• BIST 108.197
  • Altın 153,753
  • Dolar 3,8399
  • Euro 4,5165
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Müslüman Kardeşler Ne İstiyor?

Müslüman Kardeşler Ne İstiyor?
Yazar ve İhvan-ı Müslimin'in üst düzey yetkililerinden olan İsam el-Aryan, Mısır intifadası sonrasında İhvan'ın yaklaşımlarını yazdı.

 







 

"Biz herkes için reform ve haklar kazanımı hedefliyoruz. Sadece Müslüman Kardeşler ya da sadece Müslümanlar için değil, tüm Mısırlılar için." değil diyen İsam el-Aryan, İhvan'ın yaklaşan siyasi geçişte baskın bir rol almaya niyeti olmadığını belirtiyor. Müslüman Kardeşler'in, sistemi değiştirmede sürekli aktif olduğunu yazan Aryan, İhvan'ın demokrasiye yaklaşımını da açıklıyor. Günlük hayatta dinin sıkı reddiyesini içeren Avrupa ve Amerikanvari laik liberal demokrasinin, meşru bir demokrasi için eşsiz model olmadığının altını çizerek, demokrasiyi gelenekle bağdaştırılması gereken yabancı bir kavram olarak değil, İslami akideleri pekiştiren ve onlarla fitren uyumlu prensip ve erekler olarak benimsediklerini vurguluyor.

İşte Timeturk sitesinde çevirisi yayınlanan İsam el-Aryan'ın makalesi...

MÜSLÜMAN KARDEŞLER NE İSTİYOR?

İsam el-Aryan

Mısır halkı söyledi ve biz üzerine basa basa söyledik. İki hafta süren barışçıl gösterilerde, ısrarla özgürlük ve demokrasi talep ettik. 25 Ocak'ta tarihi fırsata önayak olanlar cesur, samimi Mısırlılardı. Ve Müslüman Kardeşler, reform ve tekâmül yolunda ulusal çabaya katılmaya ahdetmişti.

Seksen yıl süren aktivizmin ardından, Müslüman Kardeşler, sürekli aşamalı reform gündemini destekledi. Hareketin 1928'teki başlangıcından beri açıkça ortaya konulduğu gibi prensiplerimiz, şiddete karşı sarih duruşumuzu teyit etmektedir. Son otuz yıldır, baskıcı rejime karşı direnen haklarından mahrum sınıfların sözcülüğünü yaparken, iktidardaki Hüsnü Mübarek'in Ulusal Demokratik Partisi'ne, barışçıl yollarla, en büyük karşı duruşu sergiledik.

Aralıksız olarak siyasi sisteme bağlanmaya çalıştık, buna rağmen bu çabalar Müslüman Kardeşler'in yasaklı bir organizasyon olması, 1954'ten beri de öyledir, nedeniyle büyük ölçüde yok sayıldı. Mısır İdare Mahkemesi, Haziran 1992'de grubun feshine yasal bir dayanak olmadığı hükmüne varmasından ise nadiren bahsedilir.

Halkın kıyamı sabahında, barışçıl bir geçiş için görüşmelerde yer alma davetlerini kabul ettik. Muhalefetin diğer temsilcileriyle birlikte, Başkan Yardımcısı Ömer Süleyman'la keşif toplantılarında yer aldık. Bu görüşmelerde, halkın gündeminden taviz vermeyeceğimizi ya da onu tayin etmeyeceğimizi açıkça ifade ettik. Bize ait hiçbir özel gündemle gelmedik. Ayaklanmanın başlangıcından beri altını çizdiğimiz gibi gündemimiz, Mısır halkınınki idi.

Biz herkes için reform ve haklar kazanımı hedefliyoruz: Sadece Müslüman Kardeşler ya da sadece Müslümanlar için değil, tüm Mısırlılar için. Yaklaşan siyasi geçişte baskın bir rol almaya niyetimiz yok. Eylül'deki başkanlık seçiminde bir aday çıkartmayacağız. 

Diyaloga açıklığımızı ifade ederken, yeni hükümet için herhangi ciddi görüşmelerden önce halkın taleplerinin karşılanması gerektiğinin altını çiziyoruz. Mübarek rejimi, henüz bu istekleri karşılamaya ya da anlamlı, güvence altına alınmış bir değişime yönelik ciddi bir taahhüt vermedi.

Ulusumuz özgürlüğe doğru giderken, Mısır'da yegâne seçeneklerin sadece katışıksız laik, liberal demokrasi ya da otoriter teokrasi olduğu iddialarına katılmıyoruz. Günlük hayatta dinin sıkı reddiyesini içeren Avrupa ve Amerikanvari laik liberal demokrasi, meşru bir demokrasi için eşsiz model değildir.

Mısırda, din kültürümüzün ve mirasımızın önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. İlerliyoruz, temel İslami değerler olan evrensel özgürlük ve adalet ölçülerini kullanan demokratik, sivil bir devletin inşasını tahayyül ediyoruz. Demokrasiyi gelenekle bağdaştırılması gereken yabancı bir kavram olarak değil, İslami akideleri pekiştiren ve onlarla fitren uyumlu prensip ve erekler olarak benimsiyoruz.

Dikta hâkimiyetinin istibdadı, acil reforma yol vermelidir: değişime bağlılığın ciddi ispatı, herkese özgürlüğün ve demokrasiye geçişin teminat altına alınması. Müslüman Kardeşler, tüm Mısır halkının taleplerinin arkasında sarsılmaz şekilde durmaktadır.

Düzenli, aşamalı reform şimdi başlamalı ve geçen haftalarda milyonlarca Mısırlının istediği şartlarda. Değişim bir gecede olmaz, ancak değişim salası verildi. Bu, bizi adalet ve tekâmülü esas alan yeni bir başlangıca yönlendirecek.

***

(Bu makale, Oğuz Eser tarafından çevrilmiştir.)

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim