• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

Nedim Şener: Ekrem Dumanlı O Yazı ile Operasyona Sahip Çıktı! VİDEO

Nedim Şener: Ekrem Dumanlı O Yazı ile Operasyona Sahip Çıktı! VİDEO
Ekrem Dumanlı’nın tartışılan eski yazısını değerlendiren Nedim Şener, ‘Ekrem Dumanlı’nın operasyonun arkasındakilerin kendilerinin olduğunu bildiği için savunmaya geçtiğini’ söyledi.
Gazeteci-Yazar Nedim Şener 24 TV’de Ardan Zentürk’ün sunduğu ‘Moderatör Gece’ programına telefonla bağlandı. Şener, Hrant Dink cinayetiyle ve paralel yapı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
 
2011'de gazetecilerin tutuklanması ile ilgili yazı yazan Ekrem Dumanlı "demem o ki bu ülkede her gazeteci gazeteci değil, her gazeteci haber peşinde koşmuyor. Bazıları ihbarcılıkla habercilik arasındaki farkı bir kalemde çizip atıyor. O yüzden acele etmeye gerek yok, paniğe hiç gerek yok. Dava dosyası teşekkül edecek ve nasıl olsa şeffaf toplum olmanın gereği her şeyi ayan beyan göreceğiz" diyor. O gazetecilerden biri olan Nedim Şener "Ekrem Dumanlı’nın operasyonun arkasındakilerin kendilerinin olduğunu bildiği için savunmaya geçti. O yazı aslında bir anlamda yapılan operasyona sahip çıkmaktır" dedi.
 
Hrant Dink cinayetinin arkasında bir konsorsiyumun olduğuna dikkat çeken Nedim Şener, faili meçhullerin aydınlatılması için MİT, Trabzon Jandarması ve emniyet arşivlerinin dava süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
 
Gülen Örgütü'nün Algı Operasyonu Sürüyor: Şimdi de Adliye Bastılar!
 
- Ardan Zentürk’ün “Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarında neye işaret etti tam olarak?” sorusuna Nedim Şener şunları söyledi:
 
“Cumhurbaşkanı’nın bildiği nedir ve bütün cemaati kapsayan böyle bir sözün arkasında ne vardır herkes de merak ediyor. Ama bu cinayetin arkasında neyin olduğunu, nasıl bir konsorsiyumun olduğunu bugün köşemde yazdım. Genelkurmay Başkanlığı’ndan başlayarak MİT’e kadar varan ve oradan Trabzon Jandarması, Trabzon, Ankara ve İstanbul polisinin (bir ihmali veya kasti olduğunu bilmiyoruz, onu yargı karar verecek) işlenmiş bir cinayet. Dolayısıyla eğer bu faili meçhul cinayetlerle bu kadar aydınlanılması isteniyorsa bütün bu saydığım kurumların arşivlerindeki bilgiler kamuoyuna açılmalı ki (hatta dava süreçlerine dahil edilmeli) o faili meçhuller aydınlansın.”
 
OLAYIN İÇİNDE SADECE CEMAAT DEĞİL, JANDARMA, MİT VE ERGENEKON SANIKLARI DA VAR
 
“Bu olayda sadece cemaat konusuna odaklanmak bence yanlış. Şundan dolayı; olayın içinde cemaat mensubu olan polisler olabilir ama olayın içinde jandarma da var, olayın içinde Ergenekon davası sanıkları da var, olayın içinde MİT mensupları da var. Bunların topluca bakılması lazım.”
 
- Ardan Zentürk’ün “bu cinayetin dediğin gibi ele alınması ne sonuç doğurur?” sorusuna Şener:
 
“Bu şu olur; bütün komplo süreçleri ve bütün diğer faili meçhul cinayetlerin aydınlatılacağı bir yol açılır. Bugün bu cinayetin fotoğrafı ortaya çıktığı zaman 2009 yılında, Toplumsal Dernek Platformu adında platform kuruldu ve yaklaşık 62 tane faili meçhul cinayetin aileleri bir araya gelmişti. Şimdi bu canlandırılabilir. Yine hükümetin de desteği ile faili meçhul cinayetler arşivi komisyonu kurulabilir. Çünkü bu cinayet bize Türkiye’deki Çetin Emeç, Adli İpekçi, Uğur Mumcu cinayetlerini anlatan, o hikayeleri anlatan bir cinayet türüdür. Dolayısıyla onların da aydınlanması ile bir süreç olur çünkü Dink cinayeti sadece emniyet arşivlerinde değil, MİT arşivlerinde de kayıtları olan bir cinayet. Hatta seferberlik tespit kurulu kayıtlarında da olan bir cinayet. Dolayısıyla bunların topluca ele alınması gerekiyor” dedi.
 
CEMAAT, SAMAST’IN İFADESİNİ TOPTAN YOK SAYMAYA ÇALIŞIYOR
 
Ogün Samast’ın konuşmasının tek başına delil olmayacağını belirten Nedim Şener, diğer delillerle birlikte önemli bir unsur olduğunu belirtti. Şener, cemaatin Ogün Samast’ın ifadelerini çürütmeye, toptan yok saymaya çalıştığını bu da onlar için çok sakınca taşıdığını söyledi.
 
- Ardan Zentürk’ün “Ogün Samast İstanbul Başsavcı Vekili Doğan’la konuştuktan sonra bir endişe mi patlak verdi ki dün ve bugün gördüğümüz algı operasyonu başlıyor?” sorusuna cevap veren Şener, şunları aktardı:
 
“Olayın en yadırganan kısmı şu; bir katil konuşuyor ve sanıklığını anlatıyor. Bu hukukta tek başına delil olmaz tabiî ki. Ama tamamlayıcı bir delil olabilir. Dosyadaki diğer delillerle beraber çok önemli bir unsurdur. Ancak şunu görüyorum ben; Ogün Samast’ın ifadesini çürütmeye kalkanlar ya da o ifadelerin bazı gedikler aramaya çalışanlar kimi iyi niyetleri olabilir ama özellikle cemaat kanadında pek iyi niyetli görünmüyor. Samast’ın ifadesini toptan yok saymaya çalışıyor. Bu da onlar için çok sakınca taşıyor bence.”
 
O KİŞİLER HAKKINDA İŞLEM YAPILMASI SAMAST’I CESARETLENDİRDİ
 
2011 yılına kadar hiçbir yerde isminin geçmediğini dile getiren Şener, Hrant Dink’in cinayetiyle ilgili yazmaya başlamasından sonra telefonlarının dinlendiğini ve tutuklandığını dile getirdi. Kişiler hakkında işlem yapılmasını Samast’ı cesaretlendirdiğini ifade etti.
 
- Ardan Zentürk’ün “Dink cinayetiyle ilgili en akılcı ve en doğru araştırmayı yapan bir meslektaşımsın. Sonra da başına bir sürü şey geldi. O başına gelenlerle Dink cinayeti üzerinde çalışman arasında sanırım çok önemli bir köprü var” sorusuna cevap veren Şener, şunları aktardı:
 
“Benim 2009 yılına kadar, yani Ergenekon operasyonları davası veya soruşturmalarında adım hiçbir yerde geçmiyor. Hatta 2011 yılında tutuklanana kadar da böyle bir şey de gündemde yoktu. Ne zaman Hrant Dink cinayetini ve istihbarat planlarını yazdık, ondan sonra Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Faruk Sarı, Muhittin Zenit gibi isimler peş peşe davalar açtılar. Dolayısıyla ben onlardan yargılanırken bir yanda Başbakan’ın oğluna suikast düzenleyecek bir ekibin parçasıymış gibi gösterip telefonlarım dinlendi. Benim bizatihi tutuklanmam bunu uluslar arası kamuoyu da, iç kamuoyu da bilir ki Hrant Dink cinayetiyle ilgili algı operasyonuydu. Çünkü tartışılan gerçekleri 2009’da yazmıştım. Eğer bu ekip beni Ergenekoncu ilan edebilseydi bugün bu gerçekler tartışılmayacaktı. Ve bugün tartışılan gerçekleri kimse tartışmaya cesaret edemeyecekti. Nitekim Ogün Samast’ın eğer söylediği samimi ise bu kişilerin şuanda hakkında işlem yapılıyor olması ona cesaret vermiş, konuşmasını sağlamış. Dolayısıyla bunlar çok önemli aşamalar diye düşünüyorum.”
 
EKREM DUMANLI DA OPERASYONUN ARKASINDA KENDİLERİNİN OLDUĞUNU BİLDİĞİ İÇİN...
 
Nedim Şener, Ekrem Dumanlı’nın geçmiş tarihte kendisi hakkında yazdıklarıyla ilgili sorulan soruları cevapladı. O dönem Ekrem Dumanlı’nın operasyonun arkasındakileri kendilerinin olduğunu bildiği için savunmaya geçtiğini, yapılan operasyona sahip çıktığını belirtti.
 
- Ardan Zentürk’ün “bugün Ruşen Çakır bir twit paylaştı. 7 Mart 2011 tarihli Zaman Gazetesi’nde Ekrem Dumanlı’nın yazısı. “Paniğe ve öfkeye gerek yok, hukuki süreç işliyor” diyor. Sizin tutuklanmanız üzerine. Soner Yalçın, Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın adının geçtiği bir yazı ve diyor ki; “demem o ki bu ülkede her gazeteci gazeteci değil, her gazeteci haber peşinde koşmuyor. Bazıları ihbarcılıkla habercilik arasındaki farkı bir kalemde çizim atıyor. O yüzden acele etmeye gerek yok, paniğe hiç gerek yok. Dava dosyası teşekkür edecek ve nasıl olsa şeffaf toplum olmanın gereği her şeyi ayan beyan göreceğiz” diyerek sizin tutuklanmanızın normal olduğunu söylüyor. Doğru mudur bu?” sorusunu yanıtlayan Şener, şunlara yer verdi:
 
Hem öyle hem de bizim suçluluğumuzu ispatlamamızı istiyor bu yazıda. Aynı şekilde insanın iddia makamı suçu ispatla mükelleftir ama Ekrem Dumanlı o yazıda bizim suçsuz olduğumuzun kabul edilmemesini tavsiye ediyor. Çünkü neden? O tarihte tutuklandığımızda iç ve dış kamuoyu ayağa kalkmıştı ve büyük tepkiler göstermişti. Bu olayın sorumlusu olarak da cemaat işaret ediliyordu zaten ve Ekrem Dumanlı da bu operasyonun arkasında kendilerinin olduğunu bildiği için de bir savunmaya geçmişti. Dolayısıyla o yazı aslında bir anlamda yapılan operasyona sahip çıkmaktır.
 
POLİS AKADEMİSİNİN BİR ŞARLATANI...
 
- Ardan Zentürk’ün “şöyle diyor Ekrem Dumanlı; “bizim bildiğimiz somut bir şey var. Cunta ve darbeciliğin bir ayağı medyadır. O ayak üzerine hiçbir çalışma yapılmasın demek o çerçevede yapılan her soruşturmayı mesleki alınganlıkla göğüslemek gerçekle yüz yüze gelmekten korkmaktır. Bırakın ki belgeler, bilgiler, bulgular konuşsun.” Şimdi tabi bir de medya özgürlüğünden bahsediyor bugün” sözlerini aktarması üzerine Nedim Şener şunları belirtti:
 
“Bilgiler, belgeler dediği şey kendi cemaat medyasında bizim aleyhimize yazılan yazılar. Bizim aleyhimize çıkan yazılardan derlenmiş bir iddianame vardır karşımızda. Odatv’nin kendi yazdığı haberler vardır, bir de bizim aleyhimize yazılan yazılar vardır. Bunların bir kısmı da cemaat medyasındadır. Nitekim Hanefi Avcı’nın kitabının bir örgüt yayını olduğunu ilk yazanlar bu cemaatin insanları, bu gazetecilerdir. Ve buradan yola çıkarak polisler soruşturma başlatıp, o kitabı bir Ergenekon yayınıymış gibi lanse ettiler. Hatta daha da ileri giderek televizyonda polis akademisinin şarlatanı vardı bir tane. O kişi de benim ismimi zikrederek daha sonra da iddianamede benim o kitabı yazdığım gibi bir suçlamayla karşı karşıya kalmıştım.”

 

stargazete

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim