• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Meteliksiz Malcolm X ve Mirası!

Meteliksiz Malcolm X ve Mirası!
Ölüm haberini gazeteler şöyle veriyordu: “Malcolm meteliksiz öldü!” Bir dava adamına yakışır şekilde…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malcolm X Kimdir?

Malcolm X'in Hayatı İle İlgili Kısa Bir Biografi:

Malik El- Şahbaz…
Onu ilk gördüğümde bir sinema sahnesinin tam ortasındaydı. Kendi filminin içinde, siyahın en öfkeli tonunda… Denzel Washington, Molcolm X rolündeki unutulmaz performansıyla o filmde bana çok şey anlatmıştı. Sonra hayatını okudum, resimlerini gördüm. Muhammed Ali, ringlerde fırtına gibi eserken Malcolm arkasında dimdik duruyordu…

 


Bildiğim gördüğüm Müslüman profiline benzemiyordu… Mağrurdu, dik başlı, kararlı ve hırçın bir görüntüsü vardı… Ona “Amerika’nın en öfkeli adamı” diyorlardı ve o, bunu inkâr etmiyordu. İyi giyiniyordu her fotoğrafında şık görünüyordu, insanı etkileyen bir duruşu vardı, kararlılık abidesi gibiydi. Bir fikre saplanıp kalmamıştı, hayatını değiştirecek, hayatını yönlendirecek, hayatına mal olacak kararlar vermişti. İslam’ı seçerken de, İslam adına lider saydığı kişinin günah işlediğini görüp karşı çıkarken de, öldürüleceğini bile bile kürsüye yürürken de cesurdu…


Zenci bir papazın kapkara oğlu olarak Nebraska’da doğdu. Genç yaşta babası beyazlar tarafından öldürüldü. Hızlı bir gençlik geçirmişti, “Koca Kızıl” lakabıyla mafyada ortalığı kasıp kavurdu. Hapse girdi… Malcolm’un hayatının dönüm noktası da burasıdır. Burada tanıştığı Müslüman zenciler ona Elijah Muhammed’i ve İslamiyet’i anlattı.

O günden sonra her şeye yeniden başladı.
Eline bir sözlük alıp, ilk harfinden son harfine kadar okudu… İşte söz üstadı olmanın ilk basamağı... Bu basamaktan kitleleri konuşmalarıyla yönlendiren, etkileyen, insanların dinlemek için salonları doldurduğu Malcolm X ortaya çıktı.


Bu kara kıtanın öfkeli adamı Zenci olmanın utanılacak bir şey olmadığını adeta haykırdı. Çünkü o yıllarda “Zenci” demek köle demekti. Zenci olmak otobüslerde kendilerine ayrılmış yerlere oturmak zorunda olmak, beyazların olduğu kafelere, salonlara, özel mülklere hatta kiliselere girememek demekti. Aşağılanmak ve buna tahammül etmek zorunda olmak demekti.
Bu durumun en iyi ifadesi “Köpekler ve zenciler giremez” tabelasıydı.
İşte Malcolm bu insanlara kendi tarihlerini, yani unutturulan tarihlerini anlattı. Atalarının yük vagonlarıyla birer hayvan gibi bir kıtadan diğerine taşındığını, milyonlarcasının bu yolculukta öldüğünü, hayatta kalanları ise ölümden daha kötü bir sonun karşıladığını... Ve tüm sistemi yeniden sorduladı:


“Öncelikle bilmek istiyoruz: Neyiz?
Nasıl olduk?
Nereden geldik?
Oradan nasıl geldik?
Kimleri geride bıraktık ve onlar orada ne yapıyorlar?
Bunlar bize söylenmedi. Buraya getirildik ve tecrit edildik - en komik olanı da “ayrımcılık”tan ve "tecrit'ten bizi suçluyorlar. Kimse sizden ve benden daha çok tecrit edilmiş değil. Dünyada bir halkı ayırmakta ve tecrit etmekte demokratik sistem dedikleri bu sistemden daha başarılı bir sistem yok ve siz ve ben bunun en iyi örneğiyiz. İnsanlarımızdan ayrıldık ve uzun zamandır burada tecrit edildik.”


Onun önünde ezilmiş, hor görülmüş, sindirilmiş yığınlar vardı. Ve hatta bu yığınların bir kısmına bu köle hayatı, onların hak ettiği yaşam biçimi gibi anlatılmış ve bu çaresiz insanlar, Hıristiyan rahiplerin “Sana tokat atana diğer yanağını çevir” masallarıyla hakkını arayamaz hale getirilmişlerdi. Birçoğu “ben bir zenciyim ve bununla yaşamalıyım” diyordu. İşte bu haldeyken O Öfkeli Adam onları kendine getirdi:
"Kimse size özgürlüğü veremez. Kimse size eşitlik, adalet ya da başka bir şey veremez. Erkekseniz gidin ve kendiniz alın."

"Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin”

Şiddet yanlısı değildi, öyle görünüyordu, öyle tanıtılıyordu, ama öyle değildi. Kimsenin hakkını yemem kimseye hakkımı yedirmem düşüncesiyle hareket ediyordu.
"Evet, ben aşırıyım; çünkü benim halkım, bu ülkede aşırı derecede kötü durumda!"
Onun bu gür sesi yankısını buldu, yüz binlerce zenci onun etrafında toplandı. Fakat bu durum birilerini rahatsız etti, onun giderek daha geniş bir etki alanına sahip olması, İslam’ı kendi dini gibi anlatan, İslam adına zenci milliyetçiliği yapan ve kendini Peygamber ilan eden, cemaatinin lideri Elija Muhammed’in konumunu tehlikeye sokuyordu. Elija’nın zina yaptığı söylentileri üzerine Malcolm’un durumu araştırması ve bu konuda liderine karşı çıkması bardağı taşıran son damla oldu. Cemaati tarafından konuşma yasağı getirildi. Bunun üzerine Malcolm X hacca gitmeye karar verdi. Bu vesileyle Afrika’yı dolaştı, diğer Müslümanları tanıdı ve hacda, o büyük buluşmada, Allah indinde ne siyah’ın beyaza ne beyazın siyaha hiçbir üstünlüğü olmadığını anladı:

“Dünyanın dört bucağından on binlerce hacı ile birlikteydim. Mavi gözlü sarışınlardan siyah derili Afrikalıya kadar bütün renkler kaynaşmıştı. Fakat hepsi insanların birlikteliğini, tek bir ruh halinin ibadeti içinde idiler. Bu benim Amerika'da siyah ile beyaz arasında göremediğim, fakat görülmesi kaçınılmaz olan ve mümkün olan bir manzaraydı.
Amerika, İslâm'ı tanımalı, anlamalı ve bilmelidir. Çünkü sadece bu din toplumdaki ırk, renk, insanlar arasındaki ayırımı kökten reddetmektedir. İslâm ülkelerine yaptığım gezilerde konuştuğum insanlar ve hatta beraber yemek yediğim beyaz Amerikalılar kafalarındaki beyaz ayırımcılığın İslâm ile tanıştıktan sonra yok olduğu söylediler.”

Ve bu yolculuktan ülkesine döndüğünde şunları söylüyordu:
"Ben ırkçıydım ve İslâmiyet’i ancak o şekilde benimsemiştim. Fakat Hz. Muhammet (SAV) ve Hz. İbrahim'in (AS) yaşadıkları kutsal ülkeleri ziyaret ettikten sonra şimdi gerçek bir Müslüman oldum. Artık eski ırkçı değilim."

Bu sözler onu şahadete götüren süreci başlatıyordu. Cemaatinden ayrılıp İslam Misyonu Örgütü’nü kurdu. Hikmet-i ilahiye bakın ki kendini peygamber ilan eden ve Malcolm’un ölüm emrini veren Elija Muhammed’in oğlu, Wallace D. Muhammed de gerçek İslam’ı tanıyıp Malcolm’un saflarına geçmişti.
Malcolm X hacc dönüşü adını da değiştirmiş El-hac Malik El-Şahbaz ismini almıştı. Kurduğu yeni örgüte beyazları da kabul ediyor ve gerçek İslam’ı anlatıyordu.


Ve şahadet vakti geldi.
21 Şubat 1965’te Detroit şehrinde bir konferans düzenleyecekti. Ona hayatının tehlikede olduğunu, kendisine suikast düzenleneceği, konuşmasının riskli olduğu söylendi. Ama o yolundan dönmedi ve kürsüye doğru yürüdü. Eski cemaatine mensup milliyetçi siyahlar, konuşmanın hemen başında onu şehit ettiler. Vücuduna on altı kurşun isabet etmişti…
Ölüm haberini gazeteler şöyle veriyordu:
“Malcolm meteliksiz öldü!”
Bir dava adamına yakışır şekilde…


Ölümünden sonra…
Elbette davası yarım kalmadı. Örgütün başına Wallace D. Muhammed geçti. Diğer İslam cemaatleriyle birleşip güçlendi. Halen etkisini ve ağırlığını koruyor…

Malcolm X, kimine göre lider, kimine göre hain, kimine göre zenci ve kimine göre siyah bir tehlikeydi.
Ama herkes çok iyi biliyordu ki o tam bir Müslüman’dı; öyle yaşadı, öyle öldü…

 

“You show me a capitalist, and I’ll show you a bloodsucker.”
Bana bir kapitalist gösterin, ben de size bir kan emici göstereyim.
—-
“Nonviolence is fine as long as it works.”
Şiddet kullanmamak iyidir, işe yaradığı sürece.
—-
“You can’t separate peace from freedom because no one can be at peace unless he has his freedom.”
Huzuru özgürlükten ayıramazsınız çünkü hiç kimse özgürlüğüne sahip olmadan huzur içinde olamaz.


—-

“Nobody can give you freedom. Nobody can give you equality or justice or anything. If you’re a man, you take it.”
Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka birşey veremez. Eğer adamsan, sen alırsın.

—-
“The only way we’ll get freedom for ourselves is to identify ourselves with every oppressed people in the world. We are blood brothers to the people of Brazil, Venezuela, Haiti, Cuba — yes Cuba too.”
Özgürlük elde edebilmemizin tek yolu kendimizi dünyadaki her mazlum insanla birlikte tanımlamaktır. Biz Brezilya, Venezuela, Haiti, Küba, - evet Küba’nın da- halklarıyla kan kardeşiyiz.
—-
“I am not educated nor am I an expert in any particular field. But I am sincere and my sincerity is my credentials.”
Ben eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzman değlim. Ama samimiyim ve samimiyetim benim referansımdır.

—-
“I believe in a religion that believes in freedom. Any time I have to accept a religion that won’t let me fight a battle for my people, I say to hell with that religion.”
Ben özgürlüğe inanan bir dine inanıyorum. Ne zaman insanlarım için savaşmama izin vermeyen bir dini kabul etmek zorunda kalsam, o dinin canı cehenneme derim.



—-
“You’re not supposed to be so blind with patriotism that you can’t face reality. Wrong is wrong, no matter who says it.”
Gerçekle yüzyüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.
—-
“Power never takes a step back except in the face of more power.”
Güç asla geri adım atmaz, daha fazla güç kazanmak dışında.
—-
“A man who stands for nothing will fall for anything.”
Hiçbir şeye taraf olmayan bir adam, herhangi birşey için yıkılacaktır.


—-
“We are nonviolent with people who are nonviolent with us.”
Bize şiddet uygulamayanlara karşı biz de şiddet uygulamayız.


—-
“Concerning nonviolence, it is criminal to teach a man not to defend himself when he is the constant victim of brutal attacks.”
Şiddet kullanmamaya dair, bir insana ölümcül atakların kurbanı olduğunda kendisini savunmamayı öğretmek suçtur.
—-
“If you’re not ready to die for it, put the word ‘freedom’ out of your vocabulary.”
Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, “özgürlük” kelimesini lûgatınızdan çıkarın.


—-
“Without education, you’re not going anywhere in this world.”
Eğitim olmadan, bu dünyada hiçbir yere gitmiyorsun.

—-

“It is a time for martyrs now, and if I am to be one, it will be for the cause of brotherhood. That’s the only thing that can save this country.” - February 19, 1965(2 days before he was murdered by Nation of Islam followers)

Zaman şehitlik zamanıdır, ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.(Şehadetinden iki gün önce.)


—-
“You don’t have to be a man to fight for freedom. All you have to do is to be an intelligent human being.”
Özgürlük için savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır.
—-
“I am not a racist. I am against every form of racism and segregation, every form of discrimination. I believe in human beings, and that all human beings should be respected as such, regardless of their color.”
Ben bir ırkçı değilim. Her türlü ırkçılığa, her türlü ayrımcılığa karşıyım. Ben insanlara ve insanların renklerinden bağımsız saygı duyulması gerektiğine inanırım.
—-
“I don’t see an American dream, I see an American nightmare.”
Amerikan rüyası gör müyorum, Amerikan kabusu görüyorum.
—-
“If you’re not careful, the newspapers will have you hating the people who are being oppressed, and loving the people who are doing the oppressing.”
Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar.
—-
“It doesn’t mean that I advocate violence, but at the same time, I am not against using violence in self-defense. I don’t call it violence when it’s self-defense, I call it intelligence.”
Şiddetin avukatlığını yaptığım anlamına gelmesin, ama aynı zamanda, nefsi müdafaa için şiddet kullanılmasına karşı değilim. Nefsi müdafaada olunca ona şiddet demem, aklını kullanmak derim.
—-
“People don’t realize how a man’s whole life can be changed by one book.”
İnsanlar bir adamın bütün hayatının bir tek kitapla değişebileceğinin farkında değiller.
—-
“The future belongs to those who prepare for it today.”
Gelecek, bugünden onun için hazırlananlara aittir.
—-
“I’m for truth, no matter who tells it. I’m for justice, no matter who it’s for or against.”
Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.

 

www.analizmerkezi.com

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim