• BIST 97.930
  • Altın 144,040
  • Dolar 3,5642
  • Euro 3,9945
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Operasyonlar Ne Zamana Kadar Sürecek? Davutoğlu Açıkladı

Operasyonlar Ne Zamana Kadar Sürecek? Davutoğlu Açıkladı
Davutoğlu, silahlar bırakılıp, silahlı örgütler Türkiye'den çıkarılana kadar ve DAEŞ Türkiye için tehdit olmaktan çıkana kadar, operasyonların devam edeceğini açıkladı.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Silahlar bırakılıp, silahlı gruplar Türkiye'yi terk edene kadar ve DAEŞ terörü Türkiye'ye tehdit olmaktan çıkana kadar operasyonlar sürecek. Kimse ham hayal görmesin" dedi.

Davutoğlu, TOBB Genel Merkezinde gerçekleştirilen "Teröre Karşı Sivil İnisiyatif" programında, ülke olarak "üç ayaklı bir saldırı" ile karşı karşıya olunduğunu tespit ettiklerini söyledi.

Bunları, DAEŞ, PKK ve DHKP-C olarak sıralayan Davutoğlu, "Bu üç ayaklı, eş zamanlı terör saldırısının üç hedefi vardı; demokrasimiz, kamu düzenimiz ve uluslararası itibarımız yani aynı zamanda ekonomik geleceğimiz" ifadesini kullandı.

Kendilerinin de bunları korumak için bu üç ayaklı terör odaklarına karşı eş zamanlı terörle mücadele operasyonları başlattığını anımsatan Davutoğlu'nun konumasında öne çıkan başlıklar şöyle:

"Türkiye'de her şey meşruiyet çizgisi içinde ve milli iradenin bize söylediği yolda ilerlerken, birden demokrasimize, güvenliğimize ve Türkiye'nin geleceğine darbe vurmak isteyen şer odaklarının eş zamanlı olarak harekete geçtiğini gördük. Şimdi bazıları sanki bütün bu yaşananların arka planını bilmiyormuş gibi hükümetimizi bir erken seçim için bu operasyonları yapmakla suçluyorlar. Bu hepimize yapılan bir suikasttir, bu saldırılar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve bütün 78 milyona yapılan saldırılardır.

Artık bu ülkenin her santimetrekaresinde sadece ve sadece gücünü ve meşruiyetini halktan alan hükümetlerin emrindeki meşru güvenlik güçleri olacaktır ve o güvenlik güçleri kamu düzenini sağlayacaktır. Halkın vermediği meşruiyeti kimse kullanamaz.

Eğer çatışmasızlıktan kastınız, kamu düzeni ihlal edilerek, alternatif mahkemeler kurmaksa, kamu düzeni yok sayılarak vatandaşlar üzerine baskı uygulamaksa, seçim döneminde köylere, mezralara gidip, 'Buradan şu kadar oy yüzde yüz çıkmazsa, seçimden sonra hesabınızı görürüz' diye tehdit savurmaksa, biz böyle bir çatışmasızlığı kabul etmiyoruz.

Bundan sonra da sınırımızda askerlerimize sıkılan bir kurşunun bedeli, o kurşunu sıkanların tümünün tasfiyesidir. Ta ki kimse bir daha sınırlarımıza bu şekilde hangi maske altında olursa olsun, DEAŞ veya başka terör örgütü veya başka rejimler böyle bir şeye cesaret edemesinler.

Silahlar bırakılana, silahlı gruplar Türkiye'yi terk edene kadar ve DAEŞ terörü Türkiye'ye tehdit olmaktan çıkana kadar, Suriye'de bu operasyonlar devam edecek. Kimse ham hayal görmesin.

"Talebiniz başımızın üzerindedir"

Sizin buradaki mevcudiyetiniz bize de mesajdır. Devlet adamlarına, siyasi parti liderlerine. (Biz nasıl 8 büyük sivil toplum kuruluşu bir araya geldik ve teröre karşı ortak bir deklarasyonda birleştik. Siz de birleşin) diyorsunuz. Bu haklı talebiniz de Başbakan ve ülkenin en büyük siyasi partisinin genel başkanı olarak söylüyorum; başımızın üzerindedir.

Siz, nasıl 8 kuruluş bir araya gelmişseniz ve ortak bir tavırda bütün bu terör örgütlerini lanetleme konusunda milletin sesi olmuşsanız bizler de siyasi liderler olarak bunu yapmalıyız, ben buna hazır olduğumu bir kez daha sizin huzurunuzda ilan ediyorum.

STK'ların bu bir araya gelişi uluslararası camiaya (Kimse, Türkiye üzerinde yanlış hesap yapmasın. Türkiye'yi kaosa sürükleyeceği gibi bir vehme kapılmasın, Türkiye'yi kaosa sürükleyen kim olursa olsun 78 milyon ve onun sivil toplum kuruluşu temsilcisi olarak biz dimdik ayaktayız) mesajı vermektedir.

STK'ların en önemli mesajı bu mücadelede şehit düşenlerin ailelerine verilmiştir. O evlerinde ensesinden şehit edilen polislerimizedir, eşinin yanında katledilen binbaşımızın ailelerinedir, kardeşinedir, ailesinedir. Babasını telefonla arayarak 'babacığım' derken katledilen askerimizin babasınadır. Siz onlara diyorsunuz ki buradaki mevcudiyetinizle ve biz de diyoruz ki hep beraber, (Sizin evlatlarınız bizim evlatlarımızdır, sizin yüreğinize düşen acı bizim acımızdır) Allah bu millete bir daha şehit verme fedakarlığı yapacak şartlar getirmesin. Ama biliyoruz ki sizler ve bizler gerektiğinde bu vatan için, bu vatanın birliği için, bu milletin huzuru için gelecek nesillerin geleceğinin parlak olması için evlatlarımızı da kendimizi de feda etmeye hazırız. Bu fedakarlığı da dünya alem bilmeli.

"Teröre karşı mücadelede bütün toplum omuz omuza vermeli"

Teröre karşı mücadele konusunda tek başına siyasi irade, tek başına güvenlik yöntemleri ve ekonomik yöntemler yetmez. Teröre karşı mücadelede bütün toplumun omuz omuza vermesi başarının öncelikli şartıdır.

Türkiye eğer bugün geleceğe umutla bakıyorsa vatandaşlarımızın her birinin özgürlük alanlarının korunmuş olmasından ve kamu düzeni ile ilgili bir inancın, ortak iradenin sergilenmiş olmasındandır.

Kamu düzeni olmadığı için Türkiye 70 sente muhtaç hale geldi 70'li yıllarda.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim