• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

MÜBAREK ÖLMEK ÜZEREYKEN MISIR!...

MÜBAREK ÖLMEK ÜZEREYKEN MISIR!...
Mısırlılar Mübarek sonrasına hazırlanıyor...

 




 

82 yaşındaki Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’le ilgili yeni bir fıkra dolaşıyor Mısır’da: Squash düşkünü başkan -kömür karası saçlarını korumasının başka yolu yok- en yüksek Sünni Müslüman din adamı olan El Ezher şeyhini arıyor ve cennetle squash kortları olup olmadığını soruyor. Şeyh, Tanrı’ya danışmak için birkaç gün süre istiyor. İki gün sonra Mübarek’i arayıp, “Cennette bir sürü squash kortu varmış ama...” diyor. Mübarek soruyor, “Aması ne?”, şeyh cevaplıyor: “Size iki hafta sonrasına maç koymuşlar!”

İstihbarat servislerinin, bu fıkrayı görmezden gelmesi yeni bir ifade özgürlüğü biçimi ya da belki yeni bir demokrasi anlamına gelmiyor. Gerçek şu ki, Almanya’da geçirdiği safrakesesi ameliyatından sonra sağlığı kötüye giden başkan çok yaşlı ve tayin ettiği bir halefi de yok. Şehirde konuşulan tek şey zalim Mısır mizahıyla anlatılan ani vefat hikâyesi... Mübarek’in “La vache qui rit” (gülen inek) olarak anıldığı günler artık geride kaldı.

Çoğu insan ölmesini istiyor -garezden değil, siyasi değişim istedikleri için. Ama muhtemelen göremeyecekler. Mısırlılara, bir sonraki devlet başkanı kim olacağı sorulduğunda “Allah bilir” demek gülünç -gerçi Mübarek bunu söyledi. Mübarek’in oğlu Cemal mi olacak yoksa Mısır istihbarat başkanı Ömer Süleyman mı? Onun herhalde kalbiyle ilgili sorunları vardır. Fakat her halükârda hiçbir şey değişmeyecek. Muhammed El Baradey’e gelince, ona daha var.

Batı’nın hep Saddam’ı düşürmesini umduğu BM yaptırımları altındaki Iraklılar gibi çoğu Mısırlı da rejime başkaldırma konusunda çok bezgin, daha ziyade onları sefalete terk eden adamı suiistimal emek yerine ailelerini yoksulluktan koruma endişesi içindeler. El Dakrur’un içinde çıplak ayaklı çocukların oyun oynadığı açık kanalizasyonları bile kurudu.

[...]

Mübarek’in 47 yaşındaki işadamı oğlu Cemal’in posterleri etrafa saçılmış. Destekçilerinin yarı yolda bıraktığı ve şimdi tuhaf bir şekilde solcu muhalefet Tagammu Partisi’nin eski üyesi Magdi El Kürdi’nin de katıldığı Ulusal Demokratik Parti’nin şık bir sloganı yerine, altında iç karartıcı bir yazı var: “Cemal... Mısır”-

Eğer burası Ortadoğu’nun ikinci halifeliği olacaksa (ilkinin başkenti Şam’dı) Mübarek’in ve Cemal’in başkanlığıyla ilgili sorun şu ki, onlarca yıllık gelişmeden sonra çoğu Mısırlı hâlâ ülkelerinin herhangi bir fiziksel ya da siyasi bir hareketi olmadığını düşünüyor. Ülkedeki olağanüstü hâl yüzünden dillerini tutuyorlar, yoksulluk bellerini büküyor, damarlarına siyasi usanç zerk edilmiş.

Zenginler, şehrin dışındaki güvenlikli sitelerde yaşıyor. Aslında Kahire’deki bütün büyük oteller, yabancılar, turistler, işadamları ve işkadınlarının klimalardan nefes aldığı, soğuk biralarını yudumladığı, lüks otobüslerde ya da limuzinlerde randevularına gittikleri güvenlikli siteler haline geldi. Zenginler için tenis kulüpleri, butikler, konserler var. Fakirler için ise, kontrollü din, Dinkensvari evler ve pembe diziler var. Mısır televizyonunun 50. yıldönümünü, “Büyük başladık, hâlâ büyüğüz” sloganıyla kutlamasına şaşmamalı.

[...]

Hükümetle ilgili şikâyetler -yaygın yolsuzluk, insan hakları ihlalleri, polis şiddeti- her ay artıyor. Mısır’ın çölde petrol sondajından elde edilecek karın paylaşılması konusunda petrol şirketleriyle yaptığı yeni anlaşma, yabancı yatırımcılara, Mısır’a olduğundan daha çok avantaj sağladığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

[...]

Öte yandan, Mübarek rejimi eğitimde bile, Müslümanların ve Batı’nın korkularını birbirine düşürüyor. Yüksek Eğitim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Hani Helal geçen ay kız öğrencilerin Mısır üniversitelerinde peçe takmasını yasaklayarak, ülkeyi Suriye (ve Fransa) ile aynı çizgiye getirmişti. Daha sonra Eğitim Bakanı Ahmed Zeki Bedr, Mısır’daki, İngiliz ve Kanada okulu gibi özel okulların müfredatlarına Arap dili, dini ve Mısır tarihi gibi dersleri dahil etmeleri ve öğrencilerin her gün derslere girmeden önce Mısır bayrağını selamlamaları gerektiğini duyurmuştu. Devlet okullarındaki Müslümanların ağzına bir parmak sekülarizm çal, seküler okullara da bir parmak din. Tipik “Mübarekizm”- Sen seçimleri düşünürken, o kitleleri karıştırsın.

Elbette Mübarek’in beklediği gelecek sene yapılacak başkanlık seçimleri, yakındaki parlamento seçimleri değil. Mısır’ın seçkin gençliği ve orta sınıfının değerlisi zavallı Baradey.

Seçimler ancak gerçekten demokratik olursa gireceğini söylüyor. Nil’in yukarı akmasını istemek gibi bir şey. Hükümetin seçim yolsuzluklarını yapanlar, Nasır’ın diktatörlüğünden bu yana, bu konuda doktora standartlarına ulaştı ve değişecek gibi de görünmüyorlar. Baradey ‘iyi bir adam’ gibi görünebilir. Ancak genelde yüzde 90’ın üzerindeki oyla firavunu yağlayan Mısır seçimleri eski Birleşmiş Milletler silah denetçisini sahiplenecek gibi görünmüyor.

Peki büyük bir Arap gücü olarak Mısır? Büyük Arabuluculuk statüsünü kaybediyor. Türkiye, Ortadoğu’nun Büyük Müzakerecisi(ydi). Enver El Sedat’ın Mısır’a uluslararası prestij kazandıracağına inandığı, İsrail ile yapılan barış anlaşması, ülkesinin bağımsızlığını iğdiş etti. Mısır, Gazze’de İsrail’in acımasız işgalini sürdürebilmesi için 1.5 milyon Filistinliyi hapseden bir kolonyal köle vazifesi görmeye başladı. BM ve AB’nin yanında Amerikan-İsrail ortaklığı, Mısır’ı kısmi işgalde suç ortaklığına zorladı. Türk filosundaki ölümlerden sonra Mısır kısa süreliğine sınırını açtı -peki neden bunu daha önce yapmadı? Sormaya gerek yok, çünkü İsrail’den korktuğundan daha çok Hamas’tan korkuyor. Çünkü eğer İsrail, Hamas’ı İran’ın uzantısı olarak görürse, Mısır da onu bir hastalık olarak görür. Dolayısıyla eğer İsrail Mısır’ı bir İslamcı ayaklanmadan koruyacaksa, Mısır da İsrail’in İslamcı mikropları uzak tutmasına memnuniyetle yardımcı olacaktır.

Onlar, Cemal Abdül Nasır’ın kahramanlık ve başarısızlığı, Sedat’ın ise kahramanlık, barış ve alçalmayı temsil ettiğini biliyor. Mübarek’e gelince, onu, squash kortları açıldığında göreceğiz...

Taraf













Y

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim