• BIST 106.991
  • Altın 152,004
  • Dolar 3,6781
  • Euro 4,3218
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

MUSTAZAF-DER KAPATILDI!

MUSTAZAF-DER KAPATILDI!
Mustazaf-Der, yapmış olduğu İslami ve sosyal faaliyetler nedeniyle Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kapatıldı. Mustazaf-Der Genel Başkanı Avukat Mehmet Hüseyin Yılmaz konuyla ilgili bir açıklama yaptı. İşte o açıklama:

 

 

 

 

 

 

 

Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da organize ettiği etkinliklerle veya yaptığı yardımlarla halkın büyük teveccühünü kazanan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği’ne (Mustazaf – Der) açılan dava sonuçlandı.

Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, “Yüz binlerin katılımıyla kutlu doğum programı düzenlemek, muhtaç ve yoksullara yardım etmek, yetimleri gözetlemek, İsrail’i telin etmek, Kurban Bayramında muhtaçlara kurban eti dağıtmak, derneklerde Hz. Muhammed’in hayatını anlatmak, uzlaşma heyeti tarafından kan davalarını sona erdirmek ve halkın sorunlarında hakem olmak…” gibi suçlamalarla Mustazaf – Der’in feshine karar verdi.

2008 yılında Konya şubelerine baskın yapıldığını ve suçlamaların iddialardan ibaret olduğu gerekçesiyle gözaltına alınanların serbest bırakıldığını anlatan Mustazaf – Der Genel Başkanı Av. Mehmet Hüseyin Yılmaz, savcının hazımsızlığı nedeniyle daha sonra Mustazaf – Der’in Genel Merkezine dava açıldığını söyledi.

Karar,  Hukuki ve Vicdani Değildir 

Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davada emniyetin komplosu ortaya çıktı. Buna rağmen Diyarbakır’daki hukuk davası düşmedi. Yapılan suçların tamamı da dernek tüzüğünde var olan ve derneklerin olmasa olmaz çalışmasıdır. En önemli iddiaları olan ‘Hizbullah’tan tutuklu bulunanların ailelerine yardım yapmak’ suçlamasına karşılık mahkemeye sunduğumuz belge kale alınmadı. Cezaevinde yatan mahkûmların ailelerine yardım ettiğimiz için bunu suç sayıyorlar. O zaman en büyük suçu siz işlemiş oluyorsunuz, çünkü siz mahkûmun kendisini cezaevinde besliyorsunuz. Hiç bir somut belge olmadan böyle bir karar vermeleri hukuki olmadığı gibi, vicdani de değildir. ”

Tüzüğümüz Dışına Çıkmadık

Derneğin çalışmaları batı tarafına yayılmaması için hukukun dışına çıkarılarak kendilerine baskı yapıldığı ifade eden Yılmaz, herkese aynı, ama kendilerine ayrı bir hukukun işlendiğini vurguladı. Yılmaz, “Derneğin davasına bakan savcı ve hâkimler değiştirildi. Emniyet ve savcılık tarafından hazırlanan iddianame olduğu gibi karar olarak yazılmış. İddialar araştırılmadan, deliller tümü toplanmadan ve ifadelerimiz kale alınmadan alelacele karar verildi. Söz konusu iddiaları çürütecek deliller verdik, ama maalesef bu delillerimiz görmezden gelindi. Verilen kapatma kararı, toplum vicdanında mahkûm olmuş durumda, çünkü binlerce kişi bize arayarak desteklerini dile getiriyorlar.” diye konuştu.

Komplo Çalışmalarımızı Engelleyemez

Niyet okuyuculuğu ile verilen bir karar olduğunu belirten Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Derin yapılar niyet okuyuculuğu ve kelime oyunları ile bizim ile halkın arasına geremez. Bu boş bir uğraştır. Hükümet, batıdaki İslami camiaya yönelik yapılacak olan komploları görüyorsa, bize karşı da yapılan komploları görmek zorundadır. Emniyet ve hukukun içerisinde bulunan kirli yapılanmalar bizim çalışmalarımızı hazmedemiyor. Yapılan bu komplolar çalışmalarımıza yönelik, ama hiç boşuna uğraşmasındalar, çünkü biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. Şuan bütün temsilci ve şubelerimiz çalışmalarını son hızla sürdürüyor. Eğer bize karşı yapılan bu hukuksuzluğu Yargıtay’da onaylarsa, değişecek olan sadece tabeladır.”

Hükümet, Batıda Olduğu Gibi Bölgedeki Derinleri de Açığa Almalı

Hükümet, insan hakları savunucuları ve duyarlı herkesin sorumlu olduğunu belirten Yılmaz, hiç kimsenin bahanelerin arkasına saklanmaması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, “Vicdan sahipleri herkesin duyarlı olması gerekir. Ayrıca Hükümet, komploya göz yumduğu takdirde derin yapıların kirli oyunlarına destek vermesi anlamına gelir. Hükümet, batıda olduğu gibi Güneydoğu’da da yapılan komplolara da sert tepki göstermesi gerekir. Eğer hiçbir şey yapmasalar kirli tezgâhlara alet olacaklar. Derin yapılar insanları illegal alanlara itmek istiyor. Bunun önü de biran önce alınmalıdır” dedi.(M. Salih Keskin – İLKHA)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

özgünduruş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

u

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim