• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Müeyyidesi olmalı

Müeyyidesi olmalı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Koç, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılmasına ilişkin, "Bu iktidara yaranmaya açık eylemin mutlaka disiplin boyutu ve müeyyidesi olmalıdır" dedi

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılmasına ilişkin, "Bu iktidara yaranmaya açık eylemin mutlaka disiplin boyutu ve müeyyidesi olmalıdır. Bu konunun yakından takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. 

Toplantı devam ederken, gazetecilere açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan Koç, iktidarın yerel seçimler sonrasında sandıkta aklandığı zannıyla Türkiye'nin huzurunu bozacak çeşitli siyasi eylemleri ardı ardına devreye sokmaya başladığını savundu. 

AK Parti'nin yüzde 43,2'yle "hırsı, aklı ve izanını aşacak şekilde", ülkenin tek gündem belirleyicisi olma gayretini inatla sürdürdüğünü iddia eden Koç, pazartesi günü Savcı Mehmet Demir'in CHP Genel Başkanı'nı "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağıran yazısının parti genel merkezine ulaştığını anımsattı.

 Anayasa ve yasalara aykırı olarak değerlendirdikleri bu çağrının farklı boyutlardan ele alınması gerektiğini savunan Koç, şöyle devam etti:

"Bir defa Sayın Kılıçdaroğlu anamuhalefet partisinin Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili. Bir şikayet konusu varsa, soruşturulmaya yer görüyorsa yapacağı işlem bir fezleke ile süreci TBMM Başkanlığına intikal ettirmektir. Bu kişi doğrudan Sayın Kılıçdaroğlu'nu ifade vermeye çağırarak, hukukun tüm temel kurallarını hiçe sayabiliyor. Yine bu kişi, çeşitli fırsatlarla hükümetten yana AKP’den yana tavır sergilemekten çekinmeyen 'sehven savcı' olan bir kişi. Bu girişimin altında ne yatıyor? Akılları sıra Sayın Kılıçdaroğlu'nu itibarsızlaştırmaya dönük bu tertip, kimlerin talimatıyla devreye sokulmuştur? Şikayetçi kimdir? Şikayet konusu nedir? Varlığını siyasi biat edebiyatı ile garantiye almış 'sehven savcı olabilmiş' bu kişi, bu cesareti nereden almaktadır?"

Savcı'nın konuyu soran gazetecilere "Ne yaptık yani, zorla mı getirdik. Haberi oldu işte, daha ne istiyor" gibi "cüretkar ve küstah" ifadelerle cevap verebildiğini ifade eden Koç, "Bu girişim, özel yetkili savcı kepazeliğinden sonra yargı vesayetinin majestelerinin yetkili savcısı uygulamasına bir örnek olarak gösterilebilir sanıyorum. Eskiden özel yetkili savcı vardı, bir talimatla çalıştığı belliydi. Şimdi majestelerinin özel yargı vesayetinin himayesinde olan bir savcı bu eylemin içine giriyor" dedi. 

Konunun AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik tarafından da eleştirildiğini hatırlatan Koç, "Bu yeterli bir tutum değildir. Bu iktidara yaranmaya açık eylemin mutlaka disiplin boyutu ve müeyyidesi olmalıdır. Bu konunun yakından takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz" diye konuştu. 

Şikayetçi olan kişinin "17 Aralık operasyonunun baş aktörlerinden biri olduğunun söylendiğini" iddia eden Koç, şunları söyledi:

"Yani şu paraları sıfırla talimatını zor algılayarak, gereğini yapmaya çalışan mahdum kişi. Durumda daha da vahimleşiyor bu tablo karşısında, aynı Nasrettin Hoca fıkralarına gidiyoruz burada. Hırsız mahkemeye kadı olmuş, millet adalet bekliyor. Daha başka diyecek söz bu noktada kalmıyor. Yani bu eylemlerin sorumlusu olan kişiler bırakın sorguya çağırılmayı, her türlü hukuki girişimden uzak tutularak korunaklı hale getiriliyor, bu süreçleri kamuoyuna açıklayan, paylaşan kişiler suçlu duruma getiriliyor. Yani hırsızın mahkemeye kadı olması gibi bir şey." 

-Gauck'un Türkiye ziyareti

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un Türkiye ziyareti ve yaşanan olayları anımsatan Koç, Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde bir ülke olduğunu, Türkiye ile ilgili tüm gelişmelerin hem AB organları hem de Avrupa Konseyi tarafından yakından izlendiğini söyledi.

"Hukuk devleti ilkelerinin yok edilmesi, yargının, iktidar vesayeti altında alınması, medya özgürlüğünün olmaması, yaygın baskı, sansür, kişisel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması tüm demokratik ülkelerin dikkatini çekiyor" diyen Koç, şunları kaydetti:

"Bu hususlar ilerleme raporlarında yer alıyor. Bu tespitleri, eleştirileri, kurallı bir demokrasi talebini bizler de dile getiriyoruz. Eleştiri kültürünü taşıyamayan bir otoriter yönetim heveslisinin, Alman Cumhurbaşkanı'nın sözleri karşısındaki çıkışları akla ziyan sözlerdir. Tartışma daha da boyutlanırsa Recep Tayyip Erdoğan Alman Cumhurbaşkanı'na 'senin de kasetin var, açıklanırsa karışmam' da diyebilirdi. Şimdilik bu boyuta taşımamış görünüyor. Üzülerek tespit ediyoruz, dış basına bugün yansıyanlar ve bundan sonra yansıyacak olanlar Türkiye algısı açısından yurt dışında oldukça olumsuz bir dalga yaratacağı ortadadır."

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim