• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 22 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

Muhammed Cihad Saatçioğlu Tutuklandı!

Muhammed Cihad Saatçioğlu Tutuklandı!
-ANALİZ MERKEZİ/YORUM-Şiddet eylemlerine olan karşı duruşu ve barışçı söylemleriyle bilinen Muhammed Cihad Saatçioğlu 5 günlük gözaltı süresinin sonunda tutuklandı!Emniyet ve Adalet, bir kez daha kendini sorgulatıyor!
AnalizMerkezi.com

Haber:

21 Ağustos 2011 Pazar günü Taksim'de düzenlenen barış yanlısı eyleme katılmak üzere Taksim'e gelen Muhammed Cihad Saatçioğlu, izin verilmeyen yürüyüşün iptal edilmesine rağmen göz altına alındı.

Çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılan Saatçioğlu, daha sonra tekrar ve bu kez Terörle Mücadele (TEM) ekiplerince alındı.

Şiddet karşıtı duruşu zaten bilinen aktivist, buradaki sorgusunda da, şiddet eylemleriyle asla alakasının olmadığını ve barışçı olmayan hareketlere karşı olduğunu ifade etmesine rağmen PKK ile ilişkilendirilerek tutuklandı ve Metris Cezaevi'ne gönderildi.

Avukatlarının, 5 ay sonraki mahkemeyi beklemek durumunda bırakılan Muhammed Cihad Saatçioğlu'nun, hemen serbest bırakılması için girişimlere başladığı belirtiliyor.

-ANALİZ MERKEZİ/YORUM-

Şiddet eylemlerine olan karşı duruşu ve barışçı söylemleriyle bilinen Muhammed Cihad Saatçioğlu tutuklandı.


Önce barış için yürümek isteyen Muhammed Cihad Saatçioğlu, yürümesine izin verilmeyerek göz altına alındı!

Gözaltında alındığında polis otobüsüne bindirilen Saatçioğlu’nun oturmasına izin verilmeyerek dayak atıldı!

Oruçlu olan Saatçioğlu'nun karakolda iftar etmesine izin verilmeyerek, Ezan'dan 4 saat sonrasına kadar, yani toplamda 24 saate yakın aç bırakıldı!

Ertesi gün serbest bırakılan Saatçioğlu'nun özgür kalmasına izin verilmeyerek yine tutuklandı!

Emniyet ve Adalet, bir kez daha kendini sorgulattı:

Siz işlerin barış ve özgürlük içinde yürümesine izin verecek misiniz vermeyecek misiniz?

Bu ülkede şiddetle alakası olmaksızın eyleme katılmak, tutuklanmak için yeter sebep midir?

Türkiye Cumhuriyeti, her eyleme ve katılımcılara dava açarak, tutuklayarak, neyi amaçlamaktadır?

Her haykırılan şiddet'siz ve barış'çıl düşünce,
hep devlet'in beka'sını tehlikeye atıyorsa,
hiç o düşüncelerde bir haklılık payı aramak gerekmez mi?

Dilinden barış düşmeyen ve şiddet'e olan karşı duruşu ile bilinen bir aktivist bile sudan bahanelerle Terörle Mücadele tarafından alınıyor ve mahkemece tutuklanıyor, özgürlüğü aylarca kısıtlanıyorsa, savaş ve şiddet yanlılarının yanında olmanın sakıncasına dair, rasyonel bir izah yapılabilir mi?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, profesöründen generaline, yazarından üniversitelisine kadar binlerce akl-ı selim sahibinin senelerdir işaret ettiği fahiş hatayı tespit ve itiraf etmek ve halkına 'potansiyel suçlu' muamelesi yapmamak erdemine yükselmek için, kaç masum insanın daha günahına girecek, kaç özgür insanı daha hürriyetinden mahrum edecektir?

Adalet ve yargı, çok kısa bir süre içinde bu hatasından dönmediği takdirde, faşist bir takım odakların yüreğini ferahlatmak için evrensel adalet ilkelerinden ödün verdiği ve masum insanları suç uydurarak mahkum ettiği noktasında üzerinde oluşacak şüphe ve intibaı nasıl sileceğini ön görmüş müdür?

Zaten bu ve pek çok soru, on yıllardır savaştan bıkmış memleketin, aklını başına ve cesaretini yüreğine toplamış insanlarınca sorulmaya devam ediliyor ve edilecek;

ancak korkulan o ki, tahakküm mesleğinde tecrübeli zihniyet, paranoyak tavırlarını, kan ve gözyaşı üzerinden yürütülen bu çatışma ortamını, yatıştırmak bir yana, daha da alevlendirmek pahasına olabildiğince sürdürecek.

İstanbul'da hiçbir şiddet eylemine karışmadığı halde gözaltına alınan şahsa polis otobüsünde kötü muamelede bulunan, ezan okunduğunda iftar yapma imkanı vermeyen ve aylarca bir mahkemeyi beklemek üzere özgürlüğünü elinden alan devletsel davranış eğiliminin, genel olarak yüz yıldır, özel olaraksa Diyarbakır Zindanı'ndan günümüze dek gelen 30 yıldır, Kürt Bölgesi'nde ne gibi dram ve trajedilere sebeb olduğunu tahmin etmek zor değildir.

Zor olan, devlet'e birlikte yaşama kültürünü, kendi halkında olan hakkı başka halka da tanıma erdeminin önemini ve aksi haldeki riskleri, pazarlıksız kardeşliği ve birbirine tahammül erdemi gibi bir takım hasletleri, kimin nasıl öğreteceğini ifade edebilmektir.

Dün başkası, bugün Muhammed Cihad, yarın bir diğeri...

Türk Devlet aygıtı, masum ve cesur insanların kaliteli ve doğru düşüncelerini mahkum edemeyeceğini, daha fazla insana zarer vermeden, âcilen fark etmelidir!

Fahri Fatih Tezcan / Analiz Merkezi


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
merzi
2011-09-08 10:59:09
Diğer yorumculara hakaret içeren yorumlar yayınlanmazlar.
Remedan
2011-09-06 14:45:11
selamun aleykum Muhammed Cihat abemizin yaptığı faliyetlerini araştırdım tanımıyorum ama müslüman bir şahsiyete benziyor ve pkk (partiya keru kucıka)ile aynı kefeye konulması gercekten üzüntü verici.müslümanlara karşı yapılan operasyonlar sırasında bir köşe yazısı okumuştum bugün herkes elini taşınaltına koymalı devletin görüşüne ters düşen herkesi istedikleri örgüte üye yaparak cezalandırlar
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim