• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

Öcalan'dan Anayasa Açılımı!

Öcalandan Anayasa Açılımı!
“Ben demokratik anayasa diyorum, komplocu anayasa ile olmaz. Ben, 1921 Anayasasını yeniden güncelleyelim diyorum.”

 

 

 

 

 

PKK Lideri Abdullah Öcalan, İmralı’da avukatlarıyla görüştü. Edinilen bilgilere göre görüşmede Anayasa tartışmalarına değinen Öcalan, “Daha önce Anayasa komplosu demiştim. Anayasa değişikliğinden önce yapılması gereken iki tane yasal düzenleme var. Bir seçim barajının düşürülmesi, iki parti içi demokrasinin sağlanması” diye konuştu.

Anayasa değişikliğinde adres olarak 1921 Anayasasını gösteren Abdullah Öcalan “bugün 1918’deki durum yeniden yaşanıyor gibi. 1916-20 sürecinden sonra 1921 Anayasası oluştu. Bu anayasanın daha sonra netleştirilip demokratikleştirilmesi beklenirken 1924 anayasası ile -bu anayasada tamamen Kürtlerin inkarı vardır- daha oligarşik ve bürokratik bir anayasa haline getirildi. Şimdi de AKP anayasası haline getiriliyor. Ben buna AKP anayasası diyorum. Şu anda AKP anayasası ile de Kürtler inkar edilmeye devam ediliyor. Ben demokratik anayasa diyorum, komplocu anayasa ile olmaz. Ben, 1921 Anayasasını yeniden güncelleyelim diyorum.” Açıklamasında bulundu.

PKK’ya yakın haber ajansları ve sitelerde yayınlanan açıklamada Öcalan şunları belirtti:

“BDP, Demokratik Anayasa koalisyonlarını ilan edebilir. EDP kuruldu, Çatı Partisi çalışmaları da var. Benim sloganım ‘Komplocu Anayasa’ya Hayır, Demokratik Anayasa’ya Evet’tir. Demokratik bir anayasa için Demokratik Anayasa Konvansiyonu’nu, Meclisini öneriyorum. Bu Meclis 500 kişiden oluşmalıdır. Yedi bölgeden, her çevreden, her kesimden temsil sağlanmalıdır. Ancak bu şekilde katılımcı, demokratik bir anayasa oluşturulur. Anayasa değişikliği konusunda TÜSİAD barajın düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Sermaye çevrelerinin de bunu tespit etmeleri iyi. Demokrasi için bu olmalıdır. Bunlar biliyorlar, araştırıyorlar, çevrelerinde birçok profesör var, akademisyenler var, tespit yapıyorlar, tespitleri doğrudur, katılıyorum.

Seçim barajı düşürülmeli

Anayasa tartışmalarına ilişkin şunu söyleyebilirim: Aslında AKP uzlaştı, mesele böyle bir anayasa değişikliği değildi. İki yasa, iki madde değişikliği yetiyordu. Birincisi seçim barajının düşürülmesi, ikincisi parti içi demokrasi. Bu ikisinin değiştirilmesi çok önemli. Ama AKP bunu yapmıyor? Niye yapmıyor? Oyu mu yok? Var. 276 oy bunu değiştirmeye yetiyor. İsteseler bir günde çıkarabilirler. İki dakikalık iştir, bunu yapmıyorlar. Çünkü istemiyorlar. Bu yapılsa parti içi demokrasi gelecek, demokratların önü açılacak, demokrasinin önü açılacak. Kürtlerin temsil şansı doğacak. Bu iki madde değişikliği, büyük değişiklik yaratacak. Öyle anayasa değişikliği de değil bunlar, buna yasa değişikliği yeter. AKP yapamıyor mu, yapabilir ama yapmıyor. Çünkü uzlaştı. Kendi derdine düştü. Kendini kurtarmaya çalışıyor. Komplo derindir, kökü dışarıdadır, içeride destekçileri vardır, çözüm istemiyorlar.

Ankara-Kayseri çekişmesi

“Bu anayasa tartışmaları aslında; Ankara merkezli laik-milliyetçi hegemonik kesim -ki bunlar devlet kapitalizmini temsil ediyorlar– ile, kağıt oyunlarıyla yılda kırk milyar dolarları haybeden kazanan Kapitalist Finans’ı temsil eden Konya-Kayseri merkezli muhafazakar İslami kesim faşizmi çatışmasıdır. Biz bunlara taraf olmayacağız. Aslında demokratikleşme önündeki en büyük engel AKP ve Erdoğan’dır, CHP ve MHP’nin etkisi talidir. CHP ve MHP ulusalcı-ırkçı faşisttir. AKP kapitalist faşisttir. BDP’nin bu oyuna gelmemesi gerekiyor, referandum olsa da bu tavrını koruması gerekiyor”

AKP samimi değil

“AKP samimi değildir. Samimi olacaksa öncelikle öyle anayasa değişikliklerinin yapılması da gerekmiyor. Öncelikle seçim barajının düşürülmesi ve parti içi demokrasiye ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması yeterlidir ama bunu yapmıyor. AKP anayasa değişikliği adı altında sadece kendini kurtarmaya çalışıyor. Seçim barajı düşürülürse demokratik muhalefetin önü açılacak, demokrasi gelişecek ve muazzam gelişmeler olacak. Ancak AKP bu değişikliği yapmıyor. Erdoğan’ın iradesinin olup olmadığını bilmiyorum. Ya da iradesi var da dışarıdan mı engelleniyor, bilemiyorum, net bir şey diyemem. Eğer seçim barajı düşürülürse ve de parti içi demokrasi için yasal düzenleme olursa AKP demokrasi blokuna dahil edilir, o zaman desteklenebilir. BDP tavrını ona göre belirler. BDP bu tarihsel süreci anlamalıdır. Bu nedenle olup-bitenin anlaşılması için siyaset akademilerinin mutlaka kurulması gerekir diyorum.”


HaBertaraf

 

 

 

 

 

 

 

h

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim