• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

'MHP İdeolojisi İktidarda' mı?

MHP İdeolojisi İktidarda mı?
Bugün Bahçeli 'Bu ne iş; biz muhalefetteyiz, her gün başbakanın polemiklerinin hedefindeyiz ama ideolojimiz iktidarda' dese...

İdam tartışmasını yeniden açan Başbakan Erdoğan'ın son dönemde izlediği 'milliyetçi' politikalar, kendisine başından beri destek veren liberalleri bir bir küstürmeye devam ediyor. Ahmet Altan, Adalet Ağaoğlu, Ali Bayramoğlu ve Cengiz Çandar gibi isimler sık sık Başbakan Erdoğan'ın bu milliyetçi politikalarını eleştiriyor.

 

Ancak hiçbiri Cengiz Çandar'ın bugünkü yazısında dile getirdiği iddia kadar Başbakan'ı kızıdrmayacak.

 

Bir yandan MHP lideri Bahçeli'nin AKP'nin uydusuna girdiği ve AKP'nin zor durumda kaldığı her olayda imdadına yetiştiği eleştirileri yapılırken, Cengiz Çandar ise bunun tam tersini savundu ve AKP'nin artık MHP politikalarını uyguladığını savundu. Üstelik bunu yaparken de, 12 Eylül askeri rejimi döneminde Alparslan Türkeş'in söylediği iddia edilen "Biz hapisteyiz ama fikirlerimiz iktidarda" sözünü hatırlatarak!

 

Türkiye'de 12 Eylül darbesinin iki simge isminin yargılandığı ve Meclis Darbe Komisyonu'nun dönemin tanıkları ile görüşmeler yaptığı bir dönemde, Erdoğan'a ve hükümetine yöneltilen bu eleştiri, öyle gösteriyor ki AKP'nin hızla milliyetçi çizgiye kayan politikaları, liberaller ve AKP arasındaki son köprüler de atılıyor.

 

İşte Cengiz Çandar'ın o yazısı...

 

12 Eylül askeri darbesinden sonra oluşan rejimin söylemlerine ve eylemlerine bakarak, darbenin hapse attığı dönemin MHP lideri Alparslan Türkeş, “Biz hapisteyiz, ideolojimiz iktidarda” demişti.
Doğru söylemişti. 12 Eylül askeri rejimi, bir yandan yüzlerce MHP’li ve “Ülkücü”yü hapishanelerde inim inletir, işkence dahil her türlü baskıya maruz bırakır, hatta idam sehpasına gönderirken; MHP’liler kendi “söylemleri”nin “eylemi”ni askeri cunta yönetiminin uygulamalarında görüyordu.

 

Benzeri bir durum, şimdi de söz konusu. Aradaki –elbette ki- önemli fark, Türkiye’de görünürde bir “askeri rejim” yok, Alparslan Türkeş’in halefi Devlet Bahçeli, cezaevinde değil.
Ama, bugün Devlet Bahçeli kalksa ve “Bu ne iş; biz muhalefetteyiz, her gün Başbakan’ın polemiklerinin hedefindeyiz ama ideolojimiz iktidarda” dese, doğru söylemiş olur.

 

Söylüyor da sayılır. Nitekim, Devlet Bahçeli, parti grubunda dün yaptığı konuşmada, Başbakan’ın MHP’nin 11 yıl önceki pozisyonuna geldiğini söylemiştir:

 

“... Başbakan’ın şimdi idamı geri getirmek istemesi eğer sinsilik değilse, yeni bir oyunun göstergesidir... Erdoğan madem işi buraya kadar getirmiştir, idamla ilgili kanun teklifini hemen Meclis’e getirmelidir. MHP’nin desteği olacaktır. Biz diyoruz ki, hodri meydan...”

 

Uzunca bir süredir, Başbakan’ın söylem ve eylemlerinin önemli bir bölümü için “ayar”ı, Devlet Bahçeli yani MHP veriyor; iktidarın yapabileceklerinin ve yapılmayacaklarının sınırı MHP tarafından çiziliyor. Başbakan’ın kullandığı dil ve uslup büyük ölçüde “MHP hesabı” yapılarak oluşturuluyor.

 

Başbakan, MHP’nin söylem ve eylemine yakın durduğu sürece –ki, kendi hesaplarına göre, durmaya mecbur; attığı her adımdan bir öteye gitmesi için ya MHP tarafından sıkı takipte olacaktır ya da MHP ile buluştuğu her noktada desteklenecektir.

 

Cumhurbaşkanı’nın 2014’te ilk kez doğrudan halk tarafından seçilmesi anayasa girdikten beri, Tayyip Erdoğan, elinde bir “hesap makinası”, sürekli toplama-çıkartma yapıyor; ne yaparsa nereden kaç oy gelir, nereden kaç gider. Ne de olsa, en az yüzde 50 gerek kendisine cumhurbaşkanı seçilmek için.

 

Kuvvetli ve pek de yanlış olmayan bir kanaati var; PKK-BDP seçmen tabanı, ağzıyla kuş tutsa, kazanılamaz diye düşünüyor. Ama, belirli bir söylemle MHP seçmen tabanının kazanılabileceğini 12 Eylül 2010 referandumu ile 12 Haziran 2011 seçimlerinde gördü. “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” hesabı, PKK- BDP seçmen tabanını oluşturan 3 milyon oyu, MHP’nin söylemini ve hatta eylem çizgisini benimseyerek ve dolayısıyla MHP’yi “anlamsızlaştırarak” elde edebileceği oy desteğiyle, kolaylıkla feda edebileceği anlaşılıyor.

 

O yüzden, Kürt sorununda ülkenin zaten hayli hasar görmüş “iç dokusu”nun tamir edilemez bir şekilde tahrip olmasına yol açabilecek söylemini değiştirmeye gerek görmüyor. Kısacası, tınmıyor gibi.

 

“Açlık grevleri”ne ilişkin kullandığı dil öyle, daha da öteye bazı milletvekilleri de “süresiz ve dönüşümsüz” diye açlık grevine gitmiş olmalarına karşılık, BDP’yi “şeytanlaştırmak”tan vazgeçmiyor. Bu konuda dün kullandığı dil şöyleydi:
 

“Bu eylemlere biz pabuç bırakmayız. O cezaevlerindeki gençleri terör örgütünün baskısından kurtarmak için ne gerekiyorsa yapacağız. BDP vekilleri de açlık grevine varsın devam etsinler. Bu arada şiş kebaplar falan gelmesin. Bunların bazılarının nefis terbiyesine ve ciddi şekilde rejim yapmaya ihtiyaçları var. Rejim yaparken bir diğeri diğerine ciğer kebabı takdim ediyor. Bu rejimi faşizme çevirmesinler.”

 

Hani “kavgada bile söylenmez” denilen sözler var ya, bunlar, o cinsten. Başbakan, tepkisinde haklı olduğu varsayılsa bile, bu “dil” ve “uslup” ile, bu “sözcük” seçimiyle, siyasi karşıtlarını “aşağılayan” ve daha da önemlisi, bu sözlerin sarfedildiği siyasi ortam göz önüne alınırsa “zalimce” olarak algılanmaya uygun bir profil çizmiş oluyor.

 

 

Yazının tamamı için tıklayın

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim