası yeterli değil. Derdini anlatamıyor. Doktorun da ne dediğini anlamıyor.”


Mersinli Mustafa Karaca (solda) ile Hataylı Mehmet Cuma Bektaş (sağda).

Hataylı Mehmet Cuma Baştaş... O da berber. 1982 doğumlu. “İş için, çocuklarıma iyi bir yaşam sağlamak için geldim” diyor. “Umduğunu buldun mu?” diye soruyorum. Cevabı “Şükür” oluyor.

Hataylı Mehmet Cuma 10 yıldır evli ve 5 çocuk babası. Ailesi Türkiye’de. Ailesini yanına getirmeyi çok istemiş ama bir türlü getirememiş. O da Düzceli Bilal gibi aile vizesinin kolaylaştırılmasını istiyor. “Çocuklar her telefonda ‘Baba, ya bizi de götür veya sen bırak gel’ diyorlar.” Yılda bir kez izine gidebiliyor. Dönmeyi ise düşünmüyor. “Ailemi getirebilsem hiç gitmeyeceğim” diyor.

Son dönemde Türkiye’ye ilgi ve sempatinin arttığını anlatıyor Mehmet Cuma. Türk dizilerinin çok etkisi olmuş. “Türklerin buradaki imajı şu an  çok iyi.”

Medine’ye gelmeden önce Dammam kentinde çalışıyormuş. Büyükelçilik ve konsolosluğun pasaport vesaire rutin işlerin dışında işçilerle ilgilenmediğini düşünüyor. “Çok fazla bir beklentimiz  yok” diyor. “Sadece bize kulak versinler. İletişim hiç yok. Avrupa’dakiler için “gurbetçiler” deniliyor. Biz “gurbetçi” değil miyiz? Bizim sıkıntılarımıza da kulak versinler.”

Mardinli kasap Fahri Dinçer... 1965 doğumlu. 1992’de gelmiş Medine’ye. “Abim Medine’de kasaplık yapıyordu; vize gönderdi, ben de geldim çalışmaya” diyor.


Mardinli kasap Fahri Dinçer.

Ailesi yanında ve oturma izinleri var. Üçü erkek biri kız dört çocuğu var. Dördü de Türk Okulu’na gidiyorlar. Okuldan memnun.

Medine’de umduğunu bulduğunu bulmuş ve hayatından gayet memnun. “Medine güzel. Buraya alıştık. Gelen kolay kolay gitmek istemiyor.” Peki ya geleceğe yönelik planları? Geleceğe yönelik herhangi bir planı yok. “Kısmet” diyor. Şimdilik Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyor. Çocukları üniversiteyi kazanırlarsa Türkiye’ye gönderecek.

“Büyükelçilik ve konsolosluk işimiz düştüğünde yapıyor” diyor. Herhangi bir beklentisi ve şikayeti yok. Kefiliyle de problemi yok. Medine’nin manevi ortamından elinden geldiğince yararlanmaya çalışıyor. Arapların Türklere bakışını soruyorum. “Araplar Türkleri seviyorlar. Türklere düşmanlık ettiklerine dair hiçbir şey görmedim ve duymadım” diyor.

Mardinli Fahri, Türkiye’yle ilgili haberleri yakından takip edemiyor fakat Erdoğan’ı ve hükümeti beğeniyor.

Hasan Taşdemir... Yozgat’ın Sorgun ilçesinden. 1956 doğumlu. Medine’ye 1980’de gelmiş. “Beşinci ayın 15’inde geldim” diyor. Yani 12 Eylül darbesinden birkaç ay önce. Şoför olarak gelmiş ama kalıpçılık ve benzeri farklı işlerde çalışmış. Şimdi ise hurma satıyor.


Yozgatlı Hasan Taşdemir. Şoför, kalıpçı ve hurma tüccarı.

Türkiye’de izindeymiş, birkaç gün önce dönmüş. Damadı Libya’da işçiymiş, inşaattan düşüp ölmüş. Onun cenazesi için gitmiş. “Başın sağolsun” diyorum ve soruyorum: “Niye geldin Medine’ye?” “Bir arkadaş vize gönderdi, geldim” diyor. Ailesi yanında değil. Dört kızı, bir oğlu var. “Kızları gelin ettik, oğlan kaldı geriye. O da bu yıl üniversite imtihanına girdi. Onu da evlendirirsek, hanımı yanıma getireceğim” diyor.

Kefil yönünden şanslı. Geldiğinden bu yana aynı kefilde. “Kefilim çok iyi bir adam, Allah ondan razı olsun” diye dua ediyor kefili için.

Hükümetin icraatlarını soruyorum. Hükümetin çalışmalarından memnun olduğunu söylüyor ve kendi ilçesinden örnek veriyor: “Eskiden Sorgun’dan çıkardık, Ankara’ya gidene kadar iki araba yanyana gidemezdi. Çok kaza olurdu. Şimdi Sorgun’dan Ankara’ya kadar otoban.”

Büyükelçilik ve konsolosluk çalışmalarından herhangi bir şikayeti yok. “Resmi işlemlerde hiçbir sıkıntı olmadı” diyor ama ardından da ekliyor: “Fakat gelip de halimizi hatırımızı soran da olmadı.”

GURBETÇİ KÜRTLER

Hükümetin “Kürt açılımı” adımı gündeme geldiğinde yine ilk akla gelen Avrupa’daki Kürtlerin ne düşündükleri sorusu geldi. Buradakiler yine hatırlanmadı anlayacağınız. Bu nedenle Medine’de yaşayan Kürt vatandaşlarımızla konuşurken doğal olarak diğer sorulara açılım sorusu da eklendi.

Mehmet Salih Erik... Diyarbakır’ın Silvan ilçesinden. 1963 doğumlu. Arkadaşları ona “Molla Salih” diyorlar. 1991’de gelmiş Medine’ye. Gıda ağırlıklı toptan-perakende satış yapan marketi var


Diyarbakır Silvanlı Mehmet Salih Erik.

Aynı soruyu ona da soruyorum: “Niye geldin?” Cevabı Düzce’den, Konya’dan Yozgat’tan Mersin’den gelenlerden farklı.

“Güneydoğu’daki şartlar nedeniyle geldim. Dört devlet vardı: Birincisi devletin resmi güvenlik güçleri. İkincisi korucular. Üçüncüsü PKK. Dördüncüsü Hizbullah. Güvenlik nedeniyle geldik. Ticari olarak burada umduğumuzu bulamadık. Orada işlerimiz daha iyiydi. Hububat alışverişi yapıyordum. Ama güvenlik yönünden rahat ettik.”

Ailesi yanında ve resmi oturum izinleri var. Devletin Suudi Arabistan’da yaşayan vatandaşlarıyla ilgilenmediğini düşünüyor. “Kendi konsolosluğumuzda kendimizi yabancı hissediyoruz. Hiç ilgilenen yok. Sıkıntılarımızı dinlemenin ötesinde problem çıkartıyorlar. Örneğin kılık-kıyafetimize karışıyorlar; cellabiye ile konsolosluğa almıyorlar. İşlemlerde güleryüz ve kolaylaştırma yok. Kaba muameleyle otoriter devletin çatık kaşlı yüzünü gösteriyorlar” diyor.

Onun da geleceğe yönelik net planları yok, tıpkı buradaki diğer birçok gurbetçi gibi. “Suudi Arabistan’ın şartları ağırlaşıyor. Yabancılara zorluk artıyor. Bir garantimiz yok. İlerde ne olur, Allah bilir. Herhangi bir güvencemiz olursa temelli kalabiliriz.”

Diyarbakırlı Molla Salih, Türkiye’nin Arap camiasındaki kredisinin Erdoğan döneminde birden bine çıktığını ve güçlendiğini, bunun ticarete de yansıdığını anlatıyor. Türk mallarına rağbet olduğunu söyledikten sonra bir de uyarıda bulunuyor:

“Bazıları buraya mal gönderirken on sene sonrasına bakmıyor. Vurgun yapalım mantığıyla ticaret yapıyorlar. Türkiye’den gelen bazı mallar Türkiye’de iç piyasaya verilen mallarla aynı kalitede değil. Daha kalitesiz mallar geliyor. Fakat hiç bilinmeyen markalar dahi Türk malı olduğu için tutuluyor. Bazı mallarda gramaj eksik çıkıyor. Üzerinde net 1000 gr yazıyor ama içinden 900 gr çıkıyor.”

Asıl önemli konuya geliyoruz. Kürt açılımı hakkında ne düşündüğünü soruyorum. O anlatıyor ben not alıyorum:

“Açılım sadece Türkler için değil, Türkiye için bir yatırımdır. Açılımı destekliyoruz. Hükümet’in performansında eksiklik görüyoruz fakat bunun baskılardan kaynaklanabileceğini düşünüyoruz. İyimser bakıyoruz ve ümitliyiz. İyi şeyler bekliyoruz. Türkler Kürtlerle yine kardeş olarak yaşamak istiyorlarsa Kürtlere kardeş gözüyle bakmalılar. Yıllardır Kürt-Türk ayrımcılığı üzerinden siyaset yapılmış ve ayrılık beslenmiş. Halklar arasına bir soğukluk girmiş. Mesele zor bir mesele. Bu nedenle Hükümet’ten de bir anda çok büyük adımlar atmasını beklemiyoruz.”

“Türkiye’den ayrılma fikrine nasıl bakıyorsunuz?” diye sorduğumda ayrılma gibi bir düşünceye kesinlikle sıcak bakmadığını ifade için “Kuzey Irak Türkiye’ye bağlansın” diyor ve ekliyor: “Kürtlerin ayrılması Türklerin ve Kürtlerin çıkarına değil. Türkiye ve Türk-Kürt birlikteliği İslam Dünyası için çok önemli. Türkiye büyük bir ülke.”

Ya açılım başarısız olursa... “Açılım başarısız olursa atılan adımlar da boşa gider. Sorun eskisinden daha büyük hale gelir. Dışarıdan başkaları müdahale ederse, sorun çözülse bile yara açık kalır ve Türkiye için iyi olmaz.”

Molla Salih’in PKK konusunda da söyleyecekleri var. “PKK sempatizanı değiliz” diyor en başta. “Sadece Kürtlerin de Türkler gibi eşit haklara sahip olmasını istiyoruz.”

PKK’nın da temsil ettiği bir kesim olduğunu, PKK çizgisinin Kürtlerin %50’sini temsil ettiğini söylüyor. “Onları tamamen gözardı edemezsiniz. Çünkü gözardı ederseniz sorunu sürdürürler. Abdullah Öcalan Kürtlerin bir kısmı için Atatürk gibi olmuş. Kürtlere tam hakları verilse de onlar yine bu şartlarda razı olmazlar. Kürt halkı Öcalan’a mecbur bırakıldı. Bunu da devlet yaptı. Öcalan’ı bu hale devlet getirdi. Devlet onu Kürtlerin lideri yaptı. Yasak PKK’yı büyüttü. Yasak olmazsa 10 yılda erir giderler.”

Erdoğan’dan umutlu olduğunu söylüyor. Seçimleri kazanmasını ve yeniden tek başına iktidar olmasını istediğini söylüyor. “Kan dursun, analar ağlamasın” diyor.

Mehmet Emin Akdoğan... Batmanlı. 1961 doğumlu. 1985’te gelmiş Medine’ye. “Orada tatlıcı dükkanımız vardı ama burada daha iyi olur diye geldik.”


Batmanlı Mehmet Emin Akdoğan.

Peki ya umduğunu buldu mu? “Kefil sıkıntısı olmasa umduğumu buldum. Tatlı işi Suudi Arabistan’da eskiden daha iyiydi. Malzeme eskiye göre şimdi daha pahalı.”

Dönecek mi? “Kalabildiğimiz kadar kalacağız. Dönmeyi düşünmüyoruz.” Ailesi yanında ve  ikameleri, yani resmi oturum izinleri var. İşlerin yoğunluğu nedeniyle Medine’nin manevi ortamından yeterince yararlanamamaktan yakınıyor.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devletin kendisiyle ilgilendiğini düşünüyor mu? “Resmi işlemlerin dışında ilgi yok. Diyalog yok. Fakat resmi işlemlerde yardımcı oluyorlar. Herhangi bir sorun çıkarmıyorlar.”

Konsolosluk hizmetlerinin Medine’ye daha sık gelmesini ve yetkililerin işçilerle zaman zaman oturup sıkıntılarını dinlemelerini istiyor Batmanlı Mehmet Emin Akdoğan.. “İletişim ve diyalog yolları açık olmalı” diyor.

Açılımı ve hükümetin açılımla ilgili performansını soruyorum... “Açılım olması gereken birşey. Her yönüyle destekliyoruz. Daha iyi yaşam ve daha çok özgürlük için. Hükümetin performansı güzel ama muhalefet engel oluyor. Yardımcı olması gerekirken önünü kesiyor.”

Açılımdan neler beklediğini ise şöyle anlatıyor: “Kimliğimizin tanınmasını istiyoruz. Göğsümüzü gere gere Kürtüz diyebilmeliyiz. Türk halkını seviyoruz. Yıllarca birlikteyiz. Bizim farkımıza varsınlar. Başka yere çekmesinler. Her Kürt’e bölücü ve ayrılıkçı gözüyle bakmasınlar. Kürtüm demek ayrılıkçılık demek değildir. Allah beni Kürt yaratmış. Biz kavgayı benimsemiyoruz. Asker de öldüğünde, PKK’lı da öldüğünde üzülüyoruz. Bu fitne bitsin artık. Türkiye’den ayrılmak kesinlikle istemiyoruz. İstediğimiz sadece eşitlik. Bizi hor görmesinler. Soğuk davranmasınlar. Kan dökülmesine karşıyız. Bu kavga bitsin. Sorunlar siyasetle çözülsün.”

Batmanlı Muhammed Emin de Diyarbakırlı Mehmet Salih gibi Kürt halkının en az %50’sinin PKK çizgisini desteklediğini söylüyor. “Ben desteklemiyorum, ama bu bir realite” diyor. “Oyumu Ak Parti’ye veriyorum ama DTP de Kürt halkının haklarını savunuyor.” Faili meçhullerin aydınlatılmasını ve Ergenekon’un tamamen çökertilmesini bekliyor hükümetten...

Fesih Buğda... Bingöllü. 1973 doğumlu. Turizmci. Bir seyahat ve umre şirketinin Medine sorumlusu.

1997 yılında Medine İslam Üniversitesi’nde okumak için gelmiş. Mezun olduktan sonra da işçi olarak kalmış. “Türkiye’de iş imkanları sınırlıydı ve o günlerde diplomamız da kabul edilmiyordu” diyor.


Bingöllü turizmci Fesih Buğda.

“Dönmeyi düşünüyor musun?” sorusuna, “Şu anda Medine’de bulunmaktan memnun olsam da, ülkeme dönme özlemi var içimde. Türkiye’de iş imkanı olsa, bir an önce dönmek istiyorum” cevabını veriyor.

Bingöllü Fesih de devletin Suudi Arabistan’daki işçilerle yeteri kadar ilgilenmediğini düşünenlerden. “Kefalet sistemi altında ezilenlere yeterince sahip çıkılmıyor. Şikayetlerimizle yeterince ilgilenilmiyor. Fakat bir Amerikan vatandaşına devleti sahip çıkıyor.”

Hükümetin başlattığı “Kürt açılımı”nı Türkiye’nin geleceği için yararlı ve olmazsa olmaz bir adım olarak değerlendiren Fesih Buğda, bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade ediyor:

“Türkiye gelecekte güçlü bir devlet olacaksa mutlaka bu sorunu çözmeli. Kürtlere, Türkiye topraklarında kendilerinin de bu devletin sahibi olduklarını hissedecekleri şekilde haklarının verilmesi gerektiğine inanıyorum. Ana dilde eğitim ve din özgürlüğü verilmeli. Hor görülmemeliler ve 2. sınıf vatandaş muamelesine tabi tutulmamalılar.”

Açılım için atılan adımların şu an yavaşladığını ve Hükümet’in baskılara yenik düştüğünü düşünüyor Bingöllü Fesih..  Kürt sorununun çözümünde PKK’nın muhatap alınması gerektiği görüşü hakkındaki düşüncesini soruyorum, şöyle diyor: “Kürt halkı Müslüman ve dindar bir halk olduğu için Kürtlerin hakları konusunda PKK’nın muhatap alınmasının yanlış olduğu görüşündeyim. Kürt Müslüman aydınlarının ve kanaat önderlerinin muhatap alınmasından yanayım.”

Hükümetin bu işin altından kalkabileceğine ve bu sorunu çözebileceğine inanıyor mu? “Bu gidişle bu hükümetin bu sorunu çözeceğine inanmıyorum. Çözülmemesi yönünde iç ve dış baskılar var. Ortadoğu’da bu sorunun bitmesini istemeyen güçlerin baskılarının ağır geleceğini ve Hükümet’in bu baskılar karşısında yenileceğini düşünüyorum.”

“Çok karamsar bir değerlendirme değil mi bu?” diyorum gülerek... “Çok karamsar bir bakış olabilir. Umarım yanılıyorumdur” diyerek cevaplıyor.

haberin birinci bölümunü okumak için tılayın

http://www.analizmerkezi.com/Haber/Gundem/13042010/Oteki-Gurbetciler-.php


İsmail YAŞA / HaBertaraf / Medine

 

 

 

 

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim