• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Oktay Vural: Hükümet Tak-Şak Hükümeti Oldu!

Oktay Vural: Hükümet Tak-Şak Hükümeti Oldu!
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural; "ABD, Brüksel 'tak' emredecek, AKP 'şak' yapacak. Tak-Şak hükümeti oldular"
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de düzenlendiği basınla sohbet toplantısında, dış politikadaki gelişmelerin tümüne ülkenin milli menfaatleri doğrultusunda baktıklarını söyledi.

"YANLIŞ DIŞ POLİTİKALARI ELEŞTİRMEK MİLLİ GÖREV"

Milli menfaatler söz konusu olduğunda partiler arasındaki rekabeti gereksiz bulduklarını belirten Vural, Hükümetin ''yanlış dış politikalarını'' eleştirmenin milli bir görev olduğunu ifade etti.

Hükümetin uyguladığı dış politikaların ne ölçüde milli menfaati koruduğunu millete anlatması gerektiğini ifade eden Vural, ''Çıkıp yüreklice milli politikalarda hangi milli hedefi sağladıklarını açıklasınlar'' diye konuştu.

"KAYBEDEN BAŞBAKAN VE DAVUTOĞLU OLDU"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politikada bazı planlardan söz ettiğini anımsatan Vural, şöyle devam etti: ''Hangi planlardan bahsediyorsun? 'İran ile nükleer konusunda anlaşma yaptık' dedin. Sonuç ne oldu? Fos çıktı. 'Suriye ile ortak Bakanlar Kurulu toplanıyor' dedin. Sonuç ne oldu? Fos çıktı. Libya'da insan hakları ödülü aldın. Sonuç ne oldu? Fos çıktı. 'Irak'ta üçlü mekanizma kurduk' dedin. Sonuç ne oldu? Fos çıktı. Milli politikaları daima destekleme gayretinde olduk. Soruyoruz; bu Hükümet Ermenilerle sınırı açma politikası uygularken mi destek olsaydık? Kıbrıs'ta Annan Planı'na destek verirken mi destek olsaydık? Denktaş'a 'git' derken mi destek olsaydık? Sonuç ne oldu? İsrail'in lehine çıkacak BM raporu için 'bir an önce çıkmalı' derken mi destekleseydik? Sonuç ne oldu? PKK'ya kucak açan Barzani politikalarına destek mi olsaydık? 'Füze kalkanının komutası bizde olmalı' derken mi destekleseydik. Bunların sonucu ne oldu? Bu adımların yanlış olduğunu, doğru olmadığını söyledik. Kaybeden kim oldu? Başbakan ve Davutoğlu, çıksınlar bu politikalarla ülke ne kazandı onu anlatsınlar.''

"TAK-ŞAK HÜKÜMETİ OLDU"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in bugün yaptığı açıklamalara da değinen Vural, ''Diyor ki 'ya rüzgara göre yönlendirilen, savrulan politika olacak yoksa yöneten, yönlendiren, küresel iradenin bir parçası olacaksın...' Hangisini savunalım? Zihniyete bakın. Türk milletinin iradesine adeta ihanet eden düşüncenin tipik bir yansıması. Emperyalizme teslimiyet içerisinde olan zihniyet. 'Ya yönlendirileceğiz ya da yönlendiren küresel iradeye ortak olacağız...' AKP'nin alternatifi bu. Yok mu senin milli iraden, milli menfaatin? Kendi milli menfaatleri doğrultusunda iradesini kullanan bir Türkiye. Bunu söyleyemiyor. Zihnen yenilmiştir bunlar. ABD, Brüksel 'tak' emredecek, AKP 'şak' yapacak. Tak-şak hükümeti'' diye konuştu.

Çelik'in, ''her sondajdan petrol çıkmaz'' sözlerini de eleştiren Vural, ''Sondajcı olmuş. Petrolü havada ararsan bulamazsın ki. Petrolün nerede aranacağı bellidir. AKP'nin iradesi her yana savruluyor. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Bunların dış politikası her tarafa sondaj atmak. Her şeye atılıyorlar. İran, Suriye atılıyorlar. Çıkaramayacağın petrolü başkasının çıkarmasını engelleyeceksin'' ifadesini kullandı.

''KAFASINDA BİR PLAN KARIŞIKLIĞI VAR''

Başbakan Erdoğan'ın kafasında bir plan karışıklığı olduğunu öne süren Vural, ''Plan üzerine plan. Nasıl olsa alfabede 29 harf var. Doğru zamanda kullanılmayan planların hükmü olmaz. İşte İsrail'e zamanında tepki göstermezsen geldiğin nokta bu olur'' dedi.

"DIŞ POLİTİKADA 'YUMUŞAK G PLANI' UYGULADILAR"

Hükümetin sürekli olarak Türkiye ile ilgili olarak ''yumuşak güç'' ya da ''ince güç'' ifadelerini kullandığına iddia eden Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Anlaşılan bugüne kadar 'yumuşak g' planı uyguladılar dış politikada. Hükümet, Türkiye'nin milli menfaatlerini koruyacak politikalara karşı yufka yürekli, yabancıların menfaatlerini koruyacak politikalara karşı şahin olmaktan vazgeçmelidir. Planların ne olduğunu kimse bilmiyor. At atabildiğin kadar. B, C, D, A... Böyle yumuşak planlarla Türkiye yol alamaz. Planınız hangi harfi taşırsa taşısın, 'Türk Planı', 'Başkent Ankara' planı olsun. Önemli olan kimin gözüyle bakıyorsun.

Sayın Başbakan, 'onurumuzu çiğnetmeyiz' dedi. Türkiye'nin onurunu kıracak her fiile karşı partimiz dimdik ayakta olmuştur. MHP, nasıl Davos'ta yanında olmuşsa, nasıl Ermenilerin bir takım hareketleri karşısında yanında olmuşsa... Sayın Başbakan, askerlerimizin başına çuval geçirildiği zaman, Mavi Marmara'da insanlarımız öldürülünceye kadar neredeydin diye sorma hakkına sahip değil miyiz? ABD'nin BOP eşbaşkanlığından gururla bahsederken onurumuzu korumayı bilecektin. Başbakan İsrail'e, 'şımarık oğlan' demiş. Bize göre 'şımarık çocuk' İsrail'i kim şımarttı, bunu sormak lazım. Mayınlı arazileri İsrail'e vermek için kanun tasarısı gönderenler mi şımarttı acaba? Suriye'nin nükleer reaktörünü vurması için hava sahasının kullanmasına izin veren kimdi? 'İsrail'in ticari ahlakı yok' diyor, 3 kat artmış AKP döneminde. Bu ahlaksızlığa neden ortak oluyorsun o zaman?

İsrail'in ambargosunu tanımadığımıza göre Gazze'ye insani yardım malzemesini denizden ulaştıracak gemilere seyrüsefer serbestisi garantisi veriyor musun? Mavi Marmara'da koruyamadın. Şimdi koruyacak mısın? Çık bunu açıkla. Ne anlamı var. 'Gemiler Doğu Akdeniz'de görünecekmiş' Bunu söyleyin; 'bundan sonra yardım gemileri İsrail'den korkmasın biz varız' deyin.''

''ÇİFTE STANDART''

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, ''Filistin'in BM'de tanınmasını sağlayacağız'' sözlerini de değerlendiren Vural, BM'ye üye 124 ülkenin zaten bu ülkeyi tanıdığını ifade etti. Vural, ''Eğer Türkiye gerçekten Filistin'e sahip çıkmak istiyorsa bu ülkenin BM'ye üye olmasını sağlamalıdır. Madem dünya devleti oldunuz, lider oldunuz, bunu kabul ettir o zaman'' dedi.

''AKP'nin politikalarında hep çifte standart var'' diyen Vural, AK Parti'nin dış politikaya bir tek milletin gözünden bakmadığını öne sürdü.

Uygulanan politikalarla İsrail'e bir koruma ve kollanma imkanı sağlandığını ileri süren Vural, şöyle konuştu: ''NATO füze kalkanı, Suriye ile ilgili gelişmeler... Tüm bu politikalar kollanmaya hizmet etmiyor mu? Bu politikalara karşı İsrail'in tek bir itirazı var mıdır? Suriye politikası neden değişti? Bu değişimin nedeni Suriye'nin İsrail ile müzakere yapmaması mı? Türkiye, Filistin'in tanıması için adım atıyor. Doğru ama KKTC'nin tanınması noktasında hiçbir girişim yok.''

Azınlık vakıfları için adım atılırken ecdat vakıflarının durumlarının perişan olduğunu iddia eden Vural, azınlık vakıflarının mülke sahip olmalarının önünün açılmasıyla ''Lozan Anlaşması'nın delinme noktasına'' gelindiğini söyledi.

''BDP'NİN YAPTIĞI UTANÇ VERİCİ...''

Vural, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Sayın Başbakan Arap Baharı çerçevesinde bazı ülkelere geziye çıkıyor. Gazze konusunda tereddütteler yalnız. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine, ''Karadan gidildi. Bu sefer denizden gitsin. Seyrüsefer serbestisi konusunda garanti veriyorsa, o zaman denizden gitsin. Mısır'da Başbakan'ın muhatabı kim? Yüksek Askeri Konsey değil mi? Demokrasi geldi değil mi? Bunu muhatap alıyor ve gidiyor. Öldü kral, yaşasın yeni kral'' diye konuştu.

Bir başka gazetecinin, ''BDP'nin Diyarbakır'ın Bağlar semtinde alternatif mahkeme kurduğuna dair haberler var'' sözleri üzerine Vural, ''Utanç verici. Bir ülkede sözde kongreler toplanacak, sözde sandıklar kurulacak. Oradaki insanların hukukunu kim koruyacak? Devlet yok mu orada? AKP yönetiminde oralarda paralel bir devlet uygulaması giderek hızlanıyor'' açıklamasında bulundu.

''Güneydoğu'da bir askeri hareketlilik dikkati çekiyor. Sizce bir sınır ötesi harekat olmalı mı? Nasıl olmalı?'' sorusuna, ''Elbette olmalı ama böyle davul, zurnayla olur mu? Birilerine sinyal mi verilmek isteniyor? Sadece bir kara harekatı değil, ekonomik diğer yaptırımları da dikkate alan, özellikle Irak'ın kuzeyinde bunu besleyen Barzani'yi de içine alan kapsamlı bir caydırıcı politika uygulanmalı'' yanıtını verdi.

BEDELLİ ASKERLİK

Bir başka soru üzerine, bedelli askerlikle ilgili uygulamaları değerlendiren Vural, ''2003 yılından beri bedelli askerlik gündem. Bülent Arınç sık sık gündeme getiriyor. Sonra karşı çıkıldı. Ne zaman ne yaptığı belli olmayan bir Hükümet. Askerlerimiz bedelini, şehit, gazi olarak ödüyor. Önce bu askerlerimizin verdiği bu bedelin gereği yapılsın. Hep bir takım beklentiler oluşturuluyor'' dedi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim